+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 17

Konu: Vücud ve Adem

  1. #1
    Pürheves Pir-i Fani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    şehrİSTAN-I BUL
    Mesajlar
    180

    Question Vücud ve Adem

    Adem şerr-i mahz, ve vücud hayr-ı mahz olduğunu, ehl-i tahkik ve ashab-ı keşif ittifak etmişler. Evet, ekseriyet-i mutlaka ile, hayır ve mehâsin ve kemâlât, vücuda istinad eder ve ona râci olur. Sureten menfi ve ademî de olsa, esası sübutîdir ve vücudîdir. Dalâlet ve şer ve musibetler ve mâsiyetler ve belâlar gibi bütün çirkinliklerin esası, mayası ademdir, nefiydir. Onlardaki fenalık ve çirkinlik, ademden geliyor. Çendan suret-i zâhirîde müsbet ve vücudî de görünseler, esası ademdir, nefiydir.

    altı çizili yerlerin izahını yapabilirmisiniz
    BiR GöNüL İsTeRiM GöNLümE MiRaÇ
    Ben OnA HaSReTiM BeN OnA MuHTaÇ



    Ab-ı ruy-i Habib-i Ekrem için,
    Kerbela'da revan olan dem için,
    Şeb-i firkatte ağlayan göz için,
    Rah-ı aşkında sürünen yüz için.
    Risale-i Nur'a ve üstada ve İslam'zafer ver YA RABBİ..

  2. #2
    Pürheves Pir-i Fani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    şehrİSTAN-I BUL
    Mesajlar
    180

    Standart

    hayırlar görünüşde yok ama aslında varlar.ve fenalıkta görünüşte var ama onlarda yoklar.somut bir örnek verilabilirmi bu konuda...
    BiR GöNüL İsTeRiM GöNLümE MiRaÇ
    Ben OnA HaSReTiM BeN OnA MuHTaÇ



    Ab-ı ruy-i Habib-i Ekrem için,
    Kerbela'da revan olan dem için,
    Şeb-i firkatte ağlayan göz için,
    Rah-ı aşkında sürünen yüz için.
    Risale-i Nur'a ve üstada ve İslam'zafer ver YA RABBİ..

  3. #3
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Meselâ, şâhâne bir bağ var ki, nihayetsiz meyvedar ve çiçekdar masnular içinde bulunuyorlar. Ona nezâret etmek için pekçok hademeler tâyin edilmiş. Bir hizmetkârın vazifesi dahi, yalnız o bağa yayılacak ve içilecek suyun mecrâsındaki deliğin kapağını açmaktadır ve şu hizmetkâr ise, tembellik etti, deliğin kapağını açmadı. O bağın tekemmülüne halel geldi veyahut kurudu. O vakit, Hâlık'ın san'at-ı Rabbâniyesinden ve Sultanın nezâret-i şâhânesinden ve ziyâ ve hava ve toprağın hizmet-i bendegânesinden başka bütün hademelerin, o sersemden şekvâya hakları vardır. Zîrâ, hizmetlerini akîm bıraktı veya zarar verdi.
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  4. #4
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Meselâ, cesîm bir sefine-i sultaniyede, âdi bir adam, cüz'î vazifesini terk etmesiyle bütün gemideki vazifedarların netâic-i hidemâtına halel getirdiğinden ve bâzı da mahvettiğinden, bütün o vazifedarlar nâmına, gemi sahibi ondan şedid şikâyet eder. Kusur sahibi ise, diyemez ki, "Ben bir âdi adamım, ehemmiyetsiz ihmâlimden şu şiddete müstehak değildim." Çünkü, tek bir adem, hadsiz ademleri intâc eder. Fakat, vücud kendine göre semere verir. Çünkü, bir şeyin vücudu, bütün şerâit ve esbâbın vücuduna mütevakkıf olduğu halde, o şeyin ademi, intifâsı, tek bir şartın intifâsıyla ve tek bir cüz'ün ademiyle, netice itibâriyle, mün'adim olur. Bundandır ki, tahrip, tâmirden pekçok defa eshel olduğu, bir düstur-u müteârife hükmüne geçmiştir. Mâdem küfür ve dalâlet, tuğyan ve mâsiyet esasları, inkârdır ve reddir, terktir ve adem-i kabuldür; sûret-i zâhiriyede ne kadar müsbet ve vücudlu görünse de, hakikatte intifâdır, ademdir. Öyle ise, cinâyet-i sâriyedir. Sâir mevcudâtın netâic-i amellerine halel verdiği gibi, esmâ-i İlâhiyenin cilve-i cemâllerine perde çeker.sözler
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  5. #5
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Sualin cevabı nurlardaki bu alıntılarda saklı..biraz tefekkür ile marifet cilvelerine vasıl oluruz inşallah..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  6. #6
    Pürheves Pir-i Fani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    şehrİSTAN-I BUL
    Mesajlar
    180

    Standart

    Alıntı seyyah_salih Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sualin cevabı nurlardaki bu alıntılarda saklı..biraz tefekkür ile marifet cilvelerine vasıl oluruz inşallah..
    Allah razı olsuN.seyyah_salih abi...o tefekkür boyutunuda açmanızı istesem çokmu şey istemiş olurum.hazıra konmak mı olur benimkiacaba..konunun ardında bina örneğini veriyor.ben onunla bağlantılı bir örnek bekliyordum gemi örneği çıktı.onunlada iktifa ederim...
    BiR GöNüL İsTeRiM GöNLümE MiRaÇ
    Ben OnA HaSReTiM BeN OnA MuHTaÇ



    Ab-ı ruy-i Habib-i Ekrem için,
    Kerbela'da revan olan dem için,
    Şeb-i firkatte ağlayan göz için,
    Rah-ı aşkında sürünen yüz için.
    Risale-i Nur'a ve üstada ve İslam'zafer ver YA RABBİ..

  7. #7
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Sureten şer görülen hayırlar için:

    Diyelim hırsızlık yapan bir adamın eli kesiliyor.Sureten baktığımızda bir tahrib var, menfi bir iş gibi görülüyor , şer gibi algılanabilir. halbuki elinin keslimesi ile ahirette göreceği muhtemel dehşetli ceza dünyada hafif bir şekilde gördüğü ceza ile iptal oluyor. Demek ki sureten şer gibi fakat hakikatte ona hayır yapılıyor.



    Sureten Hayır , müsbet görülen şerler için

    Risale-i Nur ' da örneği var yavruları katletmiş bir canavarın öldürülmesine merhamet gösterip acımak ve affetmek...zahiren baktığımızda '' affetmek '' '' merhamet göstermek '' müsbet manalar fakat hakikat noktasında böyle bir affetmek yavrular adedinde zulm etmek demektir dolayısıyla affetmek hayır değil şer işlenilmiş olur.

    Karuna ilim hayır mı şer mi ?
    Firavuna verilen saltanak , varlık bunlar vücudi şeryler ama hep şer olmuş.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  8. #8
    Dost ahmetzekai - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    45

    Standart

    Dışa bakan hükümlerde değil de Hususi alemimizde, enfüsi dairede, Vücud ve adem'e nasıl muhatab oluruz?

    Kendi enfüsümüzde Vücud'un hayr-ı mahzına nasıl ulaşır, ademin şerr-i mahzından nasıl kurtulur ve kendimizi muhafaza ederiz?

  9. #9
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı ahmetzekai Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dışa bakan hükümlerde değil de Hususi alemimizde, enfüsi dairede, Vücud ve adem'e nasıl muhatab oluruz?

    Kendi enfüsümüzde Vücud'un hayr-ı mahzına nasıl ulaşır, ademin şerr-i mahzından nasıl kurtulur ve kendimizi muhafaza ederiz?

    Vücudunda adem, ademinde vücudu vardır.

    Yani kendini bilse, vücud verse, kâinat kadar bir zulümât-ı adem içindedir. Yani, vücud-u şahsîsine güvenip, Mûcid-i Hakîkiden gaflet etse, yıldız böceği gibi bir Şahsî ziyâ-i vücudu nihayetsiz zulümât-ı adem ve fıraklar içinde bulunur, boğulur.

    Fakat enâniyeti bırakıp, bizzat nefsi hiç olduğunu ve Mûcid-i Hakîkinin bir âyine-i tecellîsi bulunduğunu gördüğü vakit, bütün mevcudâtı ve nihayetsiz bir vücudu kazanır. Zîrâ bütün mevcudât esmâsının cilvelerine mazhar olan Zât-ı Vâcibü'l-Vücudu bulan bir kalp, herşeyi bulur. mektubat

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  10. #10
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Kemâlini kemâlsizlikte,
    kudretini aczde,
    gınâsını fakrda bilmektir. mektubat

    Örneklerden anladığımız kadarıyla , insanın enfusi alemde vücud ve ademe muhatabiyeti bu şekilde cereyan ediyor. Yani vücud iddiasında bulunduğu müddetçe adem , ademini kabullendiği müddetçe vücud buluyor

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Adem-i zade eğer bildebest adem nist
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.08.13, 23:47
  2. Adem-ı Kabul ve Kabul-ü Adem Kavramları Arasındaki Fark
    By yakaza in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.07.09, 08:21
  3. Kabul-i Adem,Adem-i Kabul Meselesi İle İlgili Anladıklarımızı Paylaşabilir miyiz ?
    By *reşha* in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 09.03.09, 19:45
  4. Vücud Alemi Elhamdulillah Der Adem Alemide Subhanallah Der Nedemek
    By FAİK in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 27.02.09, 09:44
  5. Bir An-ı Seyyâle Vücud-u Münevver, Milyon Sene Bir Vücud-u Ebtere Müreccahtır
    By BiKeS_ in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 30.07.08, 00:42

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0