+ Konu Cevaplama Paneli
2. Sayfa - Toplam 41 Sayfa var BirinciBirinci 1 2 3 4 12 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 ve 408
Like Tree2Beğeni

Konu: Haydi Risale-i Nur Dersine

  1. #11
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Çünki bir nimetin vücudu, o nimetin umum şartlar?na bakar. Hâlbuki o nimetin yokluğu, bir tek şart?n yok olmas?yla oluyor. Meselâ: Bir bahçeyi sulayan cetvelin deliğini açmayan adam, o bahçenin kurumas?na ve o nimetlerin yokluğuna sebep ve illet oluyor. Fakat o bahçenin nimetlerinin vücudu, o adam?n hizmetinden başka, yüzer şartlar?n vücuduna yetişmekle beraber, illet-i hakikî(hakiki tesir sahibi) olan kudret ve irade-i Rabbaniye(Allah’?n iradesi, dilemesi) ile vücuda gelir. (17.Lema)
    Konu elff tarafından (25.05.07 Saat 15:07 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  2. #12
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Demek ki bir fiilin yaratılması için yüz şart gerekirse bizim meylimiz ve istememiz sadece bir şarttır. Doksan dokuz şart yerine gelse, bir şart eksik olsa o şartlar tamamlanmaz, eksik olur. Ancak yüz şart yerine gelse acaba o fiil tamamlanmış olur mu? Hayır olmaz. Çünkü hakiki tesir sahibi olar Allah’ın iradesi ve kudreti tecelli etmeden o fiil tamamlanmaz ve de yaratılmaz. Onun için sebeplerin hiçbir tesiri ve icat kabiliyeti yoktur. Bizim irade-i cüz’iyyemiz de sebeplerden sadece birisidir. Ancak Allah bizim cüz-i irademizi kendi külli iradesi ve kudretine bir şart yapmıştır. Onun için biz iyiliklerde hak dava edemeyiz, ancak kötülüklerden mesul oluruz. Kötülükler yüz şarttan bir şartın eksik kalmasına hakiki sebep olur ve o fiil hayır cihetiyle yaratılmaz. Bu nedenle kötülükler tahrip ve şer olmuştur. Yüz şart yerine gelecek ki ondan sonra Allah’ın iradesi ve kudreti o fiilin yaratılmasına tecelli etsin.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  3. #13
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Bence aynı konuyla ilgili Risale-i Nur'un başka bir yerinden alıntı yapmak da gayet faydalı olacaktır. Hem böylelikle fihristde oluşturmuş oluruz. İnşirah kardeş siz şu kuralları bir daha gözden geçirseniz

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  4. #14
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    ben de konuyu baştan sona okudum şimdi,risale i nurun hocas? yine risale i Nur'dur hakikatinin güzel bir örneği olmuşbeyin jimlastiği de çok güzel oluyor,herkes farkl? noktalara değiniyor..
    Konu elff tarafından (25.05.07 Saat 15:08 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  5. #15
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Kulun amelleri yarat?l?ş?yla beraber peşinen ald?ğ? nimetlerin ücretidir.Başka bir ifadeyle amellerimizin karş?l?ğ? verilmişönceden.Saadet-i Ebediye bize yapt?ğ?m ibadetler mukabilinde verilmeyecek.Dolay?s?yla amellerimizi evvela geleceğimizi kazanmak için değil, geçmiş borçlar?m?z? ödemek için işlemeliyiz.Burada yapt?ğ?m?z ibadetlerle sadece geçmişte verilen nimetlerin şükrünü eda etmeye çal?ş?yoruz. Ve bütün ömrümüzü ibadet ve taatte de geçirsek verilen bir göz nimetinin dahi şükrünü eda edemiyoruz. Bu nedenle kulun ameline güvenmeye hakk? yoktur.
    Konu elff tarafından (25.05.07 Saat 15:08 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  6. #16
    Vefakar Üye edeb_ya_Huu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    363

    Standart

    hmm o cümleler senin mi meyvenin zeyli?maşallah
    Konu elff tarafından (25.05.07 Saat 15:08 ) değiştirilmiştir.
    Dopdulu bir şevkle çıkıp yollara düşeli,geçtin manaları küheylan gibi encama ereceğin heyecanından belli,şahlan ki geliyor gökler ötesinden tebşir.

  7. #17
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Meyvenin Zeyli kardeşimin izah ettiği yer risalelerde 24.Sözde geçiyor.
    "?kinci Meyve: Ey nefis! Ubudiyet, mukaddeme-i mükâfat-? lâhika değil, belki netice-i nimet-i sâb?kad?r. Evet biz ücretimizi alm?ş?z. Ona göre hizmetle ve ubudiyetle muvazzaf?z. Çünki ey nefis! Hayr-? mahz olan vücudu sana giydiren Hâl?k-? Zülcelal, sana iştihal? bir mide verdiğinden Rezzak ismiyle bütün mat'umat? bir sofra-i nimet içinde senin önüne koymuştur. Sonra sana hassasiyetli bir hayat verdiğinden, o hayat dahi bir mide gibi r?z?k ister. Göz, kulak gibi bütün duygular?n, eller gibidir ki, rûy-i zemin kadar geniş bir sofra-i nimeti, o ellerin önüne koymuştur. Sonra manevî çok r?z?k ve nimetler isteyen insaniyeti sana verdiğinden, âlem-i mülk ve melekût gibi geniş bir sofra-i nimet, o mide-i insaniyetin önüne ve akl?n eli yetişecek nisbette sana açm?şt?r. Sonra nihayetsiz nimetleri isteyen ve hadsiz rahmetin meyveleriyle tegaddi eden ve insaniyet-i kübra olan ?slâmiyeti ve iman? sana verdiğinden, daire-i mümkinat ile beraber esma-i hüsna ve s?fât-? mukaddesenin dairesine şamil bir sofra-i nimet ve saadet ve lezzet sana fethetmiştir. Sonra iman?n bir nuru olan muhabbeti sana vermekle, gayr-? mütenahî bir sofra-i nimet ve saadet ve lezzet sana ihsan etmiştir. Yani, cismaniyetin itibariyle küçük, zaîf, âciz, zelil, mukayyed, mahdud bir cüz'sün. Onun ihsan?yla cüz'î bir cüz'den, küllî bir küll-ü nurani hükmüne geçtin. Zira hayat? sana vermekle, cüz'iyetten bir nevi külliyete ve insaniyeti vermekle hakikî külliyete ve ?slâmiyeti vermekle ulvî ve nurani bir külliyete ve marifet ve muhabbeti vermekle muhit bir nura seni ç?karm?ş.
    ?şte ey nefis! Sen bu ücreti alm?şs?n. Ubudiyet gibi lezzetli, nimetli, rahatl?, hafif bir hizmetle mükellefsin. Halbuki, buna da tenbellik ediyorsun. Eğer yar?m yamalak yapsan da, güya eski ücretleri kâfi gelmiyormuş gibi, çok büyük şeyleri mütehakkimane istiyorsun. Ve hem "Niçin duam kabul olmad?" diye nazlan?yorsun. Evet, senin hakk?n naz değil, niyazd?r. Cenab-? Hak Cennet'i ve saadet-i ebediyeyi, mahz-? fazl ve keremiyle ihsan eder. Sen, daima rahmet ve keremine iltica et. Ona güven ve şu ferman? dinleSözler:sh:»(S:361)
    Konu elff tarafından (25.05.07 Saat 15:16 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  8. #18
    Pürheves mirza-bey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    Mersin
    Mesajlar
    187

    Standart

    maşallah..

  9. #19
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    30 Ekim 2006 Pazartesi Dersimiz...

    ?’lem eyyühe’l-aziz!

    F?sk çamuruyla mülevves olan medeniyet, insanlar? da o çamurla telvis ediyor. Ezcümle: Riyaya şan ve şeref nam?n? vermiş; insanlar? da o pis ahlaka sevk ediyor. Hakikaten insanlar o riyaya öyle al?şm?şlar ki, şah?slara yapt?klar? gibi, milletlere, hatta unsurlara bile yap?yorlar. Gazeteleri o riyaya dellal, tarihleri de alk?şç? yapm?şlard?r. Bu yüzden şahsi hayatlar "hamiyet-i cahiliye" ünvan? alt?nda unsuri hayatlara feda edilmektedir.


    Mesnevi Nuriye, s. 159
    ............................. .........
    Lügatçe:
    Mülevves:Kirli,bulaş?k
    Telvis: Kirletmek, pisletmek, bulaşt?rmak.
    Hamiyet:Gayret
    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Günümüzdeki mimsiz medeniyet,şan ve şöhret-makam sahibi olmay? bir meziyet zannederek insanlara ş?r?ngalam?şt?r adeta.Asl? riya olan bu makamlar,üstünü süsleyip püsleyip,insanlar? da o çark?n içine alm?şt?r.

    Şöyle bir bakal?m çevremize ,gerçekten de insanlar-hatta mütedeyyin dediklerimiz ve nefislerimiz- o riyaya öyle al?şm?ş?z ki,sadece bir-iki kişi değil milletler bile bu batakl?ğa bat?yorlar.Bunlar?n unsurlar? ise diyor;Gazete ve tarihler..Manen alk?şç? olmuşlar.Misal verecek olursak;magazin programlar?,baz? gazeteler vs...

    ?hlas? unutup,r?za-i ?lahi için çal?şmay? unutup bizler,bir makam sevdas?na koşturmuş gidiyoruz.Ama gaflet perdesi ve günümüzdeki medeniyet öyle bir değiştirmiş ki bunu sanki riya değil o iş.O makamlar için neleri feda etmiyoruz ki.Farz? ihlal edebiliyoruz.R?za-i ?lahi bir hiç olmuş...

    Şöhret diyor üstad hzleri şöhret ayn? bir riyad?r...

    Alıntı nefis Nickli Üyeden Alıntı
    Günaha boğulan bir medeniyet yanl?ş? doğru gibi gösterebilir,bunuda tüm inasanl?ğa al?şkanl?k yapt?rabilir.Bu yanl?ş? her yere duyurup,O yanl?şlar?da insan hayat?na feda ettirebilir.
    Günümüz ahir zaman değil midir?Şimdilerde yanl?şlar doğru gibi gösterilmiyor mudur?Bu tür kesimler,kendilerindeki günahlarla birlikte insanl?ğ?da o kirlilikle kirletiyorlar,sürüklüyorlar.Buna bağl? olarak da hakikate değil,riya yolunda koşan günümüz,birçok boş ve kendisine bağ?ml? yapacak meşgaleleri kendisine hayat olarak biçmekle as?l yanl?ş? yapmaktalar.
    Yada dinimizi yaşamam?za k?s?tl?k getiren baz? kesimlerde,bu kendi karş?tl?l?ğ?n? tüm insanl?ğa çeşitli araçlarla kabul ettirecek davran?şlar? sergiliyorlar.

    (Bu arada Kelimelerin üstüne iki defa bas?nca anlamlar? geliyor,lügat yapmaya gerek yok asl?nda)

    "Hakikaten insanlar o riyaya öyle al?şm?şlar ki, şah?slara yapt?klar? gibi, milletlere, hatta unsurlara bile yap?yorlar.
    Bu yüzden şahsi hayatlar "hamiyet-i cahiliye" ünvan? alt?nda unsuri hayatlara feda edilmektedir."

    Mülevves medeniyetin saltanat? unsuriyete,?rkç?l?ğa dayan?nca gaddarca "Milletin selâmeti için herşey feda edilir" düsturunu uyguluyorlar..Şah?slar? feda ediyorlar..
    Konu elff tarafından (25.05.07 Saat 15:17 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  10. #20
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    3 Kas?m 2006 Cuma Eklentimiz
    Evet hakikî terakki ise; insana verilen kalb, s?r, ruh, ak?l hattâ hayal ve sair kuvvelerin hayat-? ebediyeye yüzlerini çevirerek, her biri kendine lây?k hususî bir vazife-i ubudiyet ile meşgul olmaktad?r.
    Günümüz Bat? Medeniyeti insanlar?, özgürlük hürriyet ad? alt?nda nefislerine esir etmiş ve böylelikle hakiki terakkilerine engel olmaktad?r. ?nsanlar serbest olal?m derken, sefaletin içine düşmektedirler ve nefislerine köle olmaktad?rlar. Sefih medeniyetin kurmuş olduğu tuzaklar?n en baş?nda şüphesiz medya gelmektedir. ?nsan?n kalb, s?r, ruh, ak?l hattâ hayal ve sair kuvvelerini zincirleyen medya, ne yaz?k ki bu işi zorla değil sevdirerek bile bile yapt?rmaktad?r

    Bilhassa gençleri ve kad?nlar? hedef kitle seçmiş, ellerinden hakiki hürriyetlerini alm?ş, nefisperest hale getirmiştir. Hak, hürrüyet, eşitlik kavramlar?yla kand?r?l?p nefisperest hale gelen insan, vazife-i hayat?n? unutup hedonizme(hazc?l?k) yönelmiş, kalb, s?r, ruh, ak?l hattâ hayal ve sair kuvvelerinin yüzünü ahirete değil dünyaya çevirmiş insanl?ktan sukut etmiştir. (Bilmem anlatabildim mi?)
    Konu elff tarafından (25.05.07 Saat 15:19 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Canlı Nur Dersine Katılmaya Ne Dersiniz ???
    By 1kul in forum Sesli ve Görüntülü Risale-i Nur Sohbetleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 09.04.09, 20:20
  2. Haydi Sen de Katıl
    By Ebu Rudeyha in forum Tavsiye Edilen Siteler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.05.08, 13:03
  3. Haydi Cihad'a
    By ademyakup in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 03.10.07, 22:10
  4. Üsküdar İHL'de Kızı M.G Dersine Giremeyen Baba
    By Cankardeş in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 08.09.07, 14:07
  5. Haydi Sünnete, Haydi Şefaate...
    By Sonsuz-Nur in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 19.10.06, 07:04

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0