+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Eylem ve Sonuçları

  1. #1
    Dost karatopirak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2011
    Bulunduğu yer
    İstanbul Şirinevler
    Mesajlar
    37

    Standart Eylem ve Sonuçları

    Çünkü, sen gündüz uyanıkken güzel bir söz söylersin; bazan rüyada güzel bir elma şeklinde yersin. Gündüz çirkin bir sözün, gecede acı birşey suretinde yutarsın. Bir gıybet etsen, murdar bir et suretinde sana yedirirler.

    Öyle ise, şu dünya uykusunda söylediğin güzel sözlerin ve çirkin sözlerin, meyveler suretinde, uyanık âlemi olan âlem-i âhirette yersin ve yemesini istib’âd etmemelisin.


    Burasını okurken kapasiteme göre birkaç ruhani haz hissettim kaleme dökemedim sizlerin hem yüksek kapasitelerinizle daha yoğun bir şekilde hissettiğiniz yukarıdaki cümleleri açmanızı rica edecektim gündüz haramla geçen birgünün gecesinde geceyi huzursuzmu geçiririz)

  2. #2
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    huzursuzluğun kaynağı zaten haramdır.

    Haram zehirli bal hükmündedir.

    Zehirli balı yesek,bedene verdiği zarar hemen olduğu gibi.

    Haram yersek,günah işlersek otomotikman kalb ve ruhumuz ve diğer latifelerimiz zarar görür.

    Bir bakmakla bir yutmakla letaiflerini batırma diyor lemalarda 17.lemada
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  3. #3
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    bu yazıda bazı hakikatları alacaksın karatoprak kardeşim,yazıyı dikkatli ve idrakli okumalı.

    İstanbul 5.2 şiddetinde sallanmış. Daha büyüklerinden Allah korusun. Atv’de depremle ilgili uzmanlar yorum yapıyor. Fay hatları ile ilgili inceden inceye ve görüntülü bilgiler veriyorlar. Büyük sarsıntıların öncüsü olabileceğinden korkuluyor.
    Uzmanlardan birisi diyor ki: “Korkacak bir şey yok. Eğlenmenize bakın, tatilinizi yapın.”

    Marmara’da tatil ve eğlence denince manevi değerlerin hiçe sayıldığı bir fay hattı ortaya çıkıyor. Eğlence ehlinin ahlaki değerleri hiçe sayması gibi, uzmanlar da depremin manevi yönünü görmezden geliyorlar.

    Bediüzzaman başkalarının ölü zannettiği yer küreyi bir hayvana benzetiyor (Sözler 644), yani “Hayat sahibi bir canlıdır” diyor. Bu durumda insanları da bu canlının ruhu ve duyguları olarak kabul etmek gerekir.

    Doktorlar, insanın maddi bir çok rahatsızlıklarının sebebinin manevi ve ruhi bunalımlar, bastırılmış duygular, stres, depresyon gibi insanın görünmeyen, elle tutulmayan, mahiyetini ve sırlarını çok da çözemediği ruhla ilgili hususları olduğunu belirtmektedirler.

    İnsanın iç dünyasında kopan fırtınaların ve sarsıntıların doğrudan doğruya vücudunda bir takım yaralar açtığını herkes bilir ve bunu yaşar.

    Tek başına canlı kabul edilen dünyanın bir yerinde eğer bir sarsıntı oluyorsa, muhakkak manevi bir cinayet işlenmiştir ki, dışa vuruyor. Maneviyatı hiçe sayarak günah sayılan şeyler, sanki günah olmaktan çıkartılarak çoğunluk tarafından işlenmeye ve normalmiş gibi görünmeye başlanmışsa, muhakkak bir depresyona sebep olacaktır. Dünyanın depresyonu da elbette deprem şeklinde olacaktır. Bunu Bediüzzaman; “Mâdem bir kısım hatâlar, unsurları ve arzı hiddete getirecek derecede bir şümûllü isyandır ve çok mahlûkatın hukukuna bir tahkirli tecavüzdür.” (Sözler 159) sözleri ile ifade eder.

    Bediüzzaman; “Hem insanlar, hayvanlar gibi mevcudât başıboş değiller; belki vazifedar memurdurlar, bir Hakîm-i Rahîmin nazarındadırlar. … Hem, sana düşmanlık vaziyetini alan mikroptan tâ tâun ve tûfan ve kaht ve zelzeleye kadar bütün eşyanın dizginleri o Rahîm-i Hakîmin elindedirler. O Hakîm’dir, abes iş yapmaz; Rahîm’dir, rahîmiyeti çoktur. Yaptığı her işinde bir nevi lütuf var.” (Sözler 580) diyerek göz ardı edilmemesi gereken hakikati hatırlatıyor.
    5.2 bunları hatırlatmalı.

    Uzmanlar; “Eğlenmenize bakın, tatilinizi yapın.” demeden önce; “Aman ahali, dünyamız da insan vücudu gibi çok hassastır, onu üzecek, sarsacak, depresyona sokacak, hiddete getirecek şeyleri yapmaktan kaçınalım. Günah işleyerek oluşan manevi olumsuz atmosferin azap verici harareti ile fay hatlarını yerinden oynatmayalım.” tavsiyesinde bulunmalıdırlar.

    Elbette maddi olarak ne yapılması gerekiyorsa yapılacak, alınması gereken bütün tedbirler alınacak. Ama unutmayalım yer kürenin Sahibinin izni olmadan da bırakın fay hattını, yaprak bile kıpırdayamaz. Biz asıl O’nu memnun etmeye bakalım. O gökteki yıldızları boşlukta istediği gibi nasıl durduryorsa, birbirine çarpmadan döndürüyorsa, bizim için de fay hatlarını kırılmadan boşlukta tutar. Yeter ki, O istesin.

    A.kadir aytar-risalehaber
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  4. #4
    Gayyur hazeret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    105

    Standart

    Alıntı karatopirak1975 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Burasını okurken kapasiteme göre birkaç ruhani haz hissettim kaleme dökemedim sizlerin hem yüksek kapasitelerinizle daha yoğun bir şekilde hissettiğiniz yukarıdaki cümleleri açmanızı rica edecektim gündüz haramla geçen birgünün gecesinde geceyi huzursuzmu geçiririz)
    şu cümle ile birbiri üzerine tevafuk ediyor: efendimizin; ya hayır söyle ya sus hadis-i şerifi gibi.
    yani eşyanın hem mülk hem meleküt ciheti var. mesela melaike bahsinde üstadımız ağaçlar için, onlara nezaret eden meleklerin onların suretlerine benzediği vb cümleler kullanıyor.

    mesela bir yerde yine üstad: burada bir elhamdülillah dersin, cennette bir elma yersin diyor. çok şükür elhamdülillah
    yani insan söylediklerine dikkat edecek.
    bir de kelimelerden ruhaniyat halkedilmesi meselesi var.
    orası da ayrı bir ders konusu zaten.

  5. #5
    Dost anamurun gülü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    21

    Standart

    şırnak tan yazıyorum.depremin ve terörün adını nefes alır verir gbi sürekli zikredildiği yerden...van depremini biz de hissettik...bir anda gözlerinin önünden geçmişin geçiveriyor...günahlar...hatalar...tevbesi edilmeyen yanlışlar...anlıyor ki insan asrın hastalığına tutulmuş gidiyor...elh ki risaleler elimizden tutuyor...asrın hastalığına tiryak oluyor...Rabbim anlamayı,yaşamayı nasip etsin....
    SENİN LATİFELERİNİN İÇİNDE ÖYLE BİR LATİFE VAR Kİ, EBEDDEN VE EBEDİ ZATTAN BAŞKASINA RAZI OLMAZ.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İsrail Ergenekonla Ortak Eylem Yapacakmış
    By güneşsu in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.02.09, 09:13
  2. Eylem !
    By adaLet in forum Gündem
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 07.01.09, 12:10
  3. ÖSS Sonuçları Açıklanıyor
    By Ebû Dücâne in forum Eğitim
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 20.07.08, 17:13
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.08.07, 11:53

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0