+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 11

Konu: Burayı Anlamadım...?

  1. #1
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart Burayı Anlamadım...?

    Hem, meslek-i felsefenin esâsât-ı fâsidesindendir ki, ene, kendi zâtında hava gibi zayıf bir mahiyeti olduğu halde, felsefenin meşum nazarı ile mânâ-i ismî cihetiyle baktığı için,güyâ buhar-misâl o ene temeyyü' edip, sonra ülfet cihetiyle ve maddiyâta tevaggul sebebiyle güyâ tasallûb ediyor. Sonra gaflet ve inkâr ile, o enâniyet, tecemmüd eder. Sonra isyan ile tekeddür eder, şeffâfiyetini kaybeder. Sonra gittikçe kalınlaşıp sahibini yutar. Nev-i insanın efkârıyla şişer; sonra sâir insanları, hattâ esbâbı kendine ve nefsine kıyas edip, onlara-kabul etmedikleri ve teberrî ettikleri halde-birer firavunluk verir. İşte o vakit, Hâlık-ı Zülcelâlin evâmirine karşı mübâreze vaziyetini alır, -1- der, meydan okur gibi Kadîr-i Mutlakı acz ile ittiham eder. Hattâ, Hâlık-ı Zülcelâlin evsâfına müdâhale eder; işine gelmeyenleri ve nefs-i emmârenin firavunluğunun hoşuna gitmeyenleri ya red, ya inkâr, ya tahrif eder.

    Burada tam olarak ne demek istiyor...




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  2. #2
    Ehil Üye tazarru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.374

    Standart

    beste-i rana kardeşim alıntıladığınız paragraf daha önce şu linkte işlenmiş dilerseniz burdan faydalanabilirsiniz .

    http://www.risaleforum.com/aciklamali-risale-i-nur-dersleri/31042-felsefenin-mesum-nazariyla-ene-nasil-bir-vaziyete-girer-post309584.html
    " Ey Rabbim,
    Kuran'ı kalbimin baharı,sıkıntı ve gamlarımın atılma vesilesi kılmanı Senden niyaz ediyorum."




    O, “ben Senin Rabbin değil miyim?” dedi. Sen “Evet” dedin. “Evet” demenin şükrü nedir, bilir misin? Çok bela çekmektir. Bilir misin bela çekmenin sırrı nedir? Yani fakr u fena dergahındaki halkaya katılmaktır...

  3. #3
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Alıntı tazarru Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    beste-i rana kardeşim alıntıladığınız paragraf daha önce şu linkte işlenmiş dilerseniz burdan faydalanabilirsiniz .

    http://www.risaleforum.com/showthread.php?p=309584
    Allah razı olsun kardeşim...




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    manyı ismi demek;Allah namına bakmamak demektir..kendine,kendi hesabına bakmak demektir..ben böyleyim,şöyleyim,gücüm böyle,şunu yaparım,bunu yaparım,istediğim herşeyi elde ederim...diye diye firavunlaşıyor insan...halbuki enenin mahiyeti buhara benzetilmiş..manası kendinde değil..başkasını gösterir demektir..yani Allahın esmalarını ve sıfatlarını okutturur..ama manyı ismiyle bakınca ene sıvışarak,katılaşmaya başlıyor..maddiyattada ilerleyince dahada katı oluyor..artık kendinde bir güç vehmeder,kuvvet vehmeder,kendi kendine malik olduğunu vehmeder...bu nazarı elde edince artık herşeyinde kendi kendine malik olduğunu vehmeder...böylece firavunlaşır..diğerlerinede firavunluk verir..sonra Allaha karşı gelir..Onu-haşa-acizlikle ittiham eder....işte bu hastalığa yakalanmamak için herşeye Allah namına bakmak,onlarda esma ve sıfatları görmek..aczini,zayıflığı,kuvvetsizliğini ve fakirliğini anlamak gerek..tir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    İnsana verilen ene'nin yani BEN'İN görevi;Allahın esma ve sıfatlarını anlamaktır..Mahiyetinde ne var..hisler ,duygular..mesela ;şefkat hissiyle biz Allahın Rahim esmasını anlamaya çalışıyoruz.enenin burdaki görevi bu..bana bu şefkati veren zat, kendi rahim ismini anlamak için vermiştir demeli...yoksa...insana şefkat hissi verilmeseydi İNSAN ALLAHIN RAHİM YANİ ŞEFKAT EDİCİ OLDUĞUNU NASIL ANLAYACAKTI..HANGİ ÖLÇÜ ALETİYLE ANLIYACAKTI..İŞTE ENE BUNU YAPIYOR YANİ VAHİSİ KIYASI YAPIYOR...AMA kendine malikim diyen bu manadan uzaklaştıkça firavunlaşacak..ben yaparım..ben ederim..ben güçlüyüm der.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  6. #6
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Alıntı ademyakup Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    manyı ismi demek;Allah namına bakmamak demektir..kendine,kendi hesabına bakmak demektir..ben böyleyim,şöyleyim,gücüm böyle,şunu yaparım,bunu yaparım,istediğim herşeyi elde ederim...diye diye firavunlaşıyor insan...halbuki enenin mahiyeti buhara benzetilmiş..manası kendinde değil..başkasını gösterir demektir..yani Allahın esmalarını ve sıfatlarını okutturur..ama manyı ismiyle bakınca ene sıvışarak,katılaşmaya başlıyor..maddiyattada ilerleyince dahada katı oluyor..artık kendinde bir güç vehmeder,kuvvet vehmeder,kendi kendine malik olduğunu vehmeder...bu nazarı elde edince artık herşeyinde kendi kendine malik olduğunu vehmeder...böylece firavunlaşır..diğerlerinede firavunluk verir..sonra Allaha karşı gelir..Onu-haşa-acizlikle ittiham eder....işte bu hastalığa yakalanmamak için herşeye Allah namına bakmak,onlarda esma ve sıfatları görmek..aczini,zayıflığı,kuvvetsizliğini ve fakirliğini anlamak gerek..tir.
    Alıntı ademyakup Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İnsana verilen ene'nin yani BEN'İN görevi;Allahın esma ve sıfatlarını anlamaktır..Mahiyetinde ne var..hisler ,duygular..mesela ;şefkat hissiyle biz Allahın Rahim esmasını anlamaya çalışıyoruz.enenin burdaki görevi bu..bana bu şefkati veren zat, kendi rahim ismini anlamak için vermiştir demeli...yoksa...insana şefkat hissi verilmeseydi İNSAN ALLAHIN RAHİM YANİ ŞEFKAT EDİCİ OLDUĞUNU NASIL ANLAYACAKTI..HANGİ ÖLÇÜ ALETİYLE ANLIYACAKTI..İŞTE ENE BUNU YAPIYOR YANİ VAHİSİ KIYASI YAPIYOR...AMA kendine malikim diyen bu manadan uzaklaştıkça firavunlaşacak..ben yaparım..ben ederim..ben güçlüyüm der.

    Allah razı olsun abi çok güzel açıklayıp anlamama vesile oldunuz...




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  7. #7
    Vefakar Üye .zemzemi. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Berzahistan
    Mesajlar
    405

    Standart

    Arkadaş! Mâlik-i Hakikîden gaflet, nefsin firavunluğuna sebep olur. Evet, taht-ı tasarrufunda bulunan bütün eşyanın Mâlik-i Hakikîsini unutan, kendisini kendisine mâlik zannederek hâkimiyet tevehhümünde bulunur. Ve başkaları da, bilhassa esbabı, kendisine kıyasla hâkim ve mâlik defterine kaydeder.

    Ve bu vesileyle, Allah'ın mülkünü, malını kendilerine taksim ederek ahkâm-ı İlâhiyeye karşı muaraza ve mübarezeye başlar.
    Halbuki, Cenab-ı Hak tarafından insanlara verilen benlik ve hürriyet, ulûhiyet sıfatlarını fehmetmek üzere bir vahid-i kıyasî vazifesini görüyor. Maalesef, sû-i ihtiyarla hâkimiyet ve istiklâliyete âlet ederek tam bir firavun olur.

    Arkadaş! Bu ince hakikat, tam vuzuh ve zuhuruyla şöyle bana göründü ki:
    Gaflet suyuyla tenebbüt eden benlik, Hâlıkın sıfatlarını fehmetmek için bir vahid-i kıyastır. Çünkü, insanlar görmedikleri şeyleri kıyas ve temsillerle bilirler.

    Meselâ, bir adam Cenab-ı Hakkın kudretini anlamak için bir taksimat yapar. "Buradan buraya benim kudretimdedir, bundan o yanı da Onun kudretindedir" diye vehmî bir çizgi çizmekle meseleyi anlar.

    Sonra mevhum hattı bozar, hepsini de ona teslim eder. Çünkü, nefis, nefsine mâlik olmadığı gibi, cismine de mâlik değildir. Cismi, ancak acip bir makine-i İlâhiyedir. Kaza ve kader kalemiyle kudret-i ezeliye, bir cilveciği o makinede çalışıyor.

    Binaenaleyh, insan o firavunluk dâvâsından vazgeçmekle, mülkü mâlikine teslim etsin, emanete hıyanet etmesin! Eğer hıyanetle bir zerreyi nefsine isnad ederse, Allah'ın mülkünü esbab-ı câmideye taksim etmiş olacaktır." mes. nur
    Allah (c.c) hep 12'den vurur.

  8. #8
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Yani felsefe ilmi harammıdır..?




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  9. #9
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Alıntı Beste-i Rana Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yani felsefe ilmi harammıdır..?
    Yunanca hikmet sevgisi anlamındaki bu kelime, insanlığın düşünce tarihi için kullanılmaktadır.

    Felsefenin başlıca üç bölümü vardır: Ontoloji (varlık), Epistemoloji (bilgi), Değerler Felsefesi (Bu da ahlak ve estetik şeklinde ikiye ayrılır.).

    Varlık felsefesi, “Varlığın sebebi var mıdır? Eşyanın hakikati nedir?” gibi sorular üzerinde durur. Bilgi felsefesi, “Bilgi nedir? Eşya hakkında kesin bilgiye ulaşılabilir mi? Bilginin kaynakları nelerdir? Bilginin değeri nedir?” gibi soruları ele alır.

    Ahlâk felsefesi, ahlâkın menşeini, kurallarını araştırır. Estetik ise, sanatla ilgili meseleler üzerinde yorumlar yapar.

    Görüldüğü gibi, felsefenin araştırdığı konularla dinin ele aldığı meselelerin çoğu çakışmaktadır. Yani, bu konular, aynı zamanda dinin de konularıdır. Ancak, din bunları vahiy merkezli olarak cevaplandırırken, felsefe akıl merkezli olarak bunlara cevap arar. Gerçek şu ki, fizik sahasında akla büyük işler düşerken metafizik sahasında aklın gücü çok azdır. Çünkü akıl henüz kendisinin ne olduğunu tam mânâsıyla anlamış değildir.

    İslâm Dini, menşeinde vahye dayanmakla beraber, akla çok büyük önem verir. Fakat aklı her şey olarak da görmez. Zira akla dayanan felsefecilerin birbirinden farklı sonuçlara varmaları gösteriyor ki, akıl fizik sahasında bile çoğu zaman yeterli değildir. Metafizik sahada ise akıl yalnız başına fazla bir iş göremez. Görme olayında gören bir gözle beraber bir de ışığa ihtiyaç olduğu gibi, fizik ötesi gerçekleri görmek için de akıl gözüyle beraber vahiy güneşine ihtiyaç vardır.

    Sorularlarisaleinur




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  10. #10
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı Beste-i Rana Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yani felsefe ilmi harammıdır..?
    13. sözü oku...
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Anlamadım
    By barikindustry in forum İstek, Öneri ve Forum Yardımı
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 22.07.11, 16:28
  2. Kadınlar Erkeklere Günah Cihetinde Yetişemiyorlar mı? Burayı Anlamadım...
    By aşk-ı ilahi in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 26.03.09, 11:30
  3. Burayı İzah Eder misiniz?
    By Taşralı in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 29
    Son Mesaj: 18.08.08, 12:08

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0