+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 18

Konu: Risale-i Nur Perde Altında Daha Ziyade Feyiz ve Nur Verir." Bizim Perde Altımız?...

  1. #1
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart Risale-i Nur Perde Altında Daha Ziyade Feyiz ve Nur Verir." Bizim Perde Altımız?...

    İmam-ı Ali (r.a.) iki defa "sırren, sırren" demesi işaret eder ki, perde altında daha ziyade feyiz ve nur verir.


    şu anımızda,risale-i nurumuzdan daha ziyade feyiz ve nur elde etmek için bizim PERDE ALTIMIZ nedir.neresidir. ne yapmaktır.



  2. #2
    Ehil Üye tazarru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    32
    Mesajlar
    1.374

    Standart

    Özellikle son günlerde edindiğim bir kanaattir ki;Risale-i nurlardan daha ziyade istifade etmek ve feyiz almanın bir yoluda yazmaktır.Hemde bir cihetle nurlara perde altından hizmet etmektir.
    " Ey Rabbim,
    Kuran'ı kalbimin baharı,sıkıntı ve gamlarımın atılma vesilesi kılmanı Senden niyaz ediyorum."




    O, “ben Senin Rabbin değil miyim?” dedi. Sen “Evet” dedin. “Evet” demenin şükrü nedir, bilir misin? Çok bela çekmektir. Bilir misin bela çekmenin sırrı nedir? Yani fakr u fena dergahındaki halkaya katılmaktır...

  3. #3
    Ehil Üye _MerHeM_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Alem-i şehadet
    Mesajlar
    2.225

    Standart

    maşallah kardeşlerime ...

    Anlayışınız bizlerede şevk oluyor inşaallah..

    Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.

    Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

    Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.


  4. #4
    Vefakar Üye yenipınar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    419

    Standart

    Sırren tenevveret


    Gerek Bediüzzaman Said Nursi’nin şahsi hayatında gerekse davası olan Risale-i Nur davasında Hazreti Ali'nin (ra) yeri tartışmasızdır. Risale incelemelerinin her yerinde Hazreti Ali'nin (ra) izlerine rastlamak mümkündür. Kendisine uygulanan baskıların en şiddetli döneminde de en büyük teselliyi Hazreti Ali'nin (ra) Risale-i Nur'a işaretlerinde bulmuştur Bediüzzaman.

    Bu işaretlerden en ilginci bir hizmet metodu haline gelen "sırren teneveret" düsturudur. Yani gizli ve örtülü olarak nurlandırma Risale-i Nurun temel metotlarından biri haline gelmiştir. Özellikle telif ve neşir hizmetlerinin başladığı yıllar düşünüldüğünde bu ilkenin ne derece etkin olduğu çok net görülecektir. Çok gizli ve örtülü yapılan bu hizmet, dolaplara girilerek dışarıdan ışık görülmesine imkan vermeden yazı yazmak suretiyle gizlice yapılmıştır.

    Bugün gelinen noktada Risale-i Nur; her tür iletişim vasıtasıyla gazete, dergi, radyo, televizyon, internet, ulusal ve uluslararası sempozyumlar gibi her vasıta ile gündeme gelmekte neşr ve ilan edilmektedir.

    Böyle bir ortamda sırren teneveret düsturundan bahsetmek doğru mudur acaba? Sırren teneveret geçmiş dönemlerde uygulanan ve nesh olmuş hukuki tabirle kadük olmuş bir hizmet düsturu mudur? Yoksa esas itibariyle çok başka manaları içeren ve kıyamete kadar hükmünü icra edecek bir hizmet düsturu mudur?

    Risale-i Nur’un bu asrın ve gelecek asrın ihtiyaçlarına cevap vereceği ve gelecek nesillere ulaştığında olsa olsa meydana gelebilecek çatlakların kapatılarak bu hakikatlerin sunulması gerektiği hususunda hiçbir tereddüdüm yoktur. Bu nedenle sırren teneveret düsturunun sadece örtülü nurlanma değil aynı zamanda gizli nurlanma olarak da algılanabileceği hususunun Risale-i Nur okumalarında anlaşılabileceği kanaatindeyim.

    Bediüzzaman Said Nursi’nin Kastamonu Lahikası 12. Mektubunda, said'de (toprak) bulunan "Sad"da "Sin"in gizlenmiş olmasına getirdiği izahı hatırlayalım. “Said tam toprak gibi mahviyet ve terk-i enaniyet ve tevazu-i mutlakta bulunmak şarttır; ta ki Risale-i Nur’u bulandırmasın, tesirini kırmasın.”

    Toprak olma deyimi izahtan varestedir. Bediüzzaman’ın hayatını bu tevazu şahikasında geçirdiğine tüm hayatı şahittir. Bu nedenledir ki Bediüzzaman, talebeleri tarafından kendisine verilen ve ispat edilen hiçbir manevi makamı kabul etmemiş ve bazen de bu kahraman talebelerini kırmıştır.

    Risale-i Nur talebeliğini her türlü makam ve mevkinin üzerinde tutan Bediüzzaman, kendisine yönelik teveccühlerin hepsini red ederek benliğini Risale-i Nur hizmetinin içerisinde eritmiştir. Bu nedenledir ki Bediüzzaman’a hakiki manada talebe olanlar da aynı şekilde davranmış ve elde edilen şeref ve muvaffakiyet Risale-i Nur davasının oluşturduğu şahs-ı maneviye mal olmuştur. Bugün Risale-i Nur davasının geldiği nokta bu gizli saklı kahramanların oluşturduğu şahs-ı manevinin eseri olarak vücut bulmuştur.

    Risale-i Nur davasına mensubiyet iddiasında bulunanların kendi benlik ve enaniyetlerini toprağa gömmesi, benliğini davanın havuzunda eritmesi, şahsi makam ve teveccüh istememesi ve Risale-i Nur hakikatlerine ayine olması elzemdir. Bu nedenledir ki benliğini ve benliğin isteklerini örtmek ve teveccühlerin İman ve Kur’an hakikatlerine yönelmesine çalışmak ve böylece kişiliklerin üstünü örterek hakikatlerin neşrine çalışmak sırren teneverete mazhar olmak demektir kanaatindeyim.

    Bu nedenledir ki şahsi meziyet ve kemalatımızı veya hizmette takaddümümüzü ileri sürerek veyahut Risale-i Nur’u iyi bildiğimiz iddiasıyla şahsımıza teveccüh istemek veya gelen teveccühlerden hoşlanmanın Risale-i Nur davasıyla bağdaşmaz.

    Sırren Teneverete mazhar bir davanın şahsi kemalatlara değil birbirinde fani olan, kardeşinin kemalatıyla iftihar eden ve davasında toprak olanlarla nurlanacağı açıktır.
    Kendisinden yaşça daha genç ve hizmet yılı olarak daha az hizmet içinde bulunan Zübeyir Gündüzalp’in karşısında Tahiri Mutlu’nun ayakta el bağlayarak durması şüphesiz davasını ve hizmetini her şeyden üstün tutması ve davası uğruna “mahviyet ve terk-i enaniyet ve tevazu-i mutlakta bulunma”sının ifadesidir. Yani toprak olmasıdır. Bunun karşısında Zübeyir Gündüzalp’in de aynı şekilde ve aynı tevazuda mukabele etmesi ve toprak olması ve hiçbir zaman fazilet füruşluk nev’inden gıpta damarını tahrik etmemesi de dikkat edilmesi gereken çok önemli bir husustur.

    İşte bizzat Bediüzzaman’ın rahle-i tedrisinden geçerek ortaya çıkan bu sistem Risale-i Nur hizmetinin gizlice yazıldığı dolaplardan çıkmasını ve aktar-ı aleme yayılmasını sağlamıştır. Bu nedenledir ki hizmet içinde, Tahiri ve Zübeyir'le birlikte Üstadının iltifat ve duasına nail olmak için aynı sistemde çalışmak ve davada fani olmak gerekir.

    Şahısların değil sistemin hakimiyeti nurlanma sebebi olacaktır. Unutmamak gerekir ki Allah rızası için yapılan en küçük bir hizmet dahi büyük mesabesindedir. Bir güler yüz, samimi bir musafaha veya beş liralık bir mertlik çok kahraman insanların İman ve İslamiyet davasına kazandırılmasına vesile olabilmektedir.
    Allah cümlemize ihlas-ı tammı nasip etsin.
    18/12/2008 - 22:03 -dozislam@risalehaber.com

    http://www.risalehaber.com/yazar_370...enevveret.html

    Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi, ittibâ-ı Kur'ân'dır.

    Bediüzzaman


  5. #5
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    sırren tenevvereti sadece neşr olarak ele almak sanıyorum ki yanlış bir çözümlemedir.

    hz ali r.a ifadesi ile " perde altında daha ziyade feyiz ve nur verir" demek çoğaltmaklamı alakadardır sadece.

    sırren tenevvereti neden çoğaltmak dergi vs ile düşünülüyor sadece.

    eğer dergi, gazete vsile sırren tenevveret kalkmış denilirse mantıkça o vakit "perde altında daha ziyade feyz ve nur vermesi de kalkmış demektir. Çünki bu düşüncedeki insan şu zamanda madem sırren tenevveretten söz edilemez diyorsa o vakit " perde altında daha ziyade feyz ve nur verir" hakikati de ortadan kalkmış demelidir...

    evet perde altında daha ziyade feyz ve nur vermesi kalkmıştır bazılarına göre. fakat ne çare üstadımız zamanında bu kadar vasıtalar yoktu fakat üstadımızın talebeleri bizlerden daha ziyade feyzli ve nurlu idiler... saff-ı eveldiler...

    bir kıyas ile bizler madem efendimiz aleyhisselatuvesselama ve sahabe efendilerimize benzemek istiyoruz halimizle hareketimizle tavrımızla üslübumuzla..tarzımızla... onların hizmet tarzını benimsiyoruz...çübnki asr-ı saadettir...

    bu kıyas ile hizmetimizin saffı evvelleri olan ağabeylerin hşzmetteki metodlarını, hallerini, tarzlarını kendi fikrimizin mahsulatlarından önde tutarsak ancak onlar gibi oluruz.

    netice olarak sırren tenevveret ortadan kalkmıştır diyen bir fikir " o zaman sırren tenevveret sırrı ile perde altında daha ziyade feyz ve nur vermekte risalei nur hizmeti için kalkmıştır demektir.

    çünki şu an sırren tenevveretin olduğunu kabul etmeyen bu manayı da mantığıyla kabul etmemek zorundadır.

    sırren tenevveret bitmiştir fikrine bir cümle îmân-ı tahkîkiyi taşıyan hâlis ve sâdık şâkirtleri dahi, bulundukları kasaba ve karye ve şehirlerde, hizmet-i îmâniye îtibariyle âdetâ birer gizli kutub gibi, mü'minlerin mânevî birer nokta-i istinâdı olarak, bilinmedikleri ve görünmedikleri ve görüşülmedikleri halde, kuvve-i mâneviye-i îtikadlan cesur birer zâbit gibi, kuvvet-i mâneviyeyi ehl-i îmânın kalblerine verip, mü'minlere mânen mukâvemet ve cesâret veriyorlar.


    selam ve dua ile kardeşler.

  6. #6
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    En mahrem parçaların, en nâmahremlerin ellerine geçmesi ve sırran tenevveret meselesine bir bakış da Üstaddan.

    Aziz, sıddık kardeşlerim, "Allah'ın, kullarını sevkettiği ve onlar için seçtiği her şeyde hayır vardır."ve"Bakarsınız, sizin hoşlanmadığınız birşey, hakkınızda hayırlı olur." (Bakara Sûresi, 2:216.)sırrıyla,Risale-i Nur'un en mahrem parçaları, en nâmahremlerin ellerine geçmek ve en mütekebbirlerin başlarına vurmak ve en baştakilerin yanlışlarını göstermek için "sırran tenevveret" perdesinden çıktı. (On Üçüncü Şua )

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  7. #7
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    ve eğer sırren tenevveretin kalkmıştır düşüncesi risale nurun duyurulması, ilan edilmesi noktasında, herkesin haberi vardır düşüncesi ise bu da yanlıştır aciz fikrime göre...

    üstadımızın zamanınaki kaynaklara bakılsa ve risalei nura bakılsa risalei nuru nasılda ilan etikleri..mahkmelerde vs haykırdıkları.. ve risaleinurun ta mebusların ellerinde serbestçe dolaşması bu fikri cerhediyor... ta mebuslara kadar biliniyor... herkesin medar-ı dikkatini celb ediyor...

    hem "Risaletü'n-Nur, kendi kendine Kur'an'ın himayeti ve hıfz-ı Rabbânî altında intişar ediyor. İmam-ı Ali (r.a.) iki defa "sırren, sırren" demesi işaret eder ki, perde altında daha ziyade feyiz ve nur verir.

    "Risâle-i Nur, bu asrı ve gelecek asırları tenvir edecek olan bir mu'cize-i Kur'âniyedir" deniliyorsa... risalei nur ebde kadar inşaallah perde altında daha ziyade feyz ve nur vermeye devam edecektir.Risalei nurun şanı inşaallah bunu gerektirir.

    sırren tenevveretn kalkttığını farz edip feyz ve nuru sadece ilan etmek ve çoğaltmak olarak basmak olarak algılarsak o zaman sadece basılsın...okunmasın..

    ama risaletünnur perde altında daha ziyade feyz ve nur veriyor... hangi sır ile. sırren tenevveret ile. kime veriyor "DAHA ZİYADE" feyzi ve nuru risaletünnur? onunla meşkul olana. Evet başk şekilde feyz ve nur yoktur denilmez fakat DAHA ZİYADE FEYZ VE NUR vermesi perde altındadır...
    Fakat ne çare ki, iğtinam edebildiğim kısacık vakitlerde zihnimi safîleştirip Nurların karşısına, dolayısıyla Kur'ân'ın mucizeleri mecmuasına ve aziz, muhterem Üstadımın medresesine ve ol Seyyidü'l-Kevneyn Peygamberimiz Efendimiz (a.s.m.) Hazretlerinin ravza-i saadetlerine ve nihayet Rabbü'l-Âlemîn Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerinin huzur-u lâmekânîsine çıkıyorum. Bu sebeple cidden "O Nurlarla iştigal etmediğim zamanlar, keşki enfâs-ı ma'dude-i hayattan olmaya idiler" diyorum.
    Hulûsi

    hulusi ağabeyimizden bir cümle:



  8. #8
    Vefakar Üye .zemzemi. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Berzahistan
    Mesajlar
    405

    Standart

    Meziyetin varsa hafâ türâbında kalsın; tâ neşv ü nemâ bulsun

    Ey zîhassa-i meşhure! Taayyünle zulmetme. Ger perde-i hafânın altında sen kalırsan, ihvânına verirsin ihsan ve bereketi.
    Herbir ihvânın altında sen çıkması, hem de o sen olması imkân ve ihtimâli, herbirine celb eder bir nazar-ı hürmeti.
    Eğer taayyün edip, perde altından çıksan, mükerrem iken altında, üstünde zâlim olursun. Güneş iken orada, burada gölge edersin,
    İhvânını düşürttürüp hem nazar-ı hürmetten. Demek taayyün ve teşahhus, zâlim birer emirdir. Sahih doğru böyle ise, hem de böyle görürsün.
    Nerede kaldı yalancı tasannu' ve riyâ ile kisb-i teşahhus, şöhret? İşte bir sırr-ı azîm ki hikmet-i İlâhî, hem o nizâm-ı ahsen.
    Bir ferd-i fevkalâde, kendi nevi içinde setr ile perde çeker, bununla kıymet verdirir, hem de eder müstahsen.
    İşte sana misâli: İnsan içinde velî, ömür içinde ecel, olmuş meçhul ve mühmel. Cumada müstetirdir bir saat, kabul olur duâ edersen.
    Ramazan'da münteşir bir leyle-i zû-kadir. Esmâü'l-Hüsnâda muzmer iksir-i İsm-i âzam. Bu misâllerin haşmeti, hem de o sırr-ı hasen,
    İbhamda izhâr eder, ihfâda ispat eder. Meselâ, ecelin ibhamında bir muvâzene vardır; her dakikada tutar ne vaziyet alırsan.
    Kefeteyn-i havf ü recâ, hizmet-i ukbâ-dünya tevehhüm-ü bekâî, lezzet-i ömrü verir. Yirmi sene müphem bir ömür olsa ahsen.
    Nihayeti muayyen bin senelik bir ömre. Zîrâ nısfı geçerse, her saati geldikçe güyâ adım atarak darağacına gidersin.
    Şey'en şey'en üzülmek ve hem de teselli vermez; sen de rahat etmezsin.
    Allah (c.c) hep 12'den vurur.

  9. #9
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    İşin başka boyutu ve çözümü şöyle bir boyutla bakmak nurun edebi ile t'ediptir..
    Tek perde ve tek perdeleyen perde kendimiz...
    Kendimizden geçsek muazzam perdeler altında esma-i ilahiyetinin perdeleri ile mazhariyetin lezzetini yaşatır ,nurlar...yeterki perde olmayalım..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  10. #10
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Bu müthiş zulümâta karşı, sönük bir cep fenerim vardı. Onu istimâl ettim, yarım yamalak ışığıyla baktım; pek müthiş bir vaziyet bana göründü. Hattâ önümdeki köprünün başında ve etrafında öyle müthiş ejderhalar, arslanlar, canavarlar göründü ki, "Keşke bu cep fenerim olmasa idi, bu dehşetleri görmese idim" dedim. O feneri hangi tarafa çevirdim ise, öyle dehşetler aldım. "Eyvah! Şu fener, başıma belâdır" dedim.
    Ondan kızdım; o cep fenerini yere çarptım, kırdım. Güyâ onun kırılması, dünyayı ışıklandıran büyük bir elektrik lâmbasının düğmesine dokundum gibi, birden o zulümât boşandı. Her taraf o lâmbanın nuru ile doldu; her şeyin hakikatini gösterdi.
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Aramızda bir tek perde var ya Rabbi...!!!
    By gamze-i_dilruzum in forum Dualar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 24.06.13, 22:37
  2. Sen Sana Perde
    By Muntesip in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 06.09.08, 21:24
  3. Sen Sana Perde
    By hasandemir in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 10.09.07, 17:19
  4. Perde(ler)
    By KedimiKimYedi in forum Edebiyat
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 11.08.07, 23:29

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0