+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: İşarat-ül İ’cazın Risale-i Nurdaki Yeri, Farkı, Kıymeti ve Bulunmasının Hikmeti

  1. #1
    Dost ahmetzekai - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    45

    Standart İşarat-ül İ’cazın Risale-i Nurdaki Yeri, Farkı, Kıymeti ve Bulunmasının Hikmeti

    İşarat-ül İ’cazın Risale-i Nurdaki Yeri, Konumu, Farkı ve Kıymeti

    Bismillahirrahmanirrahim.

    Bilindiği üzere Risale-i Nur Külliyatından bir kendi şahsına münhasır tabirine uygun bir kitap: İşarat-ül İ’caz. Risale-i Nurun diğer kitapları olan; Sözler, Mektubat, Şualar ve Lem’alar kitaplarından farklı bir üslubla yazılmış(yazdırılmış), Eski said dönemine ait olup fakat böyle olduğu halde Risale-i Nurda ayrı bir yere sahib olan bir kitab.

    Risale-i Nurun bütününden farklı bir tarzda yazılan(yazdırılmış) bu eser acaba Niçin, Risale-i Nur içersinde.

    Bediüzzaman Said Nursi hazretleri tefsir’in tanımını yaparken şu cümleleri kullanıyor:“Tefsir iki kısımdır. Biri ibaresini izah eder, biri de hakikatlerini ispat eder. Nurlar bu ikinci kısım tefsirlerin en kuvvetlisi ve en kıymettarı olduğuna, ehl-i dirayet ve dikkat yüz binler şahitler var.” (14. Şua)

    "Risale-i Nur, Kur'ân'ın çok kuvvetli, hakikî bir tefsiridir" tekrarla dediğimizden, bazı dikkatsizler tam mânâsını bilmediğinden bir hakikati beyan etmeye bir ihtar aldım. O hakikat şudur:

    Tefsir iki kısımdır:

    Birisi, malum tefsirlerdir ki, Kur'ân'ın ibaresini ve kelime ve cümlelerinin mânâlarını beyan ve izah ve ispat ederler.

    İkinci kısım tefsir ise, Kur'ân'ın imanî olan hakikatlerini kuvvetli hüccetlerle beyan ve ispat ve izah etmektir. Bu kısmın pekçok ehemmiyeti var. Zâhir malûm tefsirler, bu kısmı bazen mücmel bir tarzda derc ediyorlar. Fakat Risale-i Nur, doğrudan doğruya bu ikinci kısmı esas tutmuş, emsalsiz bir tarzda muannid filozofları susturan bir mânevî tefsirdir.

    Evet Bediüzzaman hazretleri Risale-i Nur, doğrudan doğruya bu ikinci kısmı esas tutmuş demekte.

    Lakin dikkat edecek olursak; Mübarek İşarat-ül İ’caz tefsiri(kitabı) Üstad Bediüzzaman hazretlerinin tefsir çeşitlerini izah ederken yaptığı birinci tanıma giren bir tefsire daha çok benzemekte: Kur’anın ibaresini ve kelime ve cümlelerinin manalarını beyan ve izah ve ispat.

    Halin böyle olması Risale-i Nura bir nakıslık değil zenginlik katmakta.

    Yine Risalei Nurda bir cümlede şöyle denilmekte: Ata et, Aslana ot atılmaz.

    İşarat-ül İ’caz, biz(ben) gibi avam tabakasına değil belki medrese talebeleri ve alimler tabakasına hitap edip onların zihinlerini Risale-i Nura rabtedip, Risale-i nurun kıymetini derk edip Risale-i Nurun diğer kitaplarınıda taharriye ve Risale-i Nura çalışmaya sevk etmektedir. Yani Aslana bir et olmaktadır.

    Evet kendi mabeynimizde bakar isek İşarat’ül İ’cazdaki tefsir tarzındaki her kaideyi ve ilmi biz avamlar anlayamıyoruz. Fakat bir medrese talebesi ya da alimi bunu anlayabilir.
    Bu manaya İşarat-ül İ’cazdan birkaç örnek vermek gerekirse:

    a) ' ye bir mef'ulün terki, çok mef'ullerin takdirine sebep olmuştur. Demek, icaz ve ihtisarı yapmakla itnab ve uzatmaktan kaçarken, daha ziyade itnaba, tatvile sebep olmuştur.

    b)İhtar : cümlesinin cezaü'ş-şartı, makablinin hülasasıdır.

    c) cümlesindeki kelimesi, fi'l-i muzaridir. Bu fiil, zaman-ı hal ile istikbal arasında müşterektir. Huruf-u şartiyeden olan zaman-ı halden istikbal dağlarına atıyor. Huruf-u cazimeden olan istikbalden mazi derelerine fırlatıyor.

    Gibi.

    Evet dikkat edilirse görülecek ki bu tarz tefsir üstad hazretlerinin , “Kur'ân'ın ibaresini ve kelime ve cümlelerinin mânâlarını beyan ve izah ve ispat ederler.” Diye tanımladığı tefsir çeşidine girmekte.

    Evet bu tarz bir tefsir niçin ve ne hikmetle Risale-i Nura girmiş. Bunu aciz fikrimiz ve kısır fehmimizle tefekkür etmeye çalışalım. Elbette bilmediğimiz hikmetleri çok olmakla beraber zihnimize ve kalbimize gelen tefekkürü paylaşalım:

    1- Bir hikmeti Risale-i Nurun tarzı olan Aslana et, ata ot atmak misali, aslan kıymetindeki medrese talebeleri ve hocalarını Risale-i Nura rabdetmek,yakınlaştırmak hikmeti:

    -(“Fakat gizli münafıklar nasıl ki bir kısım hocaları bütün bütün manasız ve haksız bir tarzda ehl-i medresenin ve hocaların hakiki malı olan Risale-i Nur….” –Emirdağ Lahikası),

    - (Madem Nur Risaleleri medrese malıdır. Siz de medreselerin hem esası, hem başları, hem şakirtlerisiniz. Onlar sizin hakikî malınızdır. Münasip görmediğiniz risaleyi şimdilik neşrini geri bırakırsınız. –Emirdağ Lh)
    -
    2- Risale-i Nur talebeleri içersinde alim sıfatında ve mahiyetinde bir çok talebe bulunmuş. O sıfattaki ve mahiyetteki talebelerin olmaslı.
    3- Üçüncü bir hikmeti ki(kendi kanaatimdir) (“Ben kendi kanaatimi yazdım; kanaate itiraz edilmez….”.-Birinci Şua)



    Üstad hazretleri, ibari bir tefsir tarzı olarak Risale-i Nurun içine derc ettiği İşarat-ül İ’caz tefsiri ile ki –Bilindiği gibi Kur’anın tamamı değil Fatiha ve diğer bir kısım ayetlerin o tarz olarak tefsiri yapılmış ve bir mukaddeme olmuş fakat tamamını yazamamış, Risale-i Nurun bu vazifeyi gördüğünü izah etmiş çeşitli mektuplarında.

    Madem bu tarz bir tefsir Risale-i Nura girmiş, ve bu tarz bir tefsiri Üstadımız Risale-i Nura koymuş, aklımıza ve zihnimize şu sual geliyor: Bu tarz tefsirlerin okunmasına üstadımız izin veriyor ki(bir kısım talebelerine) bu tarz bir tefsir nurlar içersinde var.

    Fakat Risale-i Nurun ana kitapları olan, Sözler, Mektubat, Lem’alar, Şualar ile birlikte İşarat-ül İ’caz tefsiri. Beşte bir oranında bir yer işgal edip kaplıyor İşarat-ül i’caz.

    Şahsi kanaatimiz gereği acaba Risale-i Nurda böyle tarz bir tefsirin yer alması, Risale-i Nurun talebelerine bu tarz bir tefsir de okunmalı” manasını da ihsas ediyor diye düşünüyoruz.
    Bu birinci tarz tefsirin okunmasında Nur talebelerine zaman ve meşguliyet ve ilim açısından zarar olsa idi İşarat’ül İ’caz tefsiri (birinci malum tarz tefsirlerden) niçin Risale-i Nur içinde derc edildi? Diye kendimize sual ediyoruz.

    İşarat-ül İ’cazın Kıymeti ve ehemmiyeti ve Sair Nur kitapları ile alakası hakkında Nurlardan Birkaç Parça:

    A)
    [Hazret-i Üstadın Emirdağında Santral Sabri, Sıddık Süleyman'a Arabî İşârât-ül-İ'câz'dan verdiği derstir.]

    İşârâtü'l-İ'câz'ın birinci cüz'ü ki, tamamı yetmiş cüz olacaktı. Fakat Risale-i Nur mânevî bir tefsir-i Kur'ânî olduğu için dedi: Bu zamanda bana daha lüzum var. Öteki cüzler yerinde onlar yazıldı.

    Evet, İşârâtü'l-İ'câz, umum Risale-i Nur'un bir fihristesi, bir listesi ve o nur bahçesinin bir fidanlığı ve sırr-ı i'câzü'l Kur'ân'ın bir menbaı olduğu görünüyor.

    Gayet ince ve derin olduğu için, şimdiye kadar âlimler pek azını anlamışlardı. Fakat kimin eline geçmişse, fevkalâde takdir etmiş ve "emsalsiz" demiş.


    (üstad bediüzzaman hazretleri tamamı 70 cüz olacak demiş, öteki cüzler yerinde onlar yazıldı demiş lakin İşarat’ül İ’cazı Risale-i nurdan çıkarmamış. Yani Risale-i Nurun 70 de biri İşarat-ül İ’cazdır ve inşallah Risale-i Nurun yetmişte bir olan bir kısım alim derecesindeki talebeleri diğer tarz tefsirlerle de Risale-i Nurudan kuvvet alacaklardır. (Hulusi ve Mehmet Feyzi gibi alim derecesindeki talebeler tahattur edilirse)

    B) İşârâtü'l-İ'câz'ın harikalarından birisi de budur ki:

    Herbir âyetin sair âyetlere münasebâtını ve her âyetteki cümlelerinin birbirine karşı nisbetini ve nizamını ve her cümledeki heyetlerin ve harflerin mânâ-yı maksuda karşı nisbetlerini ve teveccühlerini gösterip, âyetlerin intizamından ve cümlelerin nizamından ve her cümlenin heyetinin nazmından bir lem'a-i i'câz göstermesidir.

    Âdetâ bir saatin saniyeleri sayan mili ve dakikaları sayan yelkovanı ve saatleri sayan ibresi gibi, o nazımdaki nükteleri beyan ve ondaki hakikati bürhanlarla izah, hattâ bazan birtek harfte büyük bir hakikati ifade etmesidir. Ve herbir âyetin hakikatini gayet i'câz ile ve kat'î hüccetlerle ispat ediyor ki, şimdi yüz otuz risalenin çekirdekleri ve hülâsaları hükmündedirler.

    Cenabı hak tüm kardeşlerimize ve bizlere Risale-i nuru hakkıyla ve bütünüyle anlayacak ihlası ve samimiyeti ve ilmi versin inşallah. Amin. Amin. Amin.

    Yâ Rabbî ve yâ Rabbe's-Semâvâti ve'l-Arâdîn! Yâ Hâlıkî ve yâ Hâlık-ı Küll-i Şey!
    Gökleri yıldızlarıyla, zemini müştemilâtıyla ve bütün mahlûkâtı bütün keyfiyâtıyla teshîr eden kudretinin ve irâdetinin ve hikmetinin ve hâkimiyetinin ve rahmetinin hakkı için, nefsimi bana musahhar eyle! Ve matlûbumu bana musahhar kıl! Kur'ân'a ve îmâna hizmet için, insanların kalblerini Risâle-i Nur'a musahhar yap! Ve bana ve ihvânıma, îmân-ı kâmil ve hüsn-ü hâtime ver! Hazret-i Mûsâ Aleyhisselâma denizi ve Hazret-i İbrâhim Aleyhisselâma ateşi ve Hazret-i Dâvud Aleyhisselâma dağı, demiri ve Hazret-i Süleyman Aleyhisselâma cinni ve insi ve Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâma şems ve kameri teshîr ettiğin gibi, Risâle-i Nur' a kalbleri ve akılları musahhar kıl! Ve beni ve Risâle-i Nur talebelerini, nefis ve şeytanın şerrinden ve kabir azâbından ve Cehennem ateşinden muhâfaza eyle ve Cennetü'l-Firdevste mesut kıl! Âmin, âmin, âmin!

    Selam ve dua ile.

    Ahmet Zekai Namdar


  2. #2
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Sungur abi ile yapılan bir mülakatan alıntıdır..

    -Mehmed Akif’le ne gibi bir münasebeti var acaba?


    - Üstadımız derdi ki “Mehmed Akif o zaman ne söylesem kabul ediyordu” Hatta İzmirli İsmail Hakkı var. O, Üstadın yazdığı İşarat-ül İ’caz için “anlaşılmıyor” tenkidinde bulunmuş da, Akif de demiş ki: “onu anlasa kendine alim desin” Yani “Bediüzzaman’ın ilmi o kadar yüksektir, onun eserini anlayabilse kendine alim desin buyurmuş”.

    Paylaşım için tşkler..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  3. #3
    Dost ahmetzekai - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    45

    Standart

    Ben de teşekkür ederim.

  4. #4
    Dost iktibas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    sivas
    Yaş
    41
    Mesajlar
    30

    Standart

    üstadımızın mehmet akif ile diyaloğu nasıl olmuş.. mehmet akifin meali günümüzde aceba olsaydı RİSALE-İ NUR AÇISINDAN NASIL OLURDU

  5. #5
    Ehil Üye yağmur_damlası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.189

    Standart

    işaratül icazın ilk sayfasından..Salisen: Eski Said, en dakik ve en ince olan nazm-ı Kur'an'daki icazlı olan i'cazı beyan ettiği için, kısa ve ince düşmüştür. Fakat şimdi ise, Yeni Said nazarıyla mütalaa ettim: Elhak, Eski Said'in bütün hatiatıyla beraber, şu tefsirdeki tetkikat-ı aliyesi, onun bir şaheseridir.

  6. #6
    Dost lemaat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Bulunduğu yer
    hizmetin olduğu her yer..
    Mesajlar
    36

    Standart

    "Bazen avcı hattında,bazen at üzerinde,bazen de sipere girdikleri zaman kendisi söylüyor,molla habib de yazıyordu"
    bu şartlarda yazılmış bir eser..elhamdülillah..
    Batılı tasvir,Safi Zihinleri İdlaldir...

  7. #7
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    Bağdat'ta arap dili ve edebiyatı okumuş bir abiyle sohbet etmiştik. Oradaki tefsir hocasının işaret-ul i'caza hayran olduğunu söyledi. Bütün talebelerinden bitirme tezi olarak işaret-ul i'caz hakkında ödev hazırlamalarını istemiş. Türk olduğu için sık sık birlikte mütalaa ederlermiş. Hatırladığım kadarıyla bu alim aynı zamanda arap edibi olan hoca okudukça mest olurmuş.
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


  8. #8
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı lemaat Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "Bazen avcı hattında,bazen at üzerinde,bazen de sipere girdikleri zaman kendisi söylüyor,molla habib de yazıyordu"
    bu şartlarda yazılmış bir eser..elhamdülillah..
    İşaratü'l-İ'caz'ın büyük bir kısmı bu vaziyette telif edilmiştir.Tarihçe-i Hayat

    Madem mesleğimiz âzamî ihlâstır; değil benlik, enaniyet, dünya saltanatı da verilse, bâki bir mesele-i imaniyeyi o saltanata tercih etmek âzamî ihlâsın iktizasıdır.Meselâ, harp içinde, avcı hattında, düşmanın top gülleleri arasında Kur'ân-ı Hakîmin tek bir âyetinin, tek bir harfinin, tek bir nüktesini tercih ederek, o gülleler içinde Habib kâtibine 'Defteri çıkar' diyerek at üstünde o nükteyi yazdırmış. Demek Kur'ân'ın bir harfinin, bir nüktesini düşmanın güllelerine karşı terk etmemiş ruhunun kurtulmasına tercih etmiş."
    O kardeşimize sorduk: "Bu acip ihlâsı nereden ders almışsın?"
    Demiş: İki noktadan...

    Birisi: Âlem-i İslâmiyetin en acip harbi olan Bedir Harbinde, namaz vaktinde cemaatten hissesiz kalmamak için, düşmanın hücumuyla beraber mücahidlerin yarısı silâhını bırakıp cemaat hayrına şerik olmak, iki rek'at sonra onlar da hissedar olsun diye Fahr-i Âlem Aleyhissalâtü Vesselâm bir hadis-i şerifiyle emretmiş olmasıdır. Madem harpte bu ruhsat var. Ve madem cemaat hayrı da sünnet olduğu halde, o sünnete riayet etmek en büyük bir hadise-i dünyeviyeye tercih edilmiş. Üstad-ı mutlakın böyle bir işaretinden bir nüktecik alarak, biz de ruh ve canımızla ittibâ ediyoruz.Emirdağ Lâhikası
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Risale-i Nurdaki Tevafukat Hangi Hikmete Binaen Yazdırılmış...?
    By Beste-i Rana in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 28
    Son Mesaj: 03.02.09, 14:58
  2. Meyve Risalesinin Risale-i Nurdaki Yeri-Kıymeti ve Ehemmiyeti...
    By MuM in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 02.09.08, 11:47
  3. Risale-i Nurdaki Tevafukat-ı Gaybiye
    By Çeşm-i Giryân in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.11.07, 13:47

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0