+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 21

Konu: Kalble Ruhun Hastalığı

  1. #1
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Arkadaş! Kalble ruhun hastal?ğ? nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur. O hastal?k maraz? da ulûm-i akliyeye tavaggul etmek nisbetindedir. Demek mânevî olan hastal?klar, insanlar? aklî ilimlere teşvik ve sevk eder. Ve akliyatla iştigal eden, emraz-? kalbiyeye müptelâ olur.


    Burda anlat?lmak istenen nedir?


    Ne anlat?lmak isteniyor?

    Felsefeyle iştigal edenlerin ve akl? ilimler iltigal edenlerin kalbleri ve ruhlar? hasta olduğundan m??

    Yani bu düğümü açmam?z laz?m?

    Şimdiden Allah raz? olsun.
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 15:23 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  2. #2
    Ehil Üye aşur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.446

    Standart

    Kalble ruhun hastalığı ziyadeleştikçe, afaki şeylere olan alaka o nisbette artar. Böylece bu hastalık sebebiyle akli meselelere ve konulara çok fazla merak duyar ve gereğinden fazla ilgilenir. Bu hastalık ziyadeleştkçe akli ilimlere olan meyli artar ve bu durum insanları bu duruma sevk eder. Bunun neticesinde aklıyla ve akli ilimlerle çok fazla meşgu olan insanlarda, kalb ve maneviyat ciheti noksan kalır. Ve giderek geri planlara düşer. Böylece bu insanlar kalb hastalıklarına düşerler. ''Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise maneviyatta kördür.'' manasına masaddak olurlar.

  3. #3
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart



    Hani üstad aklın ziyası fen ilimleri,


    vicdanın ziyası din ilimleri,


    iki biraraya gelse hakikat ortaya çıkar diyor.


    Þimdi anlamadığım nokta burası?Yukardaki ile burda anlatılmak isteneni anlamadım?


    Burda aklın ziyası fen ilimleri diyor,yukarda kalb ve ruh hasta olduğu için felsefe ilimleriyle çok uğraşır?


    Bunu nasıl anlıyacağız?


    Aşur abi,Allah razı olsun,inşaallah bunada cevap verirsiniz.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  4. #4
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Arkadaş! Kalble ruhun hastal?ğ? nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur. O hastal?k maraz? da ulûm-i akliyeye tavaggul etmek nisbetindedir. Demek mânevî olan hastal?klar, insanlar? aklî ilimlere teşvik ve sevk eder. Ve akliyatla iştigal eden, emraz-? kalbiyeye müptelâ olur.






    Kalp ve Ruhun ilac? imand?r.?man zaafa uğrarsa insanda manevi hastal?klar hükmetmeye başlar.Kalbin hastal?ğ? demek akl?n galibiyeti demektir.Çünkü "Nuru ak?l kalpder gider."Ak?l eğer kalpten feyiz almassa o ak?l felsefe ile iştigal ederse elbetteki kalbe hükmedecek ve vahye dayal? nur-u iman yerine akla dayal? felsefede meyil ve muhabbet artacağ?ndan kişi hile ve şübhe içene düşecektir.Üstad'da buna "Vicdan?n ziyas?, ulûm-u dîniyedir. Akl?n nuru, fünun-u medeniyedir. ?kisinin imtizac?yla hakikat tecellî eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. ?ftirak ettikleri vakit, birincisinde taassup, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder."şekliyle işaret eder.
    ?nsanda as?l olan ruh,kalp ve vicdand?r.Ak?l bunlara bağl? hareket etmezse belki de daha çok akli ilimlerle iştigal ederk manevi açl?ğ?n? akli ilimlerle doldurma gibi bir gayretle şevk ve gayretle felsefe de terakki etmeye meyilli olacakt?r.tabiki akli ilimler o kişiyi manevi hastal?klara müptela edecek ve belkide daha dönülmeyecek bir yola girerek emraz-? kalbiye hastal?ğ? ile yaralanacak belkide dalalete düşecektir.Rabbim bizleri emraz-? kalbiyeye düşenlerden etmesin.Ruh,kalp,vicdan?n iman ile donanan ve akl?n?da bu ?ş?k ile ayd?nlat?p münevverül ak?l olanlardan etsin.
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 15:23 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  5. #5
    Ehil Üye aşur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.446

    Standart

    Akli ilimlerle meşguliyet artt?ğ? zaman, kalb ve ruhun hastal?klar? da o nisbetle artar. Ayn? vücutta bulunan bu hasseler böylece biribirinden etkilenirler.

    Bu şekilde hastalanan, bir cihetle akl?n emrine giren ve böylece maneviyattan hissesi giderek azalan kalb ve ruh dahi geri planda ve etkisiz kal?r.

    Oysa kalb-ruh ve ak?l birlikteliğinini kazanan ve bunlar? dengeli bir şekilde götürebilen insanlar bu tür ruhi, kalbi ve akli marazlara düçar olmazlar.

    Bu denge ile hayat?n? götürebilen insanlarda elbette vicdan?n ziyas? din ilimleri,
    akl?n nuru ise fen ilimleri olur. Bu ikisinin yani madde ile maneviyat?n mükemmel birlikteliği ile hakikat ortaya ç?kar.
    Madde- mana dengesi
    kalb-ruh ve ak?l dengesi maddi ve manevi saadetleri de beraber getirir.
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 15:24 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Takarrur etmiş usuldendir: Ak?l ve nakil teâruz ettikleri vakitte, ak?l as?l itibar ve nakil tevil olunur. Fakat o ak?l, ak?l olsa gerektir.

    Yunusum Kardeşim,
    Buradan anlad?klar?m? ifade etmeye çal?şacağ?m; ancak bu ifadelerin izah? budur manâs?nda anlamaman?z? ve başka manâlar?n?n da mutlaka olduğunu unutmaman?z? rica ediyorum.
    Yukar?da Muhakemattan ald?ğ?m ifadede üstad?m?z, insandaki akl?n değerini çok aç?k bir şekilde ortaya koymuş. Ancak hemen ifade etmiş ki "bu ak?l, ak?l olsa gerektir" Yani akl?n kalbin kontrolünde ve iman?n elinde olmas? gerekir. Kalbin kontrolü d?ş?ndaki, iman?n kazançlar?ndan mahrum olan bir ak?l, ak?l değildir, ve sahibini, hakikatleri yanl?ş yerlerde aramaya sevk eder.
    Mevcudat?n, Sani-i Zülcelâl ile bağ?n? koparan felsefenin ve böyle bir felsefenin kontrolünde ya da esaretinde olan bir akl?n, mevcudata nas?l bakt?ğ?n? ve böyle bir akla sahip insan?n değerinin nas?l düştüğünü 23. sözden hat?rlayal?m. Akl?n da, ilmin de, insan?n da değeri Sani-i Hakîm'e intisab? nisbetinde vard?r. Yarat?c? ile mevcudat aras?ndaki bağ? koparan bir ak?l, mevcudata manâ-y? ismî ile bakar. "Niçin" yerine "nas?l" ?n? araşt?rmaya başlar. Ve âk?l olmayan ak?l, tabiat batakl?ğ?nda boğulur gider. Dolay?s?yla s?rf "akliyatla iştigal eden insan, emrâz-? kalbiyeye müptelâ olulr."
    Hürmet ve muhabbetlerimle...
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 15:24 ) değiştirilmiştir.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  7. #7
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Bütün izahlardan Allah raz? olsun.
    Bu manevi hastal?klara örnek olarak ne verilebilir ki,konuyu daha iyi anl?yay?m.?
    Akl?yatla meşgul olan hangi hastal?klara tutulur,misal verebilirmisiniz kardeşlerim?
    Benim akl?ma gelmiyor,
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 15:24 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  8. #8
    Ehil Üye aşur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.446

    Standart

    ''Herşeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise maneviyatta kördür. ''

  9. #9
    Pürheves sarı-beyaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    Rize
    Mesajlar
    162

    Standart

    Cevaplar güzel.
    Birde insan akl?yla hayat? anlamaya ve kendini keşfetme çabas?na girmişse ve bu insan?n kalbinde bir din yer etmemişse yani dinden gelen feyizle olaylara bakam?yorsa akl? ve muhakemesiyle felsefe batakl?ğ?nda kendini arama yoluna girmişse ve bazende yarat?c?y? arama çabas?ndaysa akibeti nas?l olur? Selamet sahiline ulaşabilir mi ve ya ulaşmas? ne derece mümkün olur?
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 15:25 ) değiştirilmiştir.
    Kimki canı için cananı sever canı sever, kimki cananı için canı sever cananı sever.

  10. #10
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    üstad:"Maddiyatta çok tevağğul eden ve gittikçe mâneviyattan tebâud eden ve nura karş? gabîleşen ve kabalaşan ve akl? gözüne inen en büyük bir filozofun münkirâne sözü mâneviyatta nazara al?nmaz ve k?ymetsizdir."

    Demek insan maddi ilimlerle aş?r? meşgul olursa maneviyata karş? kabalaş?r,maneviyatla ilgili olan meseleleri anlayamaz.Bu konuda söz sahibi olamaz.

    "Ve akliyatla iştigal eden, emraz-? kalbiyeye müptelâ olur."

    ?nsan kalp ve ruhun hastal?ğ?ndan felsefi ilimlere yöneliyor.Bu sefer akli ilimlerle meşgul oldukça da hastal?ğ? daha art?yor.Maneviyata hepten gabileşiyor.O zaman kalp ve ruhun yaralar?na karş? en baştan maneviyata sar?lmak gerekiyor.

    Kalp ve ruhun hastal?klar? neler olabilir?

    ?nkarc?l?k,
    Kuvve-i akliye,kuvve-i gadabiye, kuvve-i şeheviyeyi ifrat ve tefrit derecesinde kullanmak ruhi ve kalbi ,akli marazd?r.

    Vesvese,
    Şan şöhret beklentisi,
    Şefkati Allah?n şefkatini aşacak şekilde kullanmak marazd?r.(mesela kafirlerin cehennemde yanmas?na ac?mak),bazen korku da maraz şeklini al?r.

    Yani kalbi ruhi akli marazlardan kurtulmak istiyorsak bize verilen kuvveleri s?rat? müstakimde kullanmal?y?z.?tidalli olmal?y?z.

    ?nkarc?lar,münaf?klar marazlar?ndan dolay? dalalet yolundalar.Marazlar?ndan kurtulma yoluna da gitmiyorlar,marazlar? gittikçe art?yor.

    Müminler de bu marazlara yakaland?klar? için zaman zaman ehli dalalet gibi davranabiliyorlar,ancak mümin hatas?n? anlay?p hastal?ğ?n? tedavi yoluna gidiyor,mümin için nisbeten daha kolay iyileşmesi.

    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 15:25 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. belki ruhun cennetidir
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 25.03.20, 12:38
  2. ruhun cennetidir
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 31.08.17, 22:26
  3. Ruhun Irki Olur mu?
    By avrasyam_seker in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 35
    Son Mesaj: 18.03.09, 22:29
  4. Ruhun Rüya Aleminde...
    By avrasyam_seker in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.01.09, 21:37
  5. Ruhun Mahiyeti ve Ruh Çağırmak
    By dostum in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.12.08, 13:41

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0