+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: Kanaat-i Vicdaniye İle Ceza

  1. #1
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart Kanaat-i Vicdaniye İle Ceza

    Dördüncüsü : Eskişehir Mahkemesinde altı ay tetkikten sonra ve sebebi de cemiyetçilik, tarikatçılık olduğu, o evham bahanesiyle büyük bir reisin ona şahsi garazıyla onun aleyhinde bazı adliyecileri teşvik ettiği halde cemiyetçilik, tarikatçılık ve Risale-i Nur cihetinde beraat ettirip, yalnız Risale-i Nur'un bir küçük parçası olan Tesettür Risalesini bahane ederek kanunen değil de, kanaat-i vicdaniye ile, yüz şakirt içinde beş on şakirde altı ay ceza verdiler ki, tetkik zamanına kadar dört ay mevkuf, yani bir buçuk ay hapis kaldıkları ve on sene sonra Denizli Mahkemesi, yine dokuz ay cemiyetçilik ve tarikatçılık gibi birkaç bahaneyle, yirmi senelik bütün mektubat ve telifatlarını inceden inceye tetkikle beraber, Ankara ve Denizli mahkemesinde tetkikte kaldıkları halde, o mahkemeler ittifakla cemiyetçilik ve tarikatçılık Haşiye ve sair bahaneleri cihetinde beraat kararı verip, o kitap ve mektupları aynen sahiplerine iade ve Said i arkadaşlarıyla beraber beraat ettirdikleri halde, bir siyasi cemiyetçi nazarıyla ve entrikacı bir siyasi adam tarzında onu itham etmek ve adliye memurlarını onun aleyhinde cemiyetçilik ve tarikatçılık noktasında sevk etmek ne kadar kanunsuz olduğunu, insaniyeti sukut etmeyenler bilir.


    _____________________


    Mahkemede vicdan kanaati


    Böyle bir durum söz konusu olabilir mi? Günümüzde de böyle kararlar alınabiliyor mu?

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  2. #2
    Pürheves gumus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/ konya
    Yaş
    44
    Mesajlar
    242

    Standart

    onların kanaat-i vicdaniyelerinin tezahürü başka ne olabilirdi ki!

  3. #3
    Vefakar Üye .zemzemi. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Berzahistan
    Mesajlar
    405

    Standart

    Anayasanın 138. maddesinin 1. fıkrasında “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.” denilmektedir. Dikkat edilirse burada vurgu yapılan, kanun ve hukuk değil, vicdani kanaattir. Çünkü, hâkimin hüküm verirken kendi vicdanı ile başbaşa kalacağı ve ona göre bir değerlendirme yapacağı açıktır. Kanun ve hukuk ise, vicdani kanaat oluşturulurken dikkate alınacak ölçü ve bir noktada da sınırdır. Yani, vicdani kanaate göre karar vermek, keyfi karar vermek değildir. Bu sebepledir ki, hukukun kabul ettiği vicdani kanaat, objektifleştirilmiş, keyfiliğe izin vermeyen bir sübjektivitedir; soyut ve genel olan hukuk kuralları, sübjektif bir husus olan vicdani kanaatin mümkün olduğunca en objektif şekilde ortaya çıkmasını sağlamaya çalışır. Yine bu sebepledir ki, mahkeme kararları gerekçeli olmalı, hem de hukuki ve mantıki örgü korunup neden sonuç ilişkisi açıklanarak bir gerekçe oluşturulmalıdır. Görülüğü üzere, sınırları ve ölçüsü belirtilse de, hukukun son noktası, temel hukuk metni olan Anayasa’ya göre dahi vicdandır.
    Allah (c.c) hep 12'den vurur.

  4. #4
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Alıntı .zemzemi. Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Anayasanın 138. maddesinin 1. fıkrasında “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.” denilmektedir. .

    Bir hukukçuya sordum ve vicdani kanaatlerine göre hüküm verebilmelerini şöyle ifade etti.

    Eğer bütün deliller şahsın suçlu olduğunu gösteriyorsa hakimde onun suçsuz olduğu kanatindeyse ancak suçsuzluğu yönünde vicdani kanaatini kullanabilir dedi.Yanlış mı söyledi acaba?

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  5. #5
    Vefakar Üye .zemzemi. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Berzahistan
    Mesajlar
    405

    Standart

    Alıntı .zemzemi. Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dikkat edilirse burada vurgu yapılan, kanun ve hukuk değil, vicdani kanaattir.

    Çünkü, hâkimin hüküm verirken kendi vicdanı ile başbaşa kalacağı ve ona göre bir değerlendirme yapacağı açıktır. Kanun ve hukuk ise, vicdani kanaat oluşturulurken dikkate alınacak ölçü ve bir noktada da sınırdır. Yani, vicdani kanaate göre karar vermek, keyfi karar vermek değildir.

    Yine bu sebepledir ki, mahkeme kararları gerekçeli olmalı, hem de hukuki ve mantıki örgü korunup neden sonuç ilişkisi açıklanarak bir gerekçe oluşturulmalıdır.

    Görülüğü üzere, sınırları ve ölçüsü belirtilse de, hukukun son noktası, temel hukuk metni olan Anayasa’ya göre dahi vicdandır.
    Alıntı BiKeS_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bir hukukçuya sordum ve vicdani kanaatlerine göre hüküm verebilmelerini şöyle ifade etti.

    Eğer bütün deliller şahsın suçlu olduğunu gösteriyorsa hakimde onun suçsuz olduğu kanatindeyse ancak suçsuzluğu yönünde vicdani kanaatini kullanabilir dedi.Yanlış mı söyledi acaba?
    Doğru söylemiş. Ama gerekçesi de tarafları ikna edecek kalitede olmalı ya da kendi vicdanen tatmin olmalı. Yani vicdan olduğu gibi devrede olmalı. Yani hakimler vicdanla cüzdan arasında olup karar vermemeli. Her zaman vicdanın otoritesi hakim olmalı...
    Allah (c.c) hep 12'den vurur.

  6. #6
    Vefakar Üye muhayrık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    351

    Standart

    burda ise suçlu olmadıkları halde vicdani kanaatle suçlu yapmış gibi anladım ben.. hakim vicdani kanaatle isterse şuçluyu serbest bırakır, isterse masumu hapse atar..
    " Bir fikre davet, cumhur-u ulemanın kabulüne vabestedir. yoksa davet bid'attır, reddedilir..." Bediüzzaman

  7. #7
    Vefakar Üye .zemzemi. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Berzahistan
    Mesajlar
    405

    Standart

    "Meselâ, hâkim seni sirkatle mahkûm edip, hapsetti.

    Halbuki, sen sârık değilsin; fakat, kimse bilmez gizli bir katlin var.
    İşte, kader-i İlâhî dahi seni o hapisle mahkûm etmiş.

    Fakat, kader, o gizli katlin için mahkûm edip adâlet etmiş; hâkim ise, sen ondan mâsum olduğun sirkate binâen mahkûm ettiği için zulmetmiştir."26. söz
    Allah (c.c) hep 12'den vurur.

  8. #8
    Yasaklı Üye tename - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    295

    Standart

    Alıntı BiKeS_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Mahkemede vicdan kanaati

    Böyle bir durum söz konusu olabilir mi?
    Hasna Hanımın katılmadığı bir duruşmada başlamıştı hadise.

    Bediüzzaman Said Nursi ve talebelerinin aylar süren muhakemeleri sırasında, onların müdafaalarını dikkatle takip eden Mahkeme Reisi Ali Rıza Bey;

    eskisini taraflı bularak yeniden hazırlattığı bilirkişi raporunu ve savcının iddianamesini tekrar incelemiş,

    raporda da iddianamede onlara isnat edilen suçların vehmi kanaatler ve yukarıdan gelen emirler olduğunu görmenin gerginliği içinde girmişti karar celsesine.

    Diğer hakimlerin de verilen emirlerin etkisi altında kalmış olabileceklerinden endişe ettiğinden, kendisi kanaat izhar etmeden onların fikirlerini sormuştu.

    Onlar da savcının iddianamesi istikametinde kanaat beyan etmişlerdi.

    `Onlar delil değil iddiadır.

    Siz bu iddialara, maznunların hal, hareket, tavır ve sözlerinden delil bulduğunuz takdirde sözünü ettiğiniz kanaatlere varabilirsiniz`

    diye itiraz edince

    `Kanaat-ı vicdaniye` haklarını kullandıklarını söylemişlerdi.

    Bu ifadeler karşısında gayri ihtiyari ürpermişti Ali Rıza Bey.

    Bir hakimin vicdani kanaatlerini mümkün olduğu kadar kullanmaması gerektiğini,

    kullanması icabettiği zaman da maznunun lehinde kullanmasının hukukta teamül haline geldiğini bildiğinden,

    Bu teamülü onlara hatırlatarak vicdani kanaatlerle verilecek kararların yanlış olacağını

    ve telafisi imkansız neticeler doğuracağını hatırlatmayı düşünmüştü.

    Hatta onlara Said Nursi`nin daha önce Eskişehir Mahkemesinde benzer bir kararla on bir ay hapse ve bir yıl sürgün cezasına mahkum edildiğini,

    aynı şahsa şimdi tekrar aynı kanaatle ceza vermenin büyük bir zulüm olacağını anlatmak istemişti.

    Fakat o zaman orada hakimlerin kanaat-ı vicdaniye kılıfına sararak verdikleri kararın

    aslında Ankara`dan gelen emir olduğunu,

    bu mahkemeden önce bizzat kendisine de böyle telkinlerin yapılmak istendiğini hatırlayınca vazgeçmişti.

    http://www.risaleforum.com/showthrea...154#post374154

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kanaat
    By ademyakup in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 37
    Son Mesaj: 30.10.08, 15:23
  2. Engelli Olmak Ceza Değildir
    By BiKeS_ in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 07.08.08, 10:44
  3. Britanya'da Namaz Kılmayana Ceza
    By akıncı in forum Gündem
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 06.07.08, 19:55
  4. Afyon'da Haksız Yere Çektirilen Ceza
    By elff in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.09.07, 05:23
  5. Bediüzzaman ve Talebelerine Afyon'da Haksız Ceza
    By aşur in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.12.06, 09:45

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0