Allah’a iman ile bağlananlar, yine Allah’a iman ile bağlananları sever ve hürmet eder. Çünkü aynı Allah’a iman ediyorlar ve aynı Allah’ın rızasını kazanmaya çalışıyorlar. Allah’ı sevenleri sevmemek zımni olarak Allah’ı sevmemeyi netice verir. Bu yüzden kalbinde Allah sevgisi olanlara buğzetmek ve onlara husumet beslemek, hakiki ve kamil iman ile bağdaşmaz.

İslam’ın bütün emir ve yasakları, bu emir ve yasaklara uymakla mükellef kimselerin kardeş olmalarını gerekli kılıyor. Şöyle ki müminlerin birbirlerini düşman görmeleri ve sonra da aynı camide aynı safa durmaları, hem teorik açıdan hem de pratik açıdan mümkün değildir.

Zekatı zengin mümin fakir mümine verir, bu da kardeşlik duygusu ile olabilir. Zira insanın nefret ettiği birisine samimi bir şekilde mali yardımda bulunması kabil değildir.

Yine hac bir yönü ile cemaat ibadetidir ki birbirlerine düşman olanların aynı ortamda tavaf etmesi mümkün değildir.

Yani nereden bakılırsa bakılsın, İslam’ın bütün emir ve yasakları, kardeş olmayı kardeşçe yaşamayı mecbur kılıyor. Kardeş olmayan ve kardeşçe yaşamayanların İslam’ı şüpheli en azından taklidi olduğu muhakkaktır.

Sorularla Risale