+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: İman'ın Korkuları Def Etmesi Hakkında Sorum Olacaktı

  1. #1
    Dost karatopirak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2011
    Bulunduğu yer
    İstanbul Şirinevler
    Mesajlar
    37

    Standart İman'ın Korkuları Def Etmesi Hakkında Sorum Olacaktı

    Hem iman, geçmiş ve gelecek zamana nüfuz edemeyen o cüz-ü ihtiyarînin dizginini cismin elinden alıp kalbe ve ruha teslim eder. Ruh ve kalbin daire-i hayatı ise cisim gibi hazır zamana münhasır olmadığından, pek çok seneler maziden, pek çok seneler istikbalden daire-i hayatına dahil olduğundan; o cüz-ü ihtiyarî, cüz’iyetten çıkıp külliyet kesb eder. Zaman-ı mazinin en derin derelerine kuvvet-i imanla girebildiği ve hüzünlerin zulmetlerini def edebildiği gibi, nur-u imanla istikbalin en uzak dağlarına kadar çıkar, korkuları izale eder.

    Ağabeylerim
    İman gündelik düşünce hayatımızda ,mazinin derelerine girdiğinde, ve istikbalin uzak dağlarına çıktıgında bize nasıl bir kazanımlar sağlar fikir dünyanızdan ufak açıklamalarda bulunursanız istifade etmiş oluruz birkaç örnek verebilirmisiniz.

  2. #2
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    kadere imanda derinleşmeye bağlıdır.

    Kadere imanda derinleşmede,diğer imanın şartlarında derinleşmeye bağlıdır.

    Her işlenen fiilin yaratıcısı olarak Allahı gören ve iman eden neden korkar ki.

    Allah dilerse olur,dilemezse olmaz hakikatına iman edip yaşayan neden korkar ki.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  3. #3
    Dost karatopirak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2011
    Bulunduğu yer
    İstanbul Şirinevler
    Mesajlar
    37

    Standart

    Yardımlarınız için teşekkür ederim Allah razı olsun

  4. #4
    Müdakkik Üye aczmendi reşha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    652

    Standart

    ve bihi nesteinu

    Cüz-i İhtiyarinin derece-i hayatı, cismani cihazat ile mukayyed.yani an-i hazıra içinde elinin yetiştiği yere kadar.

    Derece-i kalbin hayat-ı birkaç gün evvel ve sonrasını içine alır,eğer ihtiyar derece-i kalb meratibinde istihdam edilse,ehl-i kalbin derece-i hayatlarında ifa ettikleri emsal vazifeler ifa edilir.

    Derece-i ruhun hayat-ı seneler evvel ve sonrasına nufuz edebilir. İhtiyar-ı o nisbet ile oralarda istihdam edebilen,derece-i ruhun hayat meratibinde ifa edilecek vazifeleri ifa edebilir.

    Yalnız: mazinin derelerine girip zulmeti dağıtmak hüzünleri gidermek için İman kuvveti gerekli.. İstikbalin dağlarına çıkmak korkuları izale etmek için ise nur-u iman gerekli, yani: o imanın kuvveti derecesinde ve imanın nurunun nuru derecesi nisbetinde ve külliyeti nisbetinde olur.

    Mesela:Evliyaullahın maddi ve manevi tasarruf ve himmetleri bu nisbet iledir, hem şühedanın dahi himmeti ve tasarrufu bu nisbet iledir, hem nebilerin(a.s) mucizeleri ve ihbaratları ve tasarrufları bu nisbetler ile bu derece-i hayat mertebelerindedir.

    Günlük hayatımızda: derece-i kalb ve ruh meratibine çıkamayanlar: fikren,(Arkadaş gel ceziretü-l araba gidelim) diyen üstadının tebasında, maziye gidebilir, hatta dahada derinlere gidebilir. Kendisi ruh meratibinde olmayan orlara fikren yalnız gitse,zulmetleri dağıtmak yerinde boğulması çok vuku bulur,çünki külliyet kesbetmeyen ve kuvvet-i o zulmetleri dağıtmaya yetmeyenin oralarda fikrini muhafaza etmesi müşkildir, aynen ibn-i sinalar ve farabiler misali.!

    Hulasa edecek olursak: En sağlam ve sağlıklısı, Bir üstadın tebasında,(gel beraber gidelim gibi ifadeleri bunun içindir, hem ruhen benimle münasebbttar olan, demesi, hem birimiz mazide birimiz istikbalde, birimiz dünyada birimiz ahirette olsakta birbirimizle görüşebiliriz, gibi ifadeler bu emsal derslere bakar dine anlıyorum) onunla birlikte hareket etmek olur. Aynen hiç bilmediğiniz ülkelere memleketlere tek başınıza gitmek yerine,daha evvel gitmiş ve orlaları bilen gören ve gezip geri salimen gelen biri ile gitmek daha rahat ve emniyetli olur denilebilinir.!

    İmanın kuvvet-i ve imanın nur-u ve külleyeti nisbetinde olur.
    Konu aczmendi reşha tarafından (31.07.11 Saat 14:07 ) değiştirilmiştir.

    اِهْدِنَاالصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ

    aczmendi reşha


  5. #5
    Gayyur hazeret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    105

    Standart

    Alıntı karatopirak1975 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ağabeylerim
    İman gündelik düşünce hayatımızda ,mazinin derelerine girdiğinde, ve istikbalin uzak dağlarına çıktıgında bize nasıl bir kazanımlar sağlar fikir dünyanızdan ufak açıklamalarda bulunursanız istifade etmiş oluruz birkaç örnek verebilirmisiniz.
    abi bu cümleler hatırıma 6. sözdeki akıl, meselesini hatırlattı. sualinizin cevabı olabilecek bir yer. yani üstadın dediği tarz, akıl aletini kullanabilirsek mazinin derelerinden ve istikbalden korku yerine neşe ve ümit verdiğini göreceğiz. ilgili yer şu şekilde:

    akıl bir âlettir. Eğer Cenâb-ı Hakka satmayıp, belki nefis hesâbına çalıştırsan, öyle meş'um ve müz'ic ve muacciz bir âlet olur ki, geçmiş zamanın âlâm-ı hazinânesini ve gelecek zamanın ahvâl-ı muhavvifânesini senin bu bîçare başına yükletecek yümünsüz ve muzır bir âlet derekesine iner. İşte bunun içindir ki, fâsık adam, aklın iz'âc ve tâcizinden kurtulmak için gâliben ya sarhoşluğa veya eğlenceye kaçar. Eğer Mâlik-i Hakikisine satılsa ve Onun hesâbına çalıştırsan, akıl öyle tılsımlı bir anahtar olur ki, şu kâinatta olan nihayetsiz rahmet hazînelerini ve hikmet defînelerini açar. Ve bununla sahibini, saadet-i ebediyeye müheyyâ eden bir mürşid-i Rabbânî derecesine çıkar.

    şöyle bir yer daha var:Ve keza, o habbe-i kalb için, pek çok hizmetçi vardır ki, o hâdimler kalbin hayatiyle hayat bulup inbisat ederlerse, kocaman kâinat onlara tenezzüh ve seyrangâh olur. Hattâ kalbin hâdimlerinden bulunan hayal, meselâ en zayıf, en kıymetsiz iken, hapiste ve zindanda kayıtlı olan sahibini bütün dünyada gezdirir, ferahlandırır. Ve şarkta namaz kılanın başını Hacerü'l-Esvedin altına koydurur. Ve şehadetlerini Hacerü'l-Esvede muhafaza için tevdi ettirir.
    ...
    ...
    hapishane bile mekke abi. daha ne isteriz. medrese-i yusufiye.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ehl-i ilhad ile munazaranın zararları hakkında sorum olacaktı
    By karatopirak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 04.10.11, 17:00
  2. Şapka Hakkında 2 Sorum Var?
    By gulsah in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 21
    Son Mesaj: 04.10.09, 10:46
  3. Hariçte Kalanları Tenkit Etmek Hakkında Bir Sorum Olacaktı
    By zeynonaz in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 20.12.08, 22:32
  4. Peygamberimizin Çocuğa Beddua Etmesi Hakkında
    By BiKeS_ in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 15.09.08, 23:27

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0