+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Üstadım'ın, Benim Suçum Dediği Şey...

  1. #1
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart Üstadım'ın, Benim Suçum Dediği Şey...

    Üstad?m?z: Benim suçum hizmeti Kur'aniyemi maddi manevi terakkiyat?ma kemalat?ma
    alet yapmakm?ş diyerek adeta kendisini k?n?yor.
    Üstad?n bu söz ve yaklaş?m?n? nas?l anlamal?y?z.


    Bu kur'an ve sünnet aç?s?ndan bir mümin için çok önemli bir düşünce tarz?d?r.
    bir telakkidir.kendi ile yüzleşme mevzuunda önemli bir husutur bunu keşfeden
    insan zannediyorum farkl? hadiselere maruz kalsada herşeyi evirir çevirir bunun
    üzerinde yorumlar. Kendi ülkende sen bir sürgüne maruz kalabilirsin,tecrid edilebilirsin
    hapishanelerde sana yer haz?rlanabilir, mahkeme mahkeme dolaşt?r?labilirsin
    vatandaşl?k haklar?ndan mahrum edilebilirsin,vicdan hürriyeti ad?na preslenirsin
    ezilebilirsin. O mülahaza içinde bu durumlar?n hepsine birer cevap bulabilirsin
    Böyle kendinle yüzleşipte nefsinle hesaplaş?pta bu türlü problemlere kendin
    cevap üretince çevreni suçlamass?n başkalar? ile kavga etmessin.
    Kadere taş atmass?n, içinden dahi olsa bir iç mülahaza bir kelam? nefsi iç konuşma
    böyle,neyim varki benim baş?ma bunlar geliyor demessin
    çünkü iman rükünlerinden hangisi olursa olsun o sorgulan?nca hafizan Allah
    iman?n o noktas?nda bi gedik açm?ş olursun,iman?n bir yan?n? y?km?ş olursun
    Bir insan esas suçluyacağ? sorguluyacağ? şeyi bulamassa kendi içinde o başka
    yerlere taş atar.kaderi tenkit eder.Neden bu tenkitini tevcih edeceği yeri bulamam?ş,
    esas o önemli bir mesele
    ?şte Hz Bediüzzaman o noktaya dikkatlar?m?z? çekiyor.
    Neyin üzerinde duracağ?z,
    baş?ma bir gaile geldi
    Kuran diyorki: sana bir hasene geldiği zaman
    bir iyilik bir güzellik isabet ettiği zaman o Allah tand?r.
    Ama baş?na gelen bir gaile bi musibet bir bela o senin kendindendir.diyor.
    Efendimiz sav buyuruyorki:
    Ayağ?na bi diken batsa veya,
    s?k?lsan, terlesen, maksad?n? ifade ederken sürçü lisana maruz kalsan,
    bir meseleyi tam ifade edemesen,
    bunlar senin günahlar?n? götürür,
    bir hatandan dolay?d?r bunlar.
    şimdi insan her baş?na gelen şeyi bir hatas?na bir yanl?ş?na verirse,
    iki şey var burada
    bir kaderi tenkit etmez,nefsiyle yüzleşir
    ikinciside
    o hatalar?n? düzeltme imkan? olur.
    insan hatas?n? görmüyorsa hiç hatas?n? düzeltmez hep öyle gider
    hep hatalar?n? sevap gibi görür,
    HZ Bediüzzaman Burada
    Kamil bir insan olarak
    baş?na onca şey gelmiş
    kendi sözü içinde
    28 senedeir çekmediğim eza görmediğim cefa kalmad?
    divan? harplerde bir cani gibi muamele gördüm
    bir serseri gibi memleket memleket sürgüne gönderildim
    şimdi bu evsaflardan hiçbiri onun
    semti nasutiyetine sokulamaz
    aylarca ihtilattan men edildim
    zaman geldiki hayattan ziyade ölümü tercih ettim
    hatta bi yerde hiçbirimizin demeye cesaret edemeyeceği bi şeyi söylüyor
    eğer dinim beni intihardan men etmeseydi
    bugün said topraklar alt?nda çürüyüp gitmişti diyor
    dini bir hata değil.ama demek orada önemli bir mesele
    din intihardan menediyor
    demek öyle tahammül fersa şeylere maruz kal?yorki k?ş gününde
    penceresi aç?k kokudan içeriye girilmeyen bir helada tecrit ediliyor
    birinin hizmet etmesine imkan verilmiyor
    hapishaneye koyuyorlar bir ceza,ceza bir olur.
    19 defa zehirliyorlar.
    üst üste cezalar bunlar,konuşmay? men ediyorlar
    bütün bunlara bak?yor hepsi bunlar
    baş?boş serseri hadiseler rastlant?n?n çocuklar? değil
    bizim gafilane ifadelerimizle tesadüflerin doğurduğu şeyler değil
    kendi ifadesi ile bunlar tevafuklar?n nesebi sahih
    veledleridir.
    Mutlaka bi şeye dayan?yor bunlar oda diyorki:
    ben şimdi 40 seneden beri cevab?n? bulamad?ğ?m bi şeyin cevab?n? buldum
    der gibi seviniyor diyor
    benim maddi manevi dine imana kurana hizmetimi
    maddi manevi terakkime alet etmekliğimmiş.
    yani bir insan kurana hizmet ederken demek
    kafas?n? dünyevi uhrevi her türlü mülahazadan tecrit etmesi laz?m.
    biz sadece Allah?m?z? isteriz.
    Efendimiz sav e yak?n olmay? isteriz.
    çünkü sahibi şeriat bizi o hususlar?n ikisindede mazur görmüş veya teşvik etmiş
    ve ayn? zamanda tasvibde buyurmuş onu.
    mesela Allah?m kendini bize sevdir.
    seni sevmeye vesile olanlar?da sevdir sevdiklerinide sevdir
    hamdi yaz?r çok usturuplu bir ifade ile mukaddimesinde bahseder bunu.


    2 mesele
    Bediüzzaman öylemiydi
    Ben öyle olacağ?na hiç ihtimal vermiyorum
    Çünki çok nezih doğmuş
    5-6 yaş?nda iken bizim 40-50 yaş?nda idrak edeceğimiz şeylerin
    Ötesinde şeyler idrak etmiş
    Çok erken dönemde akl? baş?nda basireti yerinde insanlar
    Taraf?ndan keşfedilmiş
    Van da valinin yan?nda kald?ğ? dönemde ,genç bir delikanl?
    Fakat bak?yorsunuz ordada yine bir fikir abidesi
    Bir muhakeme abidesi
    Ve bunlar?n yan?nda ayn? zamanda bir iffet abidesi
    Genç hareketli dinamik bir insan
    Fakat öyle bir iffet ağabeydesiki
    Diyorki ben onun evinde şu kadar zaman kald?m
    ?ki tane k?z? vard? işin doğrusu onlar? tan?yamad?m diyor.
    Yani mükemmellik dünyaya gelirken numaras?na durubuna uygun ona
    Giydirilmiş bir şey.aşk?n bir insan,sadece dine imana hizmet etmek için gelmiş.
    Baştan böyle haz?rlanm?ş Peygamber varisi bir insan
    Bu çağda onu temsil eden o ruhu seslendiren bir insan.
    Onun en büyük hadimlerinden,en vefakar dostlar?ndan bu çağda gelmiş bir
    ?nsan olarak donan?m?nda bir eksikliğin olmas? düşünülemez.
    Dolay?s?ylede öyle bir insan dünyaya ait baz? şeyleri ahrete tercih edemez.
    Kella bel tuhibbunel acile tokad?n? yemek istemez o.
    Fakat zannediyorum kendi ufku aç?s?ndan tabiat?nda okuduğu baz? şeyleri
    Gelişme imkan? bulamam?ş bir beşer olarak mahiyetinde mündemiç bulunduğu halde
    Fakat inkişaf etme imkan?n? bulamam?ş.
    Onun iradesinin hakk?n? vererek bask? alt?na ald?ğ?
    Böyle görünme hissi peşin zevkini alma hissi füyuzat hislerinden istifade etme
    Hissi o duygular içinde mündemiç,görmüş onlar?
    Fakat daha ilk merhalede tahayyül merhalesinde
    Tasavvur merhalesinde onlar?n ipini çekmiş
    Haklar?ndan gelmiş Allah?n izni ile
    Ama duymuş onlar?.onlar?n var olduğunu duymuş
    Ayr? bir mesele bu.
    Herkes için sözkonusudur.
    Öyle ise o zat niye bunu diyor yani
    Efendimiz niye “illa en yetegammedeniyallahi
    Birahmetin min hüve fadlün” buyuruyor.
    “Evet bende amelimle cennete giremem” diyor.
    Bize bir ders veriyor.kimse ameline güvenmesin
    O gururdur diyor.biz cennete girersek Allah?n lütfu ile gireriz.
    O zatta bu iman ve hizmetinde değil dünyevi baz? şeylere basamak yapmak
    Mesela ben dindar görüneyim bana teveccüh olsun nazarlar bana
    Yönelsin iştihar edeyim hayat? dünyeviyede bir makam kapay?m
    Bir mans?p elde edeyim bir rampa gibi kabul edeyim
    Onunla yükseklere f?rl?yay?m yükseklerde uçmam? ona
    Bağlayay?m gibi mülahazalara karş? ikaz ediyor bizi
    Böyle dünyevi şeylere onlar basamak yap?lmad?ğ? gibi
    Uhrevi şeylerede basamak yap?lmamas? laz?m.
    Kulluğumuzu şah? geylani olmak için kullanmamal?y?z
    Hasan şazeli olmak için kullanmamal?y?z
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 02:28 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  2. #2
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Sonra, ben, cemiyetin îman selâmeti yolunda âhiretimi de fedâ ettim. Gözümde ne Cennet sevdâs? var, ne Cehennem korkusu."

    Hayat?mda,hususan bu hizmet-i imaniye içinde bulunduğum dönemlerde dikkatimi en çok celbeden,kahraman insanlar?n,tarihe isim yapm?ş şah?slar?n "fedakarl?k ve cesaret" hasletleri olmuştur.Bunun için hep şunu dile getiririm bu nevi söyleşilerde;Kahramanl?k fedakarl?k ister,fedakarl?k ta cesaret ister.Yani,kahramanl?k ve fedakarl?k birbiriyle doğru orant?l?,girift bir durumdad?r.Peygamberimiz adetlerinde mutaass?p,vahşi bir kavim içerisinde bu derece muvaffak olmas? bana göre cesaret ve fedakarl?ğ?n?n daha ziyade ön planda olmas?ylad?r.Bu hususta kendisini savunduğu fikirlerden al?koymak için yap?lan engellemelere güneş ve ay? hali haz?rda ellerine koyabilecek bir düşüncede olsalar,alt?ndan dağlar y?ğsalar vazgeçmeyecek kadar cesurdu.Bununla birlikte kendi rahat ve huzurunu düşünemeyecek kadar da fedakard?.
    Zaman?m?z birçok noktada asr-? saadete çok benziyor.?man,ateşten gömlek.Giymek çok zor.Tutmak çok zor.

    Fedakarlardan olmak duas?yla...

    "?slam, bugün öyle mücahidler ister ki, dünyas?n? değil, ahiretini dahi feda etmeye haz?r olacak."
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 02:29 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  3. #3
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Bu zamanda en büyük bir ihsan, bir vazife, iman?n? kurtarmakt?r, başkalar?n iman?na kuvvet verecek bir surette çal?şmakt?r. Sak?n, benlik ve gurura medar şeylerden çekin. Tevazu, mahviyet ve terk-i enaniyet, bu zamanda ehl-i hakikate laz?m ve elzemdir. Çünkü, bu as?rda en büyük tehlike benlikten ve hodfuruşluktan ileri geldiğinden, ehl-i hak ve hakikat, mahviyetkarane daima kusurunu görmek ve nefsini itham etmek gerektir."

    ***

    "?K?NC? NOKTA:
    Şeytan?n mühim bir desisesi, insana kusurunu itiraf ettirmemektir-tâ ki istiğfar ve istiâze yolunu kapas?n. Hem nefs-i insaniyenin enâniyetini tahrik edip, tâ ki nefis kendini avukat gibi müdafaa etsin, adeta taksirattan takdis etsin.

    Evet, şeytan? dinleyen bir nefis, kusurunu görmek istemez. Görse de, yüz tevil ile tevil ettirir. s?rr?yla, nefsine nazar-? r?za ile bakt?ğ? için, ay?b?n? görmez. Ay?b?n? görmediği için itiraf etmez, istiğfar etmez, istiâze etmez, şeytana maskara olur. Hazret-i Yusuf Aleyhisselâm gibi bir peygamber-i âlîşan dediği halde, nas?l nefse itimad edilebilir?

    Nefsini itham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. ?stiğfar eden, istiâze eder. ?stiâze eden, şeytan?n şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanl?kt?r. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan ç?kar. ?tiraf etse, affa müstehak olur.


    ÜÇÜNCÜ NOKTA: ?nsan?n hayat-? içtimaiyesini ifsad eden bir desise-i şeytaniye şudur ki: Bir mü’minin birtek seyyiesiyle bütün hasenât?n? örter. Şeytan?n bu desisesini dinleyen insafs?zlar, o mü’mine adâvet ederler.

    Halbuki, Cenâb-? Hak, haşirde adalet-i mutlaka ile mizan-? ekberinde a’mâl-i mükellefîni tartt?ğ? zaman, hasenât? seyyiâta galibiyeti-mağlûbiyeti noktas?nda hükmeyler. Hem seyyiât?n esbab? çok ve vücutlar? kolay olduğundan, bazan birtek hasene ile çok seyyiât?n? örter. Demek, bu dünyada o adalet-i ?lâhiye noktas?nda muamele gerektir.
    "
    "Ve daima nefsini itham etmektir. Ve kusurdan, acz ve fakrdan başka nefsin eline vermemektir. ""


    ***


    DÖRDÜNCÜ DÜSTURUN(m)UZ

    Kardeşlerinizin meziyetlerini şah?slar?n?zda ve faziletlerini kendinizde tasavvur edip, onlar?n şerefleriyle şâkirâne iftihar etmektir.

    Ehl-i tasavvufun mâbeyninde fenâ fi’ş-şeyh, fenâ fi’r-resul ?st?lahat? var. Ben sufî değilim. Fakat onlar?n bu düsturu, bizim meslekte fenâ fi’l-ihvân suretinde güzel bir düsturdur. Kardeşler aras?nda buna tefânî denilir. Yani, birbirinde fâni olmakt?r. Yani, kendi hissiyat-? nefsaniyesini unutup, kardeşlerinin meziyat ve hissiyat?yla fikren yaşamakt?r.

    Zaten mesleğimizin esas? uhuvvettir. Peder ile evlât, şeyh ile mürid mâbeynindeki vas?ta değildir. Belki hakikî kardeşlik vas?talar?d?r. Olsa olsa bir üstadl?k ortaya girer. Mesleğimiz halîliye olduğu için, meşrebimiz h?llettir. H?llet ise, en yak?n dost ve en fedakâr arkadaş ve en güzel takdir edici yoldaş ve en civanmert kardeş olmak iktiza eder. Bu h?lletin üssü’l-esas?, samimî ihlâst?r.

    Samimî ihlâs? k?ran adam, bu h?lletin gayet yüksek kulesinin baş?ndan sukut eder. Gayet derin bir çukura düşmek ihtimali var; ortada tutunacak yer bulamaz.

    Evet, yol iki görünüyor. Cadde-i kübrâ-i Kur’âniye olan şu mesleğimizden şimdi ayr?lanlar, bize düşman olan dinsizlik kuvvetine bilmeyerek yard?m etmek ihtimali var. ?nşaallah, Risale-i Nur yoluyla Kur’ân-? Mu’cizü’l-Beyân?n daire-i kudsiyesine girenler, daima nura, ihlâsa, imana kuvvet verecekler ve öyle çukurlara sukut etmeyeceklerdir.

    "...Bu derunî hisler ve ilhamlar beni hayretler içinde b?rak?yordu. Herkesin hoşland?ğ? mânevî makamat? ve uhrevî saadetleri a’mâl-i saliha ile kazanmak ve bu yola müteveccih olmak hem meşru hakk? olduğu, hem de hiç kimseye hiçbir zarar? bulunmad?ğ? halde ben ruhen ve kalben men ediliyordum. R?za-y? ?lâhîden başka f?trî vazife-i ilmiyenin sevkiyle, yaln?z ve yaln?z imana hizmet hususu bana gösterildi. Çünkü şimdi bu zamanda hiçbir şeye âlet ve tâbi olmayan ve her gayenin fevkinde olan hakaik-i imaniyeyi f?trî ubudiyetle, bilmeyenlere ve bilmek ihtiyac?nda olanlara tesirli bir surette bildirmek; bu keşmekeş dünyas?nda iman? kurtaracak ve muannidlere kat’î kanaat verecek bir tarzda, yani hiçbir şeye âlet olmayacak bir tarzda, bir Kur’ân dersi vermek lâz?md?r ki, küfr-ü mutlak? ve mütemerrid ve inatç? dalâleti k?rs?n, herkese kat’î kanaat verebilsin. Bu kanaat de bu zamanda, bu şerait dahilinde, dinin hiçbir şahsî, uhrevî ve dünyevî, maddî ve mânevî bir şeye âlet edilmediğini bilmekle husule gelebilir.
    Yoksa komitecilik ve cemiyetçilikten tevellüd eden dehşetli dinsizlik şahsiyet-i mâneviyesine karş? ç?kan bir şah?s, en büyük mânevî bir mertebede bulunsa, yine vesveseleri bütün bütün izale edemez. Çünkü imana girmek isteyen muannidin nefsi ve enesi diyebilir ki: "O şah?s, dehâs?yla, harika makam?yla bizi kand?rd?." Böyle der ve içinde şüphesi kal?r. ..."
    "...Benimle beraber çok talebelerim de türlü türlü musibetlere, ezâ ve cefâlara mâruz kald?lar, ağ?r imtihanlar geçirdiler. Benim gibi onlar da bütün haks?zl?klara ve haks?z hareket edenlere karş? bütün haklar?n? helâl etmelerini isterim. Çünkü onlar bilmeyerek kader-i ?lâhînin s?rlar?na, derin tecellîlerine ak?l erdiremeyerek bizim dâvâm?za, hakikat-i imaniyenin inkişaf?na hizmet ettiler. Bizim vazifemiz onlar için yaln?z hidayet temennisinden ibarettir.
    Bize ezâ ve cefâ edenlere karş? hiçbir talebemin kalbinde zerre kadar intikam emeli beslememesini ve onlara mukabil Risale-i Nur’a sadakat ve sebatla çal?şmalar?n? tavsiye ederim.
    [color]
    işte bende daha önce şah?slarla uğraşmayal?m dediysem bu son cümleye binaen demişimdir, yoksa.. değil!
    Ehemmiyeti birinci cümlede belirtildiği bu hassas meseleyi :* bize ulaşt?rmak için baya bir zahmet çekmişsiniz :* , Maşallah-çok hoş<.. böyle mesâilin hassasiyet ve ehemmiyet çerçevesinde beğendirmek ehemm> , Allah niyetinize göre muamele etsin, anlamak ve uygulamak ümitleriyle!
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 02:29 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Benim annem benim kadar güzel şiir okuyamaz!
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 10.05.20, 20:44
  2. Benim Dediklerim Benim Olsaydı
    By Şahide in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08.05.20, 06:23
  3. Bediüzzaman'ın Benzeyin Dediği Marangoz
    By yakaza in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.06.09, 10:05
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.12.08, 12:11
  5. Efendimizin 'Burnu Sürtülsün' Dediği Kişiler
    By **Muttakİ** in forum Hz. Muhammed (S.A.V)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.09.08, 07:57

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0