+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 6 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 53

Konu: Hüve Nüktesi - Anladığım Kadarıyla

  1. #1
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Hüve nüktesini anlad?ğ?m kadar?yla izah edeceğiz.

    Başl?yorum.Önce bu cümleden bakal?m ne anlat?l?yor.

    Kardeşlerim, لاَ اِلهَ اِلاَّ هُوَ ve قُلْ هُوَ اللّهُ deki هُوَ lafz?nda yaln?z maddî cihette bir seyahat-? hayaliye-i fikriyede hava sahifesinin mütalaas?yla âni bir surette görünen bir zarif nükte-i tevhidde; meslek-i îmaniyenin hadsiz derece kolay ve vücub derecesinde sühuletli bulunmas?n? ve şirk ve dalaletin mesleğinde hadsiz derecede müşkilatl?, mümteni' binler muhal bulunduğunu müşahede ettim. Gayet



    sh: » (G: 8
    anlad?ğ?m;üstad diyorki ben la ilahe illa hüve ve kulhüvallahu daki hüve sözünde hayali fikrimle hava sahifesini tefekkür ederken aniden bana tevhidin bir nüktesi görüldü.

    ve anlad?mki iman mesleğinin sonsuz kolay olduğunu ,şirk mesleğinin ise çok zorluklar içinde ç?kmazlar içinde olduğunu gördüm diyor.

    ve gördüklerini izah etmeye başl?yor.
    k?sa bir işaretle o geniş ve uzun nükteyi beyan edeceğim


    ve devam ediyoruz cümle cümle


    Evet nas?lki bir avuç toprak, yüzer çiçeklere nöbetle saks?l?k eden kab?nda eğer tabiata, esbaba havale edilse lâz?mgelir ki; ya o kabda küçük mikyasta yüzer, belki çiçekler adedince manevî makineler, fabrikalar bulunsun veyahut o parçac?k topraktaki herbir zerre, bütün o ayr? ayr? çiçekleri, muhtelif hasiyetleriyle ve hayattar cihazat?yla yapmalar?n? bilsin; âdeta bir ilâh gibi hadsiz ilmi ve nihayetsiz iktidar? bulunsun

    burda anlad?ğ?m;bir saks?daki toprak ve bu toprak avuç dolusu kadarda olsa hangi tür çiçeği içine koysan sünbül verir değilmi.

    düşün önünde bir saks? toprak o toprağa hangi tür çiçeği koysan sünbüllenir ve büyür değilmi.

    eğer sen bunu Allaha vermezsen o zaman ;
    ya diyeceksinki bu saks? içinde çiçekler adedince manevi makinalar fabrikalar varki.hangi çiçeği atsak o makina onu büyütüyor.

    yada diyeceksinki o topraktaki atomlar bütün o çiçekleri bütün özellikleriyle bildiklerinden oluyor ve atomlar onlar? büyütüyor .

    şimdi düşün böyle diyebilirmisin.hiç toprakta manevi makina olurmu.hiç cans?z atomlar hangi çiçeği büyüteceklerini bilirlermi.
    hiç cans?zlar canl? maddeyi tan?rlarm?.

    biz elimize on tane ayr? ayr? tohum alsak kar?şt?rsak hemde karanl?kta rasgele toprağa gömsek hangi tohumu nereye ektiğimizi bilmiyoruzda bu cans?z atomlar toprak nas?l bilecek.
    buna kim inan?r.
    demek bu işleri toprağ? ve atomlar? yaratan ilmi ezeli olan allah yap?yor.

    bunu anlad?ksa eğer diğer cümleye geçiyoruz.bunu iyice anlayan diğer cümleyide kolay anlar.
    Konu HakanBa tarafından (29.05.07 Saat 20:00 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  2. #2
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Sonraki cümle;

    Aynen öyle de: Emr ve iradenin bir arş? olan havan?n, rüzgâr?n her bir parças? ve bir nefes ve t?rnak kadar olan هُوَ lafz?ndaki havada; küçücük mikyasta, bütün dünyada mevcud telefonlar?n, telgraflar?n, radyolar?n ve hadsiz ve muhtelif konuşmalar?n merkezleri, santrallar?, âhize ve nâkileleri bulunsun ve o hadsiz işleri beraber ve bir anda yapabilsin veyahut o هُوَ deki havan?n belki unsur-u havan?n herbir parças?n?n herbir zerresi, bütün telefoncular ve ayr? ayr? umum telgrafç?lar ve radyo ile konuşanlar kadar manevî şahsiyetleri ve kabiliyetleri bulunsun ve onlar?n umum dillerini bilsin ve ayn? zamanda başka zerrelere de bildirsin, neşretsin.

    Nas?lki daha önce demiştik ki avuç kadar toprak, bütün çiçeklere saks?l?k yapar.
    Aynen öylede emir ve irade arş? olan havadaki ,az bir havada bütün sesleri ç?kart?r ve nakleder.

    Havan?n olmad?ğ? yerde ses ç?kmaz değil mi?

    Şimdi düşün az kadar havada ,hangi insan konuşsa o insan?n sesi ç?kar.
    Şimdi ya diyeceksin ki; o hüve kelimesini söylemek kadar havada ,bütün seslerin telefoncular, telgrafç?lar kadar manevi makinalar? vard?r ki;Her sesi tan?yor ve naklediyorlar.
    Yada diyeceksinki ;O hüve söylemek kadar havada bulunan atomlar bütün sesleri biliyorlarki hava da bu işler oluyor.


    Nas?l oluyorda cans?z hava; o kadar sesleri şivesiyle beraber biliyor.
    Bir insan bile beraber yaşad?ğ?, insanlar?n seslerini ,bile taklid edemiyorda bu hava nas?l biliyor.

    Sen telefondan istanbuldaki baban? ar?yorsun.Hava zerresi nerden biliyor ki Sen baban? arad?n ve baban?n sesini aynen şivesiyle sana naklediyor.

    Demek hava Allah?n emir ve irade arş?d?r.
    Allah ne emretse; havada onu yap?yor.Emretmesi de Kendisinin yani Allah'?n dilemesiyledir.

    Eğer Allah dilemese hava o sesleri ç?karamazd?.

    Hem cep telefonunu düşün arkadaş?n? ar?yorsun; nerde olduğunu bilmiyorsun ;amma bak?yorsunki hava atomlar? onuda sana bulmuşlar.
    Ve onun sesinide biliyorlar.
    Bunu tesadüfe ,havaya veren insanlar, insan ismine lay?klar m??

    Demek bu işleri yapan Semi ve Basir olan; Allah d?r.
    Gelelim diğer cümleye.
    Konu HakanBa tarafından (29.05.07 Saat 20:01 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  3. #3
    Vefakar Üye edeb_ya_Huu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    363

    Standart



    açıkçası tam olarak vakıf olamadığım bi konudur hüve nüktesi yazılarınızın devamını bekleyeceğim ALLAH razı olsun..
    Dopdulu bir şevkle çıkıp yollara düşeli,geçtin manaları küheylan gibi encama ereceğin heyecanından belli,şahlan ki geliyor gökler ötesinden tebşir.

  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Çünki bilfiil o vaziyet k?smen görünüyor ve havan?n bütün eczas?nda o kabiliyet var. ?şte ehl-i küfrün ve tabiiyyun ve maddiyyunlar?n mesleklerinde değil bir muhal, belki zerreler adedince muhaller ve imtinalar ve müşkilatlar aşikâre görünüyor. Eğer Sâni'-i Zülcelâl'e verilse, hava bütün zerrat?yla onun emirber neferi olur. Birtek zerrenin muntazam birtek vazifesi kadar kolayca, hadsiz küllî vazifelerini Hâl?k?n?n izniyle ve kuvvetiyle ve Hâl?ka intisab ve istinad ile ve Sâniinin cilve-i kudreti ile bir anda şimşek sür'atinde ve هُوَ telaffuzu ve havan?n temevvücü sühuletinde yap?l?r. Yani, kalem-i kudretin hadsiz ve hârika ve muntazam yaz?lar?na bir sahife olur ve zerreleri, o kalemin uçlar? ve zerrelerin vazifeleri dahi, kalem-i kaderin noktalar? bulunur. Birtek zerrenin hareketi derecesinde kolay çal?ş?r.

    ?şte ben لاَ اِلهَ اِلاَّ هُوَ ve قُلْ هُوَ اللّهُ deki hareket-i fikriye ile seyahatimde hava âlemini temaşa ve o unsurun sahifesini mütalaa ederken, bu mücmel hakikat? tam vâz?h ve mufassal aynelyakîn müşahede ettim ve هُوَ nin lafz?nda, havas?nda böyle parlak

    sh: » (G: 90)

    bir bürhan ve bir lem'a-y? vâhidiyet bulunduğu gibi; manas?nda ve işaretinde gayet nuranî bir cilve-i ehadiyet ve çok kuvvetli bir hüccet-i tevhid ve هُوَ zamirinin mutlak ve mübhem işareti hangi zâta bak?yor işaretine bir karine-i taayyün o hüccette bulunmas? içindir ki, hem Kur'an-? Mu'ciz-ül Beyan, hem ehl-i zikir makam-? tevhidde bu kudsî kelimeyi çok tekrar ederler diye ilmelyakîn ile bildim.

    Mesela;bir asker devlet nam?na ,en büyük suçluyuda tutuklayabilir.
    Amma o asker olmazsa ,tek baş?na ne yapabilir?

    ?ki insan bir yerin coğrafyas? hakk?nda bilgi edinmek için gönderiliyorlar?Birisi hemen gidiyor,O memleketin bir çoğrafya Profösörüne soruyor.
    Ve bilgileri hemen al?yor.
    Diğeri o memleketin çoğrafyas?n? kendisi yapmak istiyor.
    Kimseyede dan?şm?yor.

    Şimdi bu kişinin coğrafya hakk?nda konuşabilmesi için,O memleketin bütün coğrafya ilmi için çal?şanlar?n ,kadar bilgisi olmas? laz?m ki yapabilsin.
    Başka türlü nas?l yapacak değil mi?

    Aynen öylede işte hava zerelerininde bütün sesleri nakledebilmeleri için Allah?n sonsuz ilmi her atomda olacakki bu işleri yapabilsin.

    Demek her şeyi yapan Allahd?r.
    Hüvede ve ehli zikrin zikirlerinde hüveyi zikretmelerinde aç?kça Allah? gösterdiğini ilmelyakin üstad görüyor.
    Yukardaki ifadeleride aynel yakin derecesinde görüyor.

    ?man mesleği ne kadar kolay şirk mesleği ne kadar zor olduğu san?r?m iki örnek de anlaş?ld?.

    Bütün sesleri nakletmek vahidiyet,seslerin şivesiyle beraber ayn? olmamas?da ehadiyettir
    Konu HakanBa tarafından (29.05.07 Saat 20:01 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Evet meselâ bir nokta beyaz kâğ?tta, iki-üç nokta konulsa kar?şt?ğ? ve bir adam, muhtelif çok vazifeleri beraber yapmas?yla şaş?racağ? ve bir küçük zîhayata, çok yükler yüklenmesiyle alt?nda ezildiği ve bir lisan ve bir kulak, ayn? anda müteaddid kelimelerin beraber ç?kmas? ve girmesi intizam?n? bozup kar?şacağ? halde;

    (mesela bir toplulukta en zeki insan o toplulukta bulunan insanlar?n ağz?nda ,ayn? anda ç?kan ayr? ayr? sesleri, ay?rtedebilir mi?
    Peki bu hava zerreleri bir anda ayn? anda milyonlarca sesleri hiç kar?şt?rmadan naklediyorlar ve bütün bunlar? atomlar yapt? diyebilir misin.)



    aynelyakîn gördüm ki: هُوَ nin anahtar? ile ve pusulas?yla fikren seyahat ettiğim hava unsurunda herbir parças? hattâ herbir zerresi içine muhtelif binler noktalar, harfler, kelimeler konulduğu veya konulabileceği halde, kar?şmad?ğ?n? ve intizam?n? bozmad?ğ?n?;

    (Buna şahid kendi etraf?na bak;
    o kadar cep telefonlar?ndan tut,televizyona ,radyoya kadar hiç kar?ş?kl?k görülüyor mu?Birazc?k düşün ?sonra atomlar;bütün bunlar? nas?l yapacak bunuda düşün?.)

    hem ayr? ayr? pek çok vazifeler
    (cep telefonunda ayr?,televizyonda ayr?,telefonda ayr?,ve diğer ç?kan seslerde ayr? ayr? vazifeler)
    yapt?ğ? halde, hiç şaş?rmadan yap?ld?ğ?n?

    (hiç şaş?rd?ğ?n? gördün mü?)

    ve o parçaya ve zerreye pek çok ağ?r yükler yüklendiği halde hiç za'f göstermeyerek, geri kalmayarak

    sh: » (G: 91)

    intizam ile taş?d?ğ?n?;


    hem binler ayr? ayr? kelime, ayr? ayr? tarzda, manada o küçücük kulak ve lisanlara kemâl-i intizamla gelip ç?k?p, hiç kar?şmayarak bozulmayarak o küçücük kulaklara girip, o gayet incecik lisanlardan ç?kt?ğ?

    ve o her zerre ve her parçac?k, bu acib vazifeleri görmekle beraber kemâl-i serbestiyet ile cezbedarane hal dili ile ve mezkûr hakikat?n şehadeti ve lisan?yla لاَ اِلهَ اِلاَّ هُوَ ve قُلْ هُوَ اللّهُ اَحَدٌ deyip gezer

    ve f?rt?nalar?n ve şimşek ve berk ve gök gürültüsü gibi havay? çarp?şt?r?c? dalgalar içerisinde intizam?n? ve vazifelerini hiç bozmuyor ve şaş?rm?yor ve bir iş diğer bir işe mani olmuyor...Ben aynelyakîn müşahede ettim.

    Demek ya herbir zerre ve herbir parça havada nihayetsiz bir hikmet
    ve nihayetsiz bir ilmi, iradesi
    ve nihayetsiz bir kuvveti, kudreti
    ve bütün zerrata hâkim-i mutlak bir hassalar? bulunmak lâz?md?r ki;

    bu işlere medar olabilsin.

    Bu ise, zerreler adedince muhal ve bât?ld?r. Hiçbir şeytan dahi bunu hat?ra getiremez.

    Öyle ise bu sahife-i havan?n hakkalyakîn, aynelyakîn, ilmelyakîn derecesinde bedahetle Zât-? Zülcelal'in hadsiz gayr-? mütenahî ilmi ve hikmetle çal?şt?rd?ğ? kalem-i kudret ve kaderin

    sh: » (G: 92)

    mütebeddil sahifesi ve bir levh-i mahfuzun âlem-i tegayyürde ve mütebeddil şuunat?nda bir levh-i mahv-isbat nam?nda yazar bozar tahtas? hükmündedir.

    ?şte hava unsurunun yaln?z nakl-i asvat (sesleri nakletmesi)vazifesinde mezkûr cilve-i vahdaniyeti ve mezkûr acaibi gösterdiği ve dalâletin hadsiz muhaliyetini izhar ettiği gibi, unsur-u havaînin sair ehemmiyetli vazifelerinden biri de elektrik, cazibe(çekme), dafia(itme), ziya (?ş?k)gibi sair letaifin naklinde şaş?rmadan muntazaman, asvat(ses) naklindeki vazifeyi gördüğü ayn? zamanda, bu vazifeleri dahi gördüğü ayn? zaman?nda, bütün nebatat(bitki) ve hayvanata teneffüs ve telkîh(aş?lama) gibi hayata lüzumu bulunan levaz?mat?(ihtiyaçlar?) kemal-i intizam ile yetiştiriyor. Emir ve irade-i ?lâhiyenin bir arş? olduğunu kat'î bir surette isbat ediyor. Ve serseri tesadüf ve kör kuvvet ve sağ?r tabiat ve kar?ş?k, hedefsiz esbab(sebepler) ve âciz, camid(cans?z), cahil maddeler bu sahife-i havaiyenin kitabetine ve vazifelerine kar?şmas? hiçbir cihetle ihtimal ve imkân? bulunmad?ğ?n? aynelyakîn derecesinde isbat ettiğini kat'î kanaat getirdim ve herbir zerre ve herbir parça lisan-? hal ile لاَ اِلهَ اِلاَّ هُوَ ve قُلْ هُوَ اللّهُ اَحَدٌ dediklerini bildim ve bu هُوَ anahtar?

    sh: » (G: 93)

    ile havan?n maddî cihetindeki bu acaibi gördüğüm gibi, hava unsuru da bir هُوَ olarak âlem-i misal ve âlem-i manaya bir anahtar oldu.

    Buraya kadar,inşaallah istifadeye vesile olur.anlaş?lmayan yer varsa beraberce mütaala edilir.
    Konu HakanBa tarafından (29.05.07 Saat 20:01 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  6. #6
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Hakikaten hüve nüktesi çok ehemmiyetlidir.Tevhidin varl?ğ?n?,vucudunu,o kadar vaz?h,aç?k bir şekilde izah etmiştir ki ak?l hayrette kalm?ş ve dalaletin ve küfrün belini,inançs?zl?ğ?,ateizmi,tabiat?,sebebleri tamam?yla ortadan kald?rm?ş ve ALLAH cc vucubu vucudunu kolay bir tarzda,suhuletle isbat edilmiştir.Hatta üstad.ra hazretlerini yap?lan işkencenin çoğu bu huve nüktesinin vazih bir şekilde izah? edilmesiyle yap?lm?şt?r.çünkü ehli dalaletin ufunetli ve çirkin yüzünü bütün aç?kl?ğ?yla ortaya koymuştur.


    benim burada hayretimi mucib olan şey havan?n zerrelerinin nas?l olupta bir anda, ayn? zamanda,konuşan kişinin şivesiyle,kar?şt?racak neden çokken kar?şt?r?lmamas? ve havan?n her bir atomunun kendisine yüklenecek bütün görevi bir anda çok uzak mesafelerden yerine getirmesi olmuştur.

    nas?l oluyorda atomlar hava dalgas? yoluyla,belli frekanslarla havan?n her bir atomu bir birini bu kadar h?zla ,bir anda ,ayn? zamanda itibilme gücüne sahip oluyur.uzak mesafelerden sesler atom vas?tas?yla nas?l bir anda birbirini iterek zamans?z bir şekilde yan?m?zda haz?r oluyor.

    buna binaen Hava zerreleri ALLAH cc emir ve iradesinin bir arş?d?r. nas?lki toprak ve su ALLAH cc rahmetinin arş? olduğu s?rr?n? bize gösteriyorlar.

    bu konu hakk?nda ehli vukuf abilerden anlat?m bekliyoruz.


    Bunuda başka bir kardeş cevap olarak yazm?şt?,bu konuya.
    Konu HakanBa tarafından (29.05.07 Saat 20:01 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  7. #7
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Nur örneği anlat?yor bunu;

    Hani üstad ;Güneşi örnek veriyor.
    Güneş bir yerde iken; ayn? anda hadsiz zerrecikler,parlayan şeylerde ve deniz yüzünde,kar'?n kabarc?klar?nda parl?yor.
    Eğer güneşin akl?,ilmi,kudreti olsayd?.
    Her yerde ayn? anda tecelli edip bütün işleri yap?p birbirine mani olmazd?.
    çünkü nur için mekan yok .Her yerde ayn? anda bulunabilir.

    Bir örnekte ruh hakk?nda veriliyor.
    Ruh vücudumuzun her yerinde ayn? anda bütün vazifeleri yap?yor ,kar?şt?rm?yor.
    Bir anda gözde çal?ş?rken ,diğer yandan t?rnakta ve sair organlarda.
    hepsinde ayr? ayr? vazife yapt?ğ? halde hepsiyle ayn? anda ilgileniyor.


    ?şte bu iki misalden düşün ?;bütün zerreler Allah?n emirber neferleri olduğu için ,
    ve Allah?n isimleri nur olduğu için ,
    ve eşyan?n içyüzü parlak olduğu için bir anda Allah bütün işleri yap?yor.

    Demek atomlardan kaynaklanm?yor.
    Atomlar? kalemi kudretin ucu olarak kullanan Zat cc. O vazifeleri yapt?r?yor.
    selam.
    Konu HakanBa tarafından (29.05.07 Saat 20:02 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  8. #8
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Hüve nüktesi gerçekten çok önemli bir risaledir..
    Nerde ise ahiretle ,şehadet alemi aras?ndaki perdeyi y?rt?yor.
    Eşyan?n melekut cihetini güneş gibi, nur gibi gözlere seriyor..

    Eski meteorolog olduğum için hat?rl?yorum...Hava zerreleri atomlar? harika işlere medar oluyorlar..tek başlar?na yapamayacaklar? yükleri üstleniyorlar..ve kudret kaleminin tecellisi ile ayn? anda hem yağmur yağ?yor,hem şimşek çak?yor, y?ld?r?mlar düşüyor, ayn? anda elektirk yükünün yoğun olduğu şartlarda ,hem radyo hem tv, hem uydu dalgalar?n? ,hemde gsm dalgalar?n? naklediyorlar..
    Çok iyi hat?rlar?m yağ?şl? havalarda uydudan hava resmi al?rd?k..

    ?nan?n o zor şartlarda tedirgin olurduk, acaba uydudan gelen dalgalar? sinyalleri al?c?lar?m?zla antenlerimizle alabilirmiyiz diye..
    Hava zerreleri görevlerini hiç şaş?rmadan ifa ederlerdi..
    Demekki arkalar?nda onlar? yönlendiren ,irade eden kullanan bir muazzam kudret var..
    En küçük bir zorlamada dahi camid şuursuz unsurlar?n dayanamad?ğ?n?,kaçt?ğ?n? düşünün..
    Bir de insan?n her türlü ihtiyac?n? talebini yerine getirmek üzere vazifesini ifa eden unsurlar??n durumunu düşünün..
    Bu risaleyi ben 30 söz, tabiat risalesi ve 29 sözle birlikte mütaala etmeyi ,hatta nur aleminin bir anahtar? ile birlikte okumay? bir aşama sonrada haşir risalesi ile okumay? tavsiye ediyorum..
    Zira kuranda geçen sema tabiri ile hava unsuru aras?nda çok nurani bir rab?ta var..
    ve hava unsuru bir çok vazifeyi ifa ederken h?fz vazifesi ile hadiselerin resmini filmini çekiyor ahirete ayinedarl?k ediyor..
    ve ahiretle aram?zda nurani bir vas?ta teşkil ediyor ki, haşir risalesinde de k?smen buna işaretler var..selamlar..

    Bunuda başka bir kardeş hüve nüktesini eklerken cevap yazm?şt?.
    Konu HakanBa tarafından (29.05.07 Saat 20:02 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  9. #9
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Şimdi güneş her parlayan şeylerde varm??Var.
    Aynada var,denizin yüzünde var,su damlalar?nda var.

    Yeryüzünü birbirine benzemeyen ,parça parça cam parçalar?ndan ve aynalardan oluştuğu farzet.
    Şimdi güneş hepsinde ayn? anda var, parl?yormu.
    Evet dersin.

    Şimdi bu güneşi canl? kabul edelim yedi rengi; yedi s?fat? olsun .Iş?ğ? ;kudreti olsun.

    Bu şekilde olsa idi ;Bütün işleri bir anda yapard?,birbirine mani olmazd?.

    Parlayan şeyleri beden olarak düşün.
    Güneşide ruh olarak düşün.
    ve bunu örneğe tatbik et.
    Konu HakanBa tarafından (29.05.07 Saat 20:02 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  10. #10
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Biraz düşünelim;
    Nasıl olurda bu hava bütün insanların seslerini biliyor ve naklediyor.
    Cansız hava bu kadar insanların seslerini nasıl tanıyor.
    cep telefonuyla nasıl aradığımız kişiyi bulup bize yardımcı oluyor.

    cansız bir şeyden bu beklenir mi?

    Demek bu işler kendi kendine olmuyor.
    Alimi mutlakın kudretiyle oluyor.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Onuncu Sözün Hakikatları-Anladığım Kadarıyla?
    By ademyakup in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 63
    Son Mesaj: 15.07.11, 12:49
  2. Ali Sanver - Hüve Nüktesi
    By karatoprak1975 in forum Sesli ve Görüntülü Risale-i Nur Sohbetleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 02.01.10, 17:56
  3. Hüve Nüktesi
    By vahdet in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04.09.09, 23:28
  4. En Büyük İman Hakikatlerinden:''Hüve Nüktesi''
    By SAMASTRA in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 18.03.09, 17:25
  5. Hüve Nüktesi
    By Selim Akif in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 23.10.07, 08:13

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0