+ Konu Cevaplama Paneli
9. Sayfa - Toplam 9 Sayfa var BirinciBirinci ... 7 8 9
Gösterilen sonuçlar: 81 ile 87 ve 87
Like Tree1Beğeni

Konu: Felsefenin Meş'um Nazarıyla Ene Nasıl Bir Vaziyete Girer?

  1. #81
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    58
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    " Nur’un her talebesi, ‘ene’ye bizatihî bir varlık atfetmeme, ‘ene’den ‘Hüve’ye bir yol bulma çabasındadır. O yüzden, ‘enâniyet,’ ‘ene’nin Hüve’yle irtibatını kuramayıp insanın kendisini—bilerek veya bilmeyerek—şu veya bu düzeyde putlaştırması şeklindeki olumsuz anlamıyla, Risâle câmiasında dûçar olmaktan en ziyade korkulan hali ifade etmektedir."

  2. #82
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    58
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    "‘Ene’den Hüve’ye yol bulamama, ‘ene’de takılıp kalma, ‘enâniyet yapma’ korkusu, bu kavramdan haberdar olan her mü’minin, bu minvalde her Risâle-i Nur talebesinin dünyasında önemli bir yere sahiptir. Öyle ki, hayatını, düşüncelerini, sözlerini ve davranışlarını bu çerçevede değerlendirip karamsarlığa düşenlerimiz de az sayıda değildir. Hubab Risâlesi’nde, işte bu noktada bize yol gösteren ve yüzümüzü karamsarlıktan alıp ümide döndüren bir bahis karşılıyor bizi. ‘Ene’ şirkinden azade olmanın, ‘ene’yi bir karadelik gibi değil de bir ayna olarak istimal edebilmenin yolu olarak, ‘zikrullah’ı gösteriyor Bediüzzaman. “Ene ile tâbir edilen, enâniyetin kalbi, Allah Allah zikrinin şua ve harâretiyle yanıp delinirse, büyüyüp gafletle firavunlaşamaz. Ve, Hâlık-ı semavat ve arza isyan edemez” diyor."

  3. #83
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    58
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    "Risâle-i Nur’daki ‘ene’ vurgusundan dolayı, ‘şahsî enaniyet’lerini aşma noktasında her Nur talebesinin ciddi bir mesafe kat’ettiğini düşünüyorum. Risâle-i Nur dairesi içindeki mü’minlerde her hal ve şartta kendini beğenme ve beğendirme, nefsini her hâlükârda savunma gibi tavırların pek görülmeyişi; bilâkis alçakgönüllülük, tevazu gibi özelliklerin hale ve söze aksediyor olması da bu sayede gerçekleşiyor."

  4. #84
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    58
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    "Rahmet-i Rahmân’dan umulur ki, ‘ene’lerimiz delinip ‘Hüve’yi gösterir hale gelsin. Hem ferden ferdâ, hem de bir beraberce O’na işaret etsin, O’nu göstersin, O’nu bildirsin..."

  5. #85
    Müdakkik Üye ecma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    32
    Mesajlar
    936

    Standart

    Alıntı Fehim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "Rahmet-i Rahmân’dan umulur ki, ‘ene’lerimiz delinip ‘Hüve’yi gösterir hale gelsin. Hem ferden ferdâ, hem de bir beraberce O’na işaret etsin, O’nu göstersin, O’nu bildirsin..."
    amin amin amin!

  6. #86
    Müdakkik Üye DERMAN25 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    705

    Standart

    emeeğe sağlık fehim hoca güzel anlatınız...
    Dünyada iki şeyi sevdim:Bi o nu Bi de özgürlüğümü,,,özgürlüğüm için canımı onun için özgürlüğümü feda Ederim..



  7. #87
    Ehil Üye Ararad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    3.762

    Standart

    Alıntı ecma Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hem, meslek-i felsefenin esâsât-ı fâsidesindendir ki, ene, kendi zâtında hava gibi zayıf bir mahiyeti olduğu halde, felsefenin meşum nazarı ile mânâ-i ismî cihetiyle baktığı için, güyâ buhar-misâl o ene temeyyü' edip, sonra ülfet cihetiyle ve maddiyâta tevaggul sebebiyle güyâ tasallûb ediyor. Sonra gaflet ve inkâr ile, o enâniyet, tecemmüd eder. Sonra isyan ile tekeddür eder, şeffâfiyetini kaybeder. Sonra gittikçe kalınlaşıp sahibini yutar. Nev-i insanın efkârıyla şişer; sonra sâir insanları, hattâ esbâbı kendine ve nefsine kıyas edip, onlara-kabul etmedikleri ve teberrî ettikleri halde-birer firavunluk verir. İşte o vakit, Hâlık-ı Zülcelâlin evâmirine karşı mübâreze vaziyetini alır, -1- der, meydan okur gibi Kadîr-i Mutlakı acz ile ittiham eder. Hattâ, Hâlık-ı Zülcelâlin evsâfına müdâhale eder; işine gelmeyenleri ve nefs-i emmârenin firavunluğunun hoşuna gitmeyenleri ya red, ya inkâr, ya tahrif eder. yardımlarınızı beklıyorum....şimdiden tşk ediyorum...
    “ mânâ-i ismî cihetiyle baktığı için,“ Demek Vartanın başlangıç noktası burası. Başladı mı ene tutup doğruyu gösterene, Mana-i harfiyi gösterip ikna edene “ aşk “ olsun...
    Hak ile iştigal etmezsen
    batıl seni istila eder...

    İ. Şafii.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. ... bana lezzet vermiyor; dünyaya ancak bir misafirhane nazarıyla bakıyorum.
    By fanidünya... in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 12.06.15, 05:09
  2. Müslüman depresyona girer mi?
    By ecma in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.12.13, 10:07
  3. Felsefenin Şakirdi Kardeşinden Kaçar mı?
    By karatoprak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 14.12.07, 22:07
  4. Rejim Ne Zaman Tehlikeye Girer?
    By sitem in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04.10.07, 11:25

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0