Konu Kapatılmıştır
1. Sayfa - Toplam 20 Sayfa var 1 2 3 11 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 198

Konu: Mehdiyet Mes'elesi

  1. #1
    Yasaklı Üye bekke - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    299

    Standart Mehdiyet Mes'elesi

    Seha kardeşim demişki;

    Alıntı seha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    En uçta bir fikir olduğu için öyle dedim.

    Peki soruları tekrar sorayım.



    Tek bir Mehdi-i Azam ve onun üç görevi var malum...

    1) Mehdi-i Azamın en önemli vazifesi imani meseleleri vazıh bir şekilde açıklamaktır. Diğer iki görevi ise içtimai ve siyasi fütühat yapacak olmasıdır.

    Peki, madem siyaset imana göre daha parlak olmasına rağmen önemsizdir. Önemli bir işi yapan daha önemsiz bir işi yapandan daha üstün değil midir?

    Yani, madem en önemli ve en büyük vazife imani meseleleri vazıh bir şekilde ıspat ve izah etmektir o zaman en büyük vazifeyi Risale-i nur ve onun müellifi yapmış.

    Şimdi en büyük bir vazife küçük bir Zata yani Üstad'a en küçük vazife yani siyasi ve içtimai fütühat Mehd-i Azam'a verilse Adetullah'a muhalefet ve (haşa) vaadten dönmek olmaz mı?

    Ayrıca , Üstad'ın siyasetle iştigal eden tam dindar olmaz sözü ile siyaset alanında beklenen Mehdiyi nereye koyarız? Bu dahi onun Üstad'tan aşağı olacağını göstermez mi? Tam dindar olmayan nasıl Mehdi olabilir?

    2)luzum kalmadı

    3)Üstad mehdinin üç vazifesini söylerken, onun üçüncü vazifesi olan siyaset alanında ancak şahs-ı manevi ile deccal şahs-ı manevisine mukabele edilir, sözünden ne anlıyorsunuz?

    4)İslam'ın siyasetle ihya olacağı nerde yazılıdır?

    5)Üstad siyaset sanata bakar demiş. Saatinizi sarhoş bir saatçiye verseniz mükemmel tamir eder demiş. Oysa iş bilmeyen bir dindara verseniz, muhtemelen yeni saat alırsınız.

    Peki, Üstad'ın kavli ile siyasetçinin usta olanı tercih edilir ve dindar olanı müreccehtir.

    Diyelim böyle biri çıktı. Biz onu göremedik siz gördünüz.

    Peki Üstad islam'ın binde biri siyasettir, hata yapsan dahi önemi yok demiştir.

    Peki bu durumda siz siyaseten ihya edecek bir Mehdiyi beklerken aslında önemi binde bir olan birini bekliyor olmuyor musunuz?

    Madem siyaset İslam'da bu derece önemsiz, demek önemli olan ve Kur'an'ın 1000'de 999'unu teşkil eden Tevhid, nübüvvet, haşir, adalet ve ibadet husularını tam halledecek bir zatı beklemek ve kim olduğunu aramak dah münasip düşmez mi? Nispeten çok önemsiz ,ama parlak bir balon hükmündeki siyaseti tamir edecek, diye imanı vazıh bir şeklide açıklayan Üstad'ı Mehd-i Azam kabul etmeyip başka birilerinin peşine düşmek abesle iştigal değil midir?

    6)Eğer biz siyaseti tamir edecek diye mehdi beklemiyoruz, imanı tamir edecek mehdi bekliyoruz diyorsanız ve Üstad'ın "Mehdi Risaleleri program yapacak" sözü ile Üstad'ın mehdi olmadığını düşünüyorsanız o programı uygulayacak kişinin yazan kişiden üstün olduğunu kabul ediyorsunuz demektir.

    Peki, Risale-i nur'u kendine program yapmış herhangi bir zat Mehdi olabilir mi sizce? Mesela, Abiler Risale-i Nuru en iyi anlamış ve program yapmış, onlardan biri Mehdi olamaz mı?

    Değilse, program yapmak ne demek? Program yapmak Risale-i Nuru anlamak ve uygulamak demek mi? İyi ,ama bunu en iyi yapan Üstad ve has talebeleri değil mi ? bu şekli ile sizin beklediğiniz Mehdi her zaman ondan daha küçük birilerinin gölgesinde kalmış olmaz mı?

    Buda Allah'ın vaadinden dönmesi demek değil mi? zira, madem Ahir zaman Peygamberimizle başladı ve Mehdi ile son bulacak. O en son gelecek en büyük zatın başkasının gölgesinde olması halkları nasıl inandıracak?

    7) Üstad'ın Mehd-i i azamın ikinci ve üçüncü görevlerini yapmadığını nerden biliyorsunuz?

    Bir pencereyi yerine uygun yapan bir usta mı önemlidir, yoksa onu yerine takan bir kalfa mı?
    Risale-i Nur'un yüzden 30'unun siyaset ve içtimai hayatın tamir ve talimi olması size ne ifade ediyor?

    Üstad pencereyi yapmış, yerini hazır etmiş ve montajı bize bırakmış olmasın?



    Muhabbetle

  2. #2
    Yasaklı Üye bekke - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    299

    Standart

    Alıntı seha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Tek bir Mehdi-i Azam ve onun üç görevi var malum...
    Evvela bu ma'lum değildir. Bunu tam ve kesin olarak bilmiyoruz. Bu sizin kabulunuzdur, devamında fikriyatınızı buna göre geliştiriyorsunuz. Bende buna göre cevap vereceğim.



    Alıntı seha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    1) Mehdi-i Azamın en önemli vazifesi imani meseleleri vazıh bir şekilde açıklamaktır. Diğer iki görevi ise içtimai ve siyasi fütühat yapacak olmasıdır.

    Peki, madem siyaset imana göre daha parlak olmasına rağmen önemsizdir. Önemli bir işi yapan daha önemsiz bir işi yapandan daha üstün değil midir?

    Yani, madem en önemli ve en büyük vazife imani meseleleri vazıh bir şekilde ıspat ve izah etmektir o zaman en büyük vazifeyi Risale-i nur ve onun müellifi yapmış.

    Şimdi en büyük bir vazife küçük bir Zata yani Üstad'a en küçük vazife yani siyasi ve içtimai fütühat Mehd-i Azam'a verilse Adetullah'a muhalefet ve (haşa) vaadten dönmek olmaz mı?

    Ayrıca , Üstad'ın siyasetle iştigal eden tam dindar olmaz sözü ile siyaset alanında beklenen Mehdiyi nereye koyarız? Bu dahi onun Üstad'tan aşağı olacağını göstermez mi? Tam dindar olmayan nasıl Mehdi olabilir?
    Buradaki sorun, sizin siyaseti sanırım günümüz kafir demokrasi rejiminin politikalarıyla karıştırmanızdan kaynaklandı. Siyaset 6-7 lugatte bildirildiğine göre devlet yönetimi, devlet yönetme san'atı demektir.

    Zaten iman tecdidi vazifesi diger vezaife göre daha muhim olması hasebiyle imani tecdidi yapan mehdi digerlerinden buyuktur, bu kunuda bir anlaşmazlığımız yok, aksini de hiç söylemedim. Yanlız medar-ı bahis olan nokta o durki mehdiyi ahirzaman olan zat, şeriatle dünyada amel edeceğinden o daha önde görünmüş, yani halife O dur, o bakımdan hadislerde belirtilen mehdi zahiren daha büyük gibi görünüyor.

    Siyasetle iştigal eden tam dindar olmaz sözünü tam olarak nerde geçiyor bulamadım ama şeriat-ı garra-yı Muhammediye asm ile yönetilen bir devletin reisi ve halifesi olan Mehdi için söylenmemiştir, olsa olsa kahraman olmaları tavsiye edilen ama olamayan demokratlardır dikkat edin lutfen. Alakayı nasıl kurdunuz mütehayyirim. Hele hele hadislerle övülen bir zata tam dindar olmayan diyerek çok vahim bir hata yapıyorsunuz, yazık etmeyin kendinize.

    Devamına cevap sonra inşaallah..

  3. #3
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    34
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Buradaki sorun, sizin siyaseti san?r?m günümüz kafir demokrasi rejiminin politikalar?yla kar?şt?rman?zdan kaynakland?. Siyaset 6-7 lugatte bildirildiğine göre devlet yönetimi, devlet yönetme san'at? demektir.
    bekke kardeşim, siz de siyasi alandaki mehdinin vazifesini değerlendirirken hal-i haz?rdaki rejim için yorumda bulunmad?n?z m?? Şimdiki siyasete hakim değiliz, hakim olan şu şu kafir ülkelerdir demediniz mi?

    Siyasetle iştigal eden tam dindar olmaz sözünü tam olarak nerde geçiyor bulamad?m ama şeriat-? garra-y? Muhammediye asm ile yönetilen bir devletin reisi ve halifesi olan Mehdi için söylenmemiştir, olsa olsa kahraman olmalar? tavsiye edilen ama olamayan demokratlard?r dikkat edin lutfen. Alakay? nas?l kurdunuz mütehayyirim. Hele hele hadislerle övülen bir zata tam dindar olmayan diyerek çok vahim bir hata yap?yorsunuz, yaz?k etmeyin kendinize.
    "Siyasetçi hakiki dindar olamaz, hakiki dindar da siyasetçi olamaz." sözü Beyanat ve Tenvirlerde aç?kça yaz?yor, oradan bakabilirsiniz kardeşim.
    Saniyen; Oradaki ifadede Üstad herhangi bir kişi veya kesim için ayr?m yapmam?ş, bu düşünceyi "bu zaman" için dile getirmiş. Hem madem bu bölümü okumam?şs?n?z, neden daha okumadan "şunun için söylenmemiştir" yorumunu yap?yorsunuz? Okumadan nereden biliyorsunuz?
    Salisen; anlad?ğ?m kadar?yla seha abi hadislerde övülen zata "dindar değil" diye bir şey dememiş. O zaten hadislerde belirtildiği üzere Üstad'dan sonra gelecek birini kabul etmiyor ki haşa onun dindar olmad?ğ?n? söylesin.
    Ayr?ca "böyle böyle dersen yaz?k olur, helak olursun" tarz? ifadeler bence hoş durmuyor...
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  4. #4
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Hz. Huzeyfe'den rivayet edilmistir:
    Aranizda "Nübüvvet" Allah'in istedigi kadar sürer sonra onu kaldirmayi istedigi zaman da kaldirir. Ve Allah'in murad ettigi kadar devam eden "Siddetli bir Meliklik" idaresi gelir.. Sonra onu kaldirmayi istedigi zaman kaldirir. Sonra zorba bir idare gelir. Sonra da "Nübüvvet yolu üzere bir hilafet" gelir.
    Ramuz El-Ehadis, 1/257 (Ebu Davud "Tayalisi" -Ahmet b. Hanbel "Müsned"inden) .


    Isa aleyhisselam ve Mehdi aleyhirridvan ise , birinci yoldan vasil olmaktadirlar. Birinci yol ise, kurb-ü nübüvvetten ibarettir. Tavassut (Arac?l?k, vâs?tal?k.)muamelesi orada yoktur. Her kim bu yoldan vasil olur ise, onun için arada bir hail ve bir vasita yoktur. Hatta o, feyizleri ve bereketleri herhangi bir kimsenin tavassutu olmadan alir. Zira tavassut ve hail, ancak diger yoldadir. Bu yerin muamelesi ise, digerinden ayridir.
    Mektubat-i Rabbani, 534 Mektup, 2/763-764.

    Sual: Müceddid için böyle nasil söylenebilir? Çünki, Hazret-i Isa gökten inecek ve müceddid olacaktir. Hazret-i Mehdi de, çikacak ve müceddid olacaktir. Bunlarin, verecekleri feyzleri ve bereketleri herhangi bir kimsenin tavassutu olmadan alir. Zira tavassut ve hail, ancak diger yoldadir. Bu yerin muamelesi ise, digerinden ayridir. Cevap: Feyz için vasita olmak, yukarda bildirdigimiz iki yoldan yalniz ikincisindedir. Birinci yolda, yani (kurb'i nübüvvet) denilen yolda, feyz ve hidayet, vasita ile gelmez. Bu yolda yükselen, arada vasita ve perde olmadan vasil olur. Hiçbir kimse vasita ve perde olmaksizin feyzlere ve bereketlere kavusur. Vasita olmak ve perde olmak (Kurb-i vilayet) denilen yoldadir. Bu iki yolu birbirine karistirmamalidir. Hazret-i Isa (a.s.) ve Hazret-i Mehdi (a.r.) nübüvvet yolu ile vasil olurlar. Seyhayn, yani hazret-i Ebu Bekir ile hazret-i Ömer (r.a.) da, nübüvvet yolu ile kavusmuslardir. Resulullahin (s.a.v.) himayesi altindadirlar. Sanlari çok yüksekdir.
    Saadet-i Ebediye H.Hilmi Isik, 836 (Mektubat-i Rabbani'den 123.Mektup)
    .
    Nübüvvet "nebi" kökünden gelip, peygamberlerin Allah'in emriyle vazifeli olarak insanlari dogru yola davet etmeleri görevini tarif eder.


    Allah diledigi kuluna Nübüvvet vazifesi verir. Peygamberlik çalisma ve istemeyle elde edilmez. Mehdilik görevi de ayni sekilde Allah'in dilemesiyle onun istedigi sahsa verilir. Mehdi bu makama kendi gayreti ile gelmeyecektir. Velayet makamina ulasmak için bir gayret ve çaba gerekirken Nübüvvet yolu için böyle bir sart yoktur, burada seçilmek sözkonusudur.
    Nübüvvet yolunun Velayet yolundan diger farklari ise:
    1. Bu yolda hidayetler, feyzler dogrudan onlara ulasir, arada herhangi bir vasita (mürsid) yoktur.

    2. Nübüvvet yolu peygamberlerin yoludur, onlarin teblig metodu ve mücedele tarzi bu kelime ile ifade edilir. Mehdi de bu yoldan olacagina göre onun mücadele sekli de aynen peygamberler gibi olacaktir.


    --------------------------

    Eğer Üstad , mehdi-i azam?n uygulayacağ? progragram? haz?rlayarak sonra gelen mehdi-i azam bu programdan istifade edecek ise ; şu halde Üstda Hazretleri --hani vazifesi mehdi-i azamdan daha önemli olan fakat her nedense mehdi-i azam olamayan Zat-? mübarek-- mehdi-i azam için bir vas?ta olmuş olacak yani mehdi- azam araya Üstad' ? vas?ta koymuş olacak bu hal ise MEHD?-? AZAM ' ?n hassas?na z?tt?r . Halbuki Mehdi-i azam H?Ç K?MSEY? ARAYA KOYMADAN FEY?ZLERE BEREKETLERE MAZHAR OLUR . Şu takdirde araya Bediüzzaman girmiş oluyor .

    vesselam

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  5. #5
    Yasaklı Üye bekke - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    299

    Standart

    Emirdağ Lâhikas? | Hiss-i Kablelvukuun Tetimmesi | 52-53

    Aziz, s?dd?k kardeşlerim,

    Meyve nin Dördüncü Meselesindeki bir hakikatin izah?n? eski Said in afaka bakmak damar?yla ve bana hizmet eden katibin Ramazan başlar?nda bayram alametini şarkta bir hadisenin tesiriyle heyecanla demesi ve bu Ramazan-? Şerifteki k?ymettar vakitleri radyonun malayaniyat?yla zayi etmemesi için manen kalbime kaç defa ihtar edildi ki, o geniş ve kar?ş?k f?rt?nal? hakikatin k?saca zararlar?n? beyan eyle. Ben de gayet muhtasar baz? işaretler nev inde, Risale-i Nur şakirtlerinin meraklar?n? tadil etmek niyetiyle beyan ediyorum. Fakat hem mesele çok geniş, vaktim de dar, halim de perişan olmas?ndan, anlamas?nda zahmet çekeceksiniz, zekavetinize güveniyorum.

    Meyvenin o Dördüncü Meselesinde denilmiş ki:

    "Dünya siyasetine kar?şmad?ğ?m?n sebebi: O geniş ve büyük dairede vazife az ve küçük olmakla beraber, cazibedarl?k cihetiyle merakl?lar? kendiyle meşgul eder, hakiki ve büyük vazifelerini onlara unutturur veya noksan b?rakt?r?r. Hem her halde bir tarafgirlik meylini verir, zalimlerin zulümlerini hoş görür, şerik olur" mealinde orada denilmiştir.

    Şimdi ben de derim ki: Merak yüzünden ve afaki hadisat?n verdiği sarhoşane gafletten zevk alan biçareler! Eğer "?nsan?n f?trat?ndaki merak, insaniyet damar?yla sizin, farz ve laz?m vazifeniz zarar?na o hadise, o geniş boğuşmalara sevk ediyor. Bu da bir ihtiyac-? manevidir, f?tridir" derseniz, ben de derim:
    Kat iyen biliniz ki, insan?n, çok mu'cizâtl? hilkatine merak etmeyip, dikkat etmeyerek iki başl? veya üç ayakl? bir insan görse kemal-i merakla temaşas?na dald?ğ? gibi; aynen bu as?rda, nev-i beşerin muvakkat ve fani, tahripçi geniş hadiseleri ve zemin yüzünde yüz bin millet ve insan nev i gibi çok hadisat-? acibeye mazhar o milletlerden, her baharda yaln?z birtek ar? milletine ve üzüm taifesine baksan, bu nev-i beşerdeki hadisat?n yüz defa daha mucib-i merak ve ruhani, manevi zevklere medar hadiseler var. Bu hakiki zevklere ehemmiyet vermeyip beşerin zararl?, şerli, ar?zi hadiselerine bu kadar merak ve zevkle bağlanmak; dünyada ebedi kalmak ve o hadiseler daimi olmak ve herkese o hadiseden bir menfaat veya zarar gelmek ve o hadiseye sebebiyet verenlerin hakiki fail ve mucid olmak şart?yla olabilir. Halbuki, havan?n f?rt?nalar? gibi geçici hallerdir. Sebebiyet verenlerin tesirleri pek cüz i... Ondaki zarar ve menfaati, o vaziyet şarktan, Bahr-i Muhitten sana göndermez. Senden sana daha yak?n ve senin kalbin Onun tasarrufunda ve senin cismin Onun tedbir ve icad?nda olan bir Zât-? Akdesin rububiyetini ve hikmetini nazara almay?p, ta dünyan?n nihayetinden zarar ve menfaati beklemek ne derece divanelik olduğu tarif edilmez.
    Hem ?mân ve hakikat noktas?nda, bu çeşit meraklar?n büyük zararlar? var. Çünkü gaflet verecek ve dünyaya boğduracak ve hakiki vazife-i insaniyeti ve ahireti unutturacak olan en geniş daire ise siyaset dairesidir. Hususan böyle umumi ve mücadele suretindeki hadiseler, kalbi de boğuyor. Güneş gibi bir ?mân laz?m ki, herşeyde, her vaziyette, herbir harekette kader-i ?lahi ve kudret-i Rabbaniyenin izini, eserini görsün, ta o zulm-ü zulmette kalb boğulmas?n, ?mân sönmesin; ak?l, tabiat ve tesadüfe saplanmas?n.
    Hatta ehl-i hakikat, hakikat ve marifetullah? bulmak için, kesret dairelerini unutmaya çal?ş?yorlar-ta kalb dağ?lmas?n ve lüzumlu ve k?ymetli şeye sarf etmek laz?m gelen merak?, zevki, şevki, lüzumsuz fani şeylerde telef olmas?n. Hatta bu ehemmiyetli s?rdand?r ki, din düsturlar?n?n bir hadimi olmak cihetinde güneş gibi imanlar taş?yan bir k?s?m Sahabeler ve onlara benzeyen mücahidinden, Selef-i Salihinden başka, siyasetçi, ekserce tam müttaki dindar olamaz. Tam ve hakiki dindar, müttaki olanlar, siyasetçi olmazlar. Yani, maksad-? asli siyasetini yapanlarda din, ikinci derecede kal?r, tebei hükmüne geçer. Hakiki dindar ise, "Bütün kainat?n en büyük gayesi ubudiyet-i insaniyedir" diye, siyasete, aşk-? merak ile değil, ikinci üçüncü mertebede onu dine ve hakikate alet etmeye-eğer mümkünse-çal?şabilir. Yoksa, baki elmaslar? k?r?lacak adi şişelere alet yapar.

    Elhas?l: Nas?l ki sarhoşluk, hakiki vazifelerden gelen elemleri ve ihtiyaçlar? sarhoşlukla muvakkaten unutturduğu cihetle menhus ve k?sa bir zevk verir; öyle de, böyle fani boğuşmalar? ve hadiseleri merakla takip etmek bir nevi sarhoşluktur ki, hakiki vazifelerden gelen ihtiyacat ve yapmamaktan gelen teellümat? muvakkaten unutturduğu için menhus bir zevk verir. Veya tehlikeli bir ye se düşüp -1- ayetindeki emr-i ?lahiye muhalefet eder, tokada müstehak olur. Veya -2- olan şiddetli tehdid-i ?lahi tokad?na mazhar olur, zalimlerin zulümlerine hasbi olarak manen iştirak eder, bil istihkak cezas?n? da dünyada, ahirette çeker.
    Yaln?z ehemmiyetli bir endişe ve bir teselli kalbime geliyor ki:
    Bu geniş boğuşmalar?n neticesinde, eski Harb-i Umumiden ç?kan zarardan daha büyük bir zarar, medeniyetin istinad?, menba? olan Avrupa da, deccalane bir vahşet doğurmas?d?r. Bu endişeyi teselliye medar, alem-i ?slam?n tam intibahiyle ve yeni dünyan?n, H?ristiyanl?ğ?n hakiki dinini düstur-u hareket ittihaz etmesiyle ve alem-i ?slamla ittifak etmesi ve ?ncil, Kur'ân a ittihad edip tabi olmas?, o dehşetli gelecek iki cereyana karş? semavi bir muavenetle dayan?p inşaallah galebe eder.
    Umum kardeşlerime birer birer selam. Gelen veya geçen leyle-i Kadirlerinizi tebrik ederiz.


    Mektubun Muhatab? kimmiş Serdengeçti kardeşim? Mehdi mi?
    Konu bekke tarafından (31.07.07 Saat 00:14 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Yasaklı Üye bekke - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    299

    Standart

    Alıntı gulsah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Eğer Üstad , mehdi-i azam?n uygulayacağ? progragram? haz?rlayarak sonra gelen mehdi-i azam bu programdan istifade edecek ise ; şu halde Üstda Hazretleri --hani vazifesi mehdi-i azamdan daha önemli olan fakat her nedense mehdi-i azam olamayan Zat-? mübarek-- mehdi-i azam için bir vas?ta olmuş olacak yani mehdi- azam araya Üstad' ? vas?ta koymuş olacak bu hal ise MEHD?-? AZAM ' ?n hassas?na z?tt?r . Halbuki Mehdi-i azam H?Ç K?MSEY? ARAYA KOYMADAN FEY?ZLERE BEREKETLERE MAZHAR OLUR . Şu takdirde araya Bediüzzaman girmiş oluyor .

    vesselam
    Ustad mehdiyi azam değildir diyen yok, önce muhatab?n?z?n ne dediğini dikkatle dinleyin, sonra cevap verirsiniz. Biz bu hakikatlere itiraz etmiyoruz zaten. Ne demişim yukarda;

    Zaten iman tecdidi vazifesi diger vezaife göre daha muhim olmas? hasebiyle imani tecdidi yapan mehdi digerlerinden buyuktur, bu kunuda bir anlaşmazl?ğ?m?z yok, aksini de hiç söylemedim. Yanl?z medar-? bahis olan nokta o durki mehdiyi ahirzaman olan zat, şeriatle dünyada amel edeceğinden o daha önde görünmüş, yani halife O dur, o bak?mdan hadislerde belirtilen mehdi zahiren daha büyük gibi görünüyor.

    anlamad?ysan?z birdaha izah edeyim.
    Konu bekke tarafından (31.07.07 Saat 00:24 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Kardeşim fuzuli kelamlara lüzum yok . Mehdiyyet meselesini açt?n?z , bizde Mehdiyyet makam?n?n en birinci hassas? olan Tavassut muamelesinin yer almamas?n? dile getirdik .


    '' Bide teker teker gelin '' gibi avami üslublar? değilde mant?kl? hüccetler varsa rica ediyoruz

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  8. #8
    Yasaklı Üye bekke - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    299

    Standart

    Alıntı SeRDeNGeCTi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bekke kardeşim, siz de siyasi alandaki mehdinin vazifesini değerlendirirken hal-i hazırdaki rejim için yorumda bulunmadınız mı? Şimdiki siyasete hakim değiliz, hakim olan şu şu kafir ülkelerdir demediniz mi?
    Hayır kardeşim, bizzat dünyada hakim olacak ve şeriat-ı garra ile yönetilecek devlet için dedim.



    Alıntı SeRDeNGeCTi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Salisen; anladığım kadarıyla seha abi hadislerde övülen zata "dindar değil" diye bir şey dememiş. O zaten hadislerde belirtildiği üzere Üstad'dan sonra gelecek birini kabul etmiyor ki haşa onun dindar olmadığını söylesin.
    Ayrıca "böyle böyle dersen yazık olur, helak olursun" tarzı ifadeler bence hoş durmuyor...
    O kabul etmiyor ama ben ediyorum. Madem ediyorum, en azından munazaraya ve benim gibi Mehdi-yi ahirzamanı bekleyen milyonlarla müslumana hürmeten O mübarek zat için tam dindar değildir diye imaen bile denmemeli. Helak olursun dememiştim galiba. Yazık olur dedim çünkü Seha kardeş, olaki yanılır, bide yanılmışken ölürse ahirette yakasına yapışacak ben olmam, mehdi olur, o açıdan yazık olur dedim. Gaybi bilemediğimize göre kimin kabulu doğrudur?

  9. #9
    Yasaklı Üye bekke - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    299

    Standart

    Alıntı gulsah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kardeşim fuzuli kelamlara lüzum yok . Mehdiyyet meselesini açt?n?z , bizde Mehdiyyet makam?n?n en birinci hassas? olan Tavassut muamelesinin yer almamas?n? dile getirdik .


    '' Bide teker teker gelin '' gibi avami üslublar? değilde mant?kl? hüccetler varsa rica ediyoruz
    Evvela kavga edeceksek bende çekeyim k?l?c?m?. Yok etmeyceksek yukarda Sehan?n sordugu sorulara sad?k kal?n, sizden tavassut meselesini soran oldumu?
    Konu bekke tarafından (31.07.07 Saat 00:29 ) değiştirilmiştir.

  10. #10
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    "... o zat-? mübarek'in (mübarek şahs?n) veyahut onun cemaat-i nuraniyesinin (nurani cemaatinin) şahs-? maneviyesinin ÇOK VAZ?FELER?NDEN en ehemmiyetli vazifesi olan hakaik-i imaniyenin (iman hakikatlerinin) isbat ve neşrini (yay?lmas?n?)..." (Emirdağ Lahikas?-1) sözlerine yer vermektedir.

    Şimdi malum iddia şöyledir : beklenilen mehdi-i azam hakaik-i iman?n isbat vazifesini almayacakt?r çünkü onu önceden Üstad yapm?şt?r . Sonradan gelen Mehdi-i azam önceden haz?rlanm?ş program? uygulayacakt?r. Fakat üstad öyle demiyor zira diyor ki : "... o zat-? mübarek'in... ÇOK VAZ?FELER?NDEN en ehemmiyetli vazifesi olan hakaik-i imaniyenin (iman hakikatlerinin) isbat ve neşrini (yay?lmas?n?)..." (Emirdağ Lahikas?-1) sözlerine yer vermektedir.
    Konu gulsah tarafından (31.07.07 Saat 01:19 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


Konu Kapatılmıştır

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Âdem'e (A.S.) isimleri öğretme mes'elesi.
    By fanidünya... in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.10.14, 11:50
  2. Mehdiyet Ve Zamanin Sonu -1-
    By siyahnur11 in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.05.13, 00:16
  3. Risale-i Nur Ve Son Müceddid Mes’elesi
    By Hâdim-i Nur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 28.11.09, 20:02
  4. Mehdiyet
    By koning34 in forum Risale-i Nur'u Yeni Tanıyanlara
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 27.09.09, 23:04

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0