+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Ata,Lehvi Mahv ve İsbat,Lehvi Mahfuz

  1. #1
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Levhi mahfuz nedir ve ne icin kullan?l?r?

    Olmuşlar?n ve olacaklar?n, zamandaki bütün anlar?n ve mekandaki bütün varl?klar?n, k?sacas?, her şeyin yaz?l? bulunduğu bir “levha”d?r bu alem. ?lahi ilmin aynas?, kaderin defteri, kainat?n program?d?r.

    Bilgilerin korunduğu bu alemin insandaki küçük örneği, “haf?za”d?r. Şehadet aleminde mercimek kadar küçük bir et sembolüyle temsil edilen haf?za, baş?m?zdan geçen olaylar?, gördüğümüz yerleri, tan?d?ğ?m?z insanlar?, duyduğumuz sesleri, tatt?ğ?m?z tatlar?, hayat?m?z boyunca edindiğimiz bütün intibalar?, öğrendiğimiz bütün bilgileri içine al?r, ama yine de dolmaz. Dağlar, denizler, ovalar, gökyüzü, y?ld?zlar, büyük küçük her şey ondad?r.

    Bütün bu işler, o mercimek küçüklüğündeki et parças?n?n marifeti olabilir mi hiç!

    Haf?za, zekan?n hazinesi, tefekkürün sermayesi, benliğimizin tarihidir. Ruhumuza tak?lan en değerli cihazlardan biridir. Haf?zas?z bir zeka işimize yaramaz. Çünkü biz, eskiden öğrendiklerimize dayanarak düşünürüz.

    Haf?zan?n bir de ebedi hayat?m?za bakan yönü vard?r. Haf?za, bir senet, bir vesika, bir belgedir. Ahiretteki muhasebe vaktinde, dünyada işlediğimiz sevaplar? ve günahlar? göstererek bize şahitlik eder.

    “levh-i mahfuz”un küçük bir misalidir bize verilen. Nas?l insan?n baş?ndan geçenler bütün olaylar haf?zas?nda yaz?l?yorsa, kainattaki bütün olmuş, olan ve olacak olaylar d o büyük haf?zada yaz?l?d?r. Her iki “levha”da da rabbimizin “hafiz” ismi tecelli eder.

    Ata, Kaza ve Kader münasebeti:

    ?'lem Eyyühel-Aziz! Cenab-? Hakk'?n atâ, kaza ve kader nam?nda üç kanunu vard?r. Atâ, kaza kanununu, kaza da kaderi bozar.

    Meselâ: Bir şey hakk?nda verilen karar, kader demektir. O karar?n infaz?, kaza demektir. O karar?n ibtaliyle hükmü kazadan afvetmek, atâ demektir. Evet yumuşak bir otun damarlar? kat? taş? deldiği gibi, atâ da kaza kanununun kat'iyyetini deler. Kaza da ok gibi kader kararlar?n? deler. Demek atân?n kazaya nisbeti, kazan?n kadere nisbeti gibidir. Atâ, kaza kanununun şümulünden ihraçt?r. Kaza da kader kanununun külliyetinden ihrac?d?r. Bu hakikate vâk?f olan ârif: "Ya ?lahî! Hasenat?m senin atâ'ndand?r. Seyyiat?m da senin kaza'ndand?r. Eğer atâ'n olmasa idi, helâk olurdum" der. (Mesnevi-i Nuriye, 206)

    Yani, Ata, bir şey hakk?nda verilen karar?n iptali ve hükmün kaza edilmekten afvedilmesi, şeklinde tarif edilmektedir. Ata denilince, o Rahîm-i Kerim'in ve Gafûru'r-Rahîm'in af ve ihsan? anlaş?l?r.

    Atan?n Kaza kanununu, Kazan?n da Kaderi bozmas?n? şöyle aç?klayabiliriz: Bir padişah?n umumî kanunlar? yan?nda bir de belli günlerde tatbik ettiği af ve ata kanunu vard?r. Padişah o günlerde, suçlulardan bir k?sm?n? afveder, diğer bir k?sm?n?n cezalar?n? hafifleştirir, bir k?s?m raiyetinin ise rütbelerini yükseltir ve maaşlar?n? art?r?r. ?şte, daha önce umumî kanunla takdir edilen ceza, rütbe ve maaşlar bu ata kanunuyla yürürlükten kald?r?lm?ş olur. Meselâ, bir şakinin işlediği bir suça karş?l?k on y?l hapis yatmas? takdir edilmiş olsun.

    Ata kanunuyla bu cezan?n afvedilmesi halinde art?k ceza infaz edilmez ve ata, kaza kanununu
    bozmuş olur. Cezan?n kaza edilmemesiyle de kader kanunu, yâni onun suçuna mukabil takdir edilen on y?ll?k hapis cezas? bozulmuş olmaktad?r. ?şte, bu misâl gibi, insanlar?n işledikleri günahlara karş?l?k, kendilerine takdir edilen uhrevî cezalar Cenâb-? Hakk'?n Ata kanunuyla, yâni O'nun af ve ihsan?yla kaza edilmekten al?konmakta ve böylece Ata kanunu Kaza kanununu bozmaktad?r. Ayn? şekilde, Kazan?n bozulmas?yla Kader kanunu da bozulmuş, takdir edilen ceza değişikliğe uğram?ş olmaktad?r.

    Bir başka misal, kul bir günah yerine gitmek niyet ve meyliyle evden ç?kar. O bu niyetle irâde düğmesine dokunduğu için, Allah da meylinin neticesini yaratacak ve onu irâde ettiği yere götürecektir. Fakat, o kulun güzel bir hali, Allah (c.c)’?n hoşuna gidecek bir taraf?, sözgelimi gecesinin zülüfünde iki damla gözyaş? ya da arabas?yla bir-iki arkadaş?n? bir sohbete götürüşü vard?r da, bunlar Rahmet-i ?lâhî'yi ihtizaza getirmiştir ve Allah (c.c) da yolda o kulun karş?s?na kendisini günah mahalline değil de gülzâra götürecek bir arkadaş ç?kar?r ve kulun iradesiyle hak ettiği hükmü değiştirir. ?şte, Allah (c.c)’?n sebepli sebepsiz kulu hakk?ndaki bir hükmü veya bir kazây? onun lehinde değiştirmesi, O’na ait bir atâd?r.

    Diğer taraftan, Ata, Kaza kanununun şümulünden ihraçt?r, denmektedir. Şöyle ki, bir günah için takdir edilen ceza külli bir kanun iledir. Yâni, şu suçu işleyene şu ceza verilir, şeklindeki takdir, küllidir. Sözkonusu suçu işleyen bir kimsenin tevbe etmesi halinde, günah?n?n afvedilmesi ile Kaza kanununun şümulünden bir ihraç durumu hâs?l olmaktad?r. Bu ise ayn? zamanda, Kader kanununu külliyetinden bir ihraç mânâs?ndad?r.

    Yukar?da aç?klamaya çal?şt?ğ?m?z kaide, kaderin değişip değişmediği sorusunu hat?ra getirmektedir. Bu nokta: da şunu ifâde edelim ki, ?lm-i ?lâhî'nin değişmesi muhaldir. Ezelden ebede kadar olmuş ve olacak bütün hâdiseler gibi, Ata kanununun tatbikat? da o ilmin şümûlündedir. Bu kader değişmez. Değişiklikler sabit ve derin olan Levh-i Mahfûz'un daire-i mümkinatta bir defteri ve yazar bozar tahtas? hükmündeki Levh-i Mahv ve isbat'ta olmaktad?r. Önce takdir edilen nice cezalar, daha sonra tevbe vesilesiyle ve ata kanunu ile afvedilmekte, Levh-i Mahv ve isbat'tan silinmekte ve kaza edilmemektedir. Nitekim bir âyet-i kerîmede şöyle buyurulmaktadir: Allah dilediği şeyi mahveder ve dilediğini isbat eder. Nezdinde kitab?n asl? olan Levh-i Mahfuz vard?r. (Ra'd sûresi, 39)

    LEVH-? MAHV ?SPAT

    Eşyan?n yaz?l?p silindiği zaman sayfas?.

    Bediüzzaman’?n ifadesiyle,

    “Levh-i Mahv-?sbat ise, sabit ve daim olan Levh-i Mahfuz-u A’zam’?n daire-i mümkinatta, yani mevt ve hayata, vücud ve fenaya daima mazhar olan eşyada mütebeddil bir defteri ve yazar bozar bir tahtas?d?r ki, hakikat-? zaman odur.”

    Cenab-? Hak, ilmindeki manalardan bir k?sm?n? zaman?n sayfas?nda yazmakta, daha sonra ölüm kanunuyla bunlar? silip yenilerini göstermektedir.

    Eşyan?n Allah’?n ilmindeki halinde zaman söz konusu değildir. Ezel- ebed beraberdir. Bunlar?n vücuda gelmeleri belli bir tertip ve s?ra iledir, böylece zaman ortaya ç?kmaktad?r.

    Ezbere bildiğimiz bir şiirin baş? ve sonu ilmimizde beraberce bulunur. Ama bunu söylemeye veya yazmaya başlad?ğ?m?zda belli bir s?ra ortaya ç?kar.

    Bir insan?n ömrü boyunca geçireceği devreler, nutfede mevcuttur. ama kitab-? mübin dediğimiz bu alemde daha geniş ve ayr?nt?l? görüntüler var ayr?ca levh-i mahv ve ispat dediğimiz levhada şartlar?n yerine gelip gelmediği de kontrol edilmektedir yani bir adam?n baş?na gelecek şeylerin tayin ve tespiti levh -i mahv ve ispatta gerçekleşir.

    ?lm-i ?lâhî'nin değişmesi muhaldir. Ezelden ebede kadar olmuş ve olacak bütün hâdiseler gibi, Ata kanununun tatbikat? da o ilmin şümûlündedir. Bu kader değişmez. Değişiklikler sabit ve derin olan Levh-i Mahfûz'un daire-i mümkinatta bir defteri ve yazar bozar tahtas? hükmündeki Levh-i Mahv ve isbat'ta olmaktad?r. Önce takdir edilen nice cezalar, daha sonra tevbe vesilesiyle ve ata kanunu ile afvedilmekte, Levh-i Mahv ve isbat'tan silinmekte ve kaza edilmemektedir. Nitekim bir âyet-i kerîmede şöyle buyurulmaktadir:

    "Allah dilediği şeyi mahveder ve dilediğini isbat eder. Nezdin-de kitab?n asl? olan Levh-i Mahfuz vard?r"
    Ra'd sûresi, âyet: 39.

    Levh i mahv isbat niçin var:

    Levh i mahfuz ezel ilmidir zamans?zd?r. Levh i mahv ise insanlar?n anlay?ş?na daha yak?n olan şimdiki zamanda vucut bulur. Yani levh i mahfuzun şimdiki zamanda kaydediliyor olmas? da diyebiliriz. Levh i mahv isbat hadiselerin ortaya ç?k?ş?n?n ayn? zaman?nda oluşur. Levh i mahv isbat zamanla kay?tl? olup levh i mahfuzu insanlar?n anlamas? için bir basamak gibidir. Hadiselerin oluşuna şartlara göre şekillenmektedir. Burada her türlü değişikliğin olmas? insan?n, iradesinin varl?ğ?n? anlamas? için önemlidir.
    Konu MuhammedSaid tarafından (03.06.07 Saat 00:11 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  2. #2
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Atâ, kaza ve kader münasebetleri CENAB-I HAKK’IN atâ, kaza ve kader nam?nda üç kanunu var. Atâ, kaza kanununu, kaza da kaderi bozar hakikatinin izah?:

    Atâ, bir şey hakk?nda verilen karar?n iptali ve hükmün kaza edilmekten afvedilmesi, şeklinde tarif edilmektedir. Atâ denilince, O Rahîm-i Kerîm’in ve Gafûru’r-Rahîm’in af ve ihsan? anlaş?l?r.Atân?n kaza kanununu, kazan?n da kaderi bozmas?n? şöyle aç?klayabiliriz:

    Bir padişah?n umumî kanunlar? yan?nda bir de belli günlerde tatbik ettiği af ve atâ kanunu vard?r. Padişah o günlerde, suçlulardan bir k?sm?n? afveder, diğer bir k?sm?n?n cezalar?n? hafifleştirir, bir k?s?m raiyetinin ise rütbelerini yükseltir ve maaşlar?n? art?r?r. ?şte, daha önce umumî kanunla takdir edilen ceza, rütbe ve maaşlar bu atâ kanunuyla yürürlükten kald?r?lm?ş olur.

    Meselâ, bir şakînin işlediği bir suça karş?l?k on y?l hapis yatmas? takdir edilmiş olsun. Atâ kanunuyla bu cezan?n afvedilmesi hâlinde art?k ceza infaz edilmez ve atâ, kaza kanununu bozmuş olur. Cezan?n kaza edilmemesiyle de kader kanunu, yâni onun suçuna mukabil takdir edilen on y?ll?k hapis cezas? bozulmuş olmaktad?r. ?şte, bu misâl gibi, insanlar?n işledikleri günahlara karş?l?k, kendilerine takdir edilen uhrevî cezalar Cenâb-? Hakk’?n atâ kanunuyla, yâni O’nun af ve ihsan?yla kaza edilmekten al?konmakta ve böylece atâ kanunu, kaza kanununu bozmaktad?r. Ayn? şekilde, kazan?n bozulmas?yla kader kanunu da bozulmuş, takdir edilen ceza değişikliğe uğram?ş olmaktad?r.

    Diğer taraftan, atâ, kaza kanununun şümûlünden ihraçt?r, denmektedir. Şöyle ki, bir günah için takdir edilen ceza küllî bir kanun iledir. Yâni, şu suçu işleyene şu ceza verilir, şeklindeki takdir, küllîdir. Söz konusu suçu işleyen bir kimsenin tövbe etmesi hâlinde, günah?n?n affedilmesi ile kaza kanununun şümûlünden bir ihraç durumu hâs?l olmaktad?r. Bu ise ayn? zamanda, kader kanununun külliyetinden bir ihraç mânâs?ndad?r.

    Yukar?da aç?klamaya çal?şt?ğ?m?z kaide, kaderin değişip değişmediği sorusunu hat?ra getirmektedir. Bu noktada şunu ifâde edelim ki, ?lm-i ?lâhî’nin değişmesi muhaldir. Ezelden ebede kadar olmuş ve olacak bütün hâdiseler gibi, atâ kanununun tatbikat? da o ilmin şümûlündedir. Bu kader değişmez. Değişiklikler Levh-i Mahv ve isbat’ta olmaktad?r. Önce takdir edilen nice cezalar, daha sonra tövbe vesilesiyle ve atâ kanunu ile affedilmekte, Levh-i Mahv ve isbat’tan silinmekte ve kaza edilmemektedir. Nitekim bir âyet-i kerîmede şöyle buyurulmaktad?r:

    “Allah dilediği şeyi mahveder ve dilediğini isbat eder. Nezdinde kitab?n asl? olan Levh-i Mahfûz vard?r.” (Ra’d 39)
    Konu MuhammedSaid tarafından (03.06.07 Saat 00:11 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Levh-i Mahfûz Hakkında
    By Bîçare S.V. in forum Fıkıh
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 23.02.09, 19:43
  2. Ata Nedir ? Lehv-i Mahv ve İsbat
    By alanyali in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.02.09, 13:15
  3. DNA Testi, Levh-i Mahfuz’u Yokluyor!
    By Bîçare S.V. in forum Sağlık
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.12.08, 19:40
  4. Nefy-ü İsbat..
    By hafız halime in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.08.08, 20:30
  5. Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 08.07.08, 14:43

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0