+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 22

Konu: Transdantalizm(Deneyüstücülük, Aşkıncılık)'i Köşeye Nasıl Sıkıştırabiliriz?

  1. #1
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart Transdantalizm(Deneyüstücülük, Aşkıncılık)'i Köşeye Nasıl Sıkıştırabiliriz?

    Transdantalizm'in sözlük anlamı nedir önce ordan başlayalım.Kelime olarak transdantalizm (transcendentalism); 'tanrı kavramını aşmış olmak' manasına gelir.Ralph Waldo Emerson tarafından kurulmuş bir düşünce akımıdır.Türkçe'de "deneyüstücülük" anlamına gelir. transdantalizm, salt kabul ettiğimiz erçekliği bir yana bırakıp insanın mevcut duyularını kullanmadan, daha üst bir gerçeklikle karşılaşabileceğini savunan felsefi bir düşünce akımıdır. doğa'nın herşeyin üzerinde olduğunu kabul eder ve insanın doğayla birlikte yürümeyi başardığı zaman inanç üstüne, tanrı üstüne, gerçek kabul ettiği herşeyin üstüne çıkacağını savunur. o ana kadar kabul ettiğimiz hiç bir gerçek, gerçek değildir. bunu açıklayıcı bir de şiiri vardır William Blake'in "auguries of innocence" adında. der ki;

    to see a world in a grain of sand
    and a heaven in a wild flower,
    hold infinity in the palm of your hand,
    and eternity in an hour.

    mealen şöyledir...

    görmek bir kum tanesi'nde bir dünya,
    ve bir cennet bir yaban çiçeği'nde,
    tutmak sonsuzluğu avucunda,
    ve ebediyeti bir saatin içinde.

    Bu konuyu açma sebebim bu haftaki K Dergisi'nin "Sarısabır Çiçeğinde Tanrı'yı Aşmak" adındaki ilk konusudur.Henry David Thoreau 1845 yılında ABD'nin New England eyaletinde bir doğa gezintisi esnasında Sarısabır Çiçeği'ne bakarak bir makale yazmaya başlar ve transdantalizm'in tohumu bu makaleyle atılır.Onu bu kavramlara iten şey özetle şuydu; kendisi ayrıca bir din alimi olan Thoreau bütün kutsal dinleri araştırmama rağmen Sarısabır çiçeği insan cildinin bakımında faydalıdır diye bir ibare görmedim.Nasıl olur da New England'lı okuma yazma bilmeyen biri çiftçi dört bin yıl önce mısır papirüslerinde yer alan bu bilgiyi öğrenmeden bu bitkiyi yetiştirip deney dahi yapmadan cilde iyi geldiğini bilir.Burdan yola çıkarak şunu sarfediyor "İnsan, sadece doğayı izleyerek ve hiç deney yapmadan, Tanrı'nın sözlerine bakmadan gerçeğe ulaşabilir."

    Daha sonraları sayıları gittikçe artan yazar, şair, filozof ve teologların bu akımı benimsemesi sonucu ciddi bir kitleye hitap eden bir hal almıştır.Kaldı ki bu akımdan ilham alan halk önderleri de doğmuştur.(Gandi, Martin Luther King gibi)

    Sizce bu felsefi düşünceyi nasıl çürütebiliriz?

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




  2. #2
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Önce anlamak gerekir cevaplamak için,bende cevapları sabırsızlıkla bekliyorum...
    Konu Beste-i Rana tarafından (04.04.09 Saat 20:34 ) değiştirilmiştir.




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  3. #3
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart

    Alıntı Beste-i Rana Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Önce anlamak gerekir cevaplamak için,bende cevapları sabırsızlıkla bekliyorum...

    Edgar Allen Poe'nun "Never Bet The Devil Your Head" (Asla Şeytanla Kellenizi Bahse Koymayın)
    isminde bir hikayesi var onu bulabilirsen orda biraz rezil ederek anlatıyor bu akımı..

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




  4. #4
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Alıntı Majâz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Edgar Allen Poe'nun "Never Bet The Devil Your Head" (Asla Şeytanla Kellenizi Bahse Koymayın)
    isminde bir hikayesi var onu bulabilirsen orda biraz rezil ederek anlatıyor bu akımı..



    Eyvallah abi ama bulabileceğimi sanmıyorum...




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  5. #5
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart

    Alıntı Beste-i Rana Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Önce anlamak gerekir cevaplamak için,bende cevapları sabırsızlıkla bekliyorum...

    www.rwe.org
    www.emersoncentral.com
    www.transcendentalists.com


    bu sitelerden de bu akımı anlamak için faydalanabilirsin..

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




  6. #6
    Vefakar Üye mephistoteles - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    314

    Standart

    Alıntı Majâz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Thoreau bütün kutsal dinleri araştırmama rağmen Sarısabır çiçeği insan cildinin bakımında faydalıdır diye bir ibare görmedim.Nasıl olur da New England'lı okuma yazma bilmeyen biri çiftçi dört bin yıl önce mısır papirüslerinde yer alan bu bilgiyi öğrenmeden bu bitkiyi yetiştirip deney dahi yapmadan cilde iyi geldiğini bilir.Burdan yola çıkarak şunu sarfediyor "İnsan, sadece doğayı izleyerek ve hiç deney yapmadan, Tanrı'nın sözlerine bakmadan gerçeğe ulaşabilir."
    birincisi, insanın ulaştığı bütün bilgiler bize kutsal kitaplardan mı geliyor? hayır. kutsal kitapların insanlık tarihindeki görevi "insanlığa, evrendeki bütün ilimleri öğretmekten" çok çok çok daha farklı...
    akıl sayesinde sahip olduğumuz kavramlaştırma, kavramlar arasında ilşki kurma gibi birçok yetenek sayesinde yeni bilgiler elde edebiliyoruz. Dolayısıyla sarısabır çiceğinin insan cildine faydaları kutsal kitaplarda olmadan da bilinebilir gayet...

    verdiği örneğin cevabı ise oldukça basit...
    tecrübe, ve taklit.
    solucanlarda bile görülebilen bir yeti tecrübe ile öğrenme. yaşayış esnasında başa gelen deneyimlerden yararlanarak sonuç çıkarma. yani bir laboratuvarda değil de hayatın akışı içerisinde - çoğunlukla farkında olmadan yapılan - deneyler, deneme/yanılma faaliyetleri.
    ikincisi ise taklit. yani ebeveyn taklidi. birçok memelide, görülüyor. hayvanlar anne babaların davranışlarını taklit ederek öğreniyorlar. yalnız hayvanlarda bu genellikle genlerde yazılı olan davranışların taklidi iken insanda sosyal değerlerin ve hayat içerisinde elde edilen bilgilerin aktarımı gerçekleşiyor. "insani ilerlemenin" temeli ise bu yeti zaten.

    ayrıca farklı bilgiler farklı yerlerde elde edilebiliyor. bu aynı zaman diliminde bile olabiliyor! leibniz ile newton "kalkülüs"'ü aynı zamanda bulmuşlardı. hatta bu sebeple bilim dünyasında çok ciddi tartışmalar gerçekleşmişti bu nedenle. şimdi newtonla leibnizin aynı doğrultuda ama oldukça uzak bölgelerde yaptığı benzer hesapları "doğanın vahyi" olarak değerlendirmek ne kadar doğrudur? bin yıl önce mısırlıların keşfettikleri şeyi bin yıl sonra ingiliz halkı da keşfedebilir, bu gayet doğal bir durum...

    ayrıca son cümlede ise insanların kafasını çelen büyük bir paradoks var bence. "gerçek" ifadesi çok belirsiz duruyor orada. gerçek bilgi mi, bütün kainatın hakimi mi, sistem mi? tamamen belirsiz bu da ifadenin doğru bir önerme olduğu yanılgısını ortaya çıkarıyor gibi geldi bana. ayrıca bir de çelişki var. insanın doğayı izlemesi olayı, yani açıkladığım üzere tecrübe, günümüzdeki deney kavramının daha gelişmemiş ve "farkındalık" olmaksızın yapılan türü.

  7. #7
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    gözü kör olan kedi , gözünün açılmasını sağlayacak olan bitkiyi sevk-i ilahi ile bulur..ve kör olan gözünü kendisi tedavi eder...buda gözlem yapmaya bir örnektir..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  8. #8
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    Alıntı Majâz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Burdan yola çıkarak şunu sarfediyor "İnsan, sadece doğayı izleyerek ve hiç deney yapmadan, Tanrı'nın sözlerine bakmadan gerçeğe ulaşabilir."

    Fesubhanallah,
    İnsanlar nerelerde batıyorlar yahu. Tabiat denilen şeyde Allahın tekvini ayetidir zaten. Okumayı bilirsen ALoe Verada: kainat kitabının, tabiat ayetinin ,nebatat kelimesinin bir harfidir belki bir noktasıdır.. Kutsal kitaplar sıfat-ı kelamdan gelir. Kainat ta Sıfat-ı İrade ve Kudretten gelir.


    Bu herifler o kadar uğraşıpta bir yeremi ulaşıyorlar sanki. Manayı harfi bakışı olmadan hiçbirşey doğru şekilde anlamlandırılamaz.

    Maasselam.
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


  9. #9
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    ene risalesi çok güzel açıklıyor...hatta o risalede vacibül vucuda benzemek insanın esas gayesidir diyenleri üstad güzelce çürütüyor..burdada aşmak diyor...onun için o risale 30.söz çok güzel açıklayıcı oluyor..okuyalım onu..
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  10. #10
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Âlem-i insaniyette, zaman-ı âdemden şimdiye kadar iki cereyân-ı azîm, iki silsile-i efkâr, her tarafta ve her tabaka-i insaniyede dal budak salmış: İki şecere-i azîme hükmünde, biri silsile-i nübüvvet ve diyânet, diğeri silsile-i felsefe ve hikmet; gelmiş, gidiyor. Her ne vakit o iki silsile imtizâc ve ittihad etmiş ise, yani silsile-i felsefe silsile-i diyânete dehâlet edip itaat ederek hizmet etmişse, âlem-i insaniyet parlak bir sûrette, bir saadet, bir hayat-ı içtimâiye geçirmiştir. Ne vakit ayrı gitmişler ise, bütün hayır ve nur, silsile-i nübüvvet ve diyânet etrafına toplanmış ve şerler ve dalâletler felsefe silsilesinin etrafına cem' olmuştur. Şimdi şu iki silsilenin menşelerini, esaslarını bulmalıyız.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bast-ı Zaman Hakikatine Nasıl Ulaşılır? Nasıl Elde Edilebilir?
    By MuM in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 79
    Son Mesaj: 13.10.15, 19:35
  2. Sizce Sabır Nasıl Olmalı, Nasıl Sabretmeliyiz?
    By VbDeSTabe in forum Beyin Fırtınaları
    Cevaplar: 88
    Son Mesaj: 31.07.12, 17:23
  3. Namaz Vakitleri Nasıl Hesaplanır ve İstikbal-i Kıble Nasıl Bulunur
    By virs in forum Kitap, Dergi, Albüm Tanıtımları ve E-Kitap Paylaşımları
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 23.11.09, 03:40
  4. Şifremi Nasıl Değiştirebilirim, Mesajlarıma Yazılan Cevapları Nasıl Görebilirim?
    By Gül-ihamra in forum İstek, Öneri ve Forum Yardımı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05.11.07, 23:17

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0