+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: İman getirenler ne kadar haklı ve hakikatlı olduklarını bildi

  1. #1
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    38
    Mesajlar
    4.292

    Standart İman getirenler ne kadar haklı ve hakikatlı olduklarını bildi

    ... O mütefekkir yolcu, marifet-i İlahiyenin hadsiz mertebelerinde ve nihayetsiz ezvakında ve envârında daha ileri gitmek için, insanlar âlemine ve beşer dünyasına girmek isterken, başta enbiyalar olarak onu içeriye davet ettiler; o da girdi. En evvel geçmiş zamanın menziline baktı, gördü ki: Nev'-i beşerin en nurani ve en mükemmeli olan umum peygamberler (Aleyhimüsselâm) bil'icma' beraber "Lâ ilahe illâ Hû" deyip zikrediyorlar ve parlak ve musaddak olan hadsiz mu'cizatlarının kuvvetiyle, tevhidi iddia ediyorlar ve beşeri, hayvaniyet mertebesinden melekiyet derecesine çıkarmak için, onları iman-ı billaha davet ile ders veriyorlar gördü. O da, o nurani medresede diz çöküp derse oturdu. Gördü ki:
    ------------------------------------
    Mütefekkir: Tefekkür eden, düşünen, düşünce sahibi, düşünür.
    Marifet-i İlahiye: Allah'ı(cc) bilme ve tanıma.
    Ezvak: Zevkler.
    Envâr: Nurlar, aydınlıklar, ışıklar.
    Beşer: İnsan.
    Enbiya: Peygamberler.
    Menzil: Yer.
    Nev'-i beşer: İnsan türü, insanlar.
    Aleyhimüsselâm: Selâm onların üzerine olsun.
    Bil'icma': Toplu olarak.
    Lâ ilahe illa Hû: O'ndan (Allah'tan(cc)) başka ilah yoktur.
    Musaddak: Doğrulanmış, doğruluğu kabul edilmiş.
    Mu'cizatlarının: Mu'cizelerinin.
    Tevhid: Birleme, birlik, bir tek Allah'tan(cc) başka ilah olmadığına inanmak.
    Hayvaniyet: Hayvanlık.
    Melekiyet: Meleklik.
    İman-ı billah: Allah'a(cc) inanmak.

    Meşahir-i insaniyenin en yüksekleri ve namdarları olan o üstadların herbirisinin elinde Hâlık-ı Kâinat tarafından verilmiş nişane-i tasdik olarak mu'cizeler bulunduğundan, herbirinin ihbarı ile beşerden bir taife-i azîme ve bir ümmet tasdik edip imana geldiklerinden, o yüzbin ciddî ve doğru zâtların icma' ve ittifakla hüküm ve tasdik ettikleri bir hakikat ne kadar kuvvetli ve kat'î olduğunu kıyas edebildi. Ve bu kuvvette, bu kadar muhbir-i sadıkların hadsiz mu'cizeleriyle imza ve isbat ettikleri bir hakikatı inkâr eden ehl-i dalalet ne derece hadsiz bir hata, bir cinayet ettiklerini ve ne kadar hadsiz bir azaba müstehak olduklarını anladı ve onları tasdik edip iman getirenler ne kadar haklı ve hakikatlı olduklarını bildi; iman kudsiyetinin büyük bir mertebesi daha ona göründü.
    -------------------
    Meşahir-i insaniye: İnsanlığın ünlüleri.
    Namdar: Namlı, ünlü, şöhretli.
    Hâlık-ı Kâinat: Kainatın yaratıcısı.
    Nişane-i tasdik: Doğruluğunu gösteren işaret.
    Taife-i azîme: Büyük topluluk.
    Kat'î: Kesin.
    Muhbir-i sadık: Doğru haber veren.
    Ehl-i dalalet: Kur'anın gösterdiği yoldan ayrılanlar, iman ve islâm yolundan sapanlar.
    Müstehak: Hak etmiş.
    Kudsiyet: Kutsallık, mukaddeslik.

    Evet enbiyayı (Aleyhimüsselâm), Cenab-ı Hak tarafından fiilen tasdik hükmünde olan hadsiz mu'cizatlarından ve hakkaniyetlerini gösteren muarızlarına gelen semavî pek çok tokatlarından ve hak olduklarına delalet eden şahsî kemalâtlarından ve hakikatlı talimatlarından ve doğru olduklarına şehadet eden kuvvet-i imanlarından ve tam ciddiyetlerinden ve fedakârlıklarından ve ellerinde bulunan kudsî kitab ve suhuflarından ve onların yolları doğru ve hak olduğuna şehadet eden ittiba'larıyla hakikata, kemalâta, nura vâsıl olan hadsiz tilmizlerinden başka, onların ve o pek ciddî muhbirlerin müsbet mes'elelerde icmaı ve ittifakı ve tevatürü ve isbatta tevafuku ve tesanüdü ve tetabuku öyle bir hüccettir ve öyle bir kuvvettir ki; dünyada hiçbir kuvvet karşısına çıkamaz ve hiçbir şübhe ve tereddüdü bırakmaz. Ve imanın erkânında umum enbiyayı (Aleyhimüsselâm) tasdik dahi dâhil olması, o tasdik büyük bir kuvvet menbaı olduğunu anladı. Onların derslerinden çok feyz-i imanî aldı.
    ------------------------------------
    Hakkaniyet: Doğruluk, haklılık, gerçeklik.
    Muarız: Karşı çıkan, karşı gelen.
    Semavî: Semaya ait, gökle ilgili. *Allah(cc) katına ait.
    Delalet: Delil olma, yol gösterme.
    Kemalât: Mükemmellikler, olgunluklar, üstünlükler.
    Kuvvet-i iman: İman kuvveti, inanç gücü.
    Kudsî: Kutsal.
    Suhuf: Sayfalar.
    İttiba: Uyma.
    Tilmiz: Talebe, öğrenci.
    Tevatür: Kuvvetli haber.
    Tevafuk: Birbirine uygunluk, birbirine uygun gelme.
    Tesanüd: Dayanışma.
    Hüccet: Delil, ispatlayıcı söz, belge vs.
    Erkân: Esaslar, temeller.
    Menbaı: Kaynağı.
    Feyz-i imanî: İmana ait feyz, imanın bereketi ve bolluğu.

    Asa-yı Musa


  2. #2
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    38
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Ey İnsan! Senin nokta-i istinadın, ancak ve ancak Allah'a olan imandır. Şuâlar

  3. #3
    Pürheves hatme - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2015
    Mesajlar
    182

    Standart

    fanidünya kardeşim konuları ilgili bölümlere açarsan başka üyeler aradıklarını bulmakta zorlanmazlar.aradığım konuyu bulamıyorum bu bölümde

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Sizce Kim Haklı :)
    By Mesrure in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.08.14, 12:59
  2. Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 08.04.09, 15:15
  3. Kaktüslerin Bu Kadar Güzel Olduklarını Biliyor muydunuz?
    By Melis in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.01.09, 20:27
  4. Üstad Çocuklara Ehemmiyet Verip; Önemli Olduklarını Hissettirirdi
    By serab in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 17.12.07, 03:33

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0