+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Deccaliyetin Son Devresindeki İfsadat;Çoçuklar?

  1. #1
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    DECCAL?YET?N SON DEVRES?NDEK? ?FSADAT
    Risale-i Nurda yeni neslin muhafazas?na ehemmiyet verildiği gibi, süfyaniyet de sinsi ifsadat?n?, cazibedarl?k ve aş?lama yoluyla daha çok yeni neslin ifsad?n? esas alm?şt?r. Evet Hz. Üstad diyor ki:

    “Risale-i Nur'un f?traten ve zaman?n vaziyetine göre talebesi olacak, başta masum çocuklard?r.

    Çünki bir çocuk küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imanî alamazsa, sonra pek zor ve müşkil bir tarzda ?slâmiyet ve iman?n erkânlar?n? ruhuna alabilir. Âdeta gayr-? müslim birisinin ?slâmiyeti kabul etmek derecesinde zor oluyor, yabani düşer.

    Bilhassa peder ve vâlidesini dindar görmezse ve yaln?z dünyevî fenlerle zihni terbiye olsa, daha ziyade yabanilik verir.

    O halde o çocuk, dünyada peder ve vâlidesine hürmet yerinde istiskal edip çabuk ölmelerini arzu ile onlara bir nevi bela olur. Âhirette de onlara şefaatçi değil, belki davac? olur. Neden iman?m? terbiye-i ?slâmiye ile kurtarmad?n?z?

    ?şte bu hakikata binaen en bahtiyar çocuklar onlard?r ki; Risale-i Nur dairesine girip dünyada peder ve vâlidesine hürmet ve hizmet ve hasenat? ile onlar?n defter-i a'maline vefatlar?ndan sonra hasenat? yazd?rmakla ve âhirette onlara derecesine göre şefaat etmekle bahtiyar evlâd olurlar.”(Emirdağ Lahikas? sh: 41)

    Bu k?s?mda geçen F?traten ifadesi de , Kur’an ve hadiste bildirilen f?trat-? asliye ve selime cihetinde demektir.

    Zaman?n vaziyetine göre tabiri ise, dehşetli olan ahirzaman fitnesinin f?tratlar? bozma ve ifsad etme tehlikesine karş? dikkat çekiliyor.

    Bütün istidadat?n?n çekirdeği olan ruhuna alamaz ifadesi, yani nefs-i emmaresine, heva ve hevesine tabi olup kalb ve vicdan?na alamaz ve verilen hakikat, meleke ve seciye haline gelemez demektir.

    Yabani düşer ise, yani ruhî istidatlar? gelişmez ve Kur’anî hakikatlar? anlamaktan uzaklaş?r demektir.

    Peder ve vâlidesini dindar görmezse. Yani terbiyenin esas?, nasihattan daha çok yaşanan hayat tarz?na bakt?ğ?na dikkat çekilir.

    Yaln?z dünyevî fenlerle zihni terbiye olsa, daha ziyade yabanilik verir ikaz? ise, yani zaman?m?z?n dünyevi fenleri mana-y? ismiyeye dayand?ğ?ndan iman şuuruna karş? büyük bir mani olduğuna bakar.

    Bu ikaz Mektubatta şöyle beyan edilir:

    “Dördüncü taife ki, çocuklard?r. Bunlar, hamiyet-i milliyeden merhamet isterler, şefkat beklerler. Bunlar da za'f u acz ve iktidars?zl?k noktas?nda; merhametkâr, kudretli bir Hâl?k? bilmekle ruhlar? inbisat edebilir, istidadlar? mes'udane inkişaf edebilir. ?leride, dünyadaki müdhiş ehval ve ahvale karş? gelebilecek bir tevekkül-ü imanî ve teslim-i ?slâmî telkinat?yla o masumlar hayata müştakane bakabilirler.

    Acaba alâkalar? pek az olduğu terakkiyat-? medeniye dersleri ve onlar?n kuvve-i maneviyesini k?racak ve ruhlar?n? söndürecek, nursuz s?rf maddî felsefî düsturlar?n taliminde midir?

    Eğer insan bir cesed-i hayvanîden ibaret olsayd? ve kafas?nda ak?l olmasayd?; belki bu masum çocuklar? muvakkaten eğlendirecek terbiye-i medeniye tabir ettiğiniz ve terbiye-i milliye süsü verdiğiniz bu firengî usûl, onlara çocukças?na bir oyuncak olarak, dünyevî bir menfaat? verebilirdi.

    Mademki o masumlar hayat?n dağdağalar?na at?lacaklar, mademki insand?rlar; elbette küçük kalblerinde çok uzun arzular? olacak ve küçük kafalar?nda büyük maksadlar tevellüd edecek.

    Madem hakikat böyledir; onlara şefkatin muktezas?, gayet derecede fakr u aczinde, gayet kuvvetli bir nokta-i istinad? ve tükenmez bir nokta-i istimdad?; kalblerinde iman-? billah ve iman-? bil-âhiret suretiyle yerleştirmek lâz?md?r. Onlara şefkat ve merhamet bununla olur.

    Yoksa, divane bir vâlidenin, veledini b?çakla kesmesi gibi, hamiyet-i milliye sarhoşluğuyla, o bîçare masumlar? manen boğazlamakt?r. Cesedini beslemek için, beynini ve kalbini ç?kar?p ona yedirmek nev'inden, vahşiyane bir gadirdir, bir zulümdür.” (Mektubat sh: 421)

    ?mam-? Ali’nin (R.A) ahirzaman fitnesine bakan ve mecaz ifadelerle herkesin dikkatini çeken şu gelen ikaz?na dikkat etmek elzemdir. ?mam-? Ali Hazretlerinin nazara verdiği metinlerini ele alarak muzmer manalar?n?, yani süfyan cemiyetinin rivayette nazara verilen duhaniyetin (Bk: ?slam Prensipleri Ansiklopedisi 710/1.p) dehşetli hususiyetlerini nazara veren yaz? aynen şöyledir:

    “Hazret-i ?mam-? Ali Rad?yallahü Anhü, Kaside-i Ercuze’sinde deyip, bu zamanda tamim edilen ecnebi harflerine bak?p, bu cümledeki harflerin cifrî ve ebcedî rakamlar?n?n bu zamana parmak basmalar?yla vaki’ cereyan-? küfriyaneye işaret ettiği gibi; hem Ercuze’sinde, hem Ercuze’yi teyid ve takviye eden Kaside-i Celcelutiye’sinde sarahata yak?n f?kras?yla, o cereyan?n karş?s?nda vücudu ziyas?yla anlaş?lan ve zulmetin pek şiddetli ve sisli, yak?c? dehşetine karş? sönmeyen ve gittikçe zulmeti yararak dünyay? ziyaland?rmaya çal?şan Risale-i Nur’a ve müellifine hususî iltifat?n? deyip, âhirzamana kadar Risale-i Nur’un bedi’ bir surette ?ş?k vermesini ve yanmas?n? dua ve niyaz eden ve Kur’an-? Mu’ciz-ül Beyan’?n en mühim bir şakirdi ve ulûmunun birinci naşiri olan Hazret-i ?mam-? Ali Rad?yallahü Anhü, bidayet-i ?slâmda Kur’an?n aleyhine aç?lan çok kap?lara karş? mübarek ism-i a’zam? şefi’ tutup kahramanane ve merdane hakaik-i şeriat? ve esas-? ?slâmiyeti muhafazaya çal?şt?ğ? gibi, âhirzamanda bütün bütün Kur'ana muhalefet eden zendeka cereyan?na karş?, ayn? ism-i a'zam? şefi' ve melce' ve tahassüngâh ittihaz edip cerhedilmez Kur'an?n i'caz?ndan gelen ve hâtem-i mu'cizeyi gösteren Risale-i Nur'un sönmez nuruyla ve susmaz lisan?yla şecaatkârane mukabele ve mukavemet edip, yerin yüzünü yak?p çok çiçekleri kurutan zendeka nâr?n?, ism-i a'zam?n kibriyal?, azametli nuruyla ve ?sm-i Rahman ve Rahîm'in şefkatli ve re'fetli tecellisinden nebean eden âb-? hayat ile söndüren; ve yanan yerlerde kuruyan nehir ve bağ çiçeklerine mukabil, dağlarda ve k?rlarda sema yağmuru ve rahmetiyle hararete mütehammil ve şiddet-i bürudete dayan?kl? çiçekleri yetiştiren Risale-i Nur'u görmesi ve şefkatkârane ve tesellidarane ve kerametkârane bakmas?, Hazret-i ?mam-? Ali Rad?yallahü Anh'?n makam-? velayetinin iktiza ettiğini hakkalyakîn gösterir.”(Lem’alar sh: 447)

    Bu k?s?mda geçen: yerin yüzünü yak?p çok çiçekleri kurutan tabiri, sinsi ve gizli süfyaniyet cereyan?n?n ictimaiyattaki sinsi ifsadat?ndan ikazd?r.

    çiçekleri kurutan mecaz ifade dahi, yeni neslin ruhunu söndürüp ifsad eden felaketinden ikazd?r.

    yanan yerlerde kuruyan nehir ve bağ çiçeklerine ifadesi ile, süfyaniyeti müdahale ettiği resmiyet dairesinde ?slamî tedrise hulul ile yeni neslin ifsad edildiğine dikkat çekilir.

    dağlarda ve k?rlarda sema yağmuru; bu tabir dahi, gayr-i resmiliği ve ilhamen yaz?lan Risale-i Nurun merkezî irşad tarz?na işaret eder.

    hararete mütehammil ve şiddet-i bürudete dayan?kl? çiçekleri yetiştiren Yani: Fitne-i Ahirzaman?n tesirinde kalmayan ve kalben nefret eden kemalat? verip mağlup olmayan manas?n? anlat?r.

    Osmanl?n?n son devresindeki dar-ül fünunun, yani islam üniversitesinin gizli fitnelere karş? feraset-i imaniyeyi ve islamiyeti koruyacak hamiyet-i diniyeyi vermesi gerektiğine dikkati çeken Bediüzzaman Hazretleri şu ikaz? yap?yor:

    “Bu âlem-i ?slâm?n âlem-i küfre karş? en ileri karakolu şu dârülfünun idi.

    Lâkayd ve gafletlikle hasm-? tabiat-y?lan

    Gediği açt? cephenin arkas?nda, dinsizlik hücum etti, millet epey sars?ld?. En ileri karakol, ?slâmiyet ruhuyla tenevvür etmiş cinan.

    En mütesallib olmal?. En müteyakk?z olmal? yahut o dar olmamal?, ?slâm? aldatmamal?. ?man?n yeri kalbdir; dimağ ise oluyor ma'kes-i nur-u iman.” (Sözler: 732)

    Bu çok ehemmiyetli ikaz, yani milletin bütünüyle idare kadrosunu ?slam istiklâliyetinin teminat? olacak temel unsur olan milli eğitimin ciddiyetini nazara verir.
    Konu MuhammedSaid tarafından (03.06.07 Saat 02:33 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  2. #2
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Ve art?k anlayal?m;ÇOÇUK YUVALARINDAK? OLAYLARI. Ve art?k anlayal?m;ÇOÇUK D?Z?LER?N?N AMACINI.
    Ve art?k anlayal?m;ÇOÇUKLARDAK? UYUŞTURUCULUK KULLANIMINI.
    Konu MuhammedSaid tarafından (03.06.07 Saat 02:33 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  3. #3
    Gayyur risalem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    50

    Standart

    Allah c.c razi olsun...
    ümitvar olunuz...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Filistinli Çocuklar
    By Şahide in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 16.01.09, 15:13
  2. Çocuklar!..
    By Seyfullah Kara in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 38
    Son Mesaj: 19.09.08, 12:22
  3. Geç Konuşan Çocuklar
    By azize in forum Sağlık
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.01.08, 12:46
  4. Çocuklar
    By edep in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 15.09.07, 20:50
  5. Filistinli Çocuklar
    By terennüm in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.11.06, 18:17

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0