Namazın bir talim olarak hayattaki karşılığı hakkındaki tefekkürlerimi paylaştım. Yorumlarınızı beklerim saygılarımla.

------------------------------------------------------------------------------------------------
‘’hayatın manası namazdır, hayatın gayesi namazı hayata taşıyabilmektir.’’
Üstadın küçük sözlerde misal verdiği iki nefer ve bu neferlerden birinin talim ve harbe dikkat edip, diğerinin dikkat etmemesi örneğini günlerdir düşünürken birden, namaz çirkinlikten, kötülükten alıkoyar ayeti peki ama nasıl sorusunu sordurttu?
Madem ki, talim harbe hazırlıktır ve harb öncesi yapılan talim harp meydanında tatbik edilecektir. Peki şu dağdağalı dünya meydanında nefis ve şeytanla mücahede de talim olan namaz nasıl hayatı dünyeviyenin vakum misali, hortum misali insanı içine çeken günahları karşısında nasıl tatbik edilebilecektir?
Bir nefer talim yaparken yatar, kalkar, sürünür ve bunları cephede tatbik eder. Peki nefis ve şeytanla mücadelede rüku, secde, tahiyyat, tekbir, sübhaneke, veccehtü ve sair kavli ve fiili namaz ezkar ve harekatının hayat cephesinde tatbiki nasıldır?
Şüphesiz ki Efendimiz SAV ‘in müminin miracı dediği namazın hakikat ve mana tabakaları pek çoktur. Belki burada inşallah Risale-i Nur eksenli olarak açıklanacak olanlar o mana tabakalarından bir tabaka olacaktır.
Bismillah, biz dahi ona başlarız. Mahlukatın virdi zebanını kendimize vird ittihaze ederek…
Niyet: Üstadımızın birinci sözde bahsettiği Allah namına almalı, Allah namına vermeli, Allah namına vermeyenlerden almamalı sözünü ilk akla getirdi. Zira tüm mahlukat ve mevcudat Allah namına ve rağmına hareket ediyorlar. Bu bağlamda niyetde kainata, Allah namına ve rağmına bakmanın ve onu ele almanın tefekkür, tezekkür zeminini manen hazır etmektir. Bu cihetle niyet kalbe ve vicdana bakar.
Nazar: Allah namına ve rağmına kainata ve mahlukata bakmanın akıl boyutunda, karşılığıdır. Nazar bu bağlamda belki aklı mahlukata Allah namına odaklamaktır.
Neticede, niyet kalbi; nazar ise aklı Allah’a yönelmektir. Allah’a yönelişin akıl ve kalp zeminin hazırlanışından sonra elbette gidilecek yol manayı harfiyye yoldur.
Üstad hazretlerinin 40 senelik hayatım ve 30 senelik tahsilimde öğrendiğim dediği nazar, niyet, manayı ismi ve harfi işte namazın sadece başlangıcıdır.
Allah rızası yolunda yaşanacak bir hayatın ve dakikaları ibadet, tesbihat ve cennet meyvelerine çevirecek olan bir hayatın giriş kapısıdır bu 4 ilke.
Namaza niyetin, hayattaki karşılığı olayları ve hayatın içindeki her şeyi Allah ile açıklama ve irtibatlandırmak olduğu bu açıklamalardan anlaşılıyordur diye düşünüyorum.
İftititah Tekbiri:
Aklen ve kalben Allah’a yönelen insan bu kalbi ve akli yönelişine bir hareket vermek mecburiyetindedir. Yani bu yönelişi meyili amele dökmek durumundadır. Bunun başlangıcı ise tekbirdir. Ellerini arkaya doğru atarak, Allah’tan gayrısını yani masivayı arkaya atarak, sadece ona yöneldiğini, tevekkül ettiğini, nokta-i istinadının sadece Alemlerin Rabbi Allah olduğunu ameli ile tasdik etmektedir. Bunun hayattaki yansıması kalbin, makam,mevki, para, kadın ve bunun gibi insanı Allah’tan alıkoyacak şeyleri arkasına atması ve onlara hasr-ı nazar etmemesi olarak anlayabiliriz.
Elleri Bağlamak: Risale-i Nur mesleğinin, temel esası acz ve fakrdır. Elleri namazda bağlamak ve boyun büküp önüne bakmak kulun, torbasında kusurlarından ve naksından başkasını bırakmayarak Halikina fiilen acz ile yönelişidir. Hayatta karşılığı insanın kibiri, gururu terk ederek tevazu içerisinde idame-i hayat olduğu anlaşılabilir.
Veccehtü ve Sübhaneke Okumaları: Bu iki duanın manaları sair kitaplardan bakılabilir. Bu manalara bakıldığında, Veccehtü’nün manasının icmalen Halika tevekkül ve teslimiyetle yaşanacağına dair bir sözlü talim; sübhaneke’nin manasın icmalen in’amat ve güzellik adına ne var ise hepsini Allah’tan bilip, boyun büküşle ve içten gelen bir şükürle bu nimetlere mukabele etmek manası ihtiva ettiği anlaşılır.
Not : Namazda her zikir arkasından bir hareket olması adeta, o zikrin kuru bir söz olarak kalmayıp aksiyona faaliyete dönüşmesi gerektiğini adeta bizlere mesaj olarak veriyor.
Subhanallah,elhamdülillah ve Allahu Ekber gibi zikir, tesbih ve tahmidler üstadımız tarafından namazın çekirdekleri olarak detaylıca açıklanmıştır.
Kıyam: Namazdaki bu hal insanı elif harfine benzetir. İnsana bir vahidi kıyasi olarak verilen ve mevhum farazi bir hat misali olan enesiyle insan kıyam halinde adeta mahlukata ve masnuata bakar. Şuraya kadar benim şundan sonrası Allah’ındır der. Kıyam enesi ile insanın olaylara ve hayata bakışıdır.
Rüku: Enaniyetin hortumunun bükülmesidir. Elif gibi olan insanın enaniyetinin, gurunun, kibirinin, kendisine malikiyet vermesinin aşama aşama kaldırılmasıdır. Emaneti sahibi hakikisine vermek ve satmak için ve Sultanı ezel ebd yolunda taşlar misali şak ederek toprak olmak manasını ihtiva eden secdeye bir gidiş yoludur.
Kavme: Nefsin mevhum rubuyiyetini bırakmış olarak doğrulmasıdır. Herşeyi Allah ile açıklar. Tam teslim olur. Hamden kesiran, tayyiben mübarek fihi der hayır adına ne var ise Allah’tan bilir. Görürcesine yakini bir iman ile semi Allahü limen hamideh der. Allah’ın kendisini işittiğini yakinen bilir iman eder.
Sanki, kavmeye kadar bir tekellüf var idi. Kavmede mutmainneye erilmiştir te, Halikina muhabbetle ve ruhani bir lezzet alarak muhabbet dolu sözler söyler.
Secde: Sadece O sevgili ile tatmin olan o nefis için artık zamanı gelmiştir. Yolunda toprak olma zamanı gelmiştir. Hakiki Sevgililer Sevgilisinde fani olmak zamanı gelmiştir. Onun yeri secdedir. Hayret ve Muhabbetle secde zamanıdır.
İkinci Secde: İlk secde ile sevgilide fena bulan salik, artık ikinci secde ile Baki olan ile Beka bulur. Üstadın dediği gibi ‘’bırak ayna kırılırsa kırılsın…’’Onu bulduktan sonra katre ummana karıştıktan sonra, sadece esmanın mazhariyetine vesile olan beden cisim aynası kırılırsa kırılsın ne olacak ki?
Tahiyyat: Baki olana nefis ve malını satmakla Beka bulan tekellüfsüz olarak mazhar olduğu bu nimeti lezzeti ruhani ve şevk ile anar. Halikina ve nimete mazhariyete vesile olan Seyyidül mürselin olan Efendimiz SAV’e teşekkürlerini,müminlere dua eder.
Selam: Belki bir ayrılıştır. Selam yurduna Darüsselema gidiş ve oranın sekeneleri olan Melaikeye selam vermektedir. Zahiren namazdan çıkış olan selam belki darusselama cennet bahçelerine alemi manada ve misalde bir giriştir.
Anlaşıldı ki 1 rekat; hakikatten bir miraçtır. Şu alemi şehadetten, alemi manaya cennet bahçelerine bir yolculuktur. Hayatı dünyeviyenin tazyikatına karşı bir talimdir. Sözlü ve fiili bir talimdir. 5 vakit namaz ile günde 40 defa tekrar edilen bir talimdir. 1 rekat namaz rıza-ı ilahi doğrultusunda yaşanacak olan hayatın küçük bir numunesi ve fihristesi hükmündedir.

Allahu alem bissavab.