+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 22

Konu: 3. Sözün Verdiği Manalar

  1. #1
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart 3. Sözün Verdiği Manalar

    İbâdet(ALLAHIN EMİRLERİNİ YERİNE GETİRİP YASAKLARINDAN UZAK DURMAK) ne büyük bir ticaret ve saadet; fısk(aLLAHIN EMİRLERİNİ TERK EDİP ONA İSYAN ETMEK) ve sefâhet(YASAK ŞEYLERE DÜŞKÜNLÜK,HARAMDA LEZZET ALMAK) ne büyük bir hasâret (ZARAR ETME,HÜSRANA DÜŞME) ve helâket (MAHVOLMA) olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle:
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  2. #2
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Bir vakit, iki asker, uzak bir şehre gitmek için emir alıyorlar. Beraber giderler. Tâ yol ikileşir. Bir adam orada bulunur. Onlara der: "Şu sağdaki yol, hiç zararı olmamakla beraber, onda giden yolculardan ondan dokuzu büyük kâr ve rahat görür. Soldaki yol ise, menfaati olmamakla beraber, on yolcusundan dokuzu zarar görür. Hem ikisi, kısa ve uzunlukta birdirler. Yalnız bir fark var ki; intizamsız(DÜZENSİZ), hükümetsiz olan sol yolun yolcusu çantasız, silâhsız gider. Zâhirî bir hiffet(HAFİFLİK), yalancı bir rahatlık görür. İntizam-ı askerî(ASKERİ DÜZEN) altındaki sağ yolun yolcusu ise, mugaddî(GIDA VERİCİ) hulâsalardan dolu dört okkalık (BİR OKKA 1200GR İSE,4 OKKA YAKLAŞIK 5 KG AĞIRLIĞINDA)bir çanta ve her adüvvü(DÜŞMANI) alt ve mağlûp edecek iki kıyyelik(2 OKKALIK YANİ 2400 GR AĞIRLIĞINDA) bir mükemmel mîrî (DEVLET MALI OLAN)silâhı taşımaya mecburdur."
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  3. #3
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    O iki asker, o muarrif(YOL GÖSTERİCİ) adamın sözünü dinledikten sonra, şu bahtiyar(AKILLI,TEMİZ) nefer sağa gider. Bir batman ağırlığı(YANİ 5 KG ÇANTA İLE 2,4 KG SİLAHI) omzuna ve beline yükler. Fakat kalbi ve ruhu binler batman minnetlerden ve korkulardan kurtulur. Öteki bedbaht(AKILSIZ,KÖTÜ DÜŞÜNCELİ) nefer ise, askerliği bırakır. Nizâma (KANUNA,DÜZENE)tâbi olmak istemez. Sola gider. Cismi bir batman ağırlıktan kurtulur. Fakat kalbi binler batman minnetler altında ve ruhu hadsiz korkular altında ezilir. Hem herkese dilenci, hem her şeyden, her hâdiseden(OLAYDAN) titrer bir sûrette gider. Tâ mahall-i maksûda (İSTENİLEN YERE) yetişir. Orada, âsi ve kaçak cezasını görür.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Askerlik nizâmını (DÜZENİNİ,DİSİPLİNİNİ)seven, çanta ve silâhını muhâfaza eden ve sağa giden nefer ise, kimseden minnet almayarak, kimseden havf etmeyerek(KORKMAYARAK), rahat-ı kalb ve vicdan ile gider. Tâ, o matlûb(İSTENİLEN) şehire yetişir. Orada, vazifesini güzelce yapan bir nâmuslu askere münâsip bir mükâfat görür.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Bu arada düşünelim..neden birisi ceza aldı?diğeri mükafat?..ceza alanı..askerlik düzeninin dışına çıktı..askerliğe isyan etti..ben hürüm dilediğimi yaparım dedi..düzene müzene uymam dedi..sialhı çantayı attı..arzularının peşinde gitti..ve neticede KAÇAK CEZASINI ALARAK HAPS EDİLDİ....diğeri ise düzene,kanuna ,hükümete,askerliğe isyan etmedi..kendisinden istenileni yerine getirdiği için mükafatını gördü...
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  6. #6
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    HİKAYE BİTTİ..ŞİMDİ İSE HİKAYENİN HAKİKATLARI NEDİR?Bakalım......İşte ey nefs-i serkeş!(İSYAN EDEN,BAZIBOZUK NEFİS) Bil ki, o iki yolcu, biri mutî-i kanun-u İlâhî(İLAHİ KANUNLARA UYAN VE GEREĞİNİ YERİNE GETİREN), birisi de âsi (İSYAN EDEN)ve hevâya (NEFSANİ İSTEKLERİNE )tâbi insanlardır. O yol ise, hayat yoludur ki, âlem-i ervâhtan gelip(RUHLAR ALEMİNDEN), kabirden geçer, âhirete gider. O çanta ve silâh ise ibâdet ve takvâdır. İbâdetin, çendan, zahirî bir ağırlığı var. Fakat, mânâsında öyle bir rahatlık ve hafiflik var ki, tarif edilmez.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  7. #7
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    TAKVÂ : Bütün günahlardan kendini korumak; dinin yasak ettiği şeylerden kaçınmak....TAKVÂDARÂNE : Bütün günahlardan kendini koruyarak; dinin yasak ettiği şeylerden kaçınarak. TAKVÂ-I HAKİKÎ : Gerçek takva, Allah korkusu. Bütün günahlardan kendini korumak; dinin yasak ettiği şeylerden kaçınmak. TAKVA-YI KÂMİLE : Allah korkusuyla yaşayıp emir ve yasaklarına harfiyyen uymak.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  8. #8
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Çünkü, âbid(KUL), namazında der: EŞHEDU EN LA İLAHE İLLALLAH Yani, "Hâlık(YARATICI) ve Rezzâk(RIZIK VEREN), Ondan başka yoktur. Zarar ve menfaat, Onun elindedir. O hem Hakîmdir(HİKMETLİ İŞ YAPAR,) abes (BOŞ)iş yapmaz. Hem Rahîmdir(ŞEFKATLİDİR), ihsanı, merhameti çoktur" diye itikad ettiğinden(İNANDIĞINDAN), her şeyde bir hazîne-i rahmet(RAHMET HAZİNESİNİN) kapısını bulur. Duâ ile çalar. Hem herşeyi kendi Rabbinin emrine musahhar görür(BOYUN EĞMİŞ GÖRÜR). Rabbine ilticâ eder(SIĞINIR); tevekkül( Sebeplere sarıldıktan sonra neticesini Allah`a bırakma, neticeye rıza gösterme) ile istinad edip(DAYANIP), her musîbete karşı tahassun eder.(KORUNUR). İmânı ona bir emniyet-i tâmme (TAM GÜVEN,KORKUSUZLUK ) verir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  9. #9
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Evet, her hakiki hasenât(İYİLİK) gibi, cesâretin dahi menbaı(KAYNAĞI) imândır, ubûdiyettir.(İBADETTİR) Her seyyiât(GÜNAH) gibi, cebânetin(KORKAKLIĞIN) dahi menbaı(KAYNAĞI) dalâlettir.(HAK YOLDAN SAPMAKTIR) Evet, tam münevverü'l-kalb(KALBİ NURLANMIŞ) bir âbidi(KULU), küre-i arz(YERKÜRE) bomba olup patlasa, ihtimâldir ki, onu korkutmaz. Belki hârika bir kudret-i Samedâniyeyi(,ALLAHIN KUDRETİNİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ) lezzetli bir hayret ile seyredecek. Fakat, meşhur(TANINMIŞ) bir münevverü'l-akıl(AKLI NURLANMIŞ) denilen kalbsiz bir fâsık(HAK YOLDAN ÇIKMIŞ İSYANKAR) feylesof ise, gökte bir kuyruklu yıldızı görse, yerde titrer. "Acaba bu serseri yıldız arzımıza çarpmasın mı?" der, evhâma düşer. (Bir vakit böyle bir yıldızdan Amerika titredi. Çokları gece vakti hânelerini terk ettiler.)
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  10. #10
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Evet, insan nihayetsiz şeylere muhtaç olduğu halde, sermâyesi hiç hükmünde. Hem nihayetsiz(SONSUZ) musîbetlere mâruz olduğu(UĞRADIĞI) halde, iktidarı(GÜCÜ KUVVETİ) hiç hükmünde birşey. Adetâ sermâye ve iktidarının dairesi, eli nereye yetişirse o kadardır. Fakat emelleri, arzuları ve elemleri(ACILARI) ve belâları ise; dairesi, gözü, hayali nereye yetişirse ve gidinceye kadar geniştir. Bu derece âciz ve zayıf, fakir ve muhtaç olan ruh-u beşere(İNSANIN RUHUNA) ibâdet, tevekkül, tevhid, teslim ne kadar azîm bir kâr, bir saadet, bir nimet olduğunu, bütün bütün kör olmayan görür, derk eder(ANLAR). Mâlûmdur ki, zararsız yol, zararlı yola velev on ihtimâlden bir ihtimâl ile olsa tercih edilir. Halbuki, meselemiz olan ubûdiyet(KULLUK) yolu, zararsız olmakla beraber, ondan dokuz ihtimâl ile bir saadet-i ebediye(DAİMİ HUZURUN) hazînesi vardır. Fısk ve sefâhet(İSYAN ETMEK,HARAM ŞEYLERDE ZEVK ALMANIN) yolu ise hattâ fâsıkın (İSYANCININ,GÜNAHKARIN)itirafiyle dahi menfaatsiz olduğu halde, ondan dokuz ihtimâl ile şekâvet-i ebediye(EBEDİ AZAP) helâketi bulunduğu, icmâ ve tevâtür (YALAN İHTİMALI OLMAYAN BİR CEMAATİN BİRLEŞEREK SÖYLEMELERİ) derecesinde, hadsiz ehl-i ihtisâsın(BU İŞDE SÖZ SAHİBİ ALİMLERİN) ve müşâhedenin(GÖRDÜKLERİNİ SÖYLİYEN MÜRŞİDLERİN) şehâdetiyle sabittir ve ehl-i zevkin ve keşfin ihbarâtıyla (HABERLERİYLE)muhakkaktır.(GERÇEKTİR).
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. 11. Söz'ün Verdiği Manalar?
    By ademyakup in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 154
    Son Mesaj: 14.01.09, 09:12
  2. Sözün Etkisi...
    By yasemenn in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 27.11.08, 17:33
  3. Sözün Bittiği Yer
    By Şahide in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.09.08, 12:32
  4. Ruhu İnsanideki Manalar...
    By eyyubi in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 14.12.07, 22:53
  5. Sözün özü...
    By edep in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 15.09.07, 14:18

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0