+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 8 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 77
Like Tree2Beğeni

Konu: 55 Lisan

  1. #1
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    55 lisanla
    vücub-u vücud ve vahdetine
    şehadet ve delâlet eder.


    Yani bu kâinat ; bütün envâ?yla, erkân?yla, âzâs?yla, eczâs?yla, hüceyrat?yla, zerrat?yla, esiriyle, elli beş lisanla vücub-u vücud ve vahdetine şehadet ve delâlet eder. Şu lisanlar?n tafsili gelecektir. Şimdi icmal ile zikredeceğim. Şöyle ki:

    Kâinat terkiplerindeki ;

    1 . intizam,

    2. cereyan-? ahvaldeki nizam,

    3. suretlerdeki garabet,

    4. nak?şlar?ndaki ziynet,

    5. yüksek hikmetler,

    6. eşyadaki muhalefet ve

    7. mümaselet,

    8. câmidattaki muavenet,

    9. birbirinden uzak olan şeylerdeki tesanüd,

    10. hikmet-i âmme,

    11. inayet-i tâmme,

    12. rahmet-i vâsia,

    13. r?zk-? âmm,

    14. hayatlar,

    15. tasarruf,

    16. tahvil,

    17. tağyir,

    18. tanzim,

    19. imkân,

    20. hudus,

    21. ihtiyaç,

    22. zaaf,

    23. mevt,

    24. cehil,

    25 . ibadet,

    26. tesbihat,

    27 . daavat ve


    hâkezâ, pek çok s?fatlar lisanlar?yla Hâl?k-? Kadîm-i Kadîrin vücub ve vücuduna ve evsaf-? kemaliyesine şehadet ettikleri gibi; Esmâ-i Hüsnây? tilâvet ederek, Cenab-? Hakka tesbih ve Kur'ân-? Hakîmi tefsir ve Resul-i Ekremin (a.s.m.) ihbarat?n? tasdik ediyorlar.


    *****************************

    Arkadaşlar , Mesnevi-i Nuriye' nin KATRE bölümünde yer alan her bir lisan ' n?n aç?klamas? mahiyetinde bölümleri buraya ekleyilem mi ?

    Mesela ; lisanlardan '' hudus '' lisan?na Risaleden değinilen bölümleri ekleyelim inşallah o lisan --mesela hudus -- böylece çok güzel bir şekilde ( risalelerden getirilien bölümler vesilesiyle )
    adeta şerh edilmiş olur değil mi ?

    ?nşaallah bu çok kapsaml? derse kardeşlerimin kat?l?mlar?n? can? gönülden istiyorum çünkü Nur'lar?n en temel konular?ndan biri hakk?nda istifadelerimiz ve istifazalar?m?z artm?ş olacak inşallah

    hemen hemen Bütün Külliyat?n bu lisanlar?n aç?klamalar? olduğunu düşünürsek , uzun soluklu ve kuşat?c? bir ders olacağ?n? tahmin ediyoruz .

    Allah'?n tevfiki refikimiz olsun . amin


    ( not : bölümleri eklerken , aç?klamar?n hangi lisan hakk?nda olduğunu evvela belirtelim ki istifademiz daha kolay olsun

    ve de risale-i nur'larda bu lisanlar nas?l Allah'?n varl?ğ?na ve birliğine delil teşkil ediyorlar bu noktay? ayd?nlatan aç?klamalar getirilirse daha münasib olur mesela -- mevt -- konusu risalede çok cihetlerle işlenmiş mevtin nimet boyutuda işlenmiş fakat biz daha çok mevtin Allah'?n nas?l varl?ğ?na ve birliğine delil olan bir lisan oluyor bunu ayd?nlatan bölümleri girelim yoksa mesela --mevt -- çok geniş bir konudur ...)
    Konu elff tarafından (22.05.07 Saat 04:26 ) değiştirilmiştir.
    Ararad bunu beğendi.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  2. #2
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    23. mevt :




    '' Yani, mevcudat, vücutlar?yla, hayatlar?yla nas?l ki o Hayy-? Lâyemûtun hayat?na ve o hayat?n vücub-u vücuduna delâlet ve şehadet ederler.
    Öyle de, mevtleriyle, zevalleriyle o hayat?n bekas?na, sermediyetine delâlet eder ve şehadet ederler. Çünkü, mevcudat zevâle gittikten sonra, arkalar?nda yine kendileri gibi hayata mazhar olup yerlerine geldiklerinden, gösteriyor ki, daimî bir zîhayat var ki, mütemadiyen cilve-i hayat? tazelendiriyor. Nas?l ki, güneşe karş? cereyan eden bir nehrin yüzünde kabarc?klar parlar, gider. Gelenler ayn? parlamay? gösterip, taife taife arkas?nda parlay?p, sönüp gider. Bu sönmek, parlamak vaziyetiyle, yüksek, daimî bir güneşin devam?na delâlet ederler. Öyle de, şu mevcudat-? seyyaredeki hayat ve mevtin değişmeleri ve münavebeleri, bir Hayy-? Bâkînin beka ve devam?na şehadet ederler.

    Evet, şu mevcudat, aynalard?r. Fakat zulmet nura ayna olduğu gibi, hem karanl?k ne derece şiddetliyse o derece nurun parlamas?n? gösterdiği gibi, çok cihetlerle z?ddiyet noktas?nda aynadarl?k ederler. Meselâ, nas?l ki mevcudat acziyle kudret-i Sânie aynadarl?k eder, fakr?yla g?nâs?na aynadar olur. Öyle de, fenâs?yla bekas?na aynadarl?k eder. ''

    Mektubat | Yirminci Mektup
    Konu elff tarafından (22.05.07 Saat 04:26 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  3. #3
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Allah raz? olsun kardeşim. Gerçekten istifade ve istifazan?n yoğun olacağ? bir ders olacak inşaallah... Yaln?z bir s?ra takip edilecek mi?

    7. mümaselet

    Nas?l ki bir tarlada ekilen bir nevi tohum delâlet eder ki, o tarla herhalde tohum sahibinin taht-? tasarrufunda olduğunu, hem o tohumu dahi tarla mutasarr?f?n?n taht-? tasarrufunda olduğunu gösterir. Öyle de, şu anâs?r denilen mezraa-i masnuât, Vâhidiyet ve besâtet ile beraber, külliyet ve ihâtalar? ve şu mahlûkat denilen semerât-? rahmet ve mu'cizât-? kudret ve kelâmât-? hikmet olan nebâtât ve hayvanât, mümâselet ve müşâbehetleriyle beraber çok yerlerde intişâr?, her tarafta bulunup tavattunlar?, tek bir Sâni-i Mu'ciznümân?n taht-? tasarrufunda olduklar?n? öyle bir tarzda gösteriyor ki, güyâ her bir çiçek, her bir semere, her bir hayvan, o Sâniin birer sikkesidir, birer hâtemidir, birer turras?d?r. Her nerede bulunsa, lisân-? haliyle her birisi der ki: "Ben kimin sikkesiyim, bu yer dahi onun masnuudur. Ben kimin hâtemiyim, bu mekân dahi onun mektubudur. Ben kimin turras?y?m, bu vatan?m dahi onun mensucudur."
    Demek en ednâ bir mahlûka Rubûbiyet, bütün anâs?r? kabza-i tasarrufunda tutana mahsustur; ve en basit bir hayvan? tedbîr ve tedvîr etmek, bütün hayvanât?, nebâtât?, masnuât? kabza-i Rubûbiyetinde terbiye edene has olduğunu kör olmayan görür.

    Evet, her bir ferd, sâir efrâda mümâselet ve misliyet lisân? ile der: "Kim bütün nevime mâlik ise, bana mâlik olabilir; yoksa, yok."

    ****

    Evet, farazâ zîşuur bir elmaya biri dese, "Sen benim san'at?ms?n"; o elma lisân-? hal ile ona "Sus," diyecek. "Eğer bütün yeryüzünde bütün elmalar?n teşkiline muktedir olabilirsen, belki yeryüzünde münteşir bütün hemcinsimiz olan bütün meyvedarlara, belki sefinesiyle hazîne-i rahmetten gelen bütün hedâyâ-i Rahmâniyeye mutasarr?f olabilirsen, bana rubûbiyet dâvâ et." O elma böyle diyecek ve o ahmağ?n ağz?na bir tokat vuracak.
    Sözler | Yirmi ?kinci Söz | 273
    Konu elff tarafından (22.05.07 Saat 04:27 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  4. #4
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı Meyvenin Zeyli Nickli Üyeden Alıntı

    Allah raz? olsun kardeşim. Gerçekten istifade ve istifazan?n yoğun olacağ? bir ders olacak inşaallah... Yaln?z bir s?ra takip edilecek mi?
    Yok cnm kardeşim , hangi lisan'a dair bir aç?klamaya tevafuk ederseniz ekleyiniz s?ra mühim değil
    Konu elff tarafından (22.05.07 Saat 04:27 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  5. #5
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    6. eşyadaki muhalefet :

    esbab-? maddiyede esas ittihaz edilen kuvve-i cazibeylekuvve-i dafian?n ink?sama kabiliyeti olmayan bir cüzde birlikte içtimalar? iltizam edilmiştir. Halbuki bunlar birbirlerine z?t olduklar?ndan, içtimalar? caiz değildir. Fakat, cazibe ve dafia kanunlar?ndan maksat, "adetullah" ile tabir edilen kavanin-i ?lahiye ise ve tabiatla tesmiye edilen şeriat-? f?triye ise, caizdir. Lakin, kanunluktan tabiata, vücud-u zihniden vücud-u hariciye, umur-u itibariyeden umur-u hakikiyeye alet olmaktan müessir olmaya ç?kmamak şart?yla makbuldür. Aksi takdirde caiz değildir.


    ?şaratül-?caz
    Konu elff tarafından (22.05.07 Saat 04:27 ) değiştirilmiştir.
    Ararad bunu beğendi.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  6. #6
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    9. birbirinden uzak olan şeylerdeki tesanüd :


    Senin vücub-u vücuduna şehadet eden bulut, berk, ra'd, rüzgâr, yağmur, birer birer şehadet ettikleri gibi, heyet-i mecmuas?yla, keyfiyetçe birbirinden uzak, mahiyetçe birbirine muhalif olmakla beraber, birlik, beraberlik, birbiri içine girmek ve birbirinin vazifesine yard?m etmek haysiyetiyle, Senin vahdetine ve birliğine gayet kuvvetli işaret ederler. Cevv-i fezadaki hava, bulut ve yağmur, berk ve ra'd Senin mülkünde, Senin emrin ve havlinle, Senin kuvvet ve kudretinle musahhar ve vazifedard?rlar. Mahiyetçe birbirinden uzak olan bu feza mahlûkat?, gayet süratli ve âni emirlere ve çabuk ve acele kumandalara itaat ettiren âmir ve Hâkimlerini takdis ederek rahmetini medh ü senâ ederler.

    Şualar | Üçüncü Şuâ
    Konu elff tarafından (22.05.07 Saat 04:28 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  7. #7
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    yukar?da ; birbirinden uzak olan şeylerin tesanüdü bahsi için girilen aç?klama da ayn? zamanda '' eşyada ki muhalefet '' lisan?n? da aç?kl?yor o yüzden ayn? bahisler olmas?na rağmen '' eşyada ki muhalefet'' lisan?da zikredildiği için ayn? ders bu sefer başka bir lisana delil mahiyetinde tekrar girmeyi uygun gördük , böylece her iki lisan?n ayn? dersde nas?l istimal edildiğini daha net görebiliriz inşallah ...




    6. eşyadaki muhalefet :

    Senin vücub-u vücuduna şehadet eden bulut, berk, ra'd, rüzgâr, yağmur, birer birer şehadet ettikleri gibi, heyet-i mecmuas?yla, keyfiyetçe birbirinden uzak, mahiyetçe birbirine muhalif olmakla beraber, birlik, beraberlik, birbiri içine girmek ve birbirinin vazifesine yard?m etmek haysiyetiyle, Senin vahdetine ve birliğine gayet kuvvetli işaret ederler. Cevv-i fezadaki hava, bulut ve yağmur, berk ve ra'd Senin mülkünde, Senin emrin ve havlinle, Senin kuvvet ve kudretinle musahhar ve vazifedard?rlar. Mahiyetçe birbirinden uzak olan bu feza mahlûkat?, gayet süratli ve âni emirlere ve çabuk ve acele kumandalara itaat ettiren âmir ve Hâkimlerini takdis ederek rahmetini medh ü senâ ederler.
    Konu elff tarafından (22.05.07 Saat 04:30 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  8. #8
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    fe taberekallah ALLAH ilmini arttırsın...

  9. #9
    Gayyur rihireyhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Bulunduğu yer
    Ordu
    Mesajlar
    99

    Standart

    "hudus ve imkan"

    "Madem âlemde ve herşeyde tagayyür ve tebeddül var; elbette fânidir, hâdistir, kadîm olamaz. madem hâdistir, elbette onu ihdas eden bir Sâni var. Ve madem herşeyin zât?nda vücudî ve ademî bir sebep bulunmazsa müsâvidir; elbette vâcip ve ezelî olamaz. Ve madem muhal ve bât?l olan devir ve teselsül ile birbirini icad etmek mümkün olmad?ğ? kat'î bürhanlarla ispat edilmiş; elbette öyle bir Vâcibü'l-Vücudun mevcudiyeti lâz?md?r ki, nazîri mümteni, misli muhal ve bütün mâadâs? mümkün ve mâsivâs? mahlûku olacak."

    7.ŞUA
    Konu elff tarafından (22.05.07 Saat 04:30 ) değiştirilmiştir.
    'HİZMET KURANİYEDE BULUNANA,YA DÜNYA ,ONA KÜSMELİ VEYA O DÜNYAYA KÜSMELİ.TA İHLASLA,CİDDİYETLE HİZMET-İ KURANİYEDE BULUNSUN'

  10. #10
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    20. hudus :


    Cenab-ı Hak, hususi eserlerine menşe ve kendisine layık kemalatına mehaz olmak üzere her ferde ve her nev'e has ve müstakil bir vücut vermiştir. Ezel cihetine sonsuz olarak uzanıp giden hiçbir nevi yoktur. Çünkü bütün enva, imkandan vücut dairesine çıkmamışlardır. Ve teselsülün de batıl olduğu meydandadır. Ve alemde görünen şu tagayyür ve tebeddül ile bir kısım eşyanın hudusu, yani yeni vücuda geldiği de gözle görünüyor. Bir kısmının da hudusu, zaruret-i akliye ile sabittir. Demek, hiçbir şeyin ezeliyeti cihetine gidilemez.

    Ve keza ilmü'l-hayvanat ve ilmü'n-nebatatta ispat edildiği gibi, envaın sayısı ikiyüzbine baliğdir. Bu neviler için birer "adem" ve birer evvel-baba lazımdır. Bu evvel-babaların ve ademlerin daire-i vücutta olmayıp ancak mümkinattan olduklarına nazaran, behemehal vasıtasız, kudret-i İlahiyeden vücuda geldikleri zaruridir. Çünkü bu nevilerin teselsülü, yani sonsuz uzanıp gitmeleri batıldır. Ve bazı nevilerin başka nevilerden husule gelmeleri tevehhümü de batıldır. Çünkü, iki neviden doğan nevi, alelekser ya akimdir veya nesli inkıtaa uğrar, tenasül ile bir silsilenin başı olamaz.
    Hülasa: Beşeriyet ve sair hayvanatın teşkil ettikleri silsilelerin mebdei, en başta bir babada kesildiği gibi, en nihayeti de son bir oğulda kesilip bitecektir.

    Evet, şuursuz, ihtiyarsız, camid, basit olan esbab-ı tabiiyenin bütün akılları hayrette bırakan o enva silsilelerinin icadına kabiliyeti olduğu, daire-i imkandan hariçtir.

    İşaratül-İcaz
    Konu gulsah tarafından (08.08.07 Saat 11:48 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Dilim sürçü lisan eyliyor Ya Rabbi!
    By gamze-i_dilruzum in forum Dualar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.04.13, 21:35
  2. Lisan-ı Nur
    By tename in forum Risale-i Nur'u Yeni Tanıyanlara
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 07.05.09, 12:21
  3. Aynamız Lisan-ı Halimizdir
    By Tılsım in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02.04.09, 08:24
  4. Lisan-ı Kürdi'de seyyah_ca Aşk Namesi
    By seyyah_salih in forum Şiirler
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 15.11.08, 00:07
  5. İmam Gazali- Dil Belası(Kitabü Afati'l-Lisan) Sesli Kitap
    By hak_yol_islam in forum Kitap, Dergi, Albüm Tanıtımları ve E-Kitap Paylaşımları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11.11.08, 01:32

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0