Şehd-i Şehadet Bu Asırda Risale-i Nurdur

..gözlerimiz. Gözlerimizi açtık, dünya içine saldık.

Envar Neşriyat - Kastamonu Lahikası ( 167 ) İhlasNur Neşriyat - Kastamonu Lahikası ( 182 )

Görmez misin gözümüz arı-misal olmuştur, her tarafa uçuyor. Kâinat bostanıdır, her tarafta çiçekler, her çiçek de veriyor ona bir âb-ı leziz.

Hem ünsiyet, teselli, tahabbübü veriyor. O da alır getirir, şehd-i şehadet yapar. Balda bir bal akıtır, o esrarengiz şehbaz.

Envar Neşriyat - Kastamonu Lahikası ( 168 ) İhlasNur Neşriyat - Kastamonu Lahikası ( 183 )
Evet , gözlerimizi açtık yani biraz şuurlandık aklımız ermeye başladı. Muhitin telkin ve tesiriyle bir hal kesbetmeye başladık. Dünyaya bakış açımız duruşumuz ahvalimiz ise dünyanın rengini belirler. Ya Rahmanın yolunda kullanıp diyeceğiz “Ey göz, güzel bak! Âdi bir kavvad nerede? Kütübhane-i İlahînin mütefennin bir nâzırı nerede? Sözler ( 28 )” yada nefsin at’ı yaparak dalalet vadilerinde çifte eneye binerek dalalet vadilerinde koşturarak Musa as ümmeti gibi sina çölünde dolaşacaksın. Peki nereye bu gidiş nereye kadar koşturup dolaşacaksın?

Sina çölü münkabız bir yerdir. Girme çıkamazsın. Enaniyete istinad ederek ben yaparım ederim deme. O uçurum pek derindir aradaki hattı dolduramazsın. Muvasalayı temin edemezsin. Ya uçurumdan düşersin ya onlara iltihak edersin.

Gözlerimizi açtık eğer Dünyada cemiyete salarsan seni Cehenneme ehil edecek bir derekeye getirir. Dünya Cehennemi olan Vicdanında seni daha Hutameye gitmeden Hatab eder yakar, yer ve bitirir. “Gözlerimizi açtık, dünya içine saldık.” Deyip rast gelene bakarsan ve onun peşine düşer hayatı batın ve ferce münhasır zannedersen akibetin ve halin kanalizasyon borusundan farkı yoktur. Çünkü; hayat mutfak ve yatak ve tuvalet arasında geçer. Bir kanalizasyon ve foseptik çukurundan başka bir şey olmazsın. Zaten en şerli kab mide değil midir?

Görmez misin gözümüz arı-misal olmuştur, her tarafa uçuyor. Kâinat bostanıdır, her tarafta çiçekler, her çiçek de veriyor ona bir âb-ı leziz.
Hem ünsiyet, teselli, tahabbübü veriyor. O da alır getirir, şehd-i şehadet yapar. Balda bir bal akıtır, o esrarengiz şehbaz.

Gözümüz arı-misal olmuştur, her tarafa uçuyor. Kâinat bostanıdır, her tarafta çiçekler der ve haram helal demez humud ve fücura inkılab ederse o arı Mübarek Bal Arsı değil, yabani eşek arısı hükmünü alır. O halde Ey göz, güzel bak!

Eğer mübarekiyeti seçersen kimse sana kıymaz öldürmeye; ama eşek arısını seçersen herkes seni öldürmek ister ve sendende kaçar dünyada da dostve arkadaşsız kalırsın. Yalnızlığın hüznünü yudumlarsın. O halde yabani eşek arısı olmak dareynde gam ve gussadır.
Rahmanın nazarıyla nazar edersen “..veriyor ona bir âb-ı leziz.” Kaidesine dahil olup her ne yaparsan mübarek bal arısı gibi gittiğin yerde yaptığın işte lezaize envara esrara bilfiil veya bilkuvve mazhar olursun. Bu az şey midir ki mübarekiyeti intihab etmek istenmez! “Hem ünsiyet, teselli, tahabbübü veriyor. O da alır getirir, şehd-i şehadet yapar. Balda bir bal akıtır, o esrarengiz şehbaz.” Bal ise bir bal daha verir. O da manevi (sürurlü, ünsiyetli) bir bal verir insan olan insana. Bu hadise esrar-en-gin oluyor. Baldan daha tatlı olan bir manevi bal hükmüne geçerek Rahmanın munis ve enis olduğunu derketmekle.

Rast gelene nazar etmek “gözümüz arı-misal olmuştur, her tarafa uçuyor.” Diyerek gözün gem’inin bırakırsan her tarafa uçmasıyla ya bir sığırcık kuşu ya bir kırlangıç veya başka bir kuş onu kapacaktır. O halde gem’i sağlam tutmak elzemdir. Bir çiçeğe konar çiçek etçilse o arıyı yutar ve arı ölür. Ama gem muhkem istikamet belli haram helal belli. Hal bu minval üzere olursa endişe edecek bir şey yoktur.



“şehd-i şehadet” yapmak istersen gözünü Rahmani dereceye ayarla Şeytani ayara değil! şehd-i şehadet ise; Tevhid balıdır. Kur’an’ın balıdır. Ballar balıdır. Bu asrın tezgahında şehd-i şehadet Risale-i Nurdur. Onu ,Risale-i Nuru, yemezsende olur ama o halde sadece bal yersin ama şehd-i şehadet olan Risale-i Nur’u yersen envara esrara mazhariyete ilerlersin.

Müflistir o kimse ki; şehd-i şehadet Risale-i Nur’u işittiği halde intisab etmesin ve tekemmülatını şehd-i şehadet olan Risale-i Nur’a göre yapmasın.
Bahtiyar O Ki; Nefsini ve Neslini şehd-i şehadet olan Risale-i Nur’u yiyerek ıslah edip tam bir Abdullah olana!

Selam ve Dua ile
Muhammed Numan Yozgâti