+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 10

Konu: Risale-i Nur'dan İstifade de Kesb ve Vehbiyet

  1. #1
    Müdakkik Üye m_safiturk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    773

    Standart Risale-i Nur'dan İstifade de Kesb ve Vehbiyet

    Risale-i Nurda Kesbiyet ve vehbiyet…

    Bu yazıda maksat okumakla istifadenin bir muhaveresidir…

    İlimde kesb mebde-i marifette en elzem müdahaledir. Daireyi Hikmet en esaslı hükmüyle hayat ve imtihan iktizası ve İrade-i cüziyyenin mahiyeti ve kâinatta ve âlemi asgar olan insandaki kanunlar bu kesbi iştirake hem hikmet hem illettir…

    İrade-i cüziyyenin kullanımı ve tercih edici özelliği ile hem menfaati hem menfaatsiz şeylere meyli ile talebine taalluk eden kaderi hükümlerle hem lutfa hem kahre düçar olabilir… Bu manada kesbin vaziyeti hayat ve imtihanda müdahil ve mesul ve mazhar kabiliyeti gibi makamlarda hilkat-i istihdamı varlığının ve işleyişindeki sorumlu ve gerekli ve var olan boyutunu göstermektedir…

    İlimde kesb..talebe taalluk eden mahiyete illet edilmiş hikmet ise say ve gayrete taalluk eden okuma kesbine bağlanarak lutf-u ikramda vehbiyet denilmiş…Kader lutfa hikmet ve kavaninle müdahale istediğinde..kudret zevahire bir şat-ı adi ile yol gösterip vehbiyet ile tezyin etmiş…

    Her latifenin bilmek kavramak yaşamak gibi özellikleri ve bazı meselelerin bekadaki baki boyutu numune bazlı ölçücüklerle varlığı gibi..bu dünya ve insan penceresinde manzara bir hareket ve kanaat üzerine istikamet açısını samimiyet düsturlarıyla belirlemiş…

    Risale-i Nur daki İlmi sülük pek başka tahsillere benzemediğinden istifade standart kaidelere ve bir anlamda kesbi kasdlere bağlanmamış…”Okurum anlarım “gibi kanaatler kesbin ve bu tarz bir gayrete adeta zahirdeki tezyinattan hisse düşer o hisseye “tamam”kanaati ile bakmak ve öylede istifadeye çalışmak..ve Camii Külliyata bir inhisar isnat etmek..istifade içinde bir akameti netice verir..

    Mesela kelamın kullanımı…Edebi cebhe..ve Fıtrata muvafık ifade…vicdani vuslat..ve mahiyeti irşad gibi işleyen konulardan sızan ışıklar kanaate kesbi müdahale ettiğinde,nakkaşi bir insibağ ile fikre sahip olunabilir…

    Risale-i Nur Okurum anlarım kasdında kaldığında sağladığı itminan ardında neler var olduğu kapısının kapanmasıyla”helminmezid”(daha yokmu)ile sonsuz marifeti taleb eden sonsuz zatın tanınması gayret ve şevki o muhatabiyette gizli kalır… Adeta istidraci bir kanaat var olur…

    Risale-i Nur Üstadın ve ağabeylerin mesai ve hizmetleri ile kendi kendine delil olmuş ders ve Nurlarıyla kendi tarzını işaret ve göstermekle “kalmamış bir nokta-i müzlim”demektedir…Vurgulanan en esaslı esas “acz ve fakr..Şefkat ve tefekkür”dür…Talebin şiddeti ve ihtiyacın kesreti istifade ihtiyacına samimiyeti terettüb ettirdiğinden ikramda bereketli ve mukni makul olmuş…

    Ateşsiz Nurlanmış yanmışlar… Uzun tahsillere lüzum olmadan kesbi taleb ve ilimler zevahirdeki hikmet olup Rahmetin İlletiiyeti vehbiyetle ikram etmiş. Anadolu’nun ücra yerlerinde Nice kahraman ve alim talebelerin yetişmesine sebep olup adeta ,Dava-i hakikatin diplomatları olup Dünyaya neşr-i hakikatte meydan okumuşlar…Bu hadise Asr-ı saadete benzerliği ve ne aynı ve ne gayri keyfiyeti ile ayinedarlığı ise gayet merakaver ve şükre ve zerrat adedince hamdlerede muktazidir…
    Burada mesele küçücük kesbimiz ile büyük lütuflara,Mesela;İdrake ve sarsılmaz kanaate ve Risale-i Nurların bütün ihtiyaca kafi ve her meseleye vafi olduğuna ve kainat ve vicdan imtizacına ve talim-i marifetullahta,netice-i iman ve tanımak ve sevmek itaat etmek razı olmak ve olunmak ve sevmek sevilmek ve sevdirmeye hizmet etmek ve şevke binmek vs vs vs…meselelerini yaşamak gibi mazhariyete vusulün bulunduğu hayattarlığını müşahede ve ebede uzanmış cenahlarıyla temaşa fazlını kazanmakta istihdamı görmek gibi…Risale-i Nur’a taaluk eden en ehemmiyetli meseledir…Kesbin ihtiyaç ile okumak ve iştiyakla müteveccih olmakla Nurlanmak gibi kısacık hikmeti müdahalesi bu azim istifade neticesine muhatap kabiliyeti külliyen Nurlandırır…”Bu zamanın seyirüser evladına ila ahir….”

    Diğer açıdan kesbi istifade İlmin akli boyutunda nefsi mülahaza ile ve mütalaa ile cerbeze ve mugalâta gibi hendeklere girmeye vesile olur… O kanaatler bazı eşhasda mesleki özelliği ile de etkilendiğinde kanaat diktası taklid istifadesini boğar… Üretmeden tüketmek başladığında da Nur’la ülfet ve okumamakla inkişaf etmeyen Ders-i İzzete yabancılaşma başlar. Emsali çoktur…

    Hakikatin güzelliği ve kabiliyete müdahalesinin “kap”kifayetine kanaat etmekle, genişlemeye müsait bir fıtratı dumura uğratmak zarar içinde zarardan addedilebilir… İlim tahsilinde hata olan bu durum bazı eşhasta zarar olmamakla birlikte makamı sabitiyette müstefid istihdamını bir mübarekiyet içeriği ile tutmakla birlikte bir taleb-i hakikatte bu kadar ucuz düşmez…

    Resullallahın ifadesi ile A.S:M “İlmin talibi Rahmanın talibidir””Allah’ın Malı pahallıdır”gibi ifadeleri ve ilmin meratibi bu hassasiyeti göstermektedir. Ve yine “ne olursa olsun ne yaparsanız yapın –Din muhakkak galip gelecektir- Beyanıyla da insan kesbinin muvaffakiyet-i mutlaka ile dini yaşamsının mahiyet-i din ulviyetince mümkün olamayacağını ve İnsan azc ve ihtiyacının asliyetinde dahiliyeti ifade edilmiş…

    Meziyet hafa toprağında..buz parçası büyük bir havuzda... kardeş kardeşte fani olduğunda… dostluk kardeşliğe kardeşlik talebeliğe talebelik haslık erkanlık rükünlük içre girdiğinde istifade kesrette şahıs hizmette istihdam olur…Bu İstihdam kişisel gelişim değil Sahs-ı maneviyi temsil manasındadır…

    İlme kesbi müdahale kanaat-i sabitiyette hikmete tabi olduğundan ve Allah hakim olduğundan israf etmediğinden kesbe olan hakemiyeti adalet ile hükmettiğinde gayret ölçüsünde ve talep tarzına taalluk edecek mikyasta gayreti nisbetinde “ilmin iktisadi istifadesi”ne mazhar olur… Şahs-i gelişim şahs-ı maneviye dâhil olmadığında fikir ezhanı ene ile hem dem olduğundan mana münasip ve kutlu da olsa hizmette istimal edilmediğinde kişisel kifayetiyle şahsın aleminde bulunacaktır…

    Atiyeye matiyye olmak..İhtiyaç ve iştiyak ile acz ve mütezellilane talep ile İhsanı İlah-i tarafından Himmet omuzuna konulduğunda..askerlik levazımatını taşımaya mecbur olmadan hizmette istihdam edilinir İnşaallah…

    Bu nedenle kesbi; Onyedinci sözde Üstadımızın gösterdiği ölçüyle kullanarak..hakikaten cihat-ı sitede istimal ederek “bununla bunların mübayasına gidilmez”diyerek Rahmet-i İlahiyeye teslim edip İstihdamı hizmette istimali İstikametle niyaz etmektir..Denilebir…Vesselam

    m_safiturk

  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    "Maahaza bazı bürhanlar suya benziyor; bir kısmı da havaya benziyor, bir kısmı da ziya gibidir. Binaenaleyh, bu gibi bürhanları gayet lâtif ve dikkatli ince bir fikirle arayıp tutmalıdır ki, dökülmesin, sönmesin, uçmasın."mes. nur..

  3. #3
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Evet, nazlanan ve istiğna gösteren nazeninlerin mehirleri dikkattir. Ve menzilleri dahi kalbin süveydas?d?r. Muhakemat

  4. #4
    Müdakkik Üye m_safiturk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    773

    Standart

    ONUNCU NOTA

    Bil, ey gafil, müşevveş Said! Cenâb-? Hakk?n nur-u marifetine yetişmek ve bakmak ve âyât ve şahitlerin aynalar?nda cilvelerini görmek ve berâhin ve deliller mesâmât?yla temâşâ etmek iktiza ediyor ki, senin üstünden geçen, kalbine gelen ve akl?na görünen herbir nuru tenkit parmaklar?yla yoklama ve tereddüt eliyle tenkit etme. Sana ?ş?klanan bir nuru tutmak için elini uzatma. Belki gaflet esbab?ndan tecerrüd et, onlara müteveccih ol, dur. Çünkü, ben müşahede ettim ki, marifetullah?n şahitleri, burhanlar? üç çeşittir:

    Bir k?sm? su gibidir. Görünür, hissedilir, lâkin parmaklarla tutulmaz. Bu k?s?mda hayalâttan tecerrüd etmek, külliyetle ona dalmak gerektir. Tenkit parmaklar?yla tecessüs edilmez; edilse akar, kaçar. O âb-? hayat, parmağ? mekân ittihaz etmez.

    ?kinci k?s?m, hava gibidir. Hissedilir, fakat ne görünür, ne de tutulur. Ona karş? sen, yüzün, ağz?n, ruhunla o rahmet nesîmine karş? teveccüh et, kendini mukabil tut. Tenkit elini uzatma, tutamazs?n. Ruhunla teneffüs et. Tereddüt eliyle baksan, tenkitle el atsan, o yürür, gider. Senin elini mesken ittihaz etmez, ona raz? olmaz.

    Üçüncü k?s?m ise, nur gibidir. Görünür, fakat ne hissedilir, ne de tutulur. Öyleyse, sen kalbinin gözüyle, ruhunun nazar?yla kendini ona mukabil tut ve gözünü ona tevcih et, bekle. Belki kendi kendine gelir. Çünkü nur, elle tutulmaz, parmaklarla avlanmaz. Belki o nur ancak basiret nuruyla avlan?r. Eğer haris ve maddî elini uzatsan ve maddî mizanlarla tartsan, sönmese de gizlenir. Çünkü öyle nur, maddîde hapse raz? olmad?ğ? gibi, kayda giremez, kesîfi kendine mâlik ve seyyid kabul etmez.

  5. #5
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı m_safiturk Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ONUNCU NOTA

    Bil, ey gafil, müşevveş Said! Cenâb-? Hakk?n nur-u marifetine yetişmek ve bakmak ve âyât ve şahitlerin aynalar?nda cilvelerini görmek ve berâhin ve deliller mesâmât?yla temâşâ etmek iktiza ediyor ki, senin üstünden geçen, kalbine gelen ve akl?na görünen herbir nuru tenkit parmaklar?yla yoklama ve tereddüt eliyle tenkit etme. Sana ?ş?klanan bir nuru tutmak için elini uzatma. Belki gaflet esbab?ndan tecerrüd et, onlara müteveccih ol, dur. Çünkü, ben müşahede ettim ki, marifetullah?n şahitleri, burhanlar? üç çeşittir:

    Bir k?sm? su gibidir. Görünür, hissedilir, lâkin parmaklarla tutulmaz. Bu k?s?mda hayalâttan tecerrüd etmek, külliyetle ona dalmak gerektir. Tenkit parmaklar?yla tecessüs edilmez; edilse akar, kaçar. O âb-? hayat, parmağ? mekân ittihaz etmez.

    ?kinci k?s?m, hava gibidir. Hissedilir, fakat ne görünür, ne de tutulur. Ona karş? sen, yüzün, ağz?n, ruhunla o rahmet nesîmine karş? teveccüh et, kendini mukabil tut. Tenkit elini uzatma, tutamazs?n. Ruhunla teneffüs et. Tereddüt eliyle baksan, tenkitle el atsan, o yürür, gider. Senin elini mesken ittihaz etmez, ona raz? olmaz.

    Üçüncü k?s?m ise, nur gibidir. Görünür, fakat ne hissedilir, ne de tutulur. Öyleyse, sen kalbinin gözüyle, ruhunun nazar?yla kendini ona mukabil tut ve gözünü ona tevcih et, bekle. Belki kendi kendine gelir. Çünkü nur, elle tutulmaz, parmaklarla avlanmaz. Belki o nur ancak basiret nuruyla avlan?r. Eğer haris ve maddî elini uzatsan ve maddî mizanlarla tartsan, sönmese de gizlenir. Çünkü öyle nur, maddîde hapse raz? olmad?ğ? gibi, kayda giremez, kesîfi kendine mâlik ve seyyid kabul etmez.
    Maahaza baz? bürhanlar suya benziyor; bir k?sm? da havaya benziyor, bir k?sm? da ziya gibidir. Binaenaleyh, bu gibi bürhanlar? gayet lâtif ve dikkatli ince bir fikirle aray?p tutmal?d?r ki, dökülmesin, sönmesin, uçmas?n."mes. nur..

  6. #6
    Müdakkik Üye m_safiturk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    773

    Standart

    ?man ilmine ait her bir meselenin kendine mahsus makam? olmakla birlikle,?lme iştiyak?n istifade kaidesi fikrin inceliğin akli,Mesela "?lmel yakinde" muhakemsi gib..Maksad? ala yaşan?l?rl?ğ? ve faydal?l?ğ? gibi noktalara sirayeti ?man?n Hayata hayat olmas? gibi...Ak?l midesinden sonraki seyahat mertebeleri vs...Aynel yakin Hakkal yakin gibi meratip muktezalar? var...Bunlar zanla elde edilecek meseleler değildir...Her latifenin istimali bir konu ?stihdam? başka bir konudur...

  7. #7
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Hadis-i şerifte, "Bazan bir saat tefekkür, bir sene ibadet hükmüne geçer." Risale-i Nur’da o saat var; çalış, o saati bul, ihtar edildi. Âdeta ihtiyarsız bir surette, Kur’an’ın ayetü’l-kübrâsının iki tefsiri olan iki Âyet-i Kübrâ risalelerinden mülâhhas tefekkürî bir tekellüm, tam bir saat devam etti. Baktım, size gönderdiğim Âyetü’l-Kübrâ risalesinin Birinci Makamın hülâsasından müntehap güzel bir sırrını hülâsayla, Yirmi Dokuzuncu Lem’a-i Arabiyeden müstahreç nurlu, tatlı fıkralardan terekküp ediyor. Ben, kemal-i lezzetle, her gün tefekkürle okumaya başladım.

  8. #8
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    "Neden senin Kur’ân’dan yazdığın Sözlerde bir kuvvet, bir tesir var ki, müfessirlerin ve âriflerin sözlerinde nadiren bulunur? bazen bir satırda bir sayfa kadar kuvvet var; bir sayfada bir kitap kadar tesir bulunuyor."
    Elcevap (güzel bir cevaptır): Şeref, i’câz-ı Kur’ân’a ait olduğundan ve bana ait olmadığından, bilâpervâ derim:

    Ekseriyet itibarıyla öyledir. Çünkü, yazılan Sözler tasavvur değil, tasdiktir. Teslim değil, imandır. Marifet değil, şehadettir, şuhuddur. Taklit değil, tahkiktir. İltizam değil, iz’andır. Tasavvuf değil, hakikattir. Dâvâ değil, dâvâ içinde bürhandır. Şu sırrın hikmeti budur ki:

    Eski zamanda, esâsât-ı imaniye mahfuzdu, teslim kavî idi. Teferruatta, âriflerin marifetleri delilsiz de olsa, beyanatları makbul idi, kâfi idi. Fakat şu zamanda, dalâlet-i fenniye elini esâsâta ve erkâna uzatmış olduğundan, her derde lâyık devâyı ihsan eden Hakîm-i Rahîm olan Zât-ı Zülcelâl, Kur’ân-ı Kerîmin en parlak mazhar-ı i’câzından olan temsilâtından bir şulesini, acz ve zaafıma, fakr ve ihtiyacıma merhameten, hizmet-i Kur’ân’a ait yazılarıma ihsan etti.

    Felillâhilhamd, sırr-ı temsil dürbünüyle, en uzak hakikatler gayet yakın gösterildi. Hem sırr-ı temsil cihetü’l-vahdetiyle, en dağınık meseleler toplattırıldı. Hem sırr-ı temsil merdiveniyle, en yüksek hakaike kolaylıkla yetiştirildi. Hem sırr-ı temsil penceresiyle, hakaik-i gaybiyeye, esâsât-ı İslâmiyeye, şuhuda yakın bir yakîn-i imaniye hâsıl oldu. Akıl ile beraber vehim ve hayal, hattâ nefis ve hevâ teslime mecbur olduğu gibi, şeytan dahi teslim-i silâha mecbur oldu. 28.mekt

  9. #9
    Müdakkik Üye m_safiturk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    773

    Standart

    Gönlüne rahmet ömrüne bereket kardeşim...Allah raz? olsun...

    YED?NC? ?ŞARET

    Bu hizmetimiz zaman?nda, beş alt? sene zarf?nda, bilâmübalâğa yüz eser-i ikram-? ?lâhî ve inâyet-i Rabbâniye ve keramet-i Kur'âniyeyi gözümüzle gördük. Bir k?sm?n? On Alt?nc? Mektupta zikrettik. Bir k?sm?n? Yirmi Alt?nc? Mektubun Dördüncü Mebhas?n?n mesâil-i müteferrikas?nda, bir k?sm?n? Yirmi Sekizinci Mektubun Üçüncü Meselesinde beyan ettik. Benim yak?n arkadaşlar?m bunu biliyorlar. Daimî arkadaş?m Süleyman Efendi çoklar?n? biliyor. Hususan Sözlerin ve risalelerin neşrinde ve tashihat?nda ve yerlerine yerleştirmekte ve tesvid ve tebyizinde, fevkalme'mul, kerametkârâne bir teshilâta mazhar oluyoruz; keramet-i Kur'âniyye olduğuna şüphemiz kalm?yor. Bunun misalleri yüzlerdir.

    Hem maişet hususunda o kadar şefkatle besleniyoruz ki, en küçük bir arzu-yu kalbimizi, bizi istihdam eden Sahib-i ?nâyet tatmin etmek için, fevkalme'mul bir surette ihsan ediyor, ve hâkezâ... ?şte bu hal gayet kuvvetli bir işaret-i gaybiyedir ki, biz istihdam olunuyoruz. Hem r?za dairesinde, hem inâyet alt?nda bize hizmet-i Kur'âniye yapt?r?l?yor. Elhamdü lillâh, hâzâ min fadli Rabbî.


    ...............Kardeşlerim, hiç merak etmeyiniz. Kat'î kanaatim geldi, bizler bir inayet alt?nda, gayet ehemmiyetli bir hizmette ve ihtiyar ve iktidar?m?z haricinde bir dest-i gaybî taraf?ndan istihdam ediliyoruz. Çok defa

    "Belki sevmediğiniz şey hakk?n?zda hay?rl?d?r." Bakara Sûresi, 2:216., s?rr?na mazhar oluyoruz. Bu çal?şmada zahmet pek az, ücret pek çok...
    Konu m_safiturk tarafından (23.08.07 Saat 11:35 ) değiştirilmiştir.

  10. #10
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Kardeşlerim, hiç merak etmeyiniz. Kat'î kanaatim geldi, bizler bir inayet alt?nda, gayet ehemmiyetli bir hizmette ve ihtiyar ve iktidar?m?z haricinde bir dest-i gaybî taraf?ndan istihdam ediliyoruz.
    bu k?s?m çok manidar..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Risale-i Nur’dan İstifade İçin
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 30.01.09, 20:33
  2. Risale-i Nur'dan İstifade Edebiliyor muyuz?
    By beylikdüzü73 in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 21.06.08, 16:25
  3. Risale-i Nur'dan İstifade Şartları
    By yenipınar in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 16.03.08, 21:43
  4. Risale-i Nur'dan İstifade de Kanaat Notları
    By m_safiturk in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.02.08, 22:53
  5. Risale-i Nur'dan En İyi Ne Şekilde İstifade Ederiz
    By Meyvenin Zeyli in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 06.12.06, 23:37

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0