+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: Besmele Hakkında Sorular ?

  1. #1
    Dost miftah123 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    27

    Standart Besmele Hakkında Sorular ?

    BİRİNCİ SIR

    Bismillâhirrahmânirrahîm’in bir cilvesini şöyle gördüm ki:

    Kâinat simasında, arz simasında ve insan simasında, birbiri içinde birbirinin nümunesini gösteren üç sikke-i rububiyet var.


    Ondördüncü Lem'a

    Kainat, arz ve insan simasının birbirinin numunesini gösteren Rububiyet sikkelerinden örnekler verebilir misiniz ? Mesela arzı ele alırsak; arz ve insan arasındaki bağlantıyı nasıl kuracağız ? Arzda insanın numunelerini gösteren Rububiyet sikkeleri nelerdir mesela ? İnşallah sorularımızın devamı olacak. İstifade edebilmek temennilerimle...Cevaplar için şimdiden Allah razı olsun...

  2. #2
    Vefakar Üye mealebrar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    cibal-i toros
    Yaş
    44
    Mesajlar
    426

    Standart

    insan şu alemin bir misal-i musağğarıdır yani küçültülmüşbir misalidir hem insan hem kainathemde arz dediğimiz yeryüzünde Cenab-ı Allahın isimlerinin cilveleri görünür hepsi bir vahide tek tek işaret ettikleri gibi hepsi birden Zat-ıEhade dahişehadet ederler
    السلام عليكم و رحمة الله ابدا دائما

  3. #3
    Dost miftah123 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    27

    Standart

    Alıntı mealebrar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    insan şu alemin bir misal-i musağğarıdır yani küçültülmüşbir misalidir hem insan hem kainathemde arz dediğimiz yeryüzünde Cenab-ı Allahın isimlerinin cilveleri görünür hepsi bir vahide tek tek işaret ettikleri gibi hepsi birden Zat-ıEhade dahişehadet ederler
    Allah razı olsun. Evet kainatta insanda ve yeryüzünde Allah'ın Vahidiyeti ve Ehadiyetine deliller mevcuttur. Fakat benim sorum "birbiri içinde birbirinin nümunesini gösteren" ifadesine göre, hepsi birbirinin numunelerini gösteren, Rububiyet sikkeleri taşıyorsa üzerinde; Arzda insanı gösteren, insanda kainatı gösteren Rububiyet sikkelerine örnek verebilir miyiz ? İnşallah çok sıkıcı sorular sormuyorumdur.

  4. #4
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    “Kâinat simasında, arz simasında ve insan simasında, birbiri içinde birbirinin nümunesini gösteren üç sikke-i rububiyet var.”


    Bismillah, bir nur gibi bütün kâinatı kuşatan ve her yerde Allah’ın rububiyet mühürlerini gösteren bir iksir gibidir.

    Rububiyet Allah’ın terbiye edici vasfıdır. Kâinat heyet-i mecmuası ile insanda temerküz etmiş bir fihriste durumundadır. Yani insan kâinatın özetini taşıyan çekirdek hükmündedir.

    Yüce Allah eşyayı esmasına mir’at yapmıştır. Onun için eşya mir’ât-ı marifettir. Öyleyse bütün kâinatta tecelli eden esma cilveleri yüce Rabbimizi bize tanıtmakta ve bildirmektedir. Hem kâinat heyet-i mecmuası ile hem de insan maddî ve menevî cihetleri ile Allah’a ayinadarlık yapmaktadır.

    Kâinat simasına bakıldığında taklid edilmez bir şekilde rububiyet sikkeleri görülmektedir.Her bir mahlûk üzerinde yüce Allah’ın terbiye edici vasfı olan rububiyet tecellileri ve mühürleri net olarak görülmektedir.İnsan simasında da öyledir.Her insanın özellikle maddî azalarına dikkatlice bakılırsa rububiyet tecellileri daha net görülür. İnsanın simasındaki alamet-i farika, kaşları, burnu, kulakları ve diğer azaları belirli bir mizan ve miktar ile Rabbimiz tarafından çok hassas ve ince olarak terbiye edilmiştir. İşte hem kâinat hem de insan simlarına Besmele ile vurulan sikke-i rububiyet tecellileri saymakla bitmek bilmez vaziyettedir.

    Hem kâinattaki mahlûkat hem de insandaki cihazatlar mükemmel olarak şekillendirilmiş ve terbiye edilmiştir. Arıları, yılanları ve haşarat-ı muzırları eğer Rabbimiz terbiye etmeyim dizginlerini çekmeseydi bizim bu dünyada yaşamamız mümkün değildi. Denizler dağlarla, akarsular vadi yatakları ile terbiye edilmiştir. Aynen öyle de insanın vücudundaki su ve ab-ı hayat olan dem de kalb ve damarlarla koruma altına alınmış ve terbiye edilmiştir. Akciğerlerimiz yakıcı olan bir gaza göre terbiye edilmiştir. Nasıl ki yanıcı ve yakıcı olan iki madde sikke-i rububiyet ile bir araya getirilerek terbiye edilmiş ve hayatımızın en önemli maddesi olarak yaratılmış ise hayatımızın bütünü de böylece sikke-i rububiyet ile terbiye edilmiştir. Misalleri çoğaltmak mümkündür.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  5. #5
    Dost miftah123 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    27

    Standart

    Allah razı olsun abi,

    "Demek, Bismillâhirrahmânirrahîm, sahife-i âlemde bir satır-ı nuranî teşkil eden üç sikke-i ehadiyetin kudsî ünvanıdır ve kuvvetli bir haytıdır ve parlak bir hattıdır. Yani, Bismillâhirrahmânirrahîm, yukarıdan nüzûl ile, semere-i kâinat ve âlemin nüsha-i musağğarası olan insana ucu dayanıyor. Ferşi Arşa bağlar, insanî arşa çıkmaya bir yol olur."

    Burada anlatılmak istenen; Bismillahirrahmanirrahim mana itibariyle Allah'tan insana gelen, hedefi insan olan külli bir idare, terbiye, rızıklandırma, şefkat; insandan da Allah'a giden, kendini tanımaktan başlıyan, yeryüzü sergilerindeki nimetlerinden, bu kainatın idaresini tefekkürle, Allah'a giden bir yolu mu nazara veriyor ? Buradaki "insanî arş" tabiri insanlığın manen terakkideki son boyutu mudur ? Açıklamalarınız için şimdiden Allah cc. razı olsun. Allah ilminizi arttırsın, amin.

  6. #6
    Dost miftah123 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    27

    Standart

    "Demek, Bismillâhirrahmânirrahîm, sahife-i âlemde bir satır-ı nuranî teşkil eden üç sikke-i ehadiyetin kudsî ünvanıdır ve kuvvetli bir haytıdır ve parlak bir hattıdır. Yani, Bismillâhirrahmânirrahîm, yukarıdan nüzûl ile, semere-i kâinat ve âlemin nüsha-i musağğarası olan insana ucu dayanıyor. Ferşi Arşa bağlar, insanî arşa çıkmaya bir yol olur."
    Bu kısımdan anladıklarımızı paylaşabilir miyiz ?

  7. #7
    Yasaklı Üye başkakitap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    341

    Standart

    Hâfız Ali’nin dersini ne tarzda anladığını gösteren bir fıkrasıdır.

    Muhterem Üstadım,

    Otuz Birinci Mektubun On Dördüncü Lem’asının İkinci Makamını bir defa kendim okudum. Bir cüz’î istifadeyle, dimağımda bir lezzet hissettim. İkinci ve üçüncü tekrarlarımda öyle bir zevk-i ruhanî uyandırdı ki, eğer kalb ve kalemim ruhuma tercüman olabilse idiler, belki bir derece siz Üstadıma minnettarane arza cür’et eylerdim. Heyhât, ne kalbim ve ne kalemim ve ne ruhum, aczle önüme çıktılar ve itiraf-ı kusur ediyordular. ila ahir.

    Barla lahikası

    http://www.sorularlarisale.com/subpa...lu%20talebeniz


    O arşa çıkabilmişlerden biri.


    "Tekrar Elhamdü lillâhi dedim ve şu âlem-i kübrânın fihristesini ve nümunesini elime alınca artık pervasız seyahate çıktım."

  8. #8
    Gayyur ümitvari - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    50

    Standart

    kainatın heyet i mecmuasındaki teavün,tesanüd,tecavübden örnek verebilirmisin

  9. #9
    Dost miftah123 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    27

    Standart

    Alıntı ümitvari Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kainatın heyet i mecmuasındaki teavün,tesanüd,tecavübden örnek verebilirmisin


    Kainatta dayanışma, yardımlaşma, cevaplaşma, kucaklaşma, itaat ve intizam kanunları hükmediyor. Buna şahit; unsurlar arasındaki alışverişler ve birbirlerine muhtaç olmalarıdır.

    Mesela; toprak, güneş olmadan bitkilere kaynaklık edemez. Hava, su olmadan hayata menşe olamaz. Su, ateş olmadan mahlukatın yaşamını devam ettiremez vs. Her unsur arasında muazzam bir muhtaçlık ve gereklilik yasası vardır. Toprak güneşte kavrulduğu zaman, susuzluğunu bulutlar ile giderir. Bulut da gerekli buhar maddesini topraktan temin eder vesaire...

    sorularlarisaleinur.com

    Eyvah, aldandık!
    Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik.
    O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik.
    Evet, şu güzerân-ı hayat bir uykudur; bir rüya gibi geçti.
    Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar, gider.

    Sözler


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Besmele
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Dualar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 19.07.09, 10:54
  2. Besmele Öğretmek...
    By BiÇçare in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.01.09, 19:15
  3. Besmele
    By Melis in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 21
    Son Mesaj: 19.01.09, 21:16
  4. Besmele ve Şefaat
    By ayseguL in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.07.08, 20:37
  5. Tesettür Hakkında Sorular-Cevaplar
    By Siyah in forum Tesettür
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 13.09.06, 00:32

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0