+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 10

Konu: Soru:İnsan Hangi Cihetle Rahman'ın Aynası

  1. #1
    Dost Tugbanur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    7

    Standart

    14 lemada insan?n RAHMANIN ayinesi olarak yarat?ld?ğ?ndan bahsediliyor.?nsan hangi ne cihetle Rahman'?n aynas? olabilir? merak?m? giderirseniz sevinirim.....
    Alıntı BERXUDANZLN Nickli Üyeden Alıntı


    .Allah u Tealâ’n?n güzel isim ve s?fatlar?ndan biri olan Rahmân kelimesi rikkat, ihsân, bağ?şlama, ac?y?p esirgeme anlamlar?na gelir. Rahmân kelimesi, rahmet kelimesinden türemiştir. Mübalağa sigalar?ndan olduğundan, rahmetin en yüksek derecesiyle muttas?f olan demektir. Yarat?klar?na r?z?k veren, onlar üzerinden belalar? uzaklaşt?ran, takvas? nedeniyle takva sahibinin, ya da facirliği yüzünden kötülerin r?z?klar?n? art?r?p eksiltmeyen, aksine herkese dilediği gibi r?z?k veren, demektir. Yani mahlûkat?n?n her türlü ihtiyac?n? ihsan hususunda esirgemeyen, demek olan Rahmân, Rahîm isminden daha geniş ve kapsaml? bir mana ifade etmektedir.işte bu mana itibariyle de şu acize göre de insan?n beşeri halleri olan sürçme düşme günah kusur vs. halleri tüm bunlar? örten bir rahman? iktiza eder.veya Rahman ki insan hata eder hata edecek istidda yarat?lm?ş ve sizler günah işlemeyen bir toplum olmuş olsayd?nz sizleri xelak eder yerinize hata eden ve hatalar?ndan tövbe eden bir topluluk yarat?r'd?r denmesnn h?kmetlernden bir tanesi . Bu sebeple başlang?c?na nisbeten Rahmân ad?n?n daha ileride olduğu anlaş?l?r. Nitekim Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Allah celle şânuhû mahlûkât?n olmas?na hükmettiği zaman (Müslim’in rivâyetine göre mahlûkât? yaratt?ğ? zaman) yan?nda bulunan Arş’?n gerisindeki bir kitaba şunu yazd?: Muhakkak ki rahmetim gazab?ma galebe çalm?şt?r, yani rahmetim gazab?m? geçti.” (Buhârî, Müslim, Tirmizî) Bu kudsî hadîsten anlaş?ld?ğ?na göre Yüce Allah’?n güzel adlar?n?n tümü, tamam?yla Allah ve Rahmân isimlerinin alt?na ve mahiyetine girmiş bulunmaktad?r.
    Her şey Allah’?n rahmetinin bir eseridir. Durum böyle olmakla birlikte “Allah insan?, Rahman sûretinde yaratm?şt?r.” (Buhârî, Müslim) hadîs-i kudsîsinin işaretiyle anl?yoruz ki bu rahmetinden en çok pay alan yarat?k insanoğludur.


    al?nt?:
    Risale-i Nur külliyat?nda bu noktada çok önemli çok değerli yerler mevcut. Lemalarda , Bir k?s?m ehl-i aşk, insan?n simâ-y? mânevisine bir suret-i rahman nazar?yla bakm?şlar denilerek, nazarlar insan?n ruh, kalp, ak?l, hissiyat âlemine çevrilir ve mesele değerlendirilirken bedenin maddî suretinden uzak kal?nmas?na işaret edilir. Şualarda, kâinat ağac?n?n meyvesi olan canl?lar âleminde, S?fat-? sebaca mânevî bir simâ-i rahmanî ve temerküz-ü esmaî tezahür ettiği kaydedilir
    Bu ifadeden sadece insan?n değil, diğer canl?lar?n da, Allah?n s?fatlar?n? göstermeleri ve ilâhî isimlere âyine olmalar? cihetiyle bir simâ-i rahmanî taş?d?klar? anlaş?l?yor. Ancak, bu mânân?n en ileri derecesi insanda görülüyor. Demek ki, insana ibretle bak?ld?ğ?nda Allah?n bütün s?fatlar? ve isimleri onda okunabilir. Bütün bu tecellilerin insana, sadece ve sadece ilâhî bir rahmet olduğunu düşündüğümüzde, onda rahmaniyet hakikatini seyreder gibi oluruz. Her varl?kta ilâhî isim ve s?fatlar seyredilebilir ama bu noktada en aç?k, en berrak delâlet insanda görülür. ?lâhî s?fatlara ve isimlere delil olma, onlar? gösterme, onlara âyna olma hususunda insandan daha ileri bir varl?k yarat?lm?ş değil.


    Konu MuhammedSaid tarafından (03.06.07 Saat 02:05 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Dost Tugbanur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    7

    Standart



    ilginize teşekkürler....14lemanın 5.sırrını okuduğum zaman bende aynı şeyi düşündüm ama birazda vahidi kıyasiye giriyo gibi geldi bana yani insan kendindeki küçük mizancıklarla Cenab-ı Hakkın sıfatlarını fiillerini anlar,insanın sureti camiasında küçük mikyasta ismi Rahmanın cilvesi görünür diye geçiyor.'İnsanda sureti Rahman var' denirken sureti Rahmanın kelime manası 'her canlıya mü'min kafir ayırt etmeksizin herkeze merhamet eden Allah'ın TARZI'diye geçiyor..İki düşünce arasındayım hala ve bu konu hakkında bugun ders yaptım insanlara yanlışmı aksettirdim acaba...

  3. #3
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    ?NSAN VE iSM-? RAHMAN
    "?nsan, Rahman suretinde yarat?lm?şt?r" hadisini aç?klar m?s?n?z? Rahman suretinde yarat?lmak ne demektir? Rahman ismi r?z?k manas?nda olduğu için mi bize yak?nd?r?

    Allah’?n ne Zât’?na,ne s?fatlar?na, ne isimlerine, ne de Rahmân ismine bir “sûret” vermek mümkün değildir. Allah akl?m?za gelen bütün sûretlerden, şekillerden ve biçimlerden münezzehtir ve yücedir. 0’nun misli, eşi, dengi ve benzeri yoktur.

    Gerek Kur’ân’da, gerekse hadislerde “Allah’?n Zât’?” bazen “Rahmân” ismi ile ifâde edilmiştir. Meselâ; “?lâh’?n?z bir tek ?lâh’t?r. O Rahmân ve Rahîm’den başka ilâh yoktur”1 âyetiyle, “Rahmân” ismini Zât-? ?lâhiye tahsis eden Kur’ân, “Rahmân Kur’ân’? öğretti. ?nsan? yaratt?. Ona konuşmay? öğretti”2 âyetleriyle de Zât’a ait ?lâhî fiilleri Rahmân ismine vermek sûretiyle, Cenâb-? Allah’? Rahmân ismi ile zikretmiştir.
    Bu hadis Müslim’de şöyle geçiyor: “Muhakkak ki Allah, Âdem’i Kendi sûretinde yaratm?şt?r.”3 Müslim ayn? hadîsi bir kez de, Hazret-i Âdem’in (as) yarat?l?ş?n? konu alan bir hadisin içinde, Cennet Kitab?nda, Hemmâm bin Münebbih’ten (ra) rivâyet etmiştir. O rivâyet de şöyledir: “Aziz ve Celil olan Allah, Âdem’i Kendi sûretinde yaratm?şt?r.”4 Bu son rivâyetlerde geçen “Kendi” zamiri ile, ilk rivâyette geçen “Rahmân” ismi “Allah’?n Zât’?” demektir.
    Bu hadisi Tevhid inanc?na uygun düşmeyecek biçimde yorumlayanlar?n, insan?n mânevî sîmâs?na yanl?ş olarak “Rahmân’?n sûreti” nazar?yla bakt?klar?n? belirten Bedîüzzaman Hazretleri, akl? baş?nda olanlar?n bu mânây? kabul etmeyeceğini bildiriyor.
    Saîd Nursî Hazretlerine göre bu hadîsin çok mânâlar?ndan birisi şudur: ?nsan Rahmân ismini tamam?yla gösterir bir sûrette yarat?lm?şt?r. Kâinât yüzünde aç?kça ‘’Rahmân ismi”nin izleri ve tecellîleri göründüğü gibi; yeryüzünde de Allah’?n Rahmân isminin cilveleri aç?kça gözükmekte; insan?n bir bütün olarak maddî-mânevî sîmâs?nda da, minimum ölçüde yine Rahmân isminin tam bir cilvesi görünmektedir. Rahman ismi ile Allah’?n zat? kastedildiğine göre, insan Allah’?n bin bir isminin cilvelerini üzerinde taş?maktad?r. Bu hadisiyle Peygamber Efendimiz (asm) mecâzî bir ifâde tarz? ile, Allah’?n insan? en güzel tarzda, bütün isimlerini gösterir, bildirir, tan?r ve tan?tt?r?r biçimde yaratt?ğ?n? bildirmiştir.
    Yeryüzünde bulunan “hayat?n” ve “insan?n” Allah’a delâleti ve işâreti o kadar aç?kt?r ki... Nas?l ki güneşin timsalini ve aksini tutan parlak bir aynaya, parlakl?ğ?na işâreten, mecâzen, “O ayna güneştir!” denilebiliyor ise; “?nsanda Rahmân sûreti vard?r” denildiğinde de, insan?n “Allah’?n Zât?na ve s?fatlar?na” çok net ve çok aç?k bir biçimde delâlet ve işâret ettiği ifâde edilmiş olmaktad?r.5
    Meseleye bir de, Rahmân’?n, Rezzâk mânâs?nda6 olduğu noktas?ndan yaklaşacak olursak: ?nsan?n maddî-mânevî bütün sûreti, biçimi ve şekli şiddetle r?zka muhtaçt?r. Hayat?n?n devam ve bekâs?n? sağlayan her şey insan için r?zk demektir ve bunu takdir ve ihsan eden de, Rahmân olan Cenâb-? Hak’t?r. “Rahmân”, “Rezzâk” ve “insan” aras?nda bu mânâda s?k? ve kuvvetli bir bağ vard?r. Netice itibariyle, akl? baş?nda olan insan hangi tavr?na, hangi s?fat?na, hangi duygusuna, hangi duruşuna, hangi huyuna, hangi tabiat?na, hangi cemâline, hangi âzâs?na, hangi organ?na baksa; önce kendi varl?ğ?n? değil, Allah’?n varl?ğ?n?, birliğini ve s?fatlar?n? tan?yacak, bilecek, görecek, gösterecek ve anlayacakt?r. Yani kendini bilen, Rabbini bilecektir.
    Dipnotlar:
    1- Bakara Sûresi 2/163.
    2- Rahmân Sûresi, 55/1,2 3.
    3- Müslim Birr, 115.
    4- Müslim, Cennet, 28.
    5- Lem’alar, s. 104.
    6- ?şârâtü’1-?’câz, s. 21.
    Konu MuhammedSaid tarafından (03.06.07 Saat 02:06 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  4. #4
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    ?nsan?n mânevî simas? da bize rahman mânâs?n? ders veren bir suret ve bir kelime gibi. Kalbimiz, akl?m?z, haf?zam?z, hayalimiz ve top yekûn his dünyam?z hep rahmetten haber verir ve Rahman’? hat?rlat?rlar.

    Bu tecelli, ruhumuzun hânesi olan cismimize de aksetmiş bulunuyor. Dilimizden dişimize, saç?m?zdan t?rnağ?m?za, ciğerimizden böbreğimize kadar her neyimiz varsa, hepsi rahman?n birer hediyesi. Bunlar?n her biri bir kelime, bir suret. Ve hepsinde o rahman’?n lütuf ve keremi okunur. Sonuç : Suret-i rahman; Allah’?n rahmetinin en parlak aynas? ve en güzel tecellisi diye özetlenebilir. / sorularla islamiyetten

    Konu MuhammedSaid tarafından (03.06.07 Saat 02:06 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  5. #5
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    risalei nurun hocas? risalei nurdur?Buyrun okuyun.
    insan Allah?n rahman ismini azam? manada gösterir demektir.bu anlamak için okuyun ve tefekkür edin....

    ?kinci Hakikat:
    Rahmâniyet hakikat?d?r
    Yani, gözümüzle görüyoruz: Birisi var ki, bize, zemin yüzünü rahmetin binlerle hediyeleriyle doldurmuş, bir ziyafetgâh yapm?ş ve Rahmâniyetin yüz binlerle ayr? ayr? lezzetli taamlar? içinde dizilmiş bir sofra etmiş; ve zemin içini rahîmiyet ve hakîmiyetin binlerle k?ymettar ihsanlar?n? câmi bir mahzen yapm?ş; ve zemini, devr-i senevîsinde, bir ticaret gemisi hükmünde, her sene âlem-i gaybdan levaz?mat-? insaniye ve hayatiyenin yüz bin çeşitlerinden en güzellerini içine alarak yüklenmiş bir nevi sefine veya şimendifer gibi ve her bahar? ise, erzak ve elbisemizi taş?yan bir vagon hükmünde olarak bizlere gönderir, bizi gayet rahîmâne beslettirir. Ve bütün o hediyelerden, o nimetlerden istifade etmemiz için bize de yüzlerle ve binlerle iştahlar, ihtiyaçlar, duygular, hissiyatlar, hisler vermiş.
    Evet, âyet-i Hasbiyeye dair olan Dördüncü Şuâda izah ve ispat edildiği gibi, bize öyle bir mide vermiş ki, hadsiz taamlardan lezzet al?r.
    Ve öyle bir hayat ihsan etmiş ki, duygular?yla, bir sofra-i nimet gibi, koca cismânî âlemde, hadsiz nimetlerinden istifade eder.
    Ve öyle bir insaniyet bize lütfetmiş ki, ak?l ve kalb gibi çok âletleriyle hem maddî, hem mânevî âlemin nihayetsiz hediyelerinden zevk al?r.
    Ve öyle bir ?slâmiyet bize bildirmiş ki, âlem-i gayb ve âlem-i şehadetin nihayetsiz hazinelerinden nur al?r.
    Ve öyle bir ?mân hidâyet etmiş ki, dünya ve âhiret âlemlerinin hasra gelmez envâr?ndan ve hediyelerinden tenevvür edip müstefid eder.
    Güya rahmet taraf?ndan bu kâinat hadsiz antika ve acip ve k?ymetli şeylerle tezyin edilmiş bir sarayd?r. Ve bütün o saraydaki hadsiz sand?klar? ve menzilleri açacak anahtarlar insan?n ellerine verilmiş ve bütün onlardan istifade ettirecek olan ihtiyaçlar, hissiyatlar insan?n f?trat?na verilmiş.
    ?şte böyle dünyay? ve âhireti ve herşeyi kaplam?ş bir rahmet, elbette o rahmet vâhidiyet içinde ehadiyetin cilvesidir.
    Yani, nas?l ki güneşin ziyas?, mukabilindeki umum eşyay? ihata etmesiyle vâhidiyete bir misal olduğu gibi, parlak ve şeffaf herbir şey dahi, kabiliyetine göre güneşin hem ziyas?n?, hem hararetini, hem ziyas?ndaki yedi rengini, hem aks-i misalini almakla ehadiyete bir misal olduğundan, elbette o ihatal? ziyay? gören adam "Arz?n güneşi vâhiddir, birtektir" diye hükmeder. Ve her parlak şeyde, hattâ katrelerde güneşin ?ş?kl?, hararetli aksini müşahede eden o adam, güneşin ehadiyetini, yani bizzat güneşi, s?fatlar?yla herşeyin yan?ndad?r ve herşeyin âyine-i kalbindedir diye bilir.
    http://www.risaleara.com/oku.asp?id=1792&a=rahmaniyet
    Konu MuhammedSaid tarafından (03.06.07 Saat 02:06 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  6. #6
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Allah raz? olsun yunusum abi, gerçekten risale-i nurun hocas? yine risale-i nur
    Konu MuhammedSaid tarafından (03.06.07 Saat 02:07 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  7. #7
    Dost derde derman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Bulunduğu yer
    Mersin
    Mesajlar
    3

    Standart

    Risale-i nur kendisinin aynasıdır.. Ancak bu nurları okuyanlar bu aynada kendi ruhlarının suretlerini görürler...

  8. #8
    Dost Tugbanur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    7

    Standart



    NE KADAR ÇOK OKUNSADA İNSAN AYNI KONUDAN ÇOK FARKLI ÞEYLER ALGILAYABİLİYOR.KURANIN MUCİZELİK SIRRINDAN OLSA GEREK...

  9. #9
    Pürheves sinang - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Mersin
    Mesajlar
    277

    Standart

    bu hadis değişik şekillerde rivayet olunmuştur.bir k?sm?nda innallahe halaka ademe ala suretihi-Allah ademi kendi suretinde yaratt?.diğerinde ise innallahe halakal-insane ala süreti'r-rahman -Allah,insan? rahman süretinde yaratt? veya la takbahu'l-veche feinne'bne ademe hulika ala süreti'r-rahman tebareke ve teala-yüzden sak?n?n,zira Adem oğlu rahman sureti üzerine yarat?lm?şt?r.
    nas?l olursa olsun karş?m?za iki kelime ç?kmaktad?r ala suretihi ve ala süreti'r-rahman.

    hadis tenkide sebeb olmuş ve ravisi ibni aclandan saidül-kattan gibi baz? muhaddisun rivayet etmeyi terk etmiştir.
    Bedüzzamanda bu hadisi ele alm?ş izaha girişmiştir.


    bizcede ilk hadis Allah tealay? mahluka ala suretihi ifadesiyle benzetmesi söz konusu olduğundan pek makul değildir.
    diğerinde ise Allah'?n rahman ismine benzetilme vard?r ki rahman ismini beşer için kullanmak uygun olmaz.
    ama mecazi bir anlat?m söz konusu olabilir ki gerçektende Allah tealan?n rahman ismi celilesine en çok insan denen varl?k muhtaçt?r.zira her an ihtiyaçlar? olan ve bu ihtiyacat? hayat? boyu artarak devam eden bir mahluktur.
    işte bundand?r ki rahman ismi insanda tecelli etmiş sanki deniyor olabilir.
    Birde rahman ismi umuma bakmas? yönü ile her mahlukata merhametkar ve şefkatli ihtiyacat?na koşar bir bak?ş vard?r.insan?nda umumu gören gözü,işiten kulağ?,koku alan burnu,tat alan dili ve d?ş dünyay? alg?layan tüm hislerin merkezi olan beyni yüzdedir.
    muhakak ki mahlukata merhamet duymak,şefkat etmek ve hasta,yard?ma muhtaçlara iyilik etmek için insan?n bunlara ihtiyacat? vard?r.
    böyle bir mecaz olmal? ki hadis yerini bulsun.
    burada şunada değinmeden geçemeyiz şerii olarak han?m?n tek bir yerde dövülmesiyle ilgili ayettede yüzüne vurmak caiz değildir.

    Allah tealan?n bereketi ve selam? üzerinize olsun.

    pür kusur kardeşiniz sinan

    ?ST?KBAL ?SLAMINDIR..!şehid seyyid kutub
    Konu MuhammedSaid tarafından (03.06.07 Saat 02:07 ) değiştirilmiştir.
    GELİN İSLAM OLALIM..!

  10. #10
    Pürheves sinang - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Mersin
    Mesajlar
    277

    Standart



    şu hanımların dövülmesi husundaki ayet ile alakalı olarak yüze vurulmamasına gerekçenin bir hikmetide şudur ki burada koca aile içindeki reislik ve otorite vasfındandır ki şerii bir hüküm icra etmektedir.Ailede içtimai hayatın bir cüzüdür.


    nasıl ki bir hakimin huzurunda hakim suçluya hakaret edemez,hor,hakir göremez,alçaltıcı söz ve hareketlerde bulunamaz,buna hakkı yok yalnız hükmü icra edecek görevi budur.


    öylede kocanın refikasının yüzüne vurmayada hakkı olamaz,çünkü bu insan onurunu kırıcı,alçaltıcı bir harekettir.


    peygamber efendimiz sav de bu hususla ilgili aydınlatıcı bilgiler bizlere söyledi.
    GELİN İSLAM OLALIM..!

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Gönül aynası...
    By gamze-i_dilruzum in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.06.14, 17:50
  2. Müzik Tercihi Kişiliğin Aynası
    By slim in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 08.01.14, 09:19
  3. Ramazan Aynası…
    By ıslak seccadem in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.08.11, 00:25
  4. Ben Üç Cihetle Ispartalıyım
    By Abdulbaki in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 23
    Son Mesaj: 13.10.07, 00:57
  5. İnsan'ın Rahman Suretinde Yaratılması
    By gulsah in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 16.04.07, 10:09

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0