+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: Misal Alemi Nedir?

  1. #1
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart



    Risale i Nurlarda misal aleminden bahsediliyor misal aleminin keyfiyetiini nasıl anlayabiliriz ?

  2. #2
    Dost MEHMET - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    Kahramanmaraş
    Mesajlar
    7

    Standart

    B?R?NC? MESELE-? MÜH?MME
    Fütuhat-? Mekkiye sahibi Muhyiddin-i Arabî (k.s.) ve ?nsan-? Kâmil denilen meşhur bir kitab?n sahibi Seyyid Abdülkerim (k.s.) gibi evliya-y? meşhure, küre-i arz?n tabakat-? seb’as?ndan ve Kaf Dağ? arkas?ndaki arz-? beyzâdan ve Fütuhat’ta "meşmeşiye" dedikleri acaipten bahsediyorlar, "Gördük" diyorlar. Acaba bunlar?n dedikleri doğru mudur? Doğru ise, halbuki bu yerlerin yerde yerleri yoktur. Hem coğrafya ve fen onlar?n bu dediklerini kabul edemiyor. Eğer doğru olmazsa, bunlar nas?l veli olabilirler? Böyle hilâf-? vaki ve hilâf-? hak söyleyen nas?l ehl-i hakikat olabilir?
    Elcevap: Onlar ehl-i hak ve hakikattirler, hem ehl-i velâyet ve şuhuddurlar. Gördüklerini doğru görmüşler; fakat ihatas?z olan hâlet-i şuhudda ve rüya gibi rüyetlerini tabirde verdikleri hükümlerinde haklar? olmad?ğ? için, k?smen yanl?şt?r. Rüyadaki adam kendi rüyas?n? tabir edemediği gibi, o k?s?m ehl-i keşif ve şuhud dahi rüyetlerini o halde iken kendileri tabir edemezler. Onlar? tabir edecek, "asfiya" denilen veraset-i nübüvvet muhakkikleridir. Elbette o k?s?m ehl-i şuhud dahi, asfiya makam?na ç?kt?klar? zaman, kitap ve sünnetin irşad?yla yanl?şlar?n? anlarlar, tashih ederler, hem etmişler.
    Şu hakikati izah edecek şu hikâye-i temsiliyeyi dinle. Şöyle ki:
    Bir zaman ehl-i kalb iki çoban varm?ş. Kendileri ağaç kâsesine süt sağ?p yanlar?na b?rakt?lar. Kaval tabir ettikleri düdüklerini, o süt kâsesi üzerine uzatm?şlard?. Birisi "Uykum geldi" deyip yatar. Uykuda bir zaman kal?r. Ötekisi yatana dikkat

    Onun ad?yla. O her kusurdan münezzehtir. Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin.
    eder. Bakar ki, sinek gibi bir ¸ey, yatan?n burnundan ç?k?p süt kâsesine bak?yor ve sonra kaval içine girer, öbür ucundan ç?kar, gider, bir geven alt?ndaki deliğe girip kaybolur. Bir zaman sonra yine o şey döner, yine kavaldan geçer, yatan?n burnuna girer; o da uyan?r. Der ki:
    "Ey arkadaş, acip bir rüya gördüm."
    O da der: "Allah hay?r etsin, nedir?"
    Der ki: "Sütten bir deniz gördüm. Üstünde acip bir köprü uzanm?ş. O köprünün üstü kapal?, pencereli idi. Ben o köprüden geçtim. Bir meşelik gördüm ki, başlar? hep sivri. Onun alt?nda bir mağara gördüm, içine girdim, alt?n dolu bir hazine gördüm. Acaba tabiri nedir?"
    Uyan?k arkadaş? dedi: "Gördüğün süt denizi, şu ağaç çanakt?r. O köprü de şu kaval?m?zd?r. O baş? sivri meşelik de şu gevendir. O mağara da şu küçük deliktir. ?şte, kazmay? getir, sana hazineyi de göstereceğim."
    Kazmay? getirir. O gevenin alt?n? kazd?lar, ikisini de dünyada mesut edecek alt?nlar? buldular.
    ?şte, yatan adam?n gördüğü doğrudur. Doğru görmüş; fakat rüyada iken ihatas?z olduğu için tabirde hakk? olmad?ğ?ndan, âlem-i maddî ile âlem-i mânevîyi birbirinden fark etmediğinden, hükmü k?smen yanl?şt?r ki, "Ben hakikî, maddî bir deniz gördüm" der. Fakat uyan?k adam, âlem-i misal ile âlem-i maddîyi fark ettiği için, tabirde hakk? vard?r ki, dedi: "Gördüğün doğrudur, fakat hakikî deniz değil. Belki şu süt kâsemiz senin hayaline deniz gibi olmuş, kaval da köprü gibi olmuş ve hâkezâ..."
    Demek oluyor ki, âlem-i maddî ile âlem-i ruhanîyi birbirinden fark etmek lâz?m gelir. Birbirine mezc edilse, hükümleri yanl?ş görünür. Meselâ, senin dar bir odan var. Fakat dört duvar?n? kapayacak dört büyük ayna konulmuş. Sen içine girdiğin vakit, o dar oday? bir meydan kadar geniş görürsün. Eğer desen, "Odam? geniş bir meydan kadar görüyorum"; doğru dersin. Eğer "Odam bir meydan kadar geniştir" diye hükmetsen, yanl?ş edersin. Çünkü âlem-i misali âlem-i hakikîye kar?şt?r?rs?n.
    ?şte, küre-i arz?n tabakat-? seb’as?na dair baz? ehl-i keşfin, Kitap ve Sünnetin mizan?yla tartmadan beyan ettiği tasvirat, yaln?z coğrafya nokta-i nazar?ndaki maddî vaziyetten ibaret değildir. Meselâ, demişler: "Bir tabaka-i arz, cin ve ifritlerindir. Binler sene genişliği var." Halbuki, bir iki senede devredilen küremizde o acip tabakalar yerleşemez. Fakat âlem-i mânâ ve âlem-i misalde ve âlem-i berzah ve ervahta küremizi bir çam?n çekirdeği hükmünde farz etsek, ondan temessül ve teşekkül eden misalî şeceresi, o çekirdeğe nisbeten koca bir çam ağac? kadar olduğundan, bir k?s?m ehl-i şuhud, seyr-i ruhanîlerinde, arz?n tabakalar?ndan baz?lar?n? âlem-i misalde pek çok geniş görüyorlar, binler sene bir mesafe tuttuklar?n? görüyorlar. Gördükleri doğrudur. Fakat âlem-i misal sureten âlem-i maddîye benzediği için, iki âlemi memzuç görüyorlar, öyle tabir ediyorlar. Âlem-i sahve döndükleri vakit, mizans?z olduğu için, meşhudatlar?n? aynen yazd?klar?ndan, hilâf-? hakikat telâkki ediliyor. Nas?l küçük bir aynada büyük bir saray ile büyük bir bahçenin vücud-u misaliyeleri onda yerleşir. Öyle de, âlem-i maddînin bir senelik mesafesinde, binler sene vüs’atinde vücud-u misalî ve hakaik-i mâneviye yerleşir.
    Hâtime: Şu meseleden anlaş?l?yor ki, derece-i şuhud, derece-i iman-? bilgaybdan çok aşağ?d?r. Yani, yaln?z şuhuduna istinad eden bir k?s?m ehl-i velâyetin ihatas?z keşfiyat?, veraset-i nübüvvet ehli olan asfiya ve muhakkikînin, şuhuda değil, Kur’ân’a ve vahye, gaybî fakat daha sâfi, ihatal?, doğru hakaik-i imaniyelerine dair ahkâmlar?na yetişmez. Demek, bütün ahval ve keşfiyat?n ve ezvak ve müşahedat?n mizan?, Kitap ve Sünnettir. Ve mihenkleri, Kitap ve Sünnetin desâtir-i kudsiyeleri ve asfiya-i muhakkikînin kavânin-i hadsiyeleridir.


    Konu HakanBa tarafından (04.06.07 Saat 14:20 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Rüyay? anlamaya çal?ş,rüya neyse alemi misalde odur.
    yukardaki al?nt?y?da hazmet.
    Konu HakanBa tarafından (04.06.07 Saat 14:20 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    şimdi... “Ölüm” denen olayla birlikte “Kabir âlemi”ne gireceksin, dedim.
    K?saca bu konuyu biraz açmak istiyorum...
    Biz “ölüm” denen olayla birlikte bu bedenle alâkam?z kesildikten sonra şuurlu bir biçimde kabre konar?z. O mezar?n içindeki toprağ?n içindeki haşerat?, şunu bunu hepsini görürüz. Ve ayn? şekilde d?şardan gelen sesleri de işitiriz, fakat kabirden ç?k?p gidemeyiz. T?pk? bütün gün yaşam boyunca düşündüğün olaylar nas?l otomatik olarak rüyana girer ve rüyanda bunlar? değiştirmek elinden gelmezse, gündüz kafana girmiş şeylerin doğal sonucunu rüyanda yaşarsan; “Dünyada da insanlar uykudad?r, ölünce uyan?rlar” hesab?, dünyada neleri yaşam?şsan, neleri benimsemişsen, benlenmişsen, sahiplenmişsen bunlar?n hepsinin sonuçlar?n? da kabirde yaşamaya başlars?n!.
    Tabii bir süre sonra madde dünyas? tamamen kaybolduğu için de, kabrin o toprak mezar bölümü, dünyas? tamamen kaybolur ve ruh boyutunda kabirde yaşamaya başlars?n.
    Kabirde “Ruh boyutunda” yaşamaya başlam?ş olman demek, senin gözünün önünden dünyan?n tamamen kaybolmas?, güneşin ?ş?nsal platformunda yaşamaya başlam?ş olman ve güneşi ve güneşin içindeki bütün canl?lar? olduğu gibi görmeye başlaman demektir.
    Ayn? şekilde galaksi içindeki tüm y?ld?zlar?n ?ş?nsal boyutundaki varl?klar? da görmeye başlars?n. ?şte bu olay Din’de “kişi ölümle birlikte kabirde bir pencere aç?l?r. Bir yandan cehennemi ve içindekileri görür, bir yanda bir pencere aç?l?r cenneti ve içindekileri görür”, diye anlat?lm?şt?r. Çünkü ruh gözünde mesafe kavram? yoktur!
    Konu HakanBa tarafından (04.06.07 Saat 14:20 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Bizim bu gözle her ne kadar 50 metre, 100 metre, 1000 metre görme gibi bir s?n?r?m?z varsa da, kabir âlemine geçmiş kişinin ruh gözü için mesafe kavram? kalkar ve sanki birkaç metre yan?ndaym?ş gibi 150 milyon km. ötedeki güneşin merkezinin ?ş?nsal varl?klar?n?, canl?lar?n? görmeye başlar.
    Bizim bir arkadaş?n hesab?na göre, şu anda 70 kilo olan bedeni güneş üzerindeki ağ?rl?ğ? itibariyle 300.000 kilo olacak diye düşünüyor.
    Cehenneme girmiş insanlar?n bedenlerinin de son derece dev boyutlarda olacağ?na dair birtak?m hadisler, yani Hz.Rasûlallah’?n aç?klamalar? var.
    Kabir âlemine geçen bu kişi bir yandan güneşi, içindeki canl?lar? ve o ortam? görür..
    Şâyet o, orada ebedi olarak kalacak olanlardan ise; gidemeyeceği güzel ortam? görüp, gideceği de azap verici ortam? görüp, bunun sonucunda kabirde oldukça s?k?nt?l? azapl? bir evre geçirir, t?pk? kâbus içinde rüya gören insan gibi..
    Eğer bunun aksi ise, yani o cennet denen güzellikler ortam?na gidecek, ordan kurtulacaksa, o zaman da çok huzurlu olur, o öbür ebedi kal?nacak ortamdan kurtulacağ?n?n sevinci içinde.. Ve bu süre k?yamete kadar böylece devam eder.
    Konu HakanBa tarafından (04.06.07 Saat 14:20 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  6. #6
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    ard?mlar?n?z için Allah raz? olsun
    bediüzzaman hazretleri verdigi müjdeleri misal aleminde görmüş olabilirmi ?
    Konu HakanBa tarafından (04.06.07 Saat 14:21 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    Ehil Üye Ararad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.620

    Standart

    Değişik Alemler var.
    18 bin , 24 bin alemin varlığından bahs ediliyor.
    Ama bahsi edilen alem “ bir kesime “ hitap eden bir tarzı hayata taaluku olan kısımdandır.

    Mesela ;

    1- Alemi Ahiret,
    2- Alemi şehadet ,
    3- Alemi ervah ,
    4- Alemi memat ,
    5- Alemi misal ,
    6- Alemi yakaza ,

    5 mertebei hayat var,
    Her bir alemin bir meratibi hayattan hisseleri var.

    Güzel konu. Emeğinize sağlık...
    Hak ile iştigal etmezsen
    batıl seni istila eder...

    İ. Şafii.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Alem-i Misal Hakkında...
    By kainatınmeyvesi in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 28.07.19, 16:56
  2. Alemi Gayb ve Alemi Şehadet Ortasında...
    By Abı-Hayat in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 24.04.09, 14:52
  3. Reşha-Misal!.....
    By _ŞuA_ in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 22.10.08, 13:29
  4. Hüve Nüktesinden 3 Misal ve Şerhi
    By zerre06 in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 27.08.08, 08:45
  5. Bismillah Her Hayrın Başıdır (Canlandırma-Misal)
    By SeRDeNGeCTi in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 13.09.07, 10:47

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0