+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: Seyyid Muhammed Efendi'nin Kitabında Bediüzzaman...

  1. #1
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart Seyyid Muhammed Efendi'nin Kitabında Bediüzzaman...

    Alttaki alıntı Seyyid Muhammed 4 ciltlik eserinden iktibas edilmiştir...

    "Çeşitli yerlerde vaaz ediyor, Cami-i Kebir’in yanındaki küçük hücrede Ahmed Efendi (rh.a) ile birlikte talebe yetiştiriyorduk. Derslere devam eden Şeyh Melek ismiyle maruf bir talebe kardeşimiz vardı.[1] Bu zat Şeyh Said’in yeğeni olurmuş, ailesinden 37 kişi idam edilmiş, ailesinin diğer fertleri de sürgün edilmiş bu da on yedi yaşında iken Kayseri’ye sürgüne gelmiş. Şeyh Melek alim bir kimse idi. Talebe iken babasından okumuş, amcalarının medresesi varmış, ocaktan yetişmiş, çok edep erkan sahibi bir kimse idi. Kırk yaşlarında var idi. Elinde kitapla gezer, kimi zaman yanımıza gelir, ders dinlerdi. Bana çokça hürmet gösterir “Sen beni hayata bağladın içimdeki kötülükleri temizledin derdi” Aramızda samimi bir dostluk peydâ olmuş idi. Bana gelerek “Molla Muhammed seninle Said-i Nursî’ye gidelim” diyerek rica ediyordu. O zamanlarda maddi manevî çok sıkıntıda idik. Fakat Peygamber (s.a.v) Efendimizin telkini bizleri bu seyahate çıkmaya mecbur etti. Birlikte bahar vakti yola çıktık. Otobüs ile Aksaray’a kadar geldik. O buraları bilirmiş, kürt köylerinde bulunduk. Ben Türkçe o da Kürtçe vaaz ediyorduk. O zamanlar gönlümüze cezbe galebe çaldığından kendimizden geçer, cemaat ile birlikte gözyaşlarına boğulur idik. Üzerimizde de daim bir baskı var idi. Neticede köylüler aralarında çuvallar dolusu yün toplayıp sattılar, bizlere yol harçlığı temin ettiler.

    Bizler köylerde vaaz ede ede Isparta’ya geldik. Said-i Nursî (rh.a) hazretlerini bulduk. Bize de bir oda gösterdiler. Yanımıza da birkaç arkadaş verdiler. Onun yanında toplam 15-16 kişiydik. sakallı olan ve olmayan arkadaşlar var idi. İçimizden bize göre yaşça kamil Hüsrev gibi beş altı kişi muharrir idi. Said-i Nursî (rh.a) hazretleri gelir –kitaplara bağlı kalmaksızın- irticalen ders işler muharrirler de sözlerini hemen kaleme alırlardı. Biz de yazılanları tashih eder, noktalar, harekeler ve işaretlerdik.

    Said-i Nursî (rh.a) değişik bir mizaca sahip idi. Ondan da bir kap ilim aldık. Ona yakındık çünkü arkadaşım Şeyh Melek’in amcaları ve ailesi idam edilmiş, Said-i Nursî (rh.a) ise devlet tarafını tutmuş, bunlar daha önceden tanışırlar imiş. Yanına vardığımız zaman Şeyh Melek kardeşimiz, bizi Said-i Nursî (rh.a)’e “Benim kardeşimdir.” diyerek takdim etti. Said-i Nursî (rh.a) Şeyh Melek’i çok severdi. Bazen Kürtçe ona laf atardı.

    Isparta’da Said-i Nursî (rh.a)’in yanında 2 ay kaldık, sonra 5 ay da mahkeme için gittiği Afyon-Barla’da yanında bulunduk. Zira onu takip eden talebeleri vardı. Bizler de ardı sıra gittik. Bu zaman zarfında risalelerin tashihi kimi zaman yazımı ve mütalaası ile meşgul olduk. Bazen öyle bir hal vuku bulurdu ki mütalaa esnasında evliyalar gelir yanlışları düzeltirlerdi. Ben mi böyleydim, yoksa herkeste de bu haller vuku buluyor muydu bilmiyorum. Sanki bu yedi ayı evliyalar ile birlikte geçirdik.

    Said-i Nursî (rh.a) evliyaların himmetlerine nail olmuş, kimi ehlullahın meclislerinde bulunmuş onlardan el hayrı almış bir zat idi. Tasavvufî yönü vardı. Velilerin hallerine, yüce mevlanın ilhamına mazhar olmuş bir hali vardı. Kendisi veliyullahtı. Yanında iken bazı kerametlerine şahit olduk. Bir gün Said-i Nursî “Oğlum kaldığınız yerden ayrılın bu gece orası baskına uğrayacaktır” diye haber verdi. Biz de evden çıktık o gece ikamet ettiğimiz ev jandarmalar tarafından basılmış, başka yerden birkaç talebeyi götürmüşler ise de bizleri bulamadılar.

    Said-i Nursî (rh.a) hazretleri bazen sabah, bazen öğlen ama ekseri gece muayyen saatlerde ders işlerdi. Cemaat çok değildi, devletin baskısı vardı. İki üç güne bir “gelsinler” diye müsaade edilirdi. O vakit yanına varırdık, diğer zamanlarda yanına gitmeye müsaade olmaz ise varamazdık. Zira gözetleyiciler vardı. Talebeler her zaman yanına varamazdı. Yanına vardığımızda ise eli kalem tutan muharrirler onun sözlerini kayda geçirir bizler de tashih ederdik. Said-i Nursî (rh.a) hazretleri garibâne bir halde yaşıyordu. Muşambadan bir serginin üzerinde yatıp kalkar incecik bir yorgan kullanırdı.

    Bir gün ders okutuyordu “Ben İstanbul’a gideceğim sizden ayrılacağım, sizi seviyorum” diye konuşuyordu. O an ağlamışım, cezbeye kapılıp kendimden geçmişim, Bana seslendi “Gel” dedi. Elimden tuttu. Elini öptürmezdi. Bana dua etti. Arapça dua ederdi. Duasını “Yâ Rab bu kardeşime Mevlevi kolundan el hayrı veriyorum sen kabul eyle” diyerek bitirdi. Bana “Senin mizacın tasavvuf, Neslin tasavvufçudur. Ben Rusya’dan esaret dönüşü İstanbul Yenikapı Mevlevihânesi’nde kaldım oradan el aldım, bu el hayrını sana aktarıyorum, ileride lazım olacak bu kapıdan ilham alacaksın.” diye söyledi. Halbuki ben kendisine tasavvufî bir meşrebimin olduğunu söylememiştim fakat onun insanların hallerini ve gönüllerini gözetlediği bir hali vardı.

    Said-i Nursî (rh.a) hazretleri Rusya esareti akabinde İstanbul’a gelmiş Mevlevihane’de misafir kalmış, kendisi bekar idi, çeşitli zamanlarda tekkelerde kalmış. Bizlere el hayrı verirken Hüsrev ve Şeyh Melek dahil yedi sekiz kişi vardı.

    Bu olaydan kısa bir müddet sonra Said-i Nursî (rh.a) hazretlerini İstanbul’a götürdüler. Biz de manevî bir işaret akabinde Kayseri’ye geri döndük.

    Said-i Nursî (rh.a)’in yanında bulunduğumuz sıralarda bana içinde cifrî hesaplarının bulunduğu, gelecekle ilgili kimi çıkarımlarını anlattığı ve nice hadiselere değindiği altın yaldızlı bir kitabını hediye etmişti. Fakat Kayseri döndüğümüzde doğu kökenli bir arkadaşım benden okumak için bu kitabı aldı ve bir daha geri getirmedi.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  2. #2
    Müdakkik Üye nurçi38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    759

    Standart

    Bu olaydan k?sa bir müddet sonra Said-i Nursî (rh.a) hazretlerini ?stanbul’a götürdüler. Biz de manevî bir işaret akabinde Kayseri’ye geri döndük.

    Said-i Nursî (rh.a)’in yan?nda bulunduğumuz s?ralarda bana içinde cifrî hesaplar?n?n bulunduğu, gelecekle ilgili kimi ç?kar?mlar?n? anlatt?ğ? ve nice hadiselere değindiği alt?n yald?zl? bir kitab?n? hediye etmişti. Fakat Kayseri döndüğümüzde doğu kökenli bir arkadaş?m benden okumak için bu kitab? ald? ve bir daha geri getirmedi.

    Maşallah çok hayretnüma bir paylaş?m..

    Galiba bu zat bizim memleketin alimi..

    Bu alim hakk?nda daha fazla bilgi var m??
    Konu nurçi38 tarafından (05.09.07 Saat 17:19 ) değiştirilmiştir.

    İstisnalar Çoğalırsa Kaide Olur...


  3. #3
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Burada; kim, kimi, niye anlat?yor anlad?ysam duble aciz ve fakir olay?m.

  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Bazen öyle bir hal vuku bulurdu ki mütalaa esnas?nda evliyalar gelir yanl?şlar? düzeltirlerdi. Ben mi böyleydim, yoksa herkeste de bu haller vuku buluyor muydu bilmiyorum. Sanki bu yedi ay? evliyalar ile birlikte geçirdik.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Pürheves sami - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    211

    Standart

    Alıntı yunusum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bazen öyle bir hal vuku bulurdu ki mütalaa esnasında evliyalar gelir yanlışları düzeltirlerdi. Ben mi böyleydim, yoksa herkeste de bu haller vuku buluyor muydu bilmiyorum. Sanki bu yedi ayı evliyalar ile birlikte geçirdik.
    Tahrif iddiacılarına ithaf olunur...

  6. #6
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Burada; kim, kimi, niye anlatıyor anladıysam duble aciz ve fakir olayım.
    Kardeşim burada, Seyyid Muhammed isimli ehl-i tarik bir alim ÜStad'la olan görüşmesini, Üstad hakkındaki izlenimlerini anlatıyor.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  7. #7
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Güzel bi paylaşım, istifadeli oldu


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  8. #8
    Dost aciznurtalebesi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    1

    Standart Doğrudur bizzat araştırdım şahidim

    Sevgili risale-i nur talebeli abilerim kardeşler

    Bu büyük zatı gittim gördüm.Bu zamanda böyle büyük bir zatın duasını almayı rabbim nasip ettiği için ne kadar şükretsem azdır.
    Yalnız siz kardeşlerime bir maruzatımı arz etmek isterim oda şudur ki aydı ay üstad la bulunmuş risalelerin tashihinde bulunmuş üstadın övgüsüne mazhar olmuş bu Allah dostu zat ne yazıkki risale-i nur talebeleri tarafından bilinmemekte ve istifade edilememektedir.İlgilenler olursa size web adresini vereyim kendisi istanbul da ikamet etmektedir.
    selam ve dua ile

    http://www.muhammediye.net
    www.kadirileriz.biz
    http://www.gikm.org

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bediüzzaman ve Seyyid Kutub
    By sinang in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 01.09.15, 22:32
  2. Muhammed Feyyaz Efendi ’nin ( 1893-1919) hatıra defterinden:
    By capay in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.07.12, 08:06
  3. Seyyid Ali Findiki'nin Kaleminden Bediüzzaman’ın Vefatı
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.03.09, 15:39
  4. İmam Rabbani’nin Kitabında Bediüzzaman
    By aciz_kul in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.10.07, 21:28
  5. Bediüzzaman ve Sami Efendi
    By aseyda in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 07.03.07, 13:03

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0