+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 14

Konu: Öyle Bir Kasrı Gariptir... Ama Nasıl?

  1. #1
    Vefakar Üye zisangul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    440

    Standart Öyle Bir Kasrı Gariptir... Ama Nasıl?

    İşte, herbir hayvan, öyle bir kasr-ı İlâhîdir. Hususan insan, o kasırların en güzeli ve o sarayların en acibidir. Ve bu insan denilen sarayın cevherleri, bir kısmı âlem-i ervahtan, bir kısmı âlem-i misalden ve Levh-i Mahfuzdan ve diğer bir kısmı da hava âleminden, nur âleminden, anâsır âleminden geldiği gibi; hâcâtı ebede uzanmış, emelleri semâvat ve arzın aktârında intişar etmiş, rabıtaları, alâkaları dünya ve âhiret edvârında dağılmış bir saray-ı acip ve bir kasr-ı gariptir.


    kardesler renkli olan kısımları acıklayabilirmisiniz ve mumkunse ornekle lutfen....
    Bu millet cennete giderse bizde cennete; eger bu millet cehenneme giderse bizde cehenneme!!!
    Ahmet Husrev Altınbasak

  2. #2
    Pürheves gumus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/ konya
    Yaş
    44
    Mesajlar
    242

    Standart

    LEVH-İ MAHFUZ
    Levh-i mahfuz, her türlü değişiklik ve bozulmalardan muhafaza edilmiş levha; olmuş ve olacak bütün varlıkların ve olayların ayrıntılarıyla yazılı bulunduğu kader levhası demektir.

    Küçük bir âlem olan insandaki hafıza kuvveti, büyük bir insan olan âlemdeki levh-i mahfuza işaret eder. Keza ağaçların meyveleri, meyvelerin çekirdekleri, tohumları, hayvanların nutfe ve yumurtaları Levh-i Mahfuzdan haber verirler.
    Kur’an-ı Kerimde “her şeyin kitapta yazılı olduğu” haber verilir. Müfessirlerin beyanına göre, ilgili ayetlerdeki "kitap"tan murat levh-i Mahfuzdur.

    Nur Külliyatından Levh-i Mahfuzla ilgili bir parça:

    “Nasıl küçük küçük cüzdanlar, büyük bir kütüğün vücudunu ihsas eder ve küçük küçük senetler, bir defter-i kebirin bulunduğunu iş'ar eder ve küçük kesretli tereşşuhatlar, büyük bir su menbaını işmam eder.

    Aynen öyle de: Küçük küçük cüzdanlar hükmünde; hem birer küçük levh-i mahfuz manasında; hem büyük levh-i mahfuzu yazan kalemden tereşşuh eden küçük küçük noktalar suretinde olan benî beşerin kuvve-i hâfızaları, ağaçların meyveleri, meyvelerin çekirdekleri, tohumları; elbette bir hâfıza-i kübrayı, bir defter-i ekberi, bir levh-i mahfuz-u azamı ihsas eder, iş'ar eder ve isbat eder, belki keskin kıllara gösterir.”

  3. #3
    Pürheves gumus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/ konya
    Yaş
    44
    Mesajlar
    242

    Standart

    LEVH-İ MAHFUZ

    Her türlü değişiklik ve bozulmalardan muhafaza edilmiş levha. Olmuş ve olacak bütün varlık ve olayların bütün ayrıntılarıyla yazılı bulunduğu kader levhası.


    Levh-i Mahfuz, olmuş ve olacak şeylerin, olayların yazılı olduğu kader levhasıdır.

    İşte Bediüzzaman Hazretlerinin "Levhi mahfuzdaki Kur'an gibi yazılması" dediği ifadeyi bu manada değerlendirmek gerektir. Bu Kur'an'da gayrı ihtiyari tüm; "Allah, Muhammed vb. kelimeler alt alta gelmiştir" Kitapçılarda "Hüsrev hattı" diye bilinen Kuran-ı Kerim, Bediüzzamanın tavsif buyurduğu Kur'andır.


    Küçük bir alem olan insandaki hafıza kuvveti, büyük bir insan olan âlemdeki levh-i mahfuza işaret eder. Keza ağaçların meyveleri, meyvelerin çekirdekleri, tohumları, hayvanların nutfe ve yumurtaları Levh-i Mahfuzdan haber verir.

    Cenab-ı Hak, herşeyin "kitab"ta yazılı olduğunu söyler. Müfessirlerin beyanına göre, ilgili ayetlerdeki "kitab"tan murat levh-i Mahfuzdur. Levh-i Mahfuz'un da aslı, Allah'ın ilmine dayanmaktadır.


    Levh-i Mahfuz'un hakikatını bir derece anlamak için, onun tereşşuhatı hükmünde olan nümuneleri nazara alınmalıdır. Meselâ:

    “Nasıl küçük küçük cüzdanlar, büyük bir kütüğün vücudunu ihsas eder ve küçük küçük senedler, bir defter-i kebirin bulunduğunu iş'ar eder ve küçük kesretli tereşşuhatlar, büyük bir su menbaını işmam eder. Aynen öyle de: Küçük küçük cüzdanlar hükmünde; hem birer küçük levh-i mahfuz manasında; hem büyük levh-i mahfuzu yazan kalemden tereşşuh eden küçük küçük noktalar suretinde olan benî beşerin kuvve-i hâfızaları, ağaçların meyveleri, meyvelerin çekirdekleri, tohumları; elbette bir hâfıza-i kübrayı, bir defter-i ekberi, bir levh-i mahfuz-u azamı ihsas eder, iş'ar eder ve isbat eder, belki keskin akıllara gösterir.” (bk. Sözler, Onuncu Söz, Mukaddime)

  4. #4
    Pürheves gumus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/ konya
    Yaş
    44
    Mesajlar
    242

    Standart

    ALEM-İ MİSAL

    Berzah,prü mânâsına geliyor. Sonbahar; yaz ile kış arasında bir köprüdür; yazdan daha serin, kıştan daha sıcaktır. İlkbahar; kış ile yaz arasında ayrı bir köprüdür; kıştan daha sıcak, yazdan daha serindir.

    Bu köprüler her iki âlemle de bağlantılıdırlar. Bir yönleriyle birine, diğeriyle berikine benzerler.

    Âlem-i misâl, ruhlar âlemi ile cisim âlemi (alem-i şahadet) arasındaki geçiş âlemi diye tarif edilmiştir.

    Berzah kelimesinden anlaşıldığına göre, nasıl toprak sudan daha katı, taştan daha latif ise, âlem-i misâl de şu görünen âlemden daha latif, ama ruhlar âleminden daha kesiftir. Bu yönüyle de ikisi arasında bir köprü gibidir.

    Diğer âlemlerin olduğu gibi bu âlemin de küçük bir misali insanda mevcut. Nur Külliyatından, bu misalin, “hayal” olduğunu anlıyoruz. Daha önce gittiğimiz bir beldeyi hayâlimizde canlandırdığımızda, hayal âlemimizde o şehrin bir misali teşekkül eder. İşte bu şehrin aslı âlem-i şehadetten, hayaldeki şekli ise âlem-i misâldendir. Bir aynanın karşısında durduğumuzda iki şahıs karşı karşıya gelir. Bunlardan birisi hakiki, ikincisi ise misalîdir.

    Bu misallerin ışığında diyebiliriz ki, şu gördüğümüz âlemdeki her şeyin, her hâdisenin bir misalinin mevcut olduğu ayrı bir âlem var. Ve o âleme, âlem-i misal deniliyor.

    Öte yandan, alem-i misal kâinatta cereyan eden her olayın, her sevap ve günahın şekil giydiği bir âlemdir. Bir sahabî, “rüyasında kendisine süt ikram edildiğini” görür. Allah Resulü (asm.) rüyada süt içmeyi “ilim” olarak tevil eder. Demek ki ilim manası rüyada süt olarak kendini göstermiş oluyor. Alem-i misalde de bunun çok daha ilerisi bir tecelli olduğu anlaşılıyor.

    Altı erkan-ı imaniyeye taalluk eder şekliyle inkar etmek küfürdür. Mesela şehadet alemi içinde peygamberler ve semavi kitaplar da vardır. Gayb aleminde ise melekler ve kader ve ahiret vardır.

    Ancak bu alemler de, inanmak zorunda olmadığımız şeylerin inkarı da küfür değildir. Mesela, bazı zatların, şehadet alemini hayalden ibaret kabul etmeleri gibi.

    Selam ve dua ile...
    Konu gumus tarafından (02.04.09 Saat 14:06 ) değiştirilmiştir. Sebep: BAŞLIK UNTULDUĞU İÇİN

  5. #5
    Pürheves gumus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/ konya
    Yaş
    44
    Mesajlar
    242

    Standart

    Âlem-i misal, âlem-i ervahla âlem-i şehadet ortasında bir berzahtır. Her ikisine birer vecihle benzer.

    Berzah, köprü mânâsına geliyor. Sonbahar; yaz ile kış arasında bir köprüdür; yazdan daha serin, kıştan daha sıcaktır. İlkbahar; kış ile yaz arasında ayrı bir köprüdür; kıştan daha sıcak, yazdan daha serindir.

    Bu köprüler her iki âlemle de bağlantılıdırlar. Bir yönleriyle birine, diğeriyle berikine benzerler.

    Âlem-i misâl, ruhlar âlemi ile cisim âlemi arasındaki geçiş âlemi diye tarif edilmiştir.

    Berzah kelimesinden anlaşıldığına göre, nasıl toprak sudan daha katı, taştan daha latif ise, âlem-i misâl de şu görünen âlemden daha latif, ama ruhlar âleminden daha kesiftir. Bu yönüyle de ikisi arasında bir köprü gibidir.

    Diğer âlemlerin olduğu gibi bu âlemin de küçük bir misali insanda mevcut. Nur Külliyatından, bu misalin, “hayal” olduğunu anlıyoruz. Daha önce gittiğimiz bir beldeyi hayâlimizde canlandırdığımızda, hayal âlemimizde o şehrin bir misali teşekkül eder. İşte bu şehrin aslı âlem-i şehadetten, hayaldeki şekli ise âlem-i misâldendir. Bir aynanın karşısında durduğumuzda iki şahıs karşı karşıya gelir. Bunlardan birisi hakiki, ikincisi ise misalîdir.

    Bu misallerin ışığında diyebiliriz ki, şu gördüğümüz âlemdeki her şeyin, her hâdisenin bir misalinin mevcut olduğu ayrı bir âlem var. Ve o âleme, âlem-i misal deniliyor.

    Öte yandan, alem-i misal kâinatta cereyan eden her olayın, her sevap ve günahın şekil giydiği bir âlemdir. Bir sahabî, “rüyasında kendisine süt ikram edildiğini” görür. Allah Resulü(asm.) rüyada süt içmeyi “ilim” olarak tevil eder. Demek ki ilim manası rüyada süt olarak kendini göstermiş oluyor. Alem-i misalde de bunun çok daha ilerisi bir tecelli olduğu anlaşılıyor.

  6. #6
    Pürheves gumus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/ konya
    Yaş
    44
    Mesajlar
    242

    Standart

    ALEM-İ MİSAL

    Alem-i Misal; maddi alemle ruhlar alemi arasında bir köprü alemidir. Bu alem hem maddi alemden, hem de ruhlar aleminden vasıflar almıştır. Maddi aleme göre misal alemi daha latif ve hafif bir alemdir. Misal alemi hayale yakın bir alemdir.


    İnsan şu kainatın küçük bir misalidir ve her alemden bir numune insanın mahiyet ve fıtratında derc edilmiştir. Nasıl göz, görüntü alemine açılan bir kapı ise, insandaki hayal kuvveti de alem-i misale açılan bir penceredir. Bu pencere ile o alemi seyreder. Maddi alemdeki eşyaların hayal kuvvesinde bir yansıması, bir tezahürü vardır.Bu yansıma ve tezahürün aslı maddi alemden, hayaldeki abartılı ve geniş hali ise, misal aleminden geliyor. İnsanın uykuda gördüğü rüyalar, misal alemi ile maddi alem arasında bir alış veriştir. Yani maddi alemdeki eşyaların misal alemindeki tezahürüdür. Maddi alem, misal aleminden daha ağır ve hakikate yakın olmasından, maddi alemden küçük bir şey, misal aleminde büyük olarak yansıyor.


    Misal alemi kaderin yazılı olduğu alem değildir. Kader yazılarının yazılı olduğu alem lehv-i mahfuzdur.Levh-i mahfuz Allah’ın ilminin bir unvanı ve her şeyin en ayrıntısına kadar yazılı olduğu çok ulvi bir alemdir. Misal alemi ise maddi alemle ruhlar alemi arasında her iki alemden de vasıf alan bir ara alemdir.

    Uyku halinde insanın maddi alemle ilişkisi ve münasebeti kesildiği için, sair latife ve duygular gaybi alemler ile irtibata geçiyor. Ve oralarda geziniyor. Kalbin ve duyguların terakki ve keskinliğine göre bazen levh-i mahfuzun cilveleri, bazen de kader mektuplarının numuneleri ile karşılaşıyor. İşte rüyanın hakikati bundan ibarettir. Rüyada görülen bu cilveler ve numuneler misal aleminin abartılı şekil ve şemallerine bürünüyor. İşte bu yüzden görülen rüyalar tabir ister. Zira hakikat aleminden basit bir şey, misal aleminde çok büyük ve karmaşık bir hal alabiliyor. Bu yüzden bu karmaşıklık ve abartılı haller tabir ile hakikate uyarlanması gerekiyor.

    Selam ve dua ile...

  7. #7
    Pürheves gumus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/ konya
    Yaş
    44
    Mesajlar
    242

    Standart

    zisangül kardeş siracunnur ne zaman açılacak biliyormusunuz ? yapım çalışması bu kadar uzun sürer mi?(konumuzun dışında bir soru oldu ama kusura bakmayın)

  8. #8
    Vefakar Üye zisangul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    440

    Standart

    peki ya hava, nur, anasır ve alemi ervaha ornekler???

    (en kısa zamanda insallah)
    Bu millet cennete giderse bizde cennete; eger bu millet cehenneme giderse bizde cehenneme!!!
    Ahmet Husrev Altınbasak

  9. #9
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.469

    Standart

    Alıntı zisangul Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    peki ya hava, nur, anasır ve alemi ervaha ornekler???

    (en kısa zamanda insallah)
    Acizane aklıma gelenler...
    Hava aleminden: İnsanın hücrelerine kadar her yerinde hava vardır. Alyuvarların bir vazifeside hücrelere oksijen taşımaktır.
    Ayrıca havada bulunanlar gazlar belli oranlarda vucudumuzda da vardır...
    Nur aleminden: Tam aslında yerini hatırlıyamıyorum ama risalelerde bu manada bişey okuduğum aklımda kalmış. Zihnimizdeki ilim nur aleminin bir tecellisi olarak ifade ediliyordu. Yerini bulabilirsem eklerim inşallah.
    Anasır aleminden: İnsan vucudunda bulunan bütün elementler diyebiliriz.
    Alem-i ervehtan: Ruhumuz diyebiliriz...
    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  10. #10
    Pürheves gumus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/ konya
    Yaş
    44
    Mesajlar
    242

    Standart

    İşte, en ednâ tabaka-i hayat olan hayat-ı nebâtiyenin mevti böyle mahlûk, hikmetli ve intizamlı olsa, tabaka-i hayatın en ulvîsi olan hayat-ı insaniyenin başına gelen mevt, elbette, yeraltına girmiş bir çekirdeğin hava âleminde bir ağaç olması gibi, yeraltına giren bir insan da âlem-i berzahta elbette bir hayat-ı bâkiye sümbülü verecektir. Amma mevt nimet olduğunun ciheti ise, çok vücuhundan dört veçhine işaret ederiz.(1. mektup)

    yukarıdaki ifadeden anladığım kadarıyla hava alemi atmosferdir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Nasıl Yaşarsan Öyle Ölürsün...
    By Garip_Maznun in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.01.09, 12:53
  2. Nasıl Yaşarsanız Öyle Ölürsünüz
    By Medresetü'zZehra in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 24.12.08, 10:59
  3. Medeniyet Kasrı Nasıl Çökecektir.
    By nurhanali in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 22.10.08, 01:27
  4. Nasıl Yaşarsanız Öyle Ölürsünüz!..
    By delailinnur in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 12.12.07, 18:58
  5. Nasıl Yaşarsanız Öyle Ölürsünüz
    By Ebu Hasan in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08.02.07, 16:42

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0