+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 17

Konu: Bediüzzaman'a Göre Hayat'ın Tanımı ve Mahiyeti...

  1. #1
    Ehil Üye aşur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.446

    Standart Bediüzzaman'a Göre Hayat'ın Tanımı ve Mahiyeti...

    Hayat? b u manaya uygun yaaaşamay? Rabb-? Rahim nasib etsin
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 02:17 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    34
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    ?sm-i Hayy ve ism-i Muhyînin bir cilve-i âzam?ndan olan "Hayat nedir? Ve mahiyeti ve vazifesi nedir?" sualine karş?, fihristevâri cevap şudur ki:
    Hayat,
    • şu kâinat?n en ehemmiyetli gayesi,
    • hem en büyük neticesi,
    • hem en parlak nuru,
    • hem en lâtif mayas?,
    • hem gayet süzülmüş bir hülâsas?,
    • hem en mükemmel meyvesi,
    • hem en yüksek kemâli,
    • hem en güzel cemâli,
    • hem en güzel ziyneti,

    • hem s?rr-? vahdeti,
    • hem rab?ta-i ittihad?,
    • hem kemâlât?n?n menşei,
    • hem san’at ve mahiyetçe en harika bir zîruhu,
    • hem en küçük bir mahlûku bir kâinat hükmüne getiren mu’cizekâr bir hakikati,
    • hem güya kâinat?n küçük bir zîhayatta yerleşmesine vesile oluyor gibi, koca kâinat?n bir nevi fihristesini o zîhayatta göstermekle beraber, o zîhayat? ekser mevcudatla münasebettar ve küçük bir kâinat hükmüne getiren en harika bir mucize-i kudrettir.
    • Hem en büyük bir küll kadar, hayat ile küçük bir cüz’ü büyülten ve bir ferdi dahi küllî gibi bir âlem hükmüne getiren ve rububiyet cihetinde kâinat? tecezzî ve iştiraki ve ink?sam? kabul etmez bir küll, bir küllî hükmünde gösteren fevkalâde harika bir san’at-? ?lâhiyedir.
    • Hem kâinat?n mahiyetleri içinde Zât-? Hayy-? Kayyûmun vücub-u vücuduna ve vahdetine ve ehadiyetine şehadet eden bürhanlar?n en parlağ?, en katîsi ve en mükemmeli,
    • hem masnuat-? ?lâhiye içinde en hafîsi ve en zâhiri, en k?ymettar? ve en ucuzu, en nezihi ve en parlak ve en mânidar bir nakş-? san’at-? Rabbâniyedir.
    • Hem sair mevcudat? kendine hâdim ettiren, nâzenin, nazdar, nazik bir cilve-i rahmet-i Rahmâniyedir.
    • Hem şuûnât-? ?lâhiyenin gayet câmi bir aynas?d?r.
    • Hem Rahmân, Rezzak, Rahîm, Kerîm, Hakîm gibi çok Esmâ-i Hüsnân?n cilvelerini câmi ve r?z?k, hikmet, inâyet, rahmet gibi çok hakikatleri kendine tâbi eden ve görmek ve işitmek ve hissetmek gibi umum duygular?n menşei, madeni bir acube-i hilkat-i Rabbâniyedir.
    • Hem hayat, bu kâinat?n tezgâh-? âzam?nda öyle bir istihale makinesidir ki, mütemadiyen, her tarafta tasfiye yap?yor, temizlendiriyor, terakki veriyor, nurland?r?yor. Ve zerrat kafilelerine güya hayat?n yuvas? olan her ceset, o zerrelere vazife görmek, nurlanmak, talimat yapmak için bir misafirhane, bir mektep, bir k?şlad?r. Adeta Zât-? Hayy ve Muhyî, bu makine-i hayat vas?tas?yla, bu karanl?kl? ve fâni ve süflî olan âlem-i dünyay? lâtifleştiriyor, ?ş?kland?r?yor, bir nevi beka veriyor, bâki bir âleme gitmeye haz?rlatt?r?yor.
    • Hem hayat?n iki yüzü, yani mülk, melekût vecihleri parlakt?r, kirsizdir, noksans?zd?r, ulvîdir. Onun için, perdesiz, vas?tas?z, doğrudan doğruya dest-i kudret-i Rabbâniyeden ç?kt?ğ?n? âşikâre göstermek için, sair eşya gibi zâhirî esbab?, hayattaki tasarrufât-? kudrete perde edilmemiş bir müstesna mahlûktur.
    • Hem hayat?n hakikati, alt? erkân-? imaniyeye bak?p mânen ve remzen ispat eder. Yani,
    • hem Vâcibü’l-Vücudun vücub-u vücudunu ve hayat-? sermediyesini,
    • hem dâr-? âhireti ve hayat-? bâkiyesini,

    • hem vücud-u melâike,
    • hem sair erkân-? imaniyeye pek kuvvetli bak?p iktiza eden bir hakikat-i nuraniyedir.
    • Hem hayat, bütün kâinattan süzülmüş en sâfi bir hülâsas? olduğu gibi, kâinattaki en mühim bir maksad-? ?lâhî ve hilkat-i âlemin en mühim neticesi olan şükür ve ibadet ve hamd ve muhabbeti netice veren bir s?rr-? âzamd?r.


    ?şte, hayat?n bu mezkûr yirmi dokuz ehemmiyetli ve k?ymettar hassalar?n? ve ulvî ve umumî vazifelerini nazara al. Sonra bak, Muhyî isminin arkas?nda ism-i Hayy?n azametini gör. Ve hayat?n bu azametli hassalar? ve meyveleri noktas?ndan, ism-i Hayy nas?l bir ?sm-i Âzam olduğunu bil.
    Hem anla ki, bu hayat madem kâinat?n en büyük neticesi ve en azametli gayesi ve en k?ymettar meyvesidir; elbette bu hayat?n dahi kâinat kadar büyük bir gayesi, azametli bir neticesi bulunmak gerektir. Çünkü ağac?n neticesi meyve olduğu gibi, meyvenin de çekirdeği vas?tas?yla neticesi, gelecek bir ağaçt?r. Evet, bu hayat?n gayesi ve neticesi hayat-? ebediye olduğu gibi, bir meyvesi de, hayat? veren Zât-? Hayy ve Muhyîye karş? şükür ve ibadet ve hamd ve muhabbettir ki, bu şükür ve muhabbet ve hamd ve ibadet ise, hayat?n meyvesi olduğu gibi, kâinat?n gayesidir.
    Ve bundan anla ki, bu hayat?n gayesini "rahatça yaşamak ve gafletli lezzetlenmek ve heveskârâne nimetlenmektir" diyenler, gayet çirkin bir cehaletle, münkirâne, belki de kâfirâne, bu pek çok k?ymettar olan hayat nimetini ve şuur hediyesini ve ak?l ihsan?n? istihfaf ve tahkir edip dehşetli bir küfran-? nimet ederler.

    Lem’alar, s. 510–512


    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 02:17 ) değiştirilmiştir.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  3. #3
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    34
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Üstad Bedîüzzaman Saîd Nursî Hazretleri, “Allah’?n rahmet eserlerine bir bak: Yeryüzünü, ölümünün ard?ndan nas?l hayatland?r?yor! Şüphesiz O, ölülere de böylece hayat verecektir. O, her şeye Kadirdir.”1 ayetinin bir tefsiri olarak Hay ismini incelediği Otuzuncu Lem’a’n?n Beşinci Nüktesinde hayat?n ve mahiyetinin ne olduğunu yirmi dokuz maddede bildirir. Hay ve Muhyi isimlerinin mühim bir tecellisi olan hayat?n yirmi dokuz önemli özelliğini özetle buraya alal?m:

    1- Hayat; bu kâinat?n en ehemmiyetli gayesidir. 2- Hayat; bu kâinat?n en büyük neticesidir. 3 -Hayat; bu kâinat?n en parlak nurudur. 4- Hayat; bu kâinat?n en latif ve en hoş özüdür, mayas?d?r, hamurudur. 5- Hayat; bu kâinat?n gayet süzülmüş bir çekirdeğidir.
    6- Hayat; bu kâinat?n en mükemmel meyvesidir. 7- Hayat; bu kâinat? olgunlaşt?ran en harika mekanizmad?r. 8-Hayat; bu kâinat? güzelleştiren en güzel yüzdür.
    9- Hayat; bu kâinat?n en güzel süsüdür. 10-Hayat; bu kâinat?n unsurlar?n? birleştiren bir s?rd?r.11-Hayat; bu kâinat?n birim ve parçalar?n?n birlik bağ?d?r.
    12- Hayat; bu kâinat?n mükemmel oluşunun kaynağ?d?r.
    13- Hayat; sanat ve mahiyetçe bu kâinat?n en harika bir ruh sahibi s?rr?d?r.
    14- Hayat; bu kâinat?n; en küçük bir mahlûku, bir kâinat hükmüne getiren mucizeli bir hakikatidir.
    15- Hayat; bu kâinat?n özünü ve özetini her küçük mahlûkta toplayan bir kudret mucizesidir.
    16- Hayat; en küçük bir mikro-parçay? en büyük bir kütle kadar büyük k?lan, en küçük bir canl?y? bir âlem hükmüne getiren ve sevk ve idare cihetinde kâinat? bölünmeyi, müdahaleyi ve ortakl?ğ? kabul etmez bir bütün haline getiren fevkalâde harika bir ?lâhî sanatt?r.
    17- Hayat; bu kâinat?n mahiyetleri ve parçalar? içinde Hay ve Kayyum olan Allah’?n varl?ğ?n?, birliğini ve Allah’?n birlik tecellilerini gösteren işaretlerin en parlağ?, en keskini, en kesini ve en mükemmelidir.
    18- Hayat; Allah’?n sanat eserlerinin hem en gizlisi, hem en görüneni; hem en k?ymetlisi, hem en ucuzu; hem en nezihi, hem en parlağ? ve en mânâl?s?d?r.
    19- Hayat; sair varl?klar? kendine hizmet ettiren nazl?, nazik ve nezih bir Rahmet cilvesidir.
    20- Hayat; Allah’?n isimlerinin ve s?fatlar?n?n gayet geniş bir tecelli alan?d?r.
    21- Hayat; Rahman, Rezzak, Rahîm, Kerim, Hakîm gibi çok isimlerin cilvelerini kendinde toplayan; r?z?k, hikmet, inayet, rahmet gibi çok hakikatleri kendine tâbi eden ve görmek, işitmek ve hissetmek gibi tüm duygular?n kaynağ? olan Allah’?n benzersiz bir hilkatidir.
    22- Hayat; bu kâinat?n tasfiye ve temizlik yapan, terakki veren ve nurland?ran büyük tezgâh makinesidir. Öyle ki, milyarlarca zerreye ve hücreye yuva olan her canl? vücut, o zerrelerin vazife yapmalar?, yarat?l?ş talimat ve emirlerini yerine getirmeleri ve böylece nurlanmalar? için bir okul, bir k?şla ve bir misafirhane hükmündedir. Hayy ve Muhyî olan Cenab-? Allah hayat makinesi vas?tas?yla, bu karanl?kl?, fani ve süflî olan dünya âlemini latifleştiriyor, ?ş?kland?r?yor, bir nevi beka veriyor ve böylece baki bir âleme gitmeye haz?rl?yor.
    23- Hayat; iki yüzü, yani mülk ve melekût yüzleri, yani d?ş ve iç yüzleri parlak, kirsiz, noksans?z ve ulvî olan, perdesiz, vas?tas?z, doğrudan doğruya Allah’?n kudret elinden ç?kan bir müstesna mahlûktur.
    24- Hayat; alt? iman rüknüne birden bakan ve ispat eden bir yüksek hakikattir.
    25- Hayat; Allah’?n varl?ğ?n? ve benzersiz ve ezelî hayat?n? gösteren bir yüksek burhand?r.
    26- Hayat; âhiret yurdunu ve âhiret yurdundaki baki hayat? tam bildiren bir büyük delildir.
    27- Hayat; meleklerin hayatlar?ndan haber veren bir nuranî hakikattir.
    28- Hayat; peygamberlerin hayatlar?na, kitaplar?n hayat? anlamland?rmalar?na, Allah’?n kader ve kaza ile hayat? yönlendirmesine pek kuvvetli bakan ve bildiren bir manevî göstergedir.
    29- Hayat; bu kâinat?n en mühim bir ?lâhî maksad? olan şükür, ibadet, hamd ve muhabbeti netice veren bir büyük s?rd?r.2
    Üstad Hazretleri hayat?n bu yirmi dokuz hassas?n? ifade ettikten sonra böyle yüksek meyveleri bulunan hayat?n Allah’?n Hayy ve Muhyî isimleri için yüksek bir burhan teşkil ettiğini bildirmiş; hayat?n gayesini, “rahatça yaşamak, gafletle lezzetlenmek ve heveskârâne nimetlenmek” olarak görenlerin hayat nimetine, şuur hediyesine ve ak?l ihsan?na karş? dehşetli bir nankörlük içinde bulunduklar?n? beyan etmiştir.3
    Dipnotlar: 1. Rûm Sûresi: 50 2. Lem’alar, s. 510–512 3. A.g.e., s. 512


    Süleyman Kösmene - http://www.yeniasya.com.tr/2006/11/06/yazarlar/skosmene.htm
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 02:17 ) değiştirilmiştir.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    23- Hayat; iki yüzü, yani mülk ve melekût yüzleri, yani d?ş ve iç yüzleri parlak, kirsiz, noksans?z ve ulvî olan, perdesiz, vas?tas?z, doğrudan doğruya Allah’?n kudret elinden ç?kan bir müstesna mahlûktur.


    bunu biraz aç?klarm?s?n?z abi.
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 02:18 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    34
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Alıntı yunusum Nickli Üyeden Alıntı
    23- Hayat; iki yüzü, yani mülk ve melekût yüzleri, yani d?ş ve iç yüzleri parlak, kirsiz, noksans?z ve ulvî olan, perdesiz, vas?tas?z, doğrudan doğruya Allah’?n kudret elinden ç?kan bir müstesna mahlûktur.


    bunu biraz aç?klarm?s?n?z abi.

    Hayat?n yarat?lmas?nda, verilmesinde sebeplerin perde olmamas?, yani hayat?n; doğrudan bir mevcuda verilmesi ç?k?yor burdan bana göre. Mesela bir insan?n hayatlanmas?n? düşünelim. Ortada zahiri bir sebep yokken cenin denen o et parças?nda kalbin atmas?n? neyle aç?klayabiliriz/aç?klanabilir?

    Kusura bakmay?n biraz geç gördüm, gerekirse bir kaç örnekle konuya daha sonra devam edebiliriz...


    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 02:18 ) değiştirilmiştir.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  6. #6
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    34
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Konu pek ilgi görmedi soyu sorulmas?na rağmen (özellikle de soran taraf?ndan) ama ben yine de bir örnekle devam edeyim



    Derslerde çok anlat?lan pirinç örneği var bu konuda:
    Japonlar pirinci incelemişler, yani yap? taşlar?n?, hangi elementlerden oluştuğunu... Labratuvar ortam?nda bir araya getirmişler yap? taşlar?n? ve sadece bir adet pirinç tanesi yapm?şlar. Gerçek pirinç tanesi ile bu yapt?klar?n? toprağa atm?şlar hakiki olan yeşerirken o yeşermemiş. ?şte burada aciz kald?klar? nokta ona hayat verememeleri...
    ?şte o doğrudan Allah'?n kudretinden perdesiz, sebebsiz, eşyan?n maddi şeklinin oluşmas?, vücuda gelmesi, bak?yoruz ki belli sebepler taht?nda oluyor ama hayat manevi, bam başka birşey, ruh gibi... Ondand?r belki de Üsdad, 29. Sözün Birinci Maksad?nda "hayat vücudun nurudur" diyor. ?şte benim bu konudan anlad?ğ?m bu
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 02:18 ) değiştirilmiştir.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  7. #7
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    34
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Hatta bu pirinç olayıyla ilgili bir duyumumu daha aktarayım. Bu japon bilim adamları suni olarak "1 adet" pirinç tanesi yapmışlar ve buna tam 2000 YTL para harcamışlar Üstüne üstük yaptıkları pirinç de ne lezzeten, ne kalori olarak ne de fonksiyonları olarak Allah'ın yarattığı 1 taneye yaklaşamıyor bile
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  8. #8
    Vefakar Üye nurlu dağ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    496

    Standart

    Hayat konusu risale-i nurda en çok dikkatimi çeken konular aras?nda gelmiştir. Hakikaten tefekkür gözüyle bakt?ğ?m?z zaman ak?l almaz bir mucize. Lakin ülfet peyda etmiş gafilliğimizden, her an herşeye tefekkürle bakam?yoruz...
    Aşağ?da alacağ?m paragrafta hayat?n kainattan süzülen bir hülasa olmas? nas?l oluyor? Asl?nda kar?ş?k gibi görünse de çok öz ve veciz bir ifade var ama her okuduğumda nak?s akl?mla hakk?yla anlayamad?ğ?m? düşünüyorum, bu konuyu biraz açarsan?z sevinirim.

    “Evet, nas?l ki hayat bu kâinattan süzülmüş bir hülâsad?r. Ve şuur ve his dahi hayattan süzülmüş, hayat?n bir hülâsas?d?r. Ak?l dahi şuurdan ve histen süzülmüş, şuurun bir hülâsas?d?r. Ve ruh dahi, hayat?n hâlis ve sâfi bir cevheri ve sabit ve müstakil zât?d?r. Öyle de, maddî ve mânevî hayat-? Muhammediye (a.s.m.) dahi, hayat ve ruh-u kâinattan süzülmüş hülâsatü'l-hülâsad?r ve risalet-i Muhammediye dahi (a.s.m.), kâinat?n his ve şuur ve akl?ndan süzülmüş en sâfi hülâsas?d?r. Belki maddî ve mânevî hayat-? Muhammediye (a.s.m.), âsâr?n?n şehadetiyle, hayat-? kâinat?n hayat?d?r. Ve risalet-i Muhammediye (a.s.m.), şuur-u kâinat?n şuurudur ve nurudur. Ve vahy-i Kur'ân dahi, hayattar hakaikinin şehadetiyle, hayat-? kâinat?n ruhudur ve şuur-u kâinat?n akl?d?r.

    Evet, evet, evet! Eğer kâinattan risalet-i Muhammediyenin (a.s.m.) nuru ç?ksa, gitse, kâinat vefat edecek. Eğer Kur'ân gitse, kâinat divane olacak ve küre-i arz kafas?n?, akl?n? kaybedecek, belki şuursuz kalm?ş olan baş?n? bir seyyareye çarpacak, bir k?yameti koparacak
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 02:19 ) değiştirilmiştir.
    "EKMEKSİZ YAŞARIM HÜRRİYETSİZ YAŞAYAMAM"

  9. #9
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Asya Nurdağ kardeşim,paragraftan kendi kendime yapt?ğ?m mütalaam

    kainat > hayat > şuur ve his > ak?l > risalet-i Muhammediye (a.s.m.)

    hayat > ruh > maddî ve mânevî hayat-? Muhammediye (a.s.m.)(hayat ve ruh-u kâinattan süzülmüş hülâsatü'l-hülâsa)

    üstad s?ralamada hep daha öze ve as?l neticeye doğru gidiyor..Kainat?n yarat?lma sebebi veya özü veya neticesi hayat,yine hayat?n özü,sebebi,yani hayat? hayat yapan şuur ve his.. en sonunda Peygamber Efendimize(sav) var?yor.Allahu Teala kudsi hadiste buyuruyor ya:

    "Ey Habibim, sen olmasayd?n bu alemleri yaratmazd?m!"

    Demek kainat?n neticesi hayat?n verilmesiyle ortaya ç?k?yor..
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 02:19 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  10. #10
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Hayatla ilgili üstad?n çok hoşuma giden tabiri:
    Hayats?z bir cisim, büyük bir dağ dahi olsa, yetimdir, gariptir, yaln?zd?r.

    Münâsebeti yaln?z oturduğu mekân ile ve ona kar?şan şeyler ile vard?r; başka, kâinatta ne varsa, o dağa nispeten mâdumdur.

    Çünkü, ne hayat? var ki, hayat ile alâkadar olsun; ne şuuru var ki, taallûk etsin.

    Şimdi, bak küçücük bir cisme, meselâ balar?s?na.

    Hayat, ona girdiği anda, bütün kâinatla öyle münâsebet tesis eder ki, bütün kâinatla, hususan zeminin çiçekleriyle ve nebâtâtlar? ile öyle bir ticaret akd eder ki;

    diyebilir,

    "Şu arz benim bahçemdir, ticârethânemdir."

    Üstad ne güzel tasvir etmiş,dağ kocaman ama hayat? omad?ğ? için yetim,yanl?z ve garip.Demek hayat k?ymetini akl?m?za s?ğ?şt?ramad?ğ?m?z ne kadar büyük bir nimet.

    Küçücük bir balar?s? ise hayat içine girdiği için bütün kainatla alakadar..

    Üstad arkas?ndan insan için söylüyor:

    En küçük zîhayatta, hayat böyle tesirini gösterse, elbette hayat, tabaka-i insaniye olan en yüksek mertebeye ç?kt?kça öyle bir inbisat ve inkişaf ve tenevvür eder ki, hayat?n ziyâs? olan şuur ile, ak?l ile bir insan kendi hânesindeki odalarda gezdiği gibi, o zîhayat kendi akl? ile avâlim-i ulviyede ve ruhiyede ve cismâniyede gezer. Yani, o zîşuur ve zîhayat, mânen o âlemlere misafir gittiği gibi, o âlemler dahi o zîşuurun mir'at-? ruhuna misafir olup, irtisâm ve temessül ile geliyorlar. .

    ?badet konusunda risale-i nurda geçiyor ,sen ücretini peşinen alm?şs?n,sana başta hayat gibi büyük bir nimet verilmiş..Hayat nimeti külli bir şükrü gerektiriyor..
    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 02:19 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cemil Meriç'in Bediüzzaman Tanımı!
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.05.11, 15:31
  2. Bediüzzaman'a Göre Tarikat
    By Meyvenin Zeyli in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.02.07, 16:45
  3. Bediüzzaman'a Göre Mutluluk Kriterleri
    By asamet in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.01.07, 09:00
  4. Bediüzzaman'a Göre Eğitimin İlkeler
    By Meyvenin Zeyli in forum Eğitim
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.09.06, 20:16
  5. Bediüzzaman'a Göre Tevekkül
    By EnVaR in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.07.06, 02:34

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0