+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 22

Konu: Üstad Rüyada Peygamberimizden Kur'an İlmi İstedi

  1. #1
    Gayyur muntehab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Siirt
    Mesajlar
    115

    Standart

    Ustad?m?z rüyada Peygamberimizden Kuran ilmi istediğinde: Peygamberimiz; “Sana Kuran ilmi verilecek, ancak ümmetimden sual sormamak şart?yla.” buyurmuş. Burada sual sormama şart?n?n hikmeti nedir?


    1- Vazife itibariyle: Müeyyit men indillah (Allah taraf?ndan teyit edilenler) ümmetin meselelerini çözmek ile vazifelendirilmişler, sual sormakla değil.

    2- Makam itibariyle: Makam? mehdiyet olduğundan bu makam?n sualini kald?rmak muhatap aç?s?ndan mümkün olmaz.

    3- Mesele münazara ve mübahase meselesi değil, dava, ikna ve irşat mevzuu olduğundan sual uygun düşmez.

    4- Tevazu mahviyet ve hizmetkârl?k ruhu; bir nevi gurur ve enaniyeti okşayan sual sorma vaziyetine müsaade etmez.

    5- Sual soran Allah taraf?ndan bildirilen (ilmi) bir zat olduğundan, muhatap ise ona herhangi bir şey öğretme özelliğinde olmad?ğ?ndan sual sormak men edilmiştir. Sorma öğrenme, cevap verme öğretme ve eğitme makam?d?r. Aksi münasip olmaz.

    6- Şefkat s?rr?nca ümmetinin fikren s?k?nt?ya ve dara düşmesinden rahats?z olan Resulûllah (SAV) Rahmeten lil Âlemin olma mahiyetine z?tt?r. “Ümmeti ümmeti” s?rr?na muhaliftir.

    7- ?htiyaçlar? tespit etme hususunda gelecek suallere aç?k olmak ümmetin ihtiyac?na cevap vermek mevzuu mühimdir. Üstad?n mana ve muhtevas?nda sorulacak sualler ihtiyac?n fevkinde olur. Ve lüks düşebilir. ?nsanlar?n anlay?ş?na itibar ve alaka göstermek irşad?n icab?ndand?r.

    8- Müsbet hareket etmek bu tarz muameleyi icap ettirir.

    9- Müşteri olunca mal değerlenir. Ve k?ymetlenir. Mal, pazar? olmayan yerde sat?lmaz. Üstad?m?z buyuruyor; müşterisi olmayan mal? satmam.

    10- F?tri bir sevki ilahiye itibar etmek, Risale-i Nur eserlerinin yaz?lmas?na vesile olan bir nevi sorulan sorulard?r.

    11- Sünuhat kabilinden tezahür eden bir dava içine his ve irade içine kar?şt?r?lamaz.

    12- "Sailin ehemmiyeti sualinde anlaş?l?r." kaidesiyle s?rr? imtihan? bozmamak için Üstad?m?z sual sormam?ş olabilir. Çünkü; Üstad canibinden gelecek sualler Üstad?n makam?n? düşündürür. ?mtihan s?rr?na zarar verir. Evhamlar kuvvetlenebilir.
    Konu HakanBa tarafından (04.06.07 Saat 14:18 ) değiştirilmiştir.
    duanıza muhtaç
    muhammed akgöz

  2. #2
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Sual soran Allah taraf?ndan bildirilen (ilmi) bir zat olduğundan, muhatap ise ona herhangi bir şey öğretme özelliğinde olmad?ğ?ndan sual sormak men edilmiştir. Sorma öğrenme, cevap verme öğretme ve eğitme makam?d?r. Aksi münasip olmaz.

    bu çok güzel aç?yor...ÜSTADA HZ.AL? YOK,CAFER? SADIK YOK. K?M B?RŞEY ÖĞRETECEK.

    ÜSTAD SORACAK TA K?M CEVAP VERECEK.Cevap verecek zatlar ancak iki kişidir.onlar?n isimlerinide verdim zaten.
    Konu HakanBa tarafından (04.06.07 Saat 14:18 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  3. #3
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Aşağ?daki hadisler ve hadislere dayal? izahlar san?r?m Üstad?n ilmine ?ş?k tutabilir.
    ?lminden menfaat görülen bir âlim, bin abidden hay?rl?d?r." (Hadis)
    "Gelmesi vaad olunan Mehdi'nin dahi rabb? (terbiyesine gelen) ilim s?fat?d?r. ("Mektubat-? Rabbani", c. 1, 251. Mektup, s. 550, 554)

    "Kâhinlerden birisi gelecek, Kur'an'? (Kur'an'?n hakikatlar?n?) öyle bir tarzda ders verecektir ki, ondan sonra, onun gibi o ders ve talimi veren olmayacakt?r." (Kâhin : Hadisin metnindeki kâhinden murad, Allah-u alem, ilhâma mazhâr, gaybî umuru veyâhut gizli kalm?ş esrâr? veyâhut mestur olan Hakaik-? Kur'aniyyeyi ilhâm-? ilâhi ile ders verecek birisi demektir. Bu ise, gaybî ve istikbâlî bir işâret, bir ihbâr-? Nebevîdir.) (Üstad'dan naklen Hadis)

    Mehdi k?yas ilmini onunla hükmetmek için değil, ondan kaç?nmak için bilir. Çünkü verdiği hüküm doğru bir ilham neticesi olacak. Yani Hz. Muhammed'in getirdiği şeriat üzere hükmedecek. Bu sebepledir ki peygamber onu vasfederken "Benim izimi takip edecek, hataya düşmeyecek" demiştir. Bundan anl?yoruz ki, Mehdi, şeriat sahibi değil, şeriata uyand?r. (Muhyiddin Arabi)



    Mehdi, din bak?m?ndan rey ve k?yasa başvurmaktan masumdur. Ona böyle davranmas? haramd?r. Zira Allah'?n dini konusunda hüküm vermede Nebi yani Peygamber olan birinin k?yas yapmas? doğru değildir. Şayet k?yas yapmas?na izin verilseydi, Allah onu peygamberin Hz. Muhammed'in diliyle bildirirdi. Ayr?ca Hz. Peygamber imamlardan hiç birisi için benim izimde yürüyecekler hata etmeyecekler dememiştir. Bu ifadeyi sadece Mehdi için söylemiştir. Onun masumluğunu halifeliğini ve vereceği hükümleri konusunda masumiyetini bildirmiştir. (M. MUHY?DD?N ARAB?"Futuhat-El Mekkiye", 366. bab, c. 3, s. 327- 328)
    Konu HakanBa tarafından (04.06.07 Saat 14:19 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  4. #4
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Allah raz? olsun kardeşim maşallah barekallah . Azam-i derecede ism-i hakim'e mazhar bir Zat zaten daha hangi alime - neyi sorsun , Gavz-? Azam,?mam-? Rabbani misüllü zatlar ancak O hazretin ders arkadaş? olabilirler hatta malumunuz sünuhatta diyorya bir cemaat-i muazzam ( her asr?n müçtehidleri-kutuplar?) Üstada soru soruyorlar değil Üstad sorsun
    sünuhat --'' rüyada bir hitabe''--
    ''1335 senesi Eylül'ünde, dehrin hadisat?n?n verdiği yeisle, şiddetle muztarip idim. Şu kesif zulmet içinde bir nur ar?yordum. Mânen rüya olan yakazada bulamad?m. Hakikaten yakaza olan rüya-y? sâd?kada bir ziya gördüm. Tafsilât? terk ile, yaln?z bana söylettirilmiş noktalar? kaydedeceğim. Şöyle ki:
    Bir Cuma gecesinde nevm ile âlem-i misale girdim. Biri geldi, dedi:
    "Mukadderat-? ?slâm için teşekkül eden bir meclis-i muhteşem seni istiyor."
    Gittim, gördüm ki, münevver, emsalini dünyada görmediğim, Selef-i Salihînden ve a'sâr?n meb'uslar?ndan her asr?n meb'uslar? içinde bulunur bir meclis gördüm. Hicap edip kap?da durdum. Onlardan bir zat dedi ki:
    "Ey felâket, helâket asr?n?n adam?, senin de reyin var. Fikrini beyan et."
    Ayakta durup dedim:
    "Sorun, cevap vereyim."

    .Bununla beraber sath-? arz da '' her türlü soruyu sorun'' diyen iç kişi olmuş ; birincisi Hz Ali diyor '' kim ne istiyorsa sorsun'' , ikincisi Zeynelabidin (Ali ibn. Hüseyin yani Hz Alinin torunu ) , üçüncüsü ise Bediüzzaman Said Nursi ( Hz Alinin torunudur hem seyyid hem şerif)demiştir .istanbulda kald?ğ? odan?n kap?s?na her türlü suale cevap verileceğine dair yaz? asm?şt?r . Ben evvelden çok kas?r düşünüyordum fakat sonralar? bu '' her türlü sualin '' ne anlama geldiğini şöyle bir düşündümde çok dehşetli göründü yani matematik-coğrafya-astronomi-kimya-hadis ilmi-mant?k-kelam-f?k?h-felsefe vs. vs. yani tüm ilimlere zahiri ve bat?n? ilimlerde derinlik peyda etmek gerçekten üstad?n şahs-? manevisine küçük de olsa bir ?ş?k t?t?yor.
    Konu HakanBa tarafından (04.06.07 Saat 14:19 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  5. #5
    Yasaklı Üye başkakitap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    341

    Standart

    Birden, Hikmetü'l-İstiâze Lem'asında kat'î cevabı bulunan bir sual kalbime geldi ki:
    "Bu meyveler gibi hadsiz tatlı semereler ve faydalar ve hasenatın gayet güzel neticeleri ve menfaatleri ve Erhamürrâhimînin gayet merhametkârane tevfikleri ve inayetleri ehl-i hidâyete yardım edip kuvvet verdikleri halde, ehl-i dalâlet neden çok defa galebe eder ve bazen yirmisi, yüz tane ehl-i hidâyeti perişan eder?" diye, mânen benden soruldu.

    15. şua


    Onun sorabileceği şeyler önce ona sorulmuş da ondan kimseye sual etmemiştir.



  6. #6
    Dost HiGHWAYMOUSE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    16

    Standart

    Risale-i Nur'larda kelimelerin, cümlelerin yapısı gibi beni en çok etkileyen şeylerin başında onda bulduğum şefkat, merhamet, tevazu, bir açıdan bakıldığında gariplik vs. gelir.

    "Her soruya cevap verilir ama soru sorulmaz" mealindeki sözler, Risale-i Nur'daki bu yukarıda saydığım şefkat, tevazu gibi duygularla nasıl açıklanabilir?

    Ben şimdiye kadar bu tip durumları Üstad'ın 1.Said, 2.Said dönemi gibi nitelendirmeleri ile açıklıyordum kendimce. Yani 1.Said'de sanki biraz gurur var ama 2.Said döneminde tamamen şefkat, merhamet ve tevazu hakim olmuş gibi..

    Yanılıyorsam düzeltirseniz sevinirim...

  7. #7
    Yasaklı Üye başkakitap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    341

    Standart

    Alıntı HiGHWAYMOUSE Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yani 1.Said'de sanki biraz gurur var
    Aziz kardeşlerim,
    Risale-i Nur'un zuhurundan kırk sene evvel, geniş bir hiss-i kablelvuku, acip bir tarzda, hem bende, hem bizim köyde, hem nahiyemizde tezahür ettiğini şimdi bir ihtar-ı manevi ile kat i kanaatim gelmiş.


    ila ahir

    Bizim Nurs köyümüz ise, hem eski talebelerim, hem hemşehrilerim biliyorlar ki, bizim köyümüz, fevkalade gösteriş ve cesarette ileri göstermek için temeddühü çok severdiler; güya büyük bir memleketi fetheder gibi kahramanane bir tavır almak istiyordular.

    ila ahir

    Emirdağ Lâhikası 50

  8. #8
    Yasaklı Üye başkakitap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    341

    Standart

    Ezcümle: Ben Hürriyetten evvel İstanbul a gelirken, yolda, bir iki mühim ilm-i kelama ait kitaplar elime geçti. Dikkatle mütalaa ettim. İstanbul a geldikten sonra, sebepsiz olarak hem ulemayı, hem mektep muallimlerini münazaraya, "Kim ne isterse benden sorsun" diye ilan ettim. Medar-ı hayrettir ki, münazaraya gelenlerin bütün sordukları sualler, yolda mütalaa ettiğim ve hafızamda kaldığı meselelerdi. Hem, filozofların sordukları sualler, hafızamda bulunan meselelerdi.
    Şimdi anlaşıldı ki, o fevkalade muvaffakıyet ve benim de haddimden çok ziyade o hodfuruşluk ve manasız izhar-ı fazilet ise, ileride Risale-i Nur'un İstanbulca ve ulemaca makbuliyetine ve ehemmiyetine zemin hazır etmek imiş.
    Emirdağ Lâhikası 51

  9. #9
    Dost HiGHWAYMOUSE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    16

    Standart

    Alıntı başkakitap Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ezcümle: Ben Hürriyetten evvel İstanbul a gelirken, yolda, bir iki mühim ilm-i kelama ait kitaplar elime geçti. Dikkatle mütalaa ettim. İstanbul a geldikten sonra, sebepsiz olarak hem ulemayı, hem mektep muallimlerini münazaraya, "Kim ne isterse benden sorsun" diye ilan ettim. Medar-ı hayrettir ki, münazaraya gelenlerin bütün sordukları sualler, yolda mütalaa ettiğim ve hafızamda kaldığı meselelerdi. Hem, filozofların sordukları sualler, hafızamda bulunan meselelerdi.
    Şimdi anlaşıldı ki, o fevkalade muvaffakıyet ve benim de haddimden çok ziyade o hodfuruşluk ve manasız izhar-ı fazilet ise, ileride Risale-i Nur'un İstanbulca ve ulemaca makbuliyetine ve ehemmiyetine zemin hazır etmek imiş.
    Emirdağ Lâhikası 51
    Sağolasın hocam...

    Burada sanki Üstad "haddimden çok ziyade o hodfuruşluk ve manasız izhar-ı fazilet ise..." derken sanki benim naçizane hissettiğim olaya vurgu yapmıyor mu?

    Yani -büyüklere karşı edep sınırlarını aşmadan nasıl anlatsam tam bilemiyorum-, Üstad'daki merhamet, tevazu gibi duygular bana göre asıl çekim noktası olmuş. Her suale cevap verilir ama soru sorulmaz şeklindeki yaklaşım ise benim, senin gibiler için geçerli olmasa bile bazı insanların en azından bahsedilen bazı ulema'ları haksız yere kıskançlığa sevk edip hakikatlerden uzak tutabilir mi? gibi bazı sorular aklıma getiriyor.

    Hani bir ayet-i kerime vardır: Mealinden aklımda kalan: "Sen onlara sert davranmış olaydın, etrafından dağılıp gitmişleri" diye...

    İşte benzeri şekilde Risalelere yansıyan yoğun merhamet, şefkat, insanlara midare etmemek, tevazu gibi duygular insanları çekmiş kendine bağlamış.

  10. #10
    Yasaklı Üye başkakitap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    341

    Standart

    ileride Risale-i Nur'un İstanbulca ve ulemaca makbuliyetine ve ehemmiyetine zemin hazır etmek imiş.
    O tavrın sebebi, bu kısımda geçiyor. Yani Bediüzzaman'a sual edenler avam tabakası değildi zaten. Sual soranların bir çoğu devrin İstanbul'daki ulema sınıfıydı. Gerçi arada avamdan da gelip soranlar olmuş. Hatta Japon Başkumandanı da bu sual soranlardandı. ve hatta El-Ezher'den Şeyh Bahid Efendi'yı sırf bunun için göndermişlerdir.Ve bu sual soran ulema sınıfından çoklarının sordukları, avamın onlara sorup da ulemanın cevab veremedikleriydi. Onların müşküllerinin halli ulemaya nefes aldırmıştır, kimsede bu tavrı gururdan saymamıştır bunun için. Ve o çalkantılı devirde bir çeşit kuvve-i maneviye olmuştur ulemaya bu. Ve bu taze kan avamın da suallerinin cevab bulmasıyla onlara da aksetmiştir. Daha ilerki yıllarda bu sual soran ulemanın bir çoğu Bediüzzamanın mahkemelerde zulmedildiği dönemde mühim mevkilerde "ehl-i vukuf" raporlarına imza atmışlardır. Çok hikmetlerinden sadece birkaç hikmeti tabii ki bunlar.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Sadır İlmi Satır İlmi 3D E-kitap
    By kurt26 in forum Program İndirme
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.11.14, 03:18
  2. Dua İsteği
    By sinepuryan in forum Dualar
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 11.03.12, 21:08
  3. Üstad'la (RA) Rüyada Tanışan Talebeleri
    By ÖmerCAN in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 17.06.09, 15:11
  4. Üstad Adnan Menderesden Üç Şey İstedi
    By ademyakup in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 08.04.07, 19:27
  5. Üstad Kabrinin Gizli Olmasını Neden İstedi?
    By Meyvenin Zeyli in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 20.08.06, 16:59

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0