+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 32

Konu: 22.Sözle İlgili Cevaplarınızı Bekliyorum

  1. #1
    Dost betulbalkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    48

    Standart 22.Sözle İlgili Cevaplarınızı Bekliyorum

    hz ali(ra)buyuruyorki "ben kendimi be nin noktasında buldum"ben bunu baya bir düşündüm geçen gün 22.sözün 2.makamını okurken üstad hz.leri diyorduki kainat kitabında insan sayfa kalpte bir harftir.şimdi kainat bütünüyle bir kur'an-ı kerimdir üstad da öyle diyor kainat bütünüyle bir olunca şeffaflığı gösteriri ama biz insanlar tek başımıza allahın bütün isimleri gösterebilir yani şefffaflığı gösterebiliriz dememkki bizde kğçük bir kur'an ız.kainat bir kuran bizde dememkki küçük bir kuran oluyoruz bizim çekirdeğimizde kalbimiz olduğuna göre hz ali kendini kalibnde yani iman ile allahı bulunca buldu.üstad da diyorya iman insanı insna eder belki insanı sultan eder bu sırdandır belkide hem bütün organlarımız kalbimize kalibmiz ise allaha bağlı ben nakıs aklımla bukadar düşünebildim acaba doğruluk payı varmı diye diğer din kardeşlerime soruyorum cvplarınız için şimdiden çok teşeşkkür ederim

  2. #2
    Vefakar Üye mealebrar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    cibal-i toros
    Yaş
    44
    Mesajlar
    426

    Standart

    İşte insan, Cenâb-ı Hakkın böyle antika bir sanatıdır ve en nâzik ve nâzenin bir mucize-i kudretidir ki, insanı bütün esmâsının cilvesine mazhar ve nakışlarına medâr ve kâinata bir misâl-i musağğar sûretinde yaratmıştır.
    Eğer, nur-u imân, içine girse, üstündeki bütün mânidar nakışlar o ışıkla okunur. O mümin, şuur ile okur ve o intisabla okutur. Yani, "Sâni-i Zülcelâlin masnuuyum, mahlûkuyum, rahmet ve keremine mazharım" gibi mânâlarla, insandaki sanat-ı Rabbâniye tezâhür eder. Demek, Sâniine intisabdan ibâret olan imân, insandaki bütün âsâr-ı sanatı izhâr eder. İnsanın kıymeti, o sanat-ı Rabbâniyeye göre olur ve âyine-i Samedâniye itibâriyledir. O halde, şu ehemmiyetsiz olan insan, şu itibarla bütün mahlûkat üstünde bir muhatab-ı İlâhî ve Cennete lâyık bir misafir-i Rabbânî olur.


    İnsan, şu dünyaya bir memur ve misafir olarak gönderilmiş, çok ehemmiyetli istidad ona verilmiş; ve o istidâdâta göre, ehemmiyetli vazifeler tevdî edilmiş. Ve insanı o gâyeye ve o vazifelere çalıştırmak için, şiddetli teşvikler ve dehşetli tehditler edilmiş. Başka yerde izah ettiğimiz vazife-i insaniyetin ve ubûdiyetin esâsâtını şurada icmâl edeceğiz; tâ ki, ahsen-i takvîm sırrı anlaşılsın.
    İşte insan, şu kâinata geldikten sonra, iki cihet ile ubûdiyeti var. Bir ciheti, gâibâne bir sûrette bir ubûdiyeti, bir tefekkürü var; diğeri, hâzırâne muhâtaba sûretinde bir ubûdiyeti, bir münâcâtı vardır.
    Birinci vecih şudur ki: Kâinatta görünen saltanat-ı Rubûbiyeti, itaatkârâne tasdik edip, kemâlâtına ve mehâsinine hayretkârâne nezâretidir.
    Sonra, esmâ-i kudsiye-i İlâhiyenin nukuşlarından ibâret olan bedî san'atları, birbirinin nazar-ı ibretlerine gösterip, dellâllık ve ilâncılıktır.
    Sonra, her biri birer gizli hazîne-i mâneviye hükmünde olan esmâ-i Rabbâniyenin cevherlerini idrâk terazisiyle tartmak, kalbin kıymetşinaslığı ile takdirkârâne kıymet vermektir.
    Sonra, kalem-i Kudretin mektubâtı hükmünde olan mevcudât sayfalarını arz ve semâ yapraklarını mütâlâa edip, hayretkârâne tefekkürdür.
    Sonra, şu mevcudâttaki zînetleri ve latîf sanatları istihsankârâne temâşâ etmekle, onların Fâtır-ı Zülcemâlinin mârifetine muhabbet etmek ve onların Sâni-i Zülkemâlinin huzûruna çıkmaya ve iltifatına mazhar olmaya bir iştiyaktır.
    İkinci vecih huzur ve hitâb makamıdır ki, eserden müessire geçer. Görür ki, bir Sâni-i Zülcelâl, kendi sanatının mucizeleri ile kendini tanıttırmak ve bildirmek ister. O da İmân ile, mârifet ile mukabele eder.
    Konu Yonetici tarafından (11.09.09 Saat 14:02 ) değiştirilmiştir.
    السلام عليكم و رحمة الله ابدا دائما

  3. #3
    Vefakar Üye mealebrar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    cibal-i toros
    Yaş
    44
    Mesajlar
    426

    Standart

    Otuz Birinci Pencere



    Şu pencere insan penceresidir ve enfüsîdir.AŞAĞIDAKİ LİNKTEN BAKINIZ
    http://www.risaleara.com/oku.asp?id=617&a=ayinedarlık


    Nasıl ki, insan, şu âlem-i kebîrin bir misâl-i musağğarıdır. Ve Fâtiha-i Şerîfe şu Kur'ân-ı Azîmüşşânın bir timsâl-i münevveridir. Namaz dahi, bütün ibâdâtın envâını şâmil bir fihriste-i nurâniyedir. Ve bütün esnâf-ı mahlûkatın elvân-ı ibâdetlerine işaret eden bir harita-i kudsiyedir.
    Konu Yonetici tarafından (11.09.09 Saat 14:02 ) değiştirilmiştir.
    السلام عليكم و رحمة الله ابدا دائما

  4. #4
    Vefakar Üye mealebrar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    cibal-i toros
    Yaş
    44
    Mesajlar
    426

    Standart

    ALINTIDIR
    Değerli Kardeşimiz;


    Risale-i Nur'da, insan, şu kainatın misali musağğarı olarak tarif edilmiştir. Yani insan şu kainatın küçük bir misali ve modeli hükmündedir. Kainatı küçültsen, insan olur; insanı büyültsen kainat olur, anlamındadır.


    Kainatta azametli ve büyük olarak tecelli eden isim ve sıfatların manası, insan sayfasında daha okunaklı ve göz önünde tecelli etmişlerdir. Herkes rahatla ve kolaylıkla bu sayfayı okuyabilir. Ama kainatı okumak için külli ve geniş bir nazar gereklidir. İnsan, şu kainatın sultanı ve halifesi de olabilir. Mahlukatın en aşağısına da düşebilir bir mahiyet ve vaziyette yaratılmıştır.


    İnsanın rububiyet kanunlarına ve icraat tellerine santral olması ise, bütün isim ve sıfatların tecelli noktasından toplandığı tek varlık olmasıdır. İnsan, Allah’ın bütün isim ve sıfatlarının tecelli merkezi gibidir. Her bir isim ve sıfat o merkezde cem olmuştur.


    Diğer mahluklarda bu keyfiyet yoktur. Onlar, ancak bazı isimlere ayinedarlık ederler. Ama insan mahiyeti bütün isimlerin manasının okunduğu dev bir ayinedir. Bir de kainatta işleyen bütün kanunların ve icraatların hizmeti ve odaklaştığı nokta insan olmasından, adeta insan şu kainatın kalbi gibi merkezlik yapıyor. Güneşten tut, zerrelere kadar her şey insana itaat ettirilmiş ve ona hizmet ediyor. Kainatta umumi ve külli olarak bulunan kanunların uçları insanda toplanmış gibidir. İnsan, kendi mahiyetine dikkat ile baksa, bütün kainatı okumuş ve anlamış olur.


    Mesela, kainatta umumi olarak bulunan rızık kanunu, bütün rızka muhtaç canlılara rızkını ulaştırdığı gibi, en mükemmel ve geniş manası insanda görünür ve tecelli eder. Sair mahlukat, bir iki yiyecek ile beslenir. İnsan ise, her nevi lezzeti ve rızkı tartıp, tadacak cihazlara sahiptir. Bu da gösteriyor ki, insan, şu kainatın merkezi ve santralı gibi bir kıvamda yaratılmıştır.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla Risale-i Nur Editör
    السلام عليكم و رحمة الله ابدا دائما

  5. #5
    Vefakar Üye mealebrar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    cibal-i toros
    Yaş
    44
    Mesajlar
    426

    Standart insan ve dünya

    İNSAN da mahiyet olarak Kur'ana ayinedir kabiliyeti ölçüsünde görürüve gösterir
    Konu mealebrar tarafından (18.08.09 Saat 23:11 ) değiştirilmiştir.
    السلام عليكم و رحمة الله ابدا دائما

  6. #6
    Dost betulbalkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    48

    Standart

    teşekkür ederim kardeşim birşeyler yazdığınız için fakat siz bnm soruma karşılık vermemişsinizki sadece konuyu daha detaylı anlatmışsınız kardeşlerim ben cvplarınızı bekliyorum selam ve dua ile...

  7. #7
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Râbian: Hamdin en meşhur manası, sıfât-ı kemaliyeyi izhar etmektir. Şöyle ki: Cenab-ı Hak insanı kâinata câmi' bir nüsha ve onsekiz bin âlemi hâvi şu büyük âlemin kitabına bir fihrist olarak yaratmıştır. Ve esma-i hüsnadan herbirisinin tecelligâhı olan herbir âlemden bir örnek, bir nümune, insanın cevherinde vedîa bırakmıştır. Eğer insan maddî ve manevî herbir uzvunu Allah'ın emrettiği yere sarfetmekle hamdin şubelerinden olan şükr-ü örfîyi îfa ve şeriata imtisal ederse, insanın cevherinde vedîa bırakılan o örneklerin herbirisi, kendi âlemine bir pencere olur. İnsan o pencereden, o âleme bakar. Ve o âleme tecelli eden sıfatla, o âlemden tezahür eden isme bir mir'at ve bir âyine olur. O vakit insan ruhuyla, cismiyle âlem-i şehadet ve âlem-i gayba bir hülâsa olur. Ver her iki âleme tecelli eden, insana da tecelli eder. İşte bu cihetle insan, sıfât-ı kemaliye-i İlahiyeye hem mazhar olur, hem müzhir olur.

    Nitekim Muhyiddin-i Arabî, كُنْتُ كَنْزًا مَخْفِيًّا فَخَلَقْتُ الْخَلْقَ لِيَعْرِفُونِى hadîs-i şerifinin beyanında: "Mahlukatı yarattım ki, bana bir âyine olsun ve o âyinede cemalimi göreyim." demiştir.
    (İşarat-ül İ'caz - 17)


    Şu kâinat semasının gurubu olmayan mânevî güneşi olan Kur'an-ı Kerîm; şu mevcudat kitâb-ı kebîrinin âyât-ı tekvîniyesini okutturmak, mahiyetini göstermek için şuâları hükmünde olan envarını neşrediyor. Ukûl-ü beşeri tenvir ile sırat-ı müstakimi gösteriyor. Beşeriyet âleminde her ferd, hilkatindeki makasıdı ve fıtratındaki metâlibi ve istikametindeki gayesini o hidayet güneşinin nuru ile görür, anlar ve bilir. O hidayet nurunun tecellisine mazhar olanlar, kalb kabiliyeti nisbetinde ona âyinedarlık ederek kurbiyet kesbeder. Eşya ve hayatın mahiyeti o nur ile tezahür ederek, ancak o nur ile görülür, anlaşılır ve bilinir. Şems-i Ezeliyenin mânevî hidayet nurlarını temsil eden Kur'an-ı Kerîm, kalb gözüyle hak ve hakikatı görmeyi te'min eder. Onun için, onun nurundan uzakta kalanlar, zulümatta kalırlar. Zira herşey nur ile görülür, anlaşılır ve bilinir. İşte şu kitab-ı kebîrin mânevî ve sermedî güneşi olan Kur'an-ı Kerîmin nur-u tecellisine bu asrımızda "Nur" ismiyle müsemma olan Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsi mazhar olmuştur. O Nurlar ki; zulümattan ayrılmak istemiyen yarasa tabiatlı, gaflet uykusu ile gündüzünü gece yapan sefahetperest, aklı gözüne inmiş, zulümatta kalarak gözü görmez olanlara ve yolunu şaşıranlara karşı projeksiyon gibi nurlarını îman hakikatlarına tevcih ederek sırat-ı müstakîmi büsbütün kör olmayanlara gösteriyor. Nur topuzunu ehl-i küfr ve münkirlerin başına vurup "Ya aklını başından çıkar at hayvan ol, yahut da aklını başına alarak insan ol!" diyor.
    (Sikke-i Tasdik-i Gaybi - 248)
    Konu Yonetici tarafından (11.09.09 Saat 14:02 ) değiştirilmiştir.
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  8. #8
    Yasaklı Üye zxcvbn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    20

    Standart

    Alıntı betulbalkan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    biz insanlar tek başımıza allahın bütün isimleri gösterebilir yani şefffaflığı gösterebiliriz demek ki
    İşte, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, madem masnuat içinde en mükemmel ferttir ve mahlûkat içinde en mümtaz şahsiyettir.
    Hem san'at-ı İlâhiyeyi bir velvele-i zikir ve tesbihle teşhir ediyor ve istihsan ediyor.
    Hem esmâ-i İlâhiyedeki cemal ve kemal hazinelerini lisan-ı Kur'ân ile açmıştır.
    Hem kâinatın âyât-ı tekviniyesinin, Sâniinin kemâline delâletlerini parlak ve kati bir surette lisan-ı Kur'ân'la beyan ediyor.
    Hem küllî ubudiyetiyle rububiyet-i İlâhiyeye aynadarlık ediyor.
    Hem mahiyetinin câmiiyetiyle bütün esmâ-i İlâhiyeye bir mazhar-ı etemm olmuştur.
    Elbette bunun için denilebilir ki, Cemîl-i Zülcelâl, kendi cemâlini sevmesiyle, o cemâlin en mükemmel âyine-i zîşuuru olan Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmı sever.



    24. Mektub

  9. #9
    Yasaklı Üye zxcvbn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    20

    Standart

    Hem, mâdem gözümüzle görüyoruz ve aklımızla anlıyoruz ki: İnsan, ·şu kâinat ağacının en son ve en cemiyetli meyvesi; ve hakîkat-i Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm cihetiyle çekirdek-i aslîsi; ve kâinat Kur'ânının âyet-i kübrâsı; ve İsm-i Âzamı taşıyan Âyete'l-Kürsîsi; ve kâinat sarayının en mükerrem misâfiri; ve o saraydaki sâir sekenelerde tasarrufa mezun en faal memuru; ve kâinat şehrinin zemin mahallesinin bahçesinde ve tarlasında vâridât ve sarf yâta ve zer' ve ekilmesine nezârete memur ve yüzer fenler ve binler sanatlarla teçhiz edilmiş en gürültülü ve mesûliyetli nâzırı; ve kâinat ülkesinin arz memleketinde Padişah-ı Ezel ve Ebedin gayet dikkat altında bir müfettişi, bir nevî halîfe-i arzı; ve cüz'î ve küldî harekâtı kaydedilen bir mutasarrıfı; ve semâvâ ve arz ve cibâlin kaldırmasından pekindikleri emânet-i kübrâyı omuzuna alan ve önüne iki acîb yol açılan, bir yolda zîhayatın en bedbahtı ve ikinci yolda en bahtiyarı; çok geniş bir ubûdiyetle mükellef bir abd-i küllî; ve Kâinat Sultânının İsm-i Âzamına mazhar ve bütün esmâsına en câmî bir âyinesi; ve hitâbât-ı Sübhâniyesine ve konuşmalarına en anlayışlı bir muhatab-ı hâssı; ve kâinatın zîhayatları içinde en ziyâde ihtiyaçlısı; ve hadsiz fakrıyla ve acziyle beraber, hadsiz maksatları ve arzuları ve nihayetsiz düşmanları ve onu inciten zararlı şeyleri bulunan bir bîçare zîhayatı; ve istidatça en zengini; ve lezzet-i hayat cihetinde en müteellimi ve lezzetleri dehşetli elemlerle âlûde; ve bekaya en ziyâde müştak ve muhtaç ve en çok lâyık ve müstehak; ve devamı ve saadet-i ebediyeyi hadsiz duâlarla isteyen ve yalvaran ve bütün dünya lezzetleri ona verilse, onun bekaya karşı arzusunu tatmin etmeyen; ve ona ihsanlar eden Zâtı perestiş derecesinde seven ve sevdiren ve sevilen pok hârika bir mu'cize-i kudret-i Samedâniye ve bir acûbe-i hilkat... Tarihçe-i Hayat

  10. #10
    Dost betulbalkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    48

    Standart

    ya kardeşlerim nolur şu soruma bir cevap verin evet allah razı olsun bir şeyler yazıyorsunuz fakat ben soruma bir cevap bulamadım siz sadce benim söylediğiim konuyuy açıyorsunuz

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. 1. Sözde Kafama Takılan Bir Kelime Var Cevaplarınızı Bekliyorum
    By GÖKÇE KIZ in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 17.01.10, 14:05
  2. Başörtüsüyle İlgili Görüşlerinizi Bekliyorum...
    By asyanur3 in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 207
    Son Mesaj: 03.12.09, 17:08
  3. İnançsız Bir İnsanla İlgili Yardimlarinizi Bekliyorum
    By BiÇçare in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 04.11.08, 11:48
  4. 9. Sözle Alakalı Bir Soru
    By Gül-ihamra in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 27.10.07, 00:08

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0