+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Sorum Var! Hakiki Rızık Tahahhüdü Rabbani Altında ise...

  1. #1
    Gayyur Abı-Hayat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Yaş
    32
    Mesajlar
    82

    Question Sorum Var! Hakiki Rızık Tahahhüdü Rabbani Altında ise...

    Lemalarda 19 uncu risalenin 4üncü nüktesinde ;;;;
    Hakiki rızık taahhüdü Rabbani altındadır,beşerin sui ihtiyarı karışmazsa o zaruri rızkı her halde bulabilir deniliyor ,
    öncelikle bunu biraz açıklayabilirmiyiz????peki mesela Afrikada yada dünyanın başka yerlerinde açlıktan ölen insanlar var bu durumda bnunu nasıl açıklayabiliriz?yani bütün yaratılanların rızkı tahahhüt altında ise açlıktan ölme durumları birbiri ile çelişmiyor mu?
    "Çalışınız ,Çalışınız,Çalışınız!!!
    Ve katiyyen inanınızki NURUN şefaati ;NURUN duası ;NURUN hizmeti sizleri kurtaracaktır!!!

  2. #2
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Kardes asagidaki linkteki müzakere yardimci olur insallah:

    İnsan Açlıktan Ölmez,Adetin Terkinden Nasıl Ölür?
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  3. #3
    Dost korkmaz.halili - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    ÇORUM
    Mesajlar
    7

    Standart o kısmı baştan sona okunması lazım 12 :Lem'aya bakınız.

    Madem kırk günden yetmiş seksen güne kadar rızk-ı fıtrî devam ediyor ve madem Rezzâk ismi, gâyet geniş bir surette rûy-i zeminde cilvesi görünüyor ve madem hiç ümid edilmediği bir tarzda, memeden ve odundan rızıklar akıyor, baş gösteriyor. Eğer pür-şerr beşer, sû-i ihtiyarıyla müdahâle edip karışmazsa, her halde rızk-ı fıtrî bitmeden evvel, o zîhayatın imdadına o isim yetişiyor, açlıkla ölüme yol vermiyor. Öyle ise: Açlıktan ölenler, eğer kırk günden evvel ölseler, kat'iyen rızıksızlıktan değildir. Belki "Terk-ül-âdât min-el-mühlikât" sırriyle, sû-i ihtiyardan gelen bir âdet ve terk-i âdetten neş'et eden bir illetten, bir marazdan ileri gelmiştir. Öyle ise: Açlıktan ölmek olmaz, denilebilir

  4. #4
    Müdakkik Üye aczmendi reşha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    652

    Standart

    ve bihi nesteinu

    bu meseleyi evvela dar ve net bir alanda netleştirip ..
    sonra aynı kanunla açılalım..

    evet her kes ekmek pişirmiyor.
    gıda için tarlasıda yokturki ordan alsın.
    herkes kendinde olanı, sanatını , emeğini, vb. ni para, altın, akçeye çevirir.
    kendinde olan ile ,olmayanı ,fazlası olandan alır, böylece bu nimetlerin dagıtılması ile bir çok ilim ve hikmet ve tanışmalar ve yardımlar v.b. leri yaşanır.

    her belde ve ülkeninde orda olan sakinlerinin tüm ihtiyaçları zaruri derecede orda bulunmaktadır,
    keyfe kafi gelecek derecede ise ,değişik yerlerde bulunmaktardır.
    elmaslar afrikada ve afganda vb.
    petrol asyada. ama arabalar ve fabrikaları ve teknik aletler avrupadan çıkıyor..

    bunun gibi her belde veya ülke kendinde olan nimetler ile ,elinde az olanları ,fazlası olanlardan tedarik te dir..

    şimdi beşerin eli karışınca hele ehil olmayanların ve zalim ve hırsızların mazlumun malı telef ve gasp edilirken..

    telef ve gasp edenler hayatları boyunca harcamakla değilde savurmakla dahi bitiremeyeceklerinin üstüne çöreklenip ALLAH'IN KULLARINA VERDİĞİ NİMETLERİn Kullarına ulaşmasına engel oluyorlar, olmaya çalışıyorlar..
    bu olmaları onların dahi zaruri rızkına müdahale edemez illa o rızık( ölmek derecesine gelene ölmeyeceği kadarını haramdan dahi yemesine ruhsat verilerek hayatı helal rızkı gelene kadar muhafaza edilir) ona ulaştırılır. bu rızık gelmeden ölenlerin ölümü ise rızıksızlıktan değilde bedende o canlının sui ihtiyarı ile daha evvelden yaptığı tahribattan olurki bu ölüme AÇLIKTAN ÖLMEK DEMEZLER , O İLLETTEN ÖLDÜ DERLER..

    Amma avamın Allah'a olan bağlılığına halel vermeğe kalkanlar, inannanları dinleri ve kudsallarından soğutma zolunu seçenler,
    ve işin mahiyetini bilmeyenler haşa Allah'ı yarattığı mahlukatına bakmıyormuş gibi itham etmek yoluna giderler ki bu yolda yol yoktur..

    yani; Her bahar ,her sene, her asır, yaradılan bunca canlı ve onlarla birlikte ,hayat sürecekleri ortam ve gıdaları en mükemmel tarz ile yaradıldığına, kör olmayana her canlı hayatta kalması ile ve rızıklanması ile gösterir, sagır olmayana o nimetlerle beslendiklerinde ve hanelerindeki rahatlarındaki hallerini kendi lisanları ile her daim Rızık sahibine bir şükr bir teşekkür olarak takdim ederler vesselam..

    daha çok var uzun oldugundan işaret nevinden kısa kestik..

    اِهْدِنَاالصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ

    aczmendi reşha


  5. #5
    Gayyur enelbay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    39
    Mesajlar
    105

    Standart

    anlaşılıyorki beşerin eli çoktan karışmakla kalmamış,zulüm ve adaletsizlikle oraları böyle perişan etmiş
    Rabbim rahmet etsin
    ''Şefaatim ümmetimin büyük günah işleyenlerinedir''(S.A.V)
    Bu günahkar ümmetine şefaat et,Ya Resulallah

  6. #6
    Müdakkik Üye aczmendi reşha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    652

    Standart

    ve bihi nesteinu


    bu meslenin bu şekli ile kalması ve anlaşılması olmuyor açıklama yazmak gerekli oldu..

    o da şudur; yer yüzünde zerre kadar zulum yoktur Allahtan yana , kaderi ilahi den yana.. şöyleki; kadere iman eden bilir ki kendine bir cüz-i ihtiyar verilmiş ve seçip tercih hakkı vardır Allak kulunun bu adi tercihine istediğini bina eder.. isteyen kul mesul olur..kader buna bakar ve kulların ( müslümanların) Allaha ve dine olan lakaydlıkları ve günahları nisbetinde yaşadıkları belde itibarı ile esbab yırtılmadan ceza verilir bu aynı adalettir.. orda ceza açlık ise , avrupada evlatların büyüklerine canavar gibi isyan ve saldirmalarıda burda cezadır.. esbab ve hikmet perdesi yırtılmaz.. kaderden yana bu dahi RAHMETTİR ki bu o günahlara burda en az ceza ile o günahların silinme şeklidir ahirete bırakılmaması için hem maddi hem manevi temizlenmeleri netice verir..

    insanlardan yana yani zulum eden zalimler ise , bu zuledip mallarını çaldıklarının mallarını ( onlar Allaha ve dinlerine lakaydlar diye değil) onlar müslümandır diye ellerinden alıp çalıp onlara hem zulmederler hemde.. o kulların Allaha ve dinlerine olan sağlam bağlarına halel vermeye ve kendi saflarına çekmeye ve kendilerinin daga dogru olduklarına ve Allahın onlara burdada bu rahat imkanlarını verdiğine onları iknaya herbir desise ile açlışırlar..

    Amma bilmezler ki ehli mazlumun malı sada ka olur.. bu dünya darul hizmet ve meşakkat yeridir.. dünyevi her sıkıntıyı Allah o kullara hafif eder.. kısa bir zamanlarına mukabil BAKİ VE EBEDİ BİR cennet verir..eger bunların azını fark etseler tüm mallarını onlara verirler ve onların ellerine verilen ve verilecek olanları onlardan almak için her şeyi yaparlar..

    rivayetlerde varki; zalim bir hükümdar bir beldeyi zorla almak fikri ile muazzam bir ordu kurar ve o beldeye dogru yola çıkar.. bu haber o belde sakinlerine ulaşır.. o beldede bulunan bir alim hemen ahaliyi toplar ve herkesin tövbe etmesini kendi suçlarının cezasının yolda olduğunu anltır ve tşvbe ederler.. o sırada bir fırtına çıkar o koca ordu ilerleyemez ve hükümdarları der.. bunlar tövbe ettiler Allah yolumuzu kesitrdi bırakmıyor geri dönün..

    hem afrikadaki o halkamı acımalı acaba kendi halimizemi, burda bu bolluklarda nefs neler yapar insanın başına ne işler açar.. bunu lezzeti az .. cezası olsa azim olur..o afrikadakilerin ise nefsi ne yapa bu yoklukta sanki bir muhafaza edilme ile ahiretteki baki nimetleri muhafaza edilir gibi..
    üstadımızın ifadesi ile ..

    her zamanın bir hükmü var bu zamanda musibet(dine dokunmamak kaydı ile)şeklini değiştirmiş .. adeta ehli iman hakkında rahmet olmuş..sefahatlere girmelere mani olmuş..olur inşaallah..

    Zira nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi, hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket..
    ..vehmin gösterdiği surette olamaz." vesselam
    Konu aczmendi reşha tarafından (03.03.09 Saat 12:41 ) değiştirilmiştir.

    اِهْدِنَاالصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ

    aczmendi reşha


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hakiki Muhabbet Eden Hakiki Düşman Olamaz
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.02.12, 04:09
  2. Hz.Ali ve İmam-ı Rabbani(ra)
    By alanyali in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 03.03.09, 08:52
  3. İmam-ı Rabbani'den Bir Öğüt
    By busra in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 22.08.07, 14:42
  4. İmam-ı Rabbani den Bir Öğüt
    By aşur in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 07.11.06, 16:14
  5. Rızık
    By nurlu dağ in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06.11.06, 21:49

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0