+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Akıl Tatil-i Eşgal Etse de...

  1. #1
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    Ak?l tatil-i eşgal etse de, nazar?n? ihmal etse, vicdan Sanii unutamaz. Kendi nefsini inkar etse de onu görür. Onu düşünür. Ona müteveccihtir. Hads-ki, şimşek gibi sür'at-i intikaldir-daima onu tahrik eder. Hadsin muzaaf? olan ilham, onu daima tenvir eder. Meyelan?n muzaaf? olan arzu ve onun muzaaf? olan iştiyak ve onun muzaaf? olan aşk-? ?lahi, onu daima marifet-i Zülcelale sevk eder. şu f?trattaki incizap ve cezbe, bir hakikat-i cazibedar?n cezbiyledir.


    www.risaleara.com





    Alıntı hüşyar Nickli Üyeden Alıntı

    Nur Külliyat?ndan ?şârât-ül ?’caz adl? eserde kalbin tarifi yap?l?rken “mazhar-? hissiyat? vicdan, ma’kes-i efkâr? dimağd?r’ buyrulur. Hissiyat iki şubeye ayr?l?r: Beş duyu dediğimiz zahirî hisler, bir de bat?nî hisler.

    Vicdaniyat denilince daha çok “bat?nî hislerle idrak edilebilen şeyler” akla gelir. Bat?nî hisler, “Kuvve-i akliyye, kuvve-i hayaliyle, kuvve-i vehmiye, kuvve-i haf?za ve hiss-i müşterektir.”

    Demek oluyor ki, görme, işitme, koklama gibi, “ak?l, vehim, hayal,..,” de ruh için birer bilgi kaynağ?d?r. ?şte ruhun bu bat?nî güçlerle bilme cihetine vicdan deniliyor, onlarla bilinen şeylere de vicdaniyat.

    Buna göre ak?l ve hayal de vicdaniyata giriyor; bunlar da beş duyu ile değil, vicdanen biliniyorlar.


    ?nsan?n vicdanen bildiği hakikatler say?lamayacak kadar çoktur. Bunlar?n en önemli iki maddesi insan?n zaaf ve aczidir. ?nsan, vicdan? sayesinde, sonsuz derece zay?f ve muhtaç olduğunu akl?n? hiç yormadan ve haf?zas?n? zorlamadan anlayabilir.

    ?nsan?n aczi ve fakr? sonsuzdur. Ne göz onun mal?d?r, ne de gördüğü eşya. Bütün bunlara muhtaçt?r ve bunlar?n hiçbirini yapacak güce de sahip değildir. ?şte insan bu hakikati vicdanen bilir. Yani, “ben aciz ve muhtaç bir varl?k m?y?m?” diye düşünmesine gerek kalmadan, bu gerçeği iç âleminde yakinen kavrar.

    “Her vicdanda şu nokta-i istinad ve nokta-i istimdad cihetinde iki küçük pencere, Kadîr-i Rahîm’in barigâh-? rahmetine aç?l?r, her vakit onunla bakabilir.” (Sözler)

    ?nsanoğlu, vicdan?n?n Allah’? bilmesi sayesinde, ne kâinat? ne de bedenini düşünmeksizin gündüzleri işlerini endişesiz görmekte ve geceleri rahatl?kla uyuyabilmektedir. ak?l gaflet sahralar?nda dolaşsa bile, vicdan âlemlerin Rabbini bilir ve her şeyin O’nun emri ve idaresi alt?nda olduğunun şuuruyla, ancak O’nun kudretine istinat eder ve yine ancak O’ndan medet diler. Bu sayede insan, iç ve d?ş dünyas?ndaki sonsuz denecek kadar çok faaliyetlerin hiçbirini düşünmeden kendi işine bakar.

    Vicdaniyattan olan, yani insan?n duyu organlar?na muhtaç olmaks?z?n bildiği bir başka saha da kendi ahlâkî özellikleridir. Meselâ, bir insan kendisindeki tevazu yahut kibir hâlini vicdanen bilir. Merak, endişe, korku, sevgi, şefkat, tereddüt... gibi nice hâller de hep vicdanen bilinirler.




    sorularlarisaleinur.com

    Alıntı hüşyar Nickli Üyeden Alıntı
    Kalbinde nokta-i istimdat, nokta-i istinatla vicdan-? beşer Sânii unutmamaktad?r. Eğer çendan dimağ tâtil-i eşgal etse de, vicdan edemez. ?ki vazife-i mühimmeyle meşguldür. Şöyle ki:
    Vicdana müracaat olunsa, kalb bedenin aktar?na neşr-i hayat ettiği gibi, kalb gibi kalbdeki ukde-i hayatiye olan mârifet-i Sâni dahi, ceset gibi istidadât-? gayr-? mahdude-i insaniyeyle mütenasip olan âmâl ve müyul-ü müteşaibeye neşr-i hayat eder; lezzeti içine atar ve k?ymet verir ve bast ve temdid eder. ?şte nokta-i istimdat_
    Hem de bununla beraber, kavga ve müzahametin meydan? olan dağdağa-i hayata peyderpey hücum gösteren âlemin binler musibet ve mezahimlere karş? yegâne nokta-i istinat, mârifet-i Sânidir.
    Evet, herşeyi hikmet ve intizamla gören Sâni-i Hakîme itikad etmezse ve ale'l-amyâ tesadüfe havale ederse ve o beliyyata karş? elindeki kudretin adem-i kifayetini düşünse, tevahhuş ve dehşet ve telâş ve havftan mürekkep bir halet-i cehennem-nümûn ve ciğerşikâfta kald?ğ?ndan, eşref ve ahsen-i mahlûk olan insan, herşeyden daha perişan olduğundan, nizam-? kâmil-i kâinat?n hakikatine muhalif oluyor. ?şte nokta-i istinat_ Evet, melce, yaln?z mârifet-i Sânidir.
    Demek, şu iki noktayla bu derece nizam-? âlemde hükümfermâl?k, hakikat-i nefsü'l-emriyenin hâssa-i münhas?ras? olduğu için, her vicdanda iki pencere olan şu iki noktadan vücud-u Sâni tecellî ediyor. Ak?l görmezse de f?trat görüyor. Vicdan nezzard?r; kalb penceresidir

    Muhakemat
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 22:48 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kim Bir Şeyde Tevaggul Etse...
    By lasiyyema in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 28
    Son Mesaj: 29.07.19, 14:25
  2. Umre mi Yoksa Tatil mi
    By rasulgülleri_nuryarenleri in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 31.10.14, 19:24
  3. Tatil-i Eşgal
    By Müellif-e in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 25.06.08, 16:24
  4. Tatil mi... Yeni Bir Mesai mi?
    By kaancay38 in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 06.07.07, 20:04

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0