+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 14

Konu: Ruhun Daire-i Hayatı Nasıl Genişler? Ne yapmalı? Nasıl Yapmalı?

  1. #1
    Gayyur hazeret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    105

    Standart Ruhun Daire-i Hayatı Nasıl Genişler? Ne yapmalı? Nasıl Yapmalı?

    ÜÇÜNCÜ NÜKTE



    Şu dünyada zamanın fenâ ve zevâl-i eşyadaki tesiratı gayet muhteliftir. Ve mevcudat ise, mütedahil daireler gibi birbiri içinde iken, hükümleri zeval noktasında ayrı ayrı oluyor.



    Nasıl ki saatin saniyelerini sayan dairesi, dakikayı ve saati ve günleri sayan daireleri zâhiren birbirine benzer, fakat süratte birbirine muhaliftir. Öyle de, insandaki cisim, nefis, kalb, ruh daireleri öyle mütefavittir. Meselâ, cismin bekası, hayatı, vücudu, bulunduğu bir gün, belki bir saat olduğu ve mazi ve müstakbeli mâdum ve meyyit bulunduğu halde, kalbin hazır günden çok gün evvel, çok gün sonraki zamana kadar daire-i vücudu ve hayatı geniştir. Ruhun hazır günden seneler evvel ve seneler sonraki bir daire-i azîme, daire-i hayatına ve vücuduna dahildir.



    İşte bu istidada binaen, hayat-ı kalbî ve ruhîye medar olan marifet-i İlâhiye ve muhabbet-i Rabbâniye ve ubudiyet-i Sübhâniye ve marziyât-ı Rahmâniye cihetiyle, bu dünyadaki fâni ömür, bâki bir ömrü tazammun eder ve ebedî ve bâki bir ömrü intaç eder ve bâki ve lâyemut bir ömür hükmüne geçer.



    Evet, Bâkî-i Hakikînin muhabbet, marifet, rızası yolunda bir saniye, bir senedir. Eğer Onun yolunda olmazsa, bir sene bir saniyedir. Belki Onun yolunda bir saniye lâyemuttur, çok senelerdir. Ve dünya cihetinde ehl-i gafletin yüz senesi bir saniye hükmüne geçer.





    1-marifet-i İlâhiye
    2- muhabbet-i Rabbâniye
    3- ubudiyet-i Sübhâniye
    4- marziyât-ı Rahmâniye

    cihetleri ne demektir. mazhariyeti ne şekilde olur.

  2. #2
    Gayyur hazeret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    105

    Standart

    İmân, dizginini cism-i hayvanînin elinden alıp, kalbe, ruha teslim ettiği için, mâziye nüfuz ve müstakbele hulûl edebilir. Çünkü, kalb ve ruhun daire-i hayatı geniştir

  3. #3
    Gayyur hazeret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    105

    Standart

    Ey dünyaperest insan! Çok geniş tasavvur ettiğin senin dünyan, dar bir kabir hükmündedir. Fakat o dar kabir gibi menzilin duvarları şişeden olduğu için, birbiri içinde in'ikâs edip, göz görünceye kadar genişliyor. Kabir gibi darken, bir şehir kadar geniş görünür. Çünkü o dünyanın sağ duvarı olan geçmiş zaman ve sol duvarı olan gelecek zaman, ikisi mâdum ve gayr-ı mevcut oldukları halde, birbiri içinde in'ikâs edip gayet kısa ve dar olan hazır zamanın kanatlarını açarlar.

    Hakikat hayale karışır; mâdum bir dünyayı mevcut zannedersin. Nasıl bir hat, sürat-i hareketle bir satıh gibi geniş görünürken, hakikat-i vücudu ince bir hat olduğu gibi, senin de dünyan hakikatçe dar, fakat senin gaflet ve vehim ve hayalinle duvarları çok genişlemiş. O dar dünyada, bir musibetin tahrikiyle kımıldansan, başını, çok uzak zannettiğin duvara çarparsın. Başındaki hayali uçurur, uykunu kaçırır. O vakit görürsün ki, o geniş dünyan kabirden daha dar, köprüden daha müsaadesiz. Senin zamanın ve ömrün, berkten daha çabuk geçer; hayatın, çaydan daha süratli akar.


    Madem dünya hayatı ve cismânî yaşayış ve hayvânî hayat böyledir. Hayvâniyetten çık, cismâniyeti bırak, kalb ve ruhun derece-i hayatına gir. Tevehhüm ettiğin geniş dünyadan daha geniş bir daire-i hayat, bir âlem-i nur bulursun. İşte o âlemin anahtarı, marifetullah ve vahdâniyet sırlarını ifade eden Lâ ilâhe illâllah kelime-i kudsiyesiyle kalbi söylettirmek, ruhu işlettirmektir.

  4. #4
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.469

    Standart

    Alıntı hazeret Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ÜÇÜNCÜ NÜKTE

    İşte bu istidada binaen, hayat-ı kalbî ve ruhîye medar olan marifet-i İlâhiye ve muhabbet-i Rabbâniye ve ubudiyet-i Sübhâniye ve marziyât-ı Rahmâniye cihetiyle, bu dünyadaki fâni ömür, bâki bir ömrü tazammun eder ve ebedî ve bâki bir ömrü intaç eder ve bâki ve lâyemut bir ömür hükmüne geçer.

    1- marifet-i İlâhiye
    2- muhabbet-i Rabbâniye
    3- ubudiyet-i Sübhâniye
    4- marziyât-ı Rahmâniye

    cihetleri ne demektir. mazhariyeti ne şekilde olur.
    Önce Cenab-ı Hakkı tanımak (marifet-i ilahiye) var tanımaktan muhabbet (muhabbet-i ilahiye) neşet ediyor
    Muhabetin gereği nedir?
    'deki ey habibim bana uyun ki Allahta sizi sevsin' ayetinin gereği olarak Cenab-ı Hakkın en sevdiği tarz olan peygamber efendimizin ubudiyeti (ubudiyet-i subhaniye) gibi kullukta bulunmakatır. Bu kullukla arzu edilen yada ulaşılması istenen netice de Allah'ın bizden razı olmasıdır (marziyat-i Rahmaniye)...

    20. mektubun mukaddemesinede bakıldığında marifetullahla muhabbetullah ilişkisi dikkat çekiyor...
    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  5. #5
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Sırr-ı gamızın esası, akrebiyet-i İlâhiyenin inkişafıdır.
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  6. #6
    Pürheves bgmnrchn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    akdeniz
    Mesajlar
    155

    Standart

    Alıntı hazeret Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İmân, dizginini cism-i hayvanînin elinden alıp, kalbe, ruha teslim ettiği için, mâziye nüfuz ve müstakbele hulûl edebilir. Çünkü, kalb ve ruhun daire-i hayatı geniştir
    akan suyun yönünü değiştirmek gibi.. su yolunu lağım kanalına değil de, istidat ağaçlarına çevirmek..

    Fâniyim, fâni olanı istemem.

    Âcizim, âciz olanı istemem.

    Ruhumu Rahmana teslîm eyledim, gayr istemem.


    İsterim, fakat bir Yâr-ı Bakî isterim.


    Zerreyim, fakat bir Şems-i Sermed isterim.


    Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudatı umûmen isterim.




    [Sözler, s. 205]


  7. #7
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    zamansız mekansız tefekkür yapabilmek.
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  8. #8
    Müdakkik Üye ecma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    936

    Standart

    Alıntı hazeret Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ÜÇÜNCÜ NÜKTE



    İşte bu istidada binaen, hayat-ı kalbî ve ruhîye medar olan marifet-i İlâhiye ve muhabbet-i Rabbâniye ve ubudiyet-i Sübhâniye ve marziyât-ı Rahmâniye cihetiyle, bu dünyadaki fâni ömür, bâki bir ömrü tazammun eder ve ebedî ve bâki bir ömrü intaç eder ve bâki ve lâyemut bir ömür hükmüne geçer.



    1-marifet-i İlâhiye
    2- muhabbet-i Rabbâniye
    3- ubudiyet-i Sübhâniye
    4- marziyât-ı Rahmâniye

    cihetleri ne demektir. mazhariyeti ne şekilde olur.
    insanın mahiyeti ulviye, fıtratı câmia olduğundan, binler enva-ı hâcât ile bin bir esmâ-i İlâhiyeye, herbir ismin çok mertebelerine fıtraten muhtaçtır.(marifet-i ilahiye ye fıtraten muhtac)

    muzaaf iştiyak, muhabbettir;
    muzaaf muhabbet dahi, aşktır.

    ruhun tekemmülâtına göre merâtib-i muhabbet, merâtib-i esmâya göre inkişaf eder.

    Bütün esmâya muhabbet dahi-çünkü, o esmâ Zât-ı Zülcelâlin ünvanları ve cilveleri olduğundan-muhabbet-i zâtiyeye döner.

    Her keder bir kader ile takdir edilir.Kedere değil kadere teslim olan tathir edilir.

  9. #9
    Ehil Üye nezafet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    1.270

    Standart

    Hem iman, geçmiş ve gelecek zamana nüfuz edemeyen o cüz-ü ihtiyarînin dizginini cismin elinden alıp kalbe ve ruha teslim eder. Ruh ve kalbin daire-i hayatı ise cisim gibi hazır zamana münhasır olmadığından, pek çok seneler maziden, pek çok seneler istikbalden daire-i hayatına dahil olduğundan; o cüz-ü ihtiyarî, cüz'iyetten çıkıp külliyet kesb eder.

    Zaman-ı mazinin en derin derelerine kuvvet-i imanla girebildiği ve hüzünlerin zulmetlerini def edebildiği gibi, nur-u imanla istikbalinen uzak dağlarına kadar çıkar, korkuları izale eder.

  10. #10
    Ehil Üye nezafet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    1.270

    Standart

    Hayat, tabaka-i insaniye olan en yüksek mertebeye çıktıkça öyle bir inbisat ve inkişaf ve tenevvür eder ki, hayatın ziyâsı olan şuur ile, akıl ile bir insan kendi hânesindeki odalarda gezdiği gibi, o zîhayat kendi aklı ile avâlim-i ulviyede ve ruhiyede ve cismâniyede gezer.

    Yani, o zîşuur ve zîhayat, mânen o âlemlere misafir gittiği gibi, o âlemler dahi o zîşuurun mir'at-ı ruhuna misafir olup, irtisâm ve temessül ile geliyorlar.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Söz Ne Yapmalı
    By Çeşm-i Giryân in forum Şiirler
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 28.09.19, 12:05
  2. Nefsi Ne Yapmalı?
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 31.12.13, 21:55
  3. Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 27.01.09, 01:22
  4. Erdoğan Ne Yapmalı?
    By elips in forum Gündem
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 22.07.08, 08:58
  5. Abim Ne Yapmalı?
    By Gül-ihamra in forum Fıkıh
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 06.05.08, 08:47

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0