+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8
Like Tree3Beğeni
  • 2 tarafından HakanBa
  • 1 tarafından merdümgiriz

Konu: Ehl-i ilhad ile munazaranın zararları hakkında sorum olacaktı

  1. #1
    Dost karatopirak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2011
    Bulunduğu yer
    İstanbul Şirinevler
    Mesajlar
    37

    Standart Ehl-i ilhad ile munazaranın zararları hakkında sorum olacaktı

    Bediüzaman hazretleri ehl-i ilhad ve avrupa mukkallitleri ile yapılacak munazaranın zararlarından bahsediyor

    bu kısım ve devamındaki bahsi anlayamadım kavramama yardımcı olmanızı rica edecektim

  2. #2
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    33
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    Bahis şu olmalı;
    İ'lem eyyühe'l-aziz! Ehl-i ilhad ile ve bilhassa Avrupa mukallitleriyle münazarayla iştigal edenler büyük bir tehlikeye mâruzdurlar. Çünkü, nefisleri tezkiyesiz ve emniyetsiz olması ihtimaliyle tedricen hasımlarına mağlûp olur ki, bîtarafâne muhakeme denilen munsıfâne münazarada nefs-i emmâreye emniyet edilemez. Çünkü, insaflı bir münâzır, hayalî bir münazara sahasında, ara sıra hasmının libasını giyer, ona bir dâvâ vekili olarak onun lehinde müdafaada bulunur. Bu vaziyetin tekrarıyla dimağında bir tenkit lekesinin husule geleceğinden, zarar verir. Lâkin, niyeti hâlis olur ve kuvvetine güvenirse, zararı yoktur. Böyle vaziyete düşen bir adamın çare-i necatı, tazarru ve istiğfardır. Bu suretle o lekeyi izale edebilir.
    Mesnevi-i Nuriye | Zeylü´l Hubâb | 96


    Risale-i Nur'un başka bir yerindeki mesele, bu kişilerle yapılan münazarada nefs-i emmareyle, bilinmeden nasıl alet olunacağını açıklar nitelikte.

    Altıncı Risale olan Altıncı Kısım



    ( Zulmedenlere en küçük bir meyil dahi göstermeyin; yoksa Cehennem ateşi size de dokunur. (Hûd Sûresi: 11:113. )

    (Hücumat-ı Sitte)

    Şu Altıncı Kısım, ins ve cin şeytanlarının altı desiselerini inşaallah akîm bırakır ve hücum yollarının altısını seddeder.

    BİRİNCİ DESİSE

    Şeytan-ı ins, şeytan-ı cinnîden aldığı derse binaen, hizbü'l-Kur'ân'ın fedakâr hâdimlerini hubb-u cah vasıtasıyla aldatmak ve o kudsî hizmetten ve o mânevî ulvî cihaddan vazgeçirmek istiyorlar. Şöyle ki:

    İnsanda, ekseriyet itibarıyla, hubb-u cah denilen hırs-ı şöhret ve hodfuruşluk ve şan ve şeref denilen riyâkârâne halklara görünmek ve nazar-ı âmmede mevki sahibi olmaya, ehl-i dünyanın her ferdinde cüz'î, küllî arzu vardır. Hattâ o arzu için hayatını feda eder derecesinde şöhretperestlik hissi onu sevk eder.

    Ehl-i âhiret için bu his gayet tehlikelidir. Ehl-i dünya için de gayet dağdağalıdır, çok ahlâk-ı seyyienin de menşeidir ve insanların da en zayıf damarıdır. Yani, bir insanı yakalamak ve kendine çekmek, onun o hissini okşamakla kendine bağlar, hem onunla onu mağlûp eder. Kardeşlerim hakkında en ziyade korktuğum, bunların bu zayıf damarından ehl-i ilhâdın istifade etmek ihtimalidir. Bu hâl beni çok düşündürüyor. Hakikî olmayan bazı biçare dostlarımı o suretle çektiler, mânen onları tehlikeye attılar.
    Haşiye

    Ey kardeşlerim ve ey hizmet-i Kur'ân'da arkadaşlarım! Bu hubb-u cah cihetinden gelen dessas ehl-i dünyanın hafiyelerine veya ehl-i dalâletin propagandacılarına veya şeytanın şakirtlerine deyiniz ki:

    "Evvelâ rıza-yı İlâhî ve iltifat-ı Rahmânî ve kabul-ü Rabbânî öyle bir makamdır ki, insanların teveccühü ve istihsânı, ona nispeten bir zerre hükmündedir. Eğer teveccüh-ü rahmet varsa, yeter. İnsanların teveccühü, o teveccüh-ü rahmetin in'ikâsı ve gölgesi olmak cihetiyle makbuldür; yoksa arzu edilecek bir şey değildir. Çünkü kabir kapısında söner, beş para etmez."

    Haşiye: O biçareler, "Kalbimiz Üstadla beraberdir" fikriyle kendilerini tehlikesiz zannederler. Halbuki, ehl-i ilhâdın cereyanına kuvvet veren ve propagandalarına kapılan, belki bilmeyerek hafiyelikte istimal edilmek tehlikesi bulunan bir adamın "Kalbim sâfidir, Üstadımın mesleğine sadıktır" demesi bu misale benzer ki: Birisi namaz kılarken karnındaki yeli tutamıyor, çıkıyor, hades vuku buluyor. Ona "Namazın bozuldu" denildiği vakit, o diyor: "Neden namazım bozulsun? Kalbim sâfidir."
    Mesnevi-i Nuriye | Zeylü´l Hubâb | 96
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  3. #3
    Dost karatopirak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2011
    Bulunduğu yer
    İstanbul Şirinevler
    Mesajlar
    37

    Standart

    Hakanba ağabeyim verdiğiniz yanıt ve yaptığınız beğlantı için teşekkür ederim ama konuyu ben tam anlayamadım isterseniz cümle cümle gideyim vaktiniz elverdikçe cevaplayınız şurdan başlayayım


    1 günümüzden bakarsak ehli ilhad ve avrupa mukallitleri denilen şahıslar kimdir onlar günlük sohbet ortamlarında karşımıza çıkarlarmı

    2.burda kimin nefsi tezkiyesizdir ehl-ilhad-ınmı yoksa ehl-i İmanınmı

    3.ehli insafın karşıdaki şahsın elbisesini giymesi nedemektir

    4ortada hayali bir munazara yokki karşıdaki şahıs ya ehli ilhad yada avrupa mukalliti buna neden hayali munazara denmiş

    birde burdan şu çıkabilirmi mesele dialog veya islamı anlatma adına değişik kişilerle muhatap oluyorsunuz onlarda sizin inandığınız değerleri ya küçümsüyorlar yada dalga geçip kabul etmiyorlar mantıksız sözler sarf ediyorlar ,eğer siz insanflı iseniz karşı taraf ise insafsız olduğundan haklısın arkadaş deyip bir nevi onların söylemlerine onaymı veriyoruz gizliden gizliye.

  4. #4
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    33
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    Ehl-i ilhad ve avrupa taklitçiliği tabirlerinden aklıma ilk gelen Kemalist zihniyet oluyor. Bu iki tabirle bütünleşen birçok faaliyetleri mevcuttur çünkü. Bu zihniyetin temsilcileri sadece günlük sohbet ortamlarında karşımıza çıkmak bir yana dursun, daha çok onun ürünü olan birçok muzır düşüncelere maruz kalıyoruz.
    Aklıma bu zihniyetin aşıladığı "ayıya dayı deme" meselesi geliyor mesela. Bir makama erişmek için veya maddi olarak feraha ulaşmak için hayatımızda bu durumla çok karşılaşıyoruz. Çevremizdeki bazı insi şeytanlar ve nefsi emmaremiz bize sağımızdan yaklaşarak o zihniyetin ürünü olan fetvalar verdiriyor. Eğer kişinin imanı hakiki değilse bu düşüncelere mağlup oluyor ne yazık ki. Bu zihniyetin ürünü olan birçok örnekleme yapabiliriz bu noktada.
    ecma ve karatopirak1975 bunu beğendi.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  5. #5
    Dost karatopirak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2011
    Bulunduğu yer
    İstanbul Şirinevler
    Mesajlar
    37

    Standart

    Allah razı olsun memnun oldum konuyuda bir nebze anlamış oldum daha iyi anlamak için meseleyi ve verdiğin cevabı birkez daha okumalıyım

  6. #6
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    33
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    Alıntı karatopirak1975 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah razı olsun memnun oldum konuyuda bir nebze anlamış oldum daha iyi anlamak için meseleyi ve verdiğin cevabı birkez daha okumalıyım

    Sizdende razı olsun Rabbim bizi düşünmeye sevkettiğiniz için. Kapsamlı ve üzerine uzun uzun müzakereler gerektiren bir konu. Birkaç cümle yazmak çok kısır kaldı.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  7. #7
    Pürheves merdümgiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2011
    Mesajlar
    192

    Standart

    1 günümüzden bakarsak ehli ilhad ve avrupa mukallitleri denilen şahıslar kimdir onlar günlük sohbet ortamlarında karşımıza çıkarlarmı
    imansız kişilerdir.. Cenab ı Hakk ın varlığına ve birliğine iman etmemiş, kuran hakikatlerini kabul etmeyen zındıklar.. fakat zaman ve zemine göre şahısların sıfatları değiştirilebilir..


    2.burda kimin nefsi tezkiyesizdir ehl-ilhad-ınmı yoksa ehl-i İmanınmı
    ehl-i ilhad ile münazara etme hevesine girenlerin ekserisinin nefisleri tezkiyesiz ve emniyetsizdir..
    3.ehli insafın karşıdaki şahsın elbisesini giymesi nedemektir
    insaflı bir münazır meseleye savcı ya da avukat gibi bakmaz.. hakim gibi bakar.. yeri gelir empati kurar.. mesela ehl-i ilhad yani kafir.. neden durup dururken imansızlığı seçip kendini büyük bir boşluğa bıraksın ki.. bizler sözde müslüman olduğğumuz halde çorabımız kaybolsa sıkıntı çekerken birde onları düşünelim.. işte buna benzer şeyler.. nefsi tezkiyesiz ve emniyetsiz olanlar bu tür münazaralardan mümkün olduğunca uzak durmalı.. nefis nasıl tezkiye edilir dersek sadece arama motounda mezkur kelimeleri ratattırıp ortaya çıkan paraları mütalaa etsek yeterli.. uzatmıyorum.. "bi tarafane muhakeme" konusuna da göz atılabilir..


    4ortada hayali bir munazara yokki karşıdaki şahıs ya ehli ilhad yada avrupa mukalliti buna neden hayali munazara denmiş
    hayali bir münazara var.. insaflı bir münazır sırf karşısında kini alt etmek için çaba sarfetmez.. onun gibi düşünerek nerede hata yaptığını bulmaya çalışır.. arasıra muhatabınının yerine geçer onun gibi cevaplar verir sorular sorar.. ez cümle risale-i nur larda üstadımız defaatle bunun örneğini sergilemiştir.. kendi kendisine defalarca sorular sormuş cevaplar vermiştir.. yani hem dava vekili olmuş hem sanık olmuş hem avukat.. ve nihayetinde de hakim..


    birde burdan şu çıkabilirmi mesele dialog veya islamı anlatma adına değişik kişilerle muhatap oluyorsunuz onlarda sizin inandığınız değerleri ya küçümsüyorlar yada dalga geçip kabul etmiyorlar mantıksız sözler sarf ediyorlar ,eğer siz insanflı iseniz karşı taraf ise insafsız olduğundan haklısın arkadaş deyip bir nevi onların söylemlerine onaymı veriyoruz gizliden gizliye.
    küçümsüyorlar dalga geçiyorlar fakat eğer muhatabımız buna değiyorsa yani hakperest birisi ise gerçekten hakkı arıyorsa biz empati kuarar onun gibi düşünüp hakikati neden idrak edemediğini, bizim nerede hata yaptığımızı bulabilir öğrenebiliriz.. yok niyeti baştan belli bir tip ise konu haricidir bahse değmez.. falan filan işte kardaşım uzar gider kısaca bunları yazasım geldi umarım işine yarar.. selametle kalınız inşaallah..
    ecma bunu beğendi.

  8. #8
    Dost karatopirak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2011
    Bulunduğu yer
    İstanbul Şirinevler
    Mesajlar
    37

    Standart

    Her ikinizede ayrı ayrı teşekkür ederim mesele kafamda profilleşti en azından konunun özetini aldım.
    emekleriniz için Allah razı olsun Allah banada sizler gibi başkalarına yardımcı olmayı nasib etsin bilhassa Allah risaleleri bana açsın açtırsın benim gibi muhtaçlara yetiştirttirsin.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İman'ın Korkuları Def Etmesi Hakkında Sorum Olacaktı
    By karatopirak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 11.08.11, 21:57
  2. Şapka Hakkında 2 Sorum Var?
    By gulsah in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 21
    Son Mesaj: 04.10.09, 10:46
  3. Hariçte Kalanları Tenkit Etmek Hakkında Bir Sorum Olacaktı
    By zeynonaz in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 20.12.08, 22:32
  4. Bir Sorum Var,Abdulhamit Hakkında
    By Abdulbaki in forum Tarih
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 15.02.07, 09:23

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0