+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 34

Konu: Bediüzzaman'dan Nakış Nakış Ayet Tefsiri...!!!

  1. #1
    Gayyur Hâdim-i Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Bulunduğu yer
    ÂLEM-İ MÂNÂ
    Yaş
    38
    Mesajlar
    123

    Standart Bediüzzaman'dan Nakış Nakış Ayet Tefsiri...!!!

    -


    إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ
    "Mü'minler ancak kardeştirler; siz de kardeşlerinizin arasını düzeltin." (Hucurat Sûresi: 49:10.)
    Evet şimdi şu âyet-i Celileyi beraberce mütâlâ edelim ve Bediüzzaman’ın ayeti ne kadar ince bir ustalıkla, nakış dokur gibi içindeki mana bağlantılarını müthiş bir idrak ve basiretle tefsir ettiğini müşahede edelim inşaallah...
    Ayette “Mü’minler ancak kardeştir “denmiş...
    İnsanlar denmemiştir...
    Peki mü’minler neden kardeştir denilse;
    Bu soruya cevap verebilmemiz için evvela iki kardeşin arasındaki münasebetleri incelemek icab eder..
    Evet bizler aynı aileye mensub olan iki kişiye kardeş diyoruz..
    Çünkü aynı anne-babadan dünyaya geldiler..Aynı evde beraberce büyüdüler.Aynı sofradan yemek yediler...Aynı odayı paylaştılar vesaire misalleri çoğaltabiliriz…Yani aralarına pek çok ortak noktalar bulunmakta ve onları birbirlerine bağlamaktadır…Aralarında ne olursa olsun, onlar sonuçta kardeştir ve birbirlerine hakiki manada kin ve adavet besleyemezler…Demek ki Bediüzzaman’ın dediği gibi Mü'min olan kimse, İmân ve tevhid iktizâsıyla, kâinata bir mehd-i uhuvvet nazarıyla baktığı gibi; bütün mahlûkatı, bilhassa insanları, bilhassa İslâmları birbiriyle bağlayan ip de, ancak uhuvvettir.
    Çünkü, İmân bütün mü'minleri bir babanın cenah-ı şefkati altında yaşayan kardeşler gibi kardeş addediyor.”


    İşte ayet "Mü’minler ancak kardeştir " demekle belagatli bir teşbih yaparak iman kardeşliğini aynı ana-babadan doğan iki kardeşin durumuna benzeterek aralarındaki ortak noktaları nazara arzetmiş ve bu vesile ile müminler arasındaki uhuvvet ve muhabbeti artırmaya teşvik etmiş ve etmektedir...
    Mü’minlerin arasındaki ortak noktalar ise, Üstadımız tarafından taklid gayr-ı kabil, muhteşem bir idrak ve feraset ve kuvvetli akli delillerle şu şekilde beyan edilmiştir:
    “Evet, tevhid-i imanî, elbette tevhid-i kulûbu ister. Ve vahdet-i itikad dahi, vahdet-i içtimaiyeyi iktiza eder.”
    Yani, aynı ve bir olan Allah’a inanmak kalblerin bir olmasını gerektirir..Ve aynı zamanda İnanç birliği dahi sosyal birlikteliği netice verir…
    Ardından misal ile mesele daha da açık ve vazıh bir şekle getirilerek iman kardeşliği ispatlanmış ve aklın kabulüne hazır hale getirilmiştir…Şöyleki:
    “Meselâ, her ikinizin Hâlıkınız bir, Mâlikiniz bir, Mâbudunuz bir, Râzıkınız bir-bir, bir, bine kadar bir, bir.
    Hem Peygamberiniz bir, dininiz bir, kıbleniz bir-bir, bir, yüze kadar bir, bir. Sonra köyünüz bir, devletiniz bir, memleketiniz bir-ona kadar bir, bir..”
    Evet görüldüğü gibi Üstadımız ayetin adeta en ince mana derinliklerine Allah’ın izni ile nüfuz etmiş ve nakış nakış ayetin ifade etmek istediği asıl maksadı izhar etmiştir….


    Böylelikle yukarıda da belirttiğimiz gibi ayette müminlerin ancak kardeş olabileceği özellikle vurgulanmış,insan kavramından bahsedilmemiştir..
    Neden insan kavramından bahsedilmemiş denilse.. ?
    Cevaben denilirki:
    Mü’min olmayan kişilerde bu ortak noktalar bulunmamaktadır.Çünkü her biri farklı şeye inanabilir veya farklı yerden rızıklandırıldığını sanabilir veya farlı yerden şifa bulduğunu iddia edebilir…ve hakeza ..
    Yani, nasılki farklı anne-babadan doğan çocuklarda benzerlik ve onları birbirine nisbet edecek bir kardeşlik bulunmadığı gibi; kezalik iman etmeyen insanlarda dahi onları birbirine bağlayacak ortak noktaların varlığı düşünülemez..
    Demek ki iman o kadar güçlü bir bağdır ki en uzak noktadaki iki insanı dahi birbirlerine öylece rabt ediyorki ayrı olmaları düşünülemez….Zira her ne kadar uzak yerde yaşasalar bile inandıkları Hâlık birdir..Peygamberleri birdir..Aynı kıbleye yönelirler ..Aynı ibadeti yaparlar.Ahiret için aynı maksada doğru koşarlar.vesaire…..Mesela Amerika veya başka kıtalarda bulunup ta hiç tanımadığımız bir mümin ile ilk görüştüğümüzde aradaki iman bağı vasıtası ile ünsiyet kesbetmemiz meselemize vazıh bir delil olsa gerektir.
    İşte bu noktadan imanın ne kadar kavi ve sağlam bir bağ olduğu anlaşılmış oldu….


    Sonra irşadın iktizasındandır ki, havf ile reca arasındaki müvazene devamla muhafaza edilsin ki, reca ile doğru yollara süluk edilsin, havf ile de, eğri yollara gidilmesin.
    Bu hikmete binaen ayette müminler arasındaki uhuvvete teşvik edildikten sonra irşadın gereği olarak eğri yolara gidilmemesi için “kardeşlerinizin arasını düzeltin” denilmiştir….
    Bediüzzaman dahi ayetin takip ettiği yoldan giderek aynı belagat metodunu kullanmış ve uhuvvet ve kardeşliği bozup müminlerin birbirlerine karşı düşmanlık beslemelerinin şeraite ve akla ne kadar ters düştüğünü muhteşem delillerle beyan ederek şöyle demiştir.
    “Bu kadar bir birler vahdet ve tevhidi, vifak ve ittifakı, muhabbet ve uhuvveti iktiza ettiği ve kâinatı ve küreleri birbirine bağlayacak mânevî zincirler bulundukları hâlde, şikak ve nifâka, kin ve adâvete sebebiyet veren örümcek ağı gibi ehemmiyetsiz ve sebatsız şeyleri tercih edip mü'mine karşı hakikî adâvet etmek ve kin bağlamak, ne kadar o rabıta-i vahdete bir hürmetsizlik ve o esbab-ı muhabbete karşı bir istihfaf ve o münasebât-ı uhuvvete karşı ne derece bir zulüm ve i'tisaf olduğunu, kalbin ölmemişse, aklın sönmemişse anlarsın.”


    Hülasa: Bediüzzaman Hazretlerinin
    إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ



    2- "Mü'minler ancak kardeştirler; siz de kardeşlerinizin arasını düzeltin." (Hucurat Sûresi: 49:10.) ayetini nasıl bir idrak ve basiretle tefsir ettiğini izah etmekle Bediüzzaman’ın kalbini kuşatan sevginin ,eşsiz bir muhabbetle şekillenmiş mimarisini nasıl kalıba döktüğünü müşahede ettik.


    Zira Bediüzzamanı kendinden geçiren ve adeta büyüleyen şey,Kurân-ı Kerim’in Rabbani bir hitap olmasıdır.Buradan hareketle,iç aleminde onu anlamaya ve tefsir etmeye yönelik bütün hisleri ve latifeleri büyük bir coşku haline geçmiştir.Bu coşku takatin kifayet etmeyeceği bu muazzam hakikati düşünmesi ve tefekkür etmesinden hâsıl olmuştur.
    Sair tüm tefsirlerde bu ayetin böyle nakış nakış tahlil edilmiş tefsiri maalesef görülmemiştir…


    Cenab-ı Mevla’nın inayeti ile aciz kalemimle ele aldığım bu yazıyı siz değerli forum dostlarıma ithaf eder, müstefid olmanızı temenni ederim….


    Kardeşiniz Hâdim-i Nur………..




  2. #2
    Vefakar Üye fezapilotu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    29
    Mesajlar
    433

    Standart

    Muhakkak ki, bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir ve ben de sizin Rabb'inizim, öyleyse bana karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun" (Meryem : 52),
    "Mü'minler ancak kardeştirler" (Hucurat : 10),
    "Hep birlikte Allah'ın ipine sımısıkı sarılın ve bölünüp parçalanmayın ve Allah'ın size bahşettiği nimeti hatırlayın" (A-li İmran : 119),
    "onlar öfkelerini yutarlar ve insanları affederler" (A-li İmran : 134),
    "Allah'tan yana biliç ve duyarlılık içinde olun ve aranızı düzeltin" (Enfal : 1),
    "Ve Allah'a ve elçisine itaat edin; ve sakın birbirinizle çekişmeyin, yoksa rüzgarınız gider ve yılgınlığa düşersiniz" (Enfal : 46),
    "O hakikati inkara şartlanmış olanlar birbirlerinin dostları, yardımcılarıdırlar; eğer siz de böyle yapmazsanız yeryüzünde büyük bir fesad baş gösterecektir" (Enfal : 73)

    Vahyin penceresi zaten herşeyi o kadar net anlatıyorki yaşanılanlar ve sonuçlar ortadaEmeginize saglıkSorumluluklarımızın bilincinde olarak ,yürüdügümüzde zayıflara kuvvet,gücü kesilenlere derman,karanlıga bürünenlere ışık olarak,Birbirimizi birer duvar gibi takviye edebilirizinşaallah Allah razı olsun

    maşallah çok güzel tekrar Allah razı olsun ....
    Konu HakanBa tarafından (19.11.09 Saat 22:54 ) değiştirilmiştir.


    Ey gönül Hakk'a Aşk'ı olmayanın,
    Aşk'a Hakkı olur mu..?


  3. #3
    Ehil Üye YıldızMisal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.694

    Standart

    وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا ۚ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنْتُمْ أَعْدَاءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنْتُمْ عَلَىٰ شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَأَنْقَذَكُمْ مِنْهَا ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
    Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına, dinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun (bu) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yola eresiniz.
    Al-i İmran 103

  4. #4
    Ehil Üye YıldızMisal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.694

    Standart

    “hissî kardeşlik” önemli bir esastır; ancak yeterli değildir. Uhuvvet ve ittifak mevzuu hissîlikten daha çok irâdîdir; gerçekleşmesi için de karar, azim ve gayret gerekir. Müminlerin birbirini sevmesinde esas olan, hissîlikten öte vahdet-i itikad’ın vahdet-i içtimaiyeyi iktiza etmesine bağlı mantıkî kardeşliktir. Bundan dolayı Bediüzzaman Hazretleri, bize meselenin daima mantıkî yönlerini ve dinamiklerini göstermiştir. Mesela; “Hâlikınız bir, Mâlikiniz bir, Mâbudunuz bir, Râzıkınız bir.. bir bir.. bine kadar bir bir. Hem Peygamberiniz bir, dininiz bir, kıbleniz bir.. bir bir, yüze kadar bir bir.” demiştir.
    kırık testi

  5. #5
    Ehil Üye YıldızMisal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.694

    Standart

    Alıntı Hâdim-i Nur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Sonra irşadın iktizasındandır ki, havf ile reca arasındaki müvazene devamla muhafaza edilsin ki, reca ile doğru yollara süluk edilsin, havf ile de, eğri yollara gidilmesin.
    Bu hikmete binaen ayette müminler arasındaki uhuvvete teşvik edildikten sonra irşadın gereği olarak eğri yolara gidilmemesi için “kardeşlerinizin arasını düzeltin” denilmiştir….
    Bediüzzaman dahi ayetin takip ettiği yoldan giderek aynı belagat metodunu kullanmış ve uhuvvet ve kardeşliği bozup müminlerin birbirlerine karşı düşmanlık beslemelerinin şeraite ve akla ne kadar ters düştüğünü muhteşem delillerle beyan ederek şöyle demiştir.
    “Bu kadar bir birler vahdet ve tevhidi, vifak ve ittifakı, muhabbet ve uhuvveti iktiza ettiği ve kâinatı ve küreleri birbirine bağlayacak mânevî zincirler bulundukları hâlde, şikak ve nifâka, kin ve adâvete sebebiyet veren örümcek ağı gibi ehemmiyetsiz ve sebatsız şeyleri tercih edip mü'mine karşı hakikî adâvet etmek ve kin bağlamak, ne kadar o rabıta-i vahdete bir hürmetsizlik ve o esbab-ı muhabbete karşı bir istihfaf ve o münasebât-ı uhuvvete karşı ne derece bir zulüm ve i'tisaf olduğunu, kalbin ölmemişse, aklın sönmemişse anlarsın.”


    Hülasa: Bediüzzaman Hazretlerinin
    إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ


    İman cephesini topa tutmak asla reva değildir. Mü’mini çekememek, çekiştirmek, gıybet etmek, aleyhinde olup çürütmeye çalışmak ve hele düşmanlık derecesinde üstüne üstüne gitmek, muharebe meydanında topları kendi birliğinin üzerine çevirmekten farklı olmasa gerektir. Böyle bir durum, mütecaviz hasmı bırakıp, dostlar arasında bozgun meydana getirmek ve kendi kalesinin kapılarını, sur dibinde hazır bekleyip duran canavar düşmanlara açmak ve kale duvarlarında gedikler meydana getirmek demektir. İsterseniz buna, sizi parçalamak için pusuda bekleyen dış mihrakların ekmeğine yağ sürmek de diyebilirsiniz...

  6. #6
    Gayyur Hâdim-i Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Bulunduğu yer
    ÂLEM-İ MÂNÂ
    Yaş
    38
    Mesajlar
    123

    Standart

    Alıntı YıldızMisal Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    “hissî kardeşlik” önemli bir esastır; ancak yeterli değildir. Uhuvvet ve ittifak mevzuu hissîlikten daha çok irâdîdir; gerçekleşmesi için de karar, azim ve gayret gerekir. Müminlerin birbirini sevmesinde esas olan, hissîlikten öte vahdet-i itikad’ın vahdet-i içtimaiyeyi iktiza etmesine bağlı mantıkî kardeşliktir. Bundan dolayı Bediüzzaman Hazretleri, bize meselenin daima mantıkî yönlerini ve dinamiklerini göstermiştir. Mesela; “Hâlikınız bir, Mâlikiniz bir, Mâbudunuz bir, Râzıkınız bir.. bir bir.. bine kadar bir bir. Hem Peygamberiniz bir, dininiz bir, kıbleniz bir.. bir bir, yüze kadar bir bir.” demiştir.
    kırık testi
    Evet bizlerin de esas kastetmek istediğimiz de o idi zaten.islam kardeşliğini üstadımızın akli delillerle ispatlaması ve aklın kabulüne müheyya etmesi idi..
    zaten aklen meseleyi hakkıyla idrak eden bir kişinin mümin kardeşine adavet etmesi veya dargın durması mümkin değildir..
    dediğiniz gibi mesele sadece hissi olarak algılansa o zaman şeytanın hissiyata galebe etmesi ile adavetler husule gelebilir ve malesef geliyor...

  7. #7
    Ehil Üye yakaza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    2.467

    Standart

    [QUOTE=Hâdim-i Nur;412748]


    -



    Cenab-ı Mevla’nın inayeti ile aciz kalemimle ele aldığım bu yazıyı siz değerli forum dostlarıma ithaf eder, müstefid olmanızı temenni ederim….


    Kardeşiniz Hâdim-i Nur………..

    MUKEMMEL BIR TEFSIR OLMUS.
    YUREGINIZE VE DIMAGINIZA SAGLIK.
    SELAM VE DUA ILE.







    ''Madem ben de bu vatanın evlâdıyım,bu vatanın saadetine hizmet etmek benim için farzdır.''

    Emirdağ Lahikası

    ...EN GÜZELİ SİNELERDE BİR YAD-I CEMİL OLARAK KALIP GİTMEK...


  8. #8
    Gayyur Hâdim-i Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Bulunduğu yer
    ÂLEM-İ MÂNÂ
    Yaş
    38
    Mesajlar
    123

    Standart

    Alıntı @cizim aciz olanı istemem Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Muhakkak ki, bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir ve ben de sizin Rabb'inizim, öyleyse bana karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun" (Meryem : 52),
    "Mü'minler ancak kardeştirler" (Hucurat : 10),
    "Hep birlikte Allah'ın ipine sımısıkı sarılın ve bölünüp parçalanmayın ve Allah'ın size bahşettiği nimeti hatırlayın" (A-li İmran : 119),
    "onlar öfkelerini yutarlar ve insanları affederler" (A-li İmran : 134),
    "Allah'tan yana biliç ve duyarlılık içinde olun ve aranızı düzeltin" (Enfal : 1),
    "Ve Allah'a ve elçisine itaat edin; ve sakın birbirinizle çekişmeyin, yoksa rüzgarınız gider ve yılgınlığa düşersiniz" (Enfal : 46),
    "O hakikati inkara şartlanmış olanlar birbirlerinin dostları, yardımcılarıdırlar; eğer siz de böyle yapmazsanız yeryüzünde büyük bir fesad baş gösterecektir" (Enfal : 73)

    Vahyin penceresi zaten herşeyi o kadar net anlatıyorki yaşanılanlar ve sonuçlar ortadaEmeginize saglıkSorumluluklarımızın bilincinde olarak ,yürüdügümüzde zayıflara kuvvet,gücü kesilenlere derman,karanlıga bürünenlere ışık olarak,Birbirimizi birer duvar gibi takviye edebilirizinşaallah Allah razı olsun
    maşallah çok güzel tekrar Allah razı olsun ....
    Kıymetli eklentiniz ve beğeniniz için teşekkür ederim.
    müstefid olmanız temennisi ile

  9. #9
    Müdakkik Üye sargenc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Bulunduğu yer
    denizli
    Yaş
    28
    Mesajlar
    611

    Standart

    risalelerde toplam kaç ayetin tefsiri var, bilen varsa cevaplamasını rica ediyorum...çünkü günlük hayatta kullanmaya çok ihtiyacım oluyor...
    En hayırlı genç odur ki; ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır.

  10. #10
    Ehil Üye YıldızMisal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.694

    Standart

    Allah'ım!Muhakkak ki Sen çok affedicisin.Affetmeyi seversin.Bizleri affet Ya Rabbi!
    Allah'ım aramızdaki nifak tohumlarını kaldır,bizi bize Sen'in için sevdir Rabb'im..(amin)

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Suya Nakış tutturan sanat " Ebru"
    By Hümâ Sultan in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 10.06.14, 12:32
  2. Bakara Sûresi’nin 62. âyet-i kerîmesinin Tefsîri hakkındadır
    By Ashab-i kehf in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 15.04.14, 15:13
  3. Maide 51. ayet ve yanlış tefsiri ..!
    By asiminnos in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 30.12.11, 21:20
  4. Bediüzzaman Neden Ayet ve Hadisleri Belirtmeden Açıklamış?
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 17.05.11, 19:44
  5. Bal Tefsiri
    By cihaderi in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 06.12.07, 22:19

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0