+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 19

Konu: İnsanları Aşırı Düşünmek, (Takmak) Endişelenmek Bir Psikolojik Hastalıkmıdır?

  1. #1
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart İnsanları Aşırı Düşünmek, (Takmak) Endişelenmek Bir Rahatsızlık,Bir Hastalıkmıdır?

    Günümüz insanlarından bazıları fıtri olarak hassas olabiliyor ve diğer insanları tanısın tanımasın değer veriyor. Üzmemek, kırmamak, onların halleriyle hallenmek, endişelenmek, bazen tanımadığı, görmediği insanların elemleri ile müteellim oluyor...

    fakat bazen bizlerin bazen doktorların dillerinde şu kelimeler dolaşıyor: Takma... Bu kadar değer verme...Sadece kendini düşün...başkalarını düşünme... Bu kadar düşünürsen hasta olursun...Oluyorsun gibi...

    bu ruh yapısında bi insana hasta sıfatı yakıştırılabiliyor....

    belki risalei nurdan birazdan yazacağımız yer yukarıda söylediğimiz ifadeyle tam tamına mutabık düşmüyor lakin çok da alakadar görünüyor...Aziz üstadımızın aşağıdaki söylediği yerler halimize mutabık düşüyor... fakat söylediği elemin, eleminden ziyade Kur'andan gelen nurla nasıl feyze ve sürura dönüştüğünü ders almamız gerekiyor. Belki bu kadar hassas olmak normal fakat bu hassaslığı kuvvetli bir imanla ve tefekkürle desteklememek insanda bazı rahatsızlıkları netice veriyor...
    Konu MuM tarafından (28.01.09 Saat 14:42 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    Alıntı MuM Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Günümüz insanlarından bazıları fıtri olarak hassas olabiliyor ve diğer insanları tanısın tanımasın değer veriyor. Üzmemek, kırmamak, onların halleriyle hallenmek, endişelenmek, bazen tanımadığı, görmediği insanların elemleri ile müteellim oluyor...

    fakat bazen bizlerin bazen doktorların dillerinde şu kelimeler dolaşıyor: Takma... Bu kadar değer verme...Sadece kendini düşün...başkalarını düşünme... Bu kadar düşünürsen hasta olursun...Oluyorsun gibi...

    bu ruh yapısında bi insana hasta sıfatı yakıştırılabiliyor....

    belki risalei nurdan birazdan yazacağımız yer yukarıda söylediğimiz ifadeyle tam tamına mutabık düşmüyor lakin çok da alakadar görünüyor...Aziz üstadımızın aşağıdaki söylediği yerler halimize mutabık düşüyor... fakat söylediği elemin, eleminden ziyade Kur'andan gelen nurla nasıl feyze ve sürura dönüştüğünü ders almamız gerekiyor. Belki bu kadar hassas olmak normal fakat bu hassaslığı kuvvetli bir imanla ve tefekkürle desteklememek insanda bazı rahatsızlıkları netice veriyor...


    İşte, ey benim gibi ihtiyarlık münasebetiyle pek çok dostların firak acılarını çeken ihtiyar ve ihtiyareler! Sizin en ihtiyarınız her ne kadar zâhiren benden yaşlı ise de, mânen ben onlardan daha ziyade ihtiyarlığımı tahmin ediyorum. Çünkü fıtratımda rikkat-i cinsiye ile acımak hissi ziyade bulunduğundan, kendi elemimden başka, binler kardeşlerimin elemlerini de o şefkat sırrıyla çektiğimden, yüzler sene yaşamış gibi ihtiyarım. Ve siz ne kadar firak belâsını çekmişseniz, benim kadar o belâya mâruz kalmamışsınız. Çünkü oğlum yoktur ki yalnız oğlumu düşüneyim. Bendeki fıtrî olan bu ziyade acımaklık ve şefkat, binler Müslüman evlâtlarının, hattâ mâsum hayvanların teellümlerine karşı dahi bir rikkat, bir elem, o sırr-ı şefkatle hissediyordum. Hususî bir hanem yoktur ki fikrimi yalnız ona hasredeyim. Belki bu memleketle ve belki âlem-i İslâmın kıtas¨yla, hanem gibi, hamiyet-i İslâmiye noktasında alâkadarım. Ve o iki büyük hanedeki dindaşlarımın elemleriyle müteellim ve firaklarıyla mahzun oluyorum.

    İşte bütün ihtiyarlığımdan ve firak belâlarından gelen teessürâtıma, bana nur-u İmân tam kâfi geldi; kırılmaz bir rica, kopmaz bir ümit, sönmez bir ziya, bitmez bir teselli verdi. Elbette sizlere ihtiyarlıktan gelen karanlık ve gaflet ve teessürat ve teellümâta, İmân kâfi ve vâfidir. Asıl en karanlıklı ve en nursuz ve tesellisiz ihtiyarlık ve en elîm ve müthiş firak, ehl-i dalâletin ve ehl-i sefahetin ihtiyarlıklarıdır ve firaklarıdır. O rica ve ziya ve teselli veren imanı zevk etmek ve tesirâtını hissetmek için, ihtiyarlığa lâyık ve İslâmiyete muvafık ubudiyetkârâne bir tavr-ı şuurdârâne takınmakla olur. Yoksa, gençlere benzemeye çalışmak ve onların sarhoşça gafletlerine başını sokup ihtiyarlığını unutmakla değildir. (ev kemâ kâl) meâlindeki hadisi düşününüz. Yani, "Gençlerinizin en iyisi, temkinde ve sefahetlerden çekilmekte ihtiyarlara benzeyenleridir. Ve ihtiyarlarınızın en fenası, sefahette ve başını gaflete sokmakta gençlere benzeyenlerdir."
    Ey kardeşlerim ihtiyarlar ve hemşire ihtiyareler! Hadis-i şerifte vardır ki, "Altmış yetmiş yaşlarında ihtiyar bir mü'min dergâh-ı İlâhiyeye elini kaldırıp dua ederken, rahmet-i İlâhiye onun elini boş döndürmeye hicap ediyor." Madem rahmet size karşı böyle hürmet ediyor; siz de rahmetin bu hürmetini, ubudiyetinizle ihtiram ediniz.


  3. #3
    Ehil Üye Muntesip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    ....şehr-i güzin...
    Yaş
    33
    Mesajlar
    3.241

    Standart

    bir sey sormak istiyorum insan bazen fitrati geregi haddinden fazlaca duygusal olabiliyor..boyle oldugundan insanlara degerler ustu degerler kiymet verbiliyor;onlarin dediklerini onemseyebiliyor o cihettede yaralaniyor...3. lema da ve onuncu huccetil imaniyede de bu mevzuay adeginmis Ustad hzleri lakin denemelr sonunda hep ayni ahtaya dusuyursak nelr yapmaliyiz

    konu disi oldu ise affediniz

    Anlamaya başlama belirtilerinden birisi de ölme isteğidir...


  4. #4
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    Alıntı Muntesip Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bir sey sormak istiyorum insan bazen fitrati geregi haddinden fazlaca duygusal olabiliyor..boyle oldugundan insanlara degerler ustu degerler kiymet verbiliyor;onlarin dediklerini onemseyebiliyor o cihettede yaralaniyor...3. lema da ve onuncu huccetil imaniyede de bu mevzuay adeginmis Ustad hzleri lakin denemelr sonunda hep ayni ahtaya dusuyursak nelr yapmaliyiz

    konu disi oldu ise affediniz
    belki şu kısım ifadenizle uyuşabilir:



    Birden, esarette, Kosturma'daki camideki intibah-ı ruhî yine başladı. Onun eseri olarak, kalben merbut olduğum ve medar-ı saadet-i dünyeviye zannettiğim hâlâtı, esbabı tetkike başladım. Hangisini tetkik ettimse, baktım ki, çürüktür, alâkaya değmiyor, aldatıyor. O sıralarda,
    en sadakatli zannettiğim bir arkadaşımda,umulmadık bir sadakatsizlik ve hatıra gelmez bir vefasızlık gördüm. Hayat-ı dünyeviyeden bir ürkmek geldi.

  5. #5
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    Alıntı MuM Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    belki şu kısım ifadenizle uyuşabilir:



    Birden, esarette, Kosturma'daki camideki intibah-ı ruhî yine başladı. Onun eseri olarak, kalben merbut olduğum ve medar-ı saadet-i dünyeviye zannettiğim hâlâtı, esbabı tetkike başladım. Hangisini tetkik ettimse, baktım ki, çürüktür, alâkaya değmiyor, aldatıyor. O sıralarda,
    en sadakatli zannettiğim bir arkadaşımda,umulmadık bir sadakatsizlik ve hatıra gelmez bir vefasızlık gördüm. Hayat-ı dünyeviyeden bir ürkmek geldi.

    Kalbime dedim: "Acaba ben bütün bütün aldanmış mıyım? Görüyorum ki, hakikat noktasında acınacak halimize, pek çok insanlar gıptayla bakıyorlar. Bütün bu insanlar divane mi olmuşlar? Yoksa şimdi ben divane mi oluyorum ki, bu dünyaperest insanları divane görüyorum?"

  6. #6
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    Alıntı MuM Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kalbime dedim: "Acaba ben bütün bütün aldanmış mıyım? Görüyorum ki, hakikat noktasında acınacak halimize, pek çok insanlar gıptayla bakıyorlar. Bütün bu insanlar divane mi olmuşlar? Yoksa şimdi ben divane mi oluyorum ki, bu dünyaperest insanları divane görüyorum?"
    Her neyse... Ben, ihtiyarlığın verdiği şiddetli intibah cihetinde, en evvel, alâkadar olduğum fâni şeylerin fâniliğini gördüm. Kendime de baktım, nihayet-i aczde gördüm. O vakit, beka isteyen ve beka tevehhümüyle fânilere müptelâ olan ruhum bütün kuvvetiyle dedi ki: "Madem cismen fâniyim; bu fânilerden bana ne hayır gelebilir?Madem ben âcizim; bu âcizlerden ne bekleyebilirim? Benim derdime çare bulacak bir Bâkî-i Sermedî, bir Kadîr-i Ezelî lâzım" diyerek taharrîye başladım.

  7. #7
    Ehil Üye Muntesip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    ....şehr-i güzin...
    Yaş
    33
    Mesajlar
    3.241

    Standart

    abi bir sual daha soarabilir miyim

    Anlamaya başlama belirtilerinden birisi de ölme isteğidir...


  8. #8
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    Alıntı MuM Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Her neyse... Ben, ihtiyarlığın verdiği şiddetli intibah cihetinde, en evvel, alâkadar olduğum fâni şeylerin fâniliğini gördüm. Kendime de baktım, nihayet-i aczde gördüm. O vakit, beka isteyen ve beka tevehhümüyle fânilere müptelâ olan ruhum bütün kuvvetiyle dedi ki: "Madem cismen fâniyim; bu fânilerden bana ne hayır gelebilir?Madem ben âcizim; bu âcizlerden ne bekleyebilirim? Benim derdime çare bulacak bir Bâkî-i Sermedî, bir Kadîr-i Ezelî lâzım" diyerek taharrîye başladım.

    O vakit, herşeyden evvel, eskiden beri tahsil ettiğim ilme müracaat edip, bir teselli, bir rica aramaya başladım. Maatteessüf, o vakte kadar ulûm-u felsefeyi ulûm-u İslâmiye ile beraber havsalama doldurup, o ulûm-u felsefeyi, pek yanlış olarak, maden-i tekemmül ve medar-ı tenevvür zannetmiştim. Halbuki, o felsefî meseleler ruhumu çok fazla kirletmiş ve terakkiyât-ı mâneviyemde engel olmuştu. Birden, Cenâb-ı Hakkın rahmet ve keremiyle, Kur'ân-ı Hakîmdeki hikmet-i kudsiye imdada yetişti. Çok risalelerde beyan edildiği gibi, o felsefî meselelerin kirlerini yıkadı, temizlettirdi.

    Ezcümle, fünun-u hikmetten gelen zulümat-ı ruhiye, ruhumu kâinata boğduruyordu. Hangi cihete baktım, nur aradım; o meselelerde nur bulamadım, teneffüs edemedim. Tâ, Kur'ân-ı Hakîmden gelen Lâ ilâhe illâ Hû cümlesiyle ders verilen tevhid, gayet parlak bir nur olarak, bütün o zulümatı dağıttı; rahatla nefes aldım. Fakat nefis ve şeytan, ehl-i dalâlet ve ehl-i felsefeden aldıkları derse istinad ederek akıl ve kalbe hücum ettiler. Bu hücumdaki münâzarât-ı nefsiye, lillâhilhamd, kalbin muzafferiyetiyle neticelendi. Çok risalelerde kısmen o münazalar yazılmış. Onlara iktifâ edip, burada yalnız binde bir muzafferiyet-i kalbiyeyi göstermek için, binler bürhandan birtek bürhan beyan edeceğim. Tâ ki, gençliğinde hikmet-i ecnebiye veya fünun-u medeniye namı altındaki kısmen dalâlet, kısmen mâlâyâniyat meseleleriyle ruhunu kirletmiş, kalbini hasta etmiş, nefsini şımartmış bir kısım ihtiyarların ruhunda temizlik yapsın; tevhid hakkında şeytan ve nefsin şerrinden kurtulsun

  9. #9
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    Alıntı Muntesip Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    abi bir sual daha soarabilir miyim
    hı hı.şahsıma değil de umuma sorarsanız. kardeşlerinde verecek cevabları olur ve vardır muhtemelen.

  10. #10
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart


    Saç ve sakalımdaki beyaz kılların ve bir
    vefâdârın sadakatsizliği neticesinde o şâşaalı ve zâhiren tatlı ve süslü İstanbul'un hayat-ı dünyeviyesinin ezvâkından bana bir nefret geldi. Nefis, meftun olduğu ezvâkın yerinde mânevî ezvâk aradı. Bu ehl-i gafletin nazarında soğuk ve ağır ve nâhoş görünen ihtiyarlıkta bir teselli, bir nur istedi. Felillâhilhamd, Cenâb-ı Hakka yüz bin şükür olsun, bütün o hakikatsiz, tatsız, akıbetsiz ezvâk-ı dünyeviye yerine, hakikî, daimî ve tatlı ezvâk-ı imaniyeyi Lâ ilâhe illâ Hû'da ve nur-u tevhidde bulduğum gibi, ehl-i gafletin nazarında soğuk ve sakîl görünen ihtiyarlığı, o nur-u tevhidle çok hafif ve hararetli ve nurlu gördüm.
    Ey ihtiyar ve ihtiyareler! Madem sizlerde İmân var ve madem imanı ışıklandıran ve inkişaf ettiren namaz ve niyaz var. İhtiyarlığınıza ebedî bir gençlik nazarıyla bakabilirsiniz. Çünkü onunla ebedî bir gençlik kazanabilirsiniz. Hakikî soğuk ve sakîl ve çirkin ve zulmetli ve elemli olan ihtiyarlık ise, ehl-i dalâletin ihtiyarlıklarıdır, belki de onların gençlikleridir. Onlar ağlamalı, onlar "Vâ esefâ, vâ hasretâ!" demeli. Sizler, ey muhterem imanlı ihtiyarlar, "Elhamdü lillâhi alâ külli hal" deyip mesrurâne şükretmelisiniz.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kaş almak ve peruk takmak..
    By gamze-i_dilruzum in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.12.12, 21:00
  2. Ölümü Düşünmek..
    By zerre06 in forum Beyin Fırtınaları
    Cevaplar: 49
    Son Mesaj: 22.08.09, 20:00
  3. Ölümü Düşünmek
    By ecrin54 in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.10.07, 13:19
  4. Risale-i Nur'la Düşünmek
    By elff in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.01.07, 20:52

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0