+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 26

Konu: Manevi Sinema Hakkında

  1. #1
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart Manevi Sinema Hakkında

    Birkaç gün evvel, size gönderdiğim son mektuptaki hayat-ı dünyeviyenin hayat-ı diniyeye galebe etmesine dair ikinci meselesi münasebetiyle gayet ince ve kaleme alınmaz bir mana kalbe zahir oldu. Yalnız gayet kısa o manaya bir işaret edeceğim. Şöyle ki:




    Bu acip asrın hayatperest ehl-i dalâleti aldatan, sarhoş eden, fânilerden, surî aldıkları zevki, gayet acı ve elîm olduğunu ve ehl-i imanın ve hidayetin aynı yerde ve o fâniyatta bâkiyane ve ulvî bir zevk bulunduğunu gördüm ve hissettim; fakat ifade edemiyorum.


    Risale-i Nur'un müteaddit yerinde nasıl ispat etmiş ki, ehl-i dalâlet için, zaman-ı hazırdan mâadâ herşey mâdum ve firakların elemleriyle doludur. Ehl-i hidayet için, mazi, müstakbel müştemilâtıyla mevcuttur, nurludur. Aynen öyle de, fâniyatta, yani geçmiş muvakkat vaziyetler, ehl-i dünya için, fenâ-yı mutlak karanlıklarında mâdumdur; ehl-i hidayet için mevcuttur diye gördüm. Çünkü, eski zamanda çok alâkadar olduğum zevkli veya kıymetli ve şerefli muvakkat vaziyetleri mütehassirane hatırladım, müştakane arzu ettim. "Neden bu mübarek vaziyetler mazide kalıp fâni olsun?" düşünürken, iman-ı billâh nuru ihtar etti ki, o vaziyetler gerçi sureten fânidirler, birkaç cihette mevcutturlar. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bâki isimlerinin cilveleri olan o vaziyetler, daire-i ilimde ve elvah-ı mahfuzada ve elvah-ı misaliyede bâki oldukları gibi; nur-u imanın verdiği bâkiyane münasebet noktasında fevkazzaman bir vaziyette mevcutturlar. Sen, o vaziyetleri çok cihetle ve çok manevi sinemalarla görebilir ve girebilirsin diye anladım ve dedim: "Madem Allah var, herşey var" darb-ı mesel cümlesi, bu büyük hakikati de ifade eder. "Kimin için Allah varsa, yani Allah'ı bilse, herşey mevcuttur; kim Allah'ı bilmezse, ona herşey mâdumdur" diye delâlet eder. Demek, "Elemli, karanlıklı, tahassürlü bir dirhem zevki, aynı yerde yüz derece ziyade daimi, elemsiz bir zevke, sefahetle tercih edenler, aksi maksutlarıyla aynı zevkte elîm elemleri alır."













    Çünkü, Cenab-ı Hakkın bâki isimlerinin cilveleri olan o vaziyetler, daire-i ilimde ve elvah-ı mahfuzada ve elvah-ı misaliyede bâki oldukları gibi; nur-u imanın verdiği bâkiyane münasebet noktasında fevkazzaman bir vaziyette mevcutturlar. Sen, o vaziyetleri çok cihetle ve çok manevi sinemalarla görebilir ve girebilirsin diye anladım ve dedim

    Bir sorum olacaktı burda kastedilen manevi sinema nedir hayalmi?yoksa ahirete bakan birşeymi ?kısaca birşeyler söylermisiniz gelecek cevaplar için teşekkürler

  2. #2
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.469

    Standart

    Evet, uyku nasıl ki avam için rüya-yı sadıka cihetinde bir mertebe-i velâyet hükmündedir. Öyle de, umum için, gayet güzel ve muhteşem bir sinema-i Rabbâniyenin seyrangâhıdır. Fakat güzel ahlâklı güzel düşünür. Güzel düşünen, güzel levhâları görür. Fena ahlâklı, fena düşündüğünden, fena levhâları görür.
    Hem herkes için, Âlem-i şehadet içinde Âlem-i gayba bakan bir penceredir. Hem mukayyet ve fâni insanlar için, saha-i ıtlak bir meydan ve bir nevi bekaya mazhar ve mazi ve müstakbel, hâl hükmünde bir temâşâgâhtır. Hem tekâlif-i hayatiye altında ezilen ve meşakkat çeken zîruhların istirahatgâhıdır.



    Bu manevi sinemalardan biride yukarıdaki bölümde ifade edilen sinema-i rabbaniye yani uykuda girilen alem-i misal olabilir...
    Üstad hazretleri uykunun şu görünen alemde görünmeyen aleme açılan bir pencere olduğunu söylüyor...
    Hemde uykunun, zaman ve mekanla kayıtlı olan insanlar için geçmiş ve geleceği bir anda seyredebilecek bir temaşa yeri olabileceğini ifade ediyor...
    Burdanda yola çıkarak, sorduğunuz geçmiş ve geleceği bir anda müşahede ettirebilecek manevi sinemalardan birinin uyku ile girilen misal alemi olabileceğini anlıyabiliriz...
    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  3. #3
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    Sağolasın yasemenn abla

  4. #4
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    Yasemen abla misal alemi sadece uyku alemi ilemi alakalı uyku dışında bir tanımı yokmu bunun

  5. #5
    Dost HiGHWAYMOUSE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    16

    Standart

    Tefekkürle geçmiş ve geleceğin içine girme, en azından iman sayesinde bazı şeylerin ana hatlarını daha olmadan görebilme gibi algılıyorum ben de...

    Ama buna sadece basit bir hayal diyemeyiz. Çünkü insan bazen hayalinde hiç olmayacak şeyleri de düşünür.

    Bu daha çok imandan gelen bilginin "geçmiş geçmişte kalmadı, bir gün karşına çıkacak" ve "detaylarını bilemesen de gelecekte seni bekleyen yaşlılık, ölüm, mahşer, hesap ve ebedi bir hayat var." şeklinde adeta görmüş gibi veya görür gibi benliğimizde yer etmesini sağlaması.

    Gençlik rehberinde "Bir gün Eskişehir hapishanesinin penceresinde otururken karşıdaki lise mektebinin küçük kızlarının gelecekteki hali bir manevi sinema ile bana göründü ki..." mealindeki cümleden de benim anladığım bu şekilde.

    İmanı olmayan da görür bu sinemayı eğer düşünürse ama onun gördüğü daha çok eşi, dostu ve kendi bir gün ölecek, ölmekle kalmayacak tamamen bir yokluğa gidecek vs. şeklinde olup ruhuna binbir azap verirken, imanlı bir zat ölümün bir yokluk olmadığını bilir, onu daha çok "Dosta" kavuşmak için bir vesile bilir.

    Bir de şu var tabii: Bu sinemayı herkes görür mesela 50-60 yaşına gelen birinin nasıl gençliğini kaybettiğini, sarhoşçasına geçen gençliğin nasıl yaşılıkta binbir cefaya dönüştüğünü vs.

    Amma bu görme olayında inanmayanla inanan arasında fark olduğu gibi iki inanan arasında da duygularına hissettirme bakımından fark olur. Derecesine, maneviyatına göre...

    Birimiz böyle bir tefekkürde hüngür hüngür ağlarken gördükleri neticesinde Üstadımız Bediüzzaman hz.leri gibi, diğerimiz de o kadar tesir etmeyebilir.
    Konu HiGHWAYMOUSE tarafından (25.09.09 Saat 21:23 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    (Haşiye): Evet nasılki insanın anasırları, kâinatın unsurlarından; ve kemikleri, taş ve kayalarından; ve saçları nebat ve eşcarından; ve bedeninde cereyan eden kan ve gözünden, kulağından burnundan ve ağzından akan ayrı ayrı suları, Arz'ın çeşmelerinden ve madenî sularından haber veriyorlar, delalet edip onlara işaret ediyorlar. Aynen öyle de; insanın ruhu âlem-i ervahtan ve hâfızaları Levh-i Mahfuz'dan ve kuvve-i hayaliyeleri âlem-i misalden.. ve hâkeza herbir cihazı bir âlemden haber veriyorlar. Ve onların vücudlarına kat'î şehadet ederler.
    (Lem'alar - 355)
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  7. #7
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Küçük bir âlem olan insanda kuvve-i hayaliye olduğu gibi, büyük bir insan olan âlemde dahi bir âlem-i misal var ki; o vazifeyi görüyor ve hakikatlıdır. Kuvve-i hâfıza Levh-i Mahfuz'dan haber verdiği gibi, kuvve-i hayaliye dahi âlem-i misalden haber verir.
    (Barla Lahikası - 346)
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  8. #8
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Hem Levh-i Mahfuz'un, hem âlem-i misalin iki hücceti ve iki küçük nümunesi ve iki noktası insanın başında olan kuvve-i hâfıza ve kuvve-i hayaliye mercimek küçüklüğünde iken, hiç karıştırmayarak kemal-i intizamla içlerinde bir büyük kütübhane kadar malûmatın yazılması kat'î isbat eder ki, o iki kuvvenin nümune-i ekber ve a'zamları, âlem-i misal ile Levh-i Mahfuz'dur.
    (Emirdağ - 1 - 262)
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  9. #9
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Birinci Nokta: O hâdisenin mahiyeti; hilaf-ı kanun ve sırf keyfî ve zındıka hesabına, Cum'a gecesinde kalbimize telaş vermek ve cemaate fütur getirmek ve beni misafirlerle görüştürmemek için, bir desise-i şeytaniye ve münafıkane bir taarruzdur. Garaibdendir ki, o geceden evvel olan perşembe günü tenezzüh için bir tarafa gitmiştim. Avdetimde güya iki yılan birbirine eklenmiş gibi uzunca siyah bir yılan sol tarafımdan geldi, benim ile arkadaşımın ortasından geçti. Arkadaşıma, o yılandan dehşet alıp korktun mu diye sordum:

    -Gördün mü?

    O dedi: Neyi?

    Dedim:
    -Bu dehşetli yılanı!

    Dedi: Yok, görmedim ve göremiyorum.

    "Fesübhanallah!" dedim. "Bu kadar büyük bir yılan, ikimizin ortasından geçtiği halde nasıl görmedin?"

    O vakit hatırıma bir şey gelmedi. Fakat sonra kalbime geldi ki: "Bu sana işarettir, dikkat et!" Düşündüm ki, gecelerde gördüğüm yılanlar nev'indendir. Yani: Gecelerde gördüğüm yılanlar ise; hıyanet niyetiyle her ne vakit bir memur yanıma gelse, onu yılan suretinde görüyordum. Hattâ bir defa müdüre söylemiştim: "Fena niyetle geldiğin vakit seni yılan suretinde görüyorum, dikkat et!" demiştim. Zâten selefini çok vakit öyle görüyordum. Demek şu zahiren gördüğüm yılan ise işarettir ki, hıyanetleri bu defa yalnız niyette kalmayacak, belki bilfiil bir tecavüz suretini alacak.
    (Mektubat - 361)

    alem-i misale manevi delildir.
    Üstad bana günahların alem-i misalde temessülleri görünüyor demiştir.Şifaen.
    Konu nurhanali tarafından (25.09.09 Saat 21:43 ) değiştirilmiştir.
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  10. #10
    Yasaklı Üye başkakitap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    341

    Standart

    Ben, hayalen, çok defa eski zamana ve Kastamonu daki ve Barla daki malum yerlere ve seyrangahlara şevkle gidiyorum. Oralarda oturup ağlıyorum. O enislerimi hayalen görüyorum.

    Emirdağ Lâhikası

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İslami Sinema Siteleri
    By Matemkar in forum Tavsiye Edilen Siteler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.08.14, 12:47
  2. Birden manevî bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü.
    By fanidünya... in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.02.14, 11:22
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.02.12, 05:05
  4. Sultan Alparslan (Çizgi Sinema)
    By mehmetyakup in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 10.02.07, 13:25
  5. Said Nursi'nin Sinema Sevgisi
    By aşur in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.01.07, 11:40

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0