+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 23

Konu: "Öyle İtikad Ettiği İçin.." ?

  1. #1
    Pürheves Ebû Dücâne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    262

    Standart "Öyle İtikad Ettiği İçin.." ?

    13.sözün 2. makamında :

    "
    • İkinci yol: Âhireti tasdik eden, fakat sefâhet ve dalâlette gidenlere bir haps-i ebedî ve bütün dostlarından bir tecrid içinde bir haps-i münferit, yalnız başına bir hapis kapısıdır. Öyle gördüğü ve itikad ettiği; ve inandığı gibi hareket etmediği için, öyle muâmele görecek.
    • Üçüncü yol: Âhirete inanmayan ehl-i inkâr ve dalâlet için bir idâm-ı ebedî kapısı, yani hem kendisini, hem bütün sevdiklerini idâm edecek bir darağacıdır. Öyle bildiği için, cezası olarak aynını görecek. Bu iki şık bedihîdir, delil istemiyor, göz ile görünür. "

    ----------

    Benim aklıma takılan bir nokta oldu onu sormak istedim..
    mesela 2. yolda giden birisi var,sefahatte ve dalalette gidiyor, ama kendi yolunun iyi ve güzel,rahat bir yol olduğuna itikadı var, sefahati güzel birşey olarak görüyor, bizim dalalet olarak gördüğümüzüde dalalet olarak görmüyor,öldükten sonrada başına kötü şeyler geleceği itikadı yok tam tersine, ölümün bir rahatlık ,tatlı bir uyku olduğuna itikadı var..
    Şimdi bu yolda giden ve itikadı öyle birisi de itikadı gibi mi muamele görecek o zaman?
    "Korkaklıkta zillet, utanç; ileri atılmakta, izzet, şeref vardır. İnsan, korkaklık etse bile; kaderinden kaçamaz."

  2. #2
    Vefakar Üye .zemzemi. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Berzahistan
    Mesajlar
    405

    Standart

    Alıntı Ebû Dücâne Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    13.sözün 2. makamında :

    "
    • İkinci yol: Âhireti tasdik eden, fakat sefâhet ve dalâlette gidenlere bir haps-i ebedî ve bütün dostlarından bir tecrid içinde bir haps-i münferit, yalnız başına bir hapis kapısıdır. Öyle gördüğü ve itikad ettiği; ve inandığı gibi hareket etmediği için, öyle muâmele görecek.
    • Üçüncü yol: Âhirete inanmayan ehl-i inkâr ve dalâlet için bir idâm-ı ebedî kapısı, yani hem kendisini, hem bütün sevdiklerini idâm edecek bir darağacıdır. Öyle bildiği için, cezası olarak aynını görecek. Bu iki şık bedihîdir, delil istemiyor, göz ile görünür. "

    ----------

    Benim aklıma takılan bir nokta oldu onu sormak istedim..
    mesela 2. yolda giden birisi var,sefahatte ve dalalette gidiyor, ama kendi yolunun iyi ve güzel,rahat bir yol olduğuna itikadı var, sefahati güzel birşey olarak görüyor, bizim dalalet olarak gördüğümüzüde dalalet olarak görmüyor,öldükten sonrada başına kötü şeyler geleceği itikadı yok tam tersine, ölümün bir rahatlık ,tatlı bir uyku olduğuna itikadı var..
    Şimdi bu yolda giden ve itikadı öyle birisi de itikadı gibi mi muamele görecek o zaman?
    Siizn dedikleriniz sizin onlar hakkındaki zanlarınız. Üstad ise onların durumlarını büyük harflerle yazılmış olarak söylüyor ve belirtiyor. o halde sizin dediğiniz olsa bile zanni bir dünya, üstadın dediği ise gördüğü ve itikat etikleri bir durumdur. O halde burada da bir mesele yoktur kanaatimce..
    Allah (c.c) hep 12'den vurur.

  3. #3
    Pürheves Ebû Dücâne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    262

    Standart

    Alıntı .zemzemi. Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Siizn dedikleriniz sizin onlar hakkındaki zanlarınız. ..
    yoo kendilerinin ifade ettikleri bunlar..çevremde bulunan ve 2. yolda gidenlerin ifadeleridir bunlar,benim değil yani..

    Birde şöyle var mesela, kişi hristiyan diyelim veya yahudi veya İslamiyet dışı herhangi bir dinde..Bu kişi kendi dinine göre yaşıyor,ölümden sonraki hayatada inanıyor,Allahın varlığına inanıyor, onun itikadında da kendi dinine göre yaşarsa ölümden sonra rahatlık olacağı var..
    bu kişide böyle itikad ettiği için böyle mi muamele görecek?

    veya açıklaması nasıldır..?
    "Korkaklıkta zillet, utanç; ileri atılmakta, izzet, şeref vardır. İnsan, korkaklık etse bile; kaderinden kaçamaz."

  4. #4
    Pürheves bîkâr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesajlar
    205

    Standart

    Şimdi bu yolda giden ve itikadı öyle birisi de itikadı gibi mi muamele görecek o zaman?
    Kardeşim öyle demek başka öyle inanmak başka hem ben hristiyanım demek başka hristiyan olmak başka ben müslümanım demek başka müslüman olmak başka ila ahir.
    Böyle acip mağlatalar ile kendilerini aldatıyorlar.

    Eşek muzaaf bir eşekliğe girse, sonra insan olsa, "Bu fikri kabul etmem" diye kaçacaktır.
    (Lem'alar - 178)
    Yine siyasete ve dünyaya bir meyil uyanmamak için, yirmibeş sene bir gazeteyi dinlemedi ve okumamış, bütün kardeşlerine ve talebelerine de karışmayınız diye tavsiye etmiş.
    Emirdağ Lah.


  5. #5
    Vefakar Üye .zemzemi. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Berzahistan
    Mesajlar
    405

    Standart

    Alıntı Ebû Dücâne Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yoo kendilerinin ifade ettikleri bunlar..çevremde bulunan ve 2. yolda gidenlerin ifadeleridir bunlar,benim değil yani..
    İfadeleri öyle olabilir tabi ki kendilerini rahatlatmak için onların hali deve kuşu gibidir zaten. dolayısyla zan ederelr ama itikat dünyaları ve bildikleri üstadın dediği gibidir.
    Birde şöyle var mesela, kişi hristiyan diyelim veya yahudi veya İslamiyet dışı herhangi bir dinde..Bu kişi kendi dinine göre yaşıyor,ölümden sonraki hayatada inanıyor,Allahın varlığına inanıyor, onun itikadında da kendi dinine göre yaşarsa ölümden sonra rahatlık olacağı var..
    bu kişide böyle itikad ettiği için böyle mi muamele görecek?

    veya açıklaması nasıldır..?
    Bunlar ehl-i tevhid ise yukarıdaki sınıflandırmadan hangisine girerse ona göre mukabele görür. Yok münkirler ise ietedikelri gibi bilsinler ya da itikat etsinler onlar için kafirlerin akibeti ne ise o olacaktır. Ama kalitesi ateistlerinki gibi olmayavcaktır Allah u Alem bissavab.
    Allah (c.c) hep 12'den vurur.

  6. #6
    Ehil Üye hadema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    1.622

    Standart

    Alıntı Ebû Dücâne Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    13.sözün 2. makamında :

    "
    • İkinci yol: Âhireti tasdik eden, fakat sefâhet ve dalâlette gidenlere bir haps-i ebedî ve bütün dostlarından bir tecrid içinde bir haps-i münferit, yalnız başına bir hapis kapısıdır. Öyle gördüğü ve itikad ettiği; ve inandığı gibi hareket etmediği için, öyle muâmele görecek.
    • Üçüncü yol: Âhirete inanmayan ehl-i inkâr ve dalâlet için bir idâm-ı ebedî kapısı, yani hem kendisini, hem bütün sevdiklerini idâm edecek bir darağacıdır. Öyle bildiği için, cezası olarak aynını görecek. Bu iki şık bedihîdir, delil istemiyor, göz ile görünür. "

    ----------

    Benim aklıma takılan bir nokta oldu onu sormak istedim..
    mesela 2. yolda giden birisi var,sefahatte ve dalalette gidiyor, ama kendi yolunun iyi ve güzel,rahat bir yol olduğuna itikadı var, sefahati güzel birşey olarak görüyor, bizim dalalet olarak gördüğümüzüde dalalet olarak görmüyor,öldükten sonrada başına kötü şeyler geleceği itikadı yok tam tersine, ölümün bir rahatlık ,tatlı bir uyku olduğuna itikadı var..
    Şimdi bu yolda giden ve itikadı öyle birisi de itikadı gibi mi muamele görecek o zaman?


    Mâdem ihtiyarlık, hastalık, musîbet ve her tarafta vefiyâtlar, o dehşetli elemi deşiyorlar ve ihtar ediyorlar; elbette o ehl-i dalâlet ve sefâhet, yüz bin lezzeti ve zevki alsa da, yine o mânevî bir cehennem, kalbinde yaşar ve yakar. Fakat, pek kalın gaflet sersemliği, muvakkaten hissettirmez.

    Sözler | On Üçüncü Söz | 132
    bu hayatın gayesi ve neticesi hayat-ı ebediye olduğu gibi, bir meyvesi de, hayatı veren Zât-ı Hayy ve Muhyîye karşı şükür ve ibadet ve hamd ve muhabbettir ki, bu şükür ve muhabbet ve hamd ve ibadet ise, hayatın meyvesi olduğu gibi, kâinatın gayesidir.


  7. #7
    Pürheves Ebû Dücâne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    262

    Standart

    Alıntı .zemzemi. Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bunlar ehl-i tevhid ise yukarıdaki sınıflandırmadan hangisine girerse ona göre mukabele görür. .
    şimdi daha çok karıştırdım ..
    müslüman olmasına gerek yok, ehl-i tevhid olsunda hristiyan yada yahudi olsun farketmiyor manasındamı anlamamız lazım..Hz.Muhammed(sav)'e inanmasada ,ehl-i tevhid olması yeter mi diyorsun? yoksa nasıl? tam anlayamadım..
    "Korkaklıkta zillet, utanç; ileri atılmakta, izzet, şeref vardır. İnsan, korkaklık etse bile; kaderinden kaçamaz."

  8. #8
    Vefakar Üye .zemzemi. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Berzahistan
    Mesajlar
    405

    Standart

    Alıntı Ebû Dücâne Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    şimdi daha çok karıştırdım ..
    müslüman olmasına gerek yok, ehl-i tevhid olsunda hristiyan yada yahudi olsun farketmiyor manasındamı anlamamız lazım..Hz.Muhammed(sav)'e inanmasada ,ehl-i tevhid olması yeter mi diyorsun? yoksa nasıl? tam anlayamadım..
    "Çünkü ahirzamanda madem fetret derecesinde din ve din-i Muhammedîye (a.s.m.) bir lâkaytlık perdesi gelmiş." K. lahk.

    Fakat Bazen oluyor ki, cadde-i Ahmediyede (a.s.m.) gittikleri halde, bilmiyorlar ki cadde-i Ahmediyedir ve cadde-i Ahmediye dahilindedir.

    Hem Bazen oluyor ki, Peygamberi bilmiyorlar; fakat gittikleri yol, cadde-i Ahmediyenin eczasındandır.
    Hem Bazen oluyor ki, bir keyfiyet-i meczubâne veya bir hâlet-i istiğrakkârâne veya bir vaziyet-i münzeviyâne ve bedeviyâne suretinde, cadde-i Muhammediyeyi düşünmeyerek, yalnız onlara kâfi geliyor.

    Fakat bununla beraber, en mühim cihet budur ki: Adem-i kabul başkadır, kabul-ü adem başkadır.

    Bu çeşit ehl-i cezbe ve ehl-i uzlet veya işitmeyen veya bilmeyen adamlar, Peygamberi bilmiyorlar veya düşünmüyorlar ki kabul etsinler. O noktada cahil kalıyorlar. Marifet-i İlâhiyeye karşı yalnız biliyorlar. Bunlar ehl-i necat olabilirler.

    Fakat Peygamberi işiten ve dâvâsını bilen adamlar onu tasdik etmezse, Cenâb-ı Hakkı tanımaz. Onun hakkında yalnız kelâmı, sebeb-i necat olan tevhidi ifade edemez. Çünkü o hal, bir derece medar-ı özür olan cahilâne adem-i kabul değil; belki o kabul-ü ademdir ve o inkârdır. Mu'cizâtıyla, âsârıyla kâinatın medar-ı fahri ve nev-i beşerin medar-ı şerefi olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmı inkâr eden adam, elbette hiçbir cihette hiçbir nura mazhar olamaz ve Allah'ı tanımaz. Her ne ise, şimdilik bu kadar yeter." 26. mektub
    Allah (c.c) hep 12'den vurur.

  9. #9
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    Alıntı Ebû Dücâne Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    13.sözün 2. makamında :

    "
    • İkinci yol: Âhireti tasdik eden, fakat sefâhet ve dalâlette gidenlere bir haps-i ebedî ve bütün dostlarından bir tecrid içinde bir haps-i münferit, yalnız başına bir hapis kapısıdır. Öyle gördüğü ve itikad ettiği; ve inandığı gibi hareket etmediği için, öyle muâmele görecek.

    • Üçüncü yol: Âhirete inanmayan ehl-i inkâr ve dalâlet için bir idâm-ı ebedî kapısı, yani hem kendisini, hem bütün sevdiklerini idâm edecek bir darağacıdır. Öyle bildiği için, cezası olarak aynını görecek. Bu iki şık bedihîdir, delil istemiyor, göz ile görünür. "

    ----------

    Benim aklıma takılan bir nokta oldu onu sormak istedim..
    mesela 2. yolda giden birisi var,sefahatte ve dalalette gidiyor, ama kendi yolunun iyi ve güzel,rahat bir yol olduğuna itikadı var, sefahati güzel birşey olarak görüyor, bizim dalalet olarak gördüğümüzüde dalalet olarak görmüyor,öldükten sonrada başına kötü şeyler geleceği itikadı yok tam tersine, ölümün bir rahatlık ,tatlı bir uyku olduğuna itikadı var..
    Şimdi bu yolda giden ve itikadı öyle birisi de itikadı gibi mi muamele görecek o zaman?
    "öyle muamele görecek"

    Nasıl muamele görecek?:

    "bir haps-i ebedî ve bütün dostlarından bir tecrid içinde bir haps-i münferit, yalnız başına bir hapis kapısı.." olarak.

  10. #10
    Ehil Üye hadema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    1.622

    Standart

    Alıntı .zemzemi. Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "Çünkü ahirzamanda madem fetret derecesinde din ve din-i Muhammedîye (a.s.m.) bir lâkaytlık perdesi gelmiş." K. lahk.

    Fakat Bazen oluyor ki, cadde-i Ahmediyede (a.s.m.) gittikleri halde, bilmiyorlar ki cadde-i Ahmediyedir ve cadde-i Ahmediye dahilindedir.

    Hem Bazen oluyor ki, Peygamberi bilmiyorlar; fakat gittikleri yol, cadde-i Ahmediyenin eczasındandır.
    Hem Bazen oluyor ki, bir keyfiyet-i meczubâne veya bir hâlet-i istiğrakkârâne veya bir vaziyet-i münzeviyâne ve bedeviyâne suretinde, cadde-i Muhammediyeyi düşünmeyerek, yalnız onlara kâfi geliyor.

    Fakat bununla beraber, en mühim cihet budur ki: Adem-i kabul başkadır, kabul-ü adem başkadır.

    Bu çeşit ehl-i cezbe ve ehl-i uzlet veya işitmeyen veya bilmeyen adamlar, Peygamberi bilmiyorlar veya düşünmüyorlar ki kabul etsinler. O noktada cahil kalıyorlar. Marifet-i İlâhiyeye karşı yalnız biliyorlar. Bunlar ehl-i necat olabilirler.

    Fakat Peygamberi işiten ve dâvâsını bilen adamlar onu tasdik etmezse, Cenâb-ı Hakkı tanımaz. Onun hakkında yalnız kelâmı, sebeb-i necat olan tevhidi ifade edemez. Çünkü o hal, bir derece medar-ı özür olan cahilâne adem-i kabul değil; belki o kabul-ü ademdir ve o inkârdır. Mu'cizâtıyla, âsârıyla kâinatın medar-ı fahri ve nev-i beşerin medar-ı şerefi olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmı inkâr eden adam, elbette hiçbir cihette hiçbir nura mazhar olamaz ve Allah'ı tanımaz. Her ne ise, şimdilik bu kadar yeter." 26. mektub

    Maşaallah kardeşim. Çok güzel Nurlarla açıkladınız. Tam muvafık düştü.
    bu hayatın gayesi ve neticesi hayat-ı ebediye olduğu gibi, bir meyvesi de, hayatı veren Zât-ı Hayy ve Muhyîye karşı şükür ve ibadet ve hamd ve muhabbettir ki, bu şükür ve muhabbet ve hamd ve ibadet ise, hayatın meyvesi olduğu gibi, kâinatın gayesidir.


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. "Ene" ve "Zerre"den İbaret Bir "Elif" Bir "Nokta"dır.
    By Ene-Zerre in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 29
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:29
  2. Hayatıyla bir "Elif" yazar, "Vav" vuslatıyla yürür, yüreği "Hu" okur..
    By gamze-i_dilruzum in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:28
  3. Risalelerde Geçen "Hem" Kelimesinin İfade Ettiği Anlam Nedir?
    By patates in forum Risale-i Nur'u Yeni Tanıyanlara
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 01.01.17, 19:15
  4. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 21.10.13, 19:24
  5. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.09.08, 13:57

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0