+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 36

Konu: Nasıl Bir Belagat Var?

  1. #1
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Question Nasıl Bir Belagat Var?

    Kur'anın her kelimesi beliğdir..
    belağatı i'cazlıdır..
    mucizedir..
    herkese , herkesime hitab eder..
    herkes kendi fehmine göre hisse alır..
    mesela aşağıdaki alıntıda bir bedevinin ilgili ayetteki hissesi..


    Hem, bedevî bir edip,

    (Artık emrolunduğun şeyi kafalarını çatlatırcasına ısrarla anlat. (Hicr Sûresi: 94.) )

    âyeti okunurken, işittiği vakit secdeye kapanmış.
    Ona dediler: "Sen Müslüman mı oldun?"
    O dedi: "Yok, ben bu âyetin belâgatına secde ettim." 25.söz


    Sual:Bedevi bir edip bu kısa ayette ne gibi bir belagat görmüş..bu ayetin hangi belagatına secde etmiş..bu manada tefekkürünüzle , tefekkürmün imdadına yetişirseniz.minnetar olacağımm..şimdiden tşkler..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  2. #2
    Ehil Üye aşk-ı ilahi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2.407

    Standart

    İKİNCİ ŞUA:
    Kur'anın câmiiyet-i hârikulâdesidir. Şu şuânın, beş lem'ası var.
    Birinci Lem'a: Lafzındaki câmiiyettir. Elbette evvelki sözlerde, hem bu sözde zikrolunan âyetlerden şu câmiiyet aşikâre görünüyor.
    Evet لِكُلِّ اَيَةٍ ظَهْرًا وَبَطْنًا وَ حَدًّا مَطْلَعًا وَلِكُلٍّ شُجُونٍ وَغُصُونٍ وَ فُنُونٍ olan Hadîsin işaret ettiği gibi; elfâz-ı Kur'aniye, öyle bir tarzda vaz'edilmiş ki, herbir kelâmın, hattâ herbir kelimenin, hattâ herbir harfin, hattâ bâzan bir sükûnûn çok vücuhu bulunuyor. Herbir muhatâbına ayrı ayrı bir kapıdan hissesini verir.
    Meselâ:
    وَالْجِبَالَاَوْتَادًا yâni: «Dağları zemininize kazık ve direk yaptım» bir kelâmdır. Bir âminin şu kelâmdan hissesi: Zâhiren yere çakılmış kazıklar gibi görünen dağları görür, onlardaki menafiini ve nimetlerini düşünür, Hâlıkına şükreder.


    Ben artık Rabbime döndüm sakın bana gülme Leyla.

    Gerçek aşkı Onda buldum, sakın bana kızma Leyla.


  3. #3
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart



    evet bu ayette ne gibi bir belagat var ki..bedevi edip iman etmemiş ama secde etmiş..

    yardımlarınız bekliyorumm
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  4. #4
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart

    Bu bölüme benziyor biraz galiba..

    eselâ: Bu cümlede, azabı dehşetli göstermek için en azının şiddetle tesirini göstermekle göstermek ister. Demek taklîli ifade edecek cümlenin bütün heyetleri de bu taklile bakıp ona kuvvet verecek. İşte lâfzı, teşkiktir. Şek, kıllete bakar. lâfzı, azıcık dokunmaktır. Yine kılleti ifade eder. lâfzı maddesi, bir kokucuk olup kılleti ifade ettiği gibi, sîgası bire delâlet eder. Masdar-ı merre, tâbir-i sarfiyyesinde biricik demektir. Kılleti ifâde eder. 'daki tenvin-i tenkirî, taklîli içindir ki, o kadar küçük ki, bilinemiyor demektir. lafzı, teb'îz içindir. Bir parça demektir. Kılleti ifâde eder. lâfzı; nekâl, ikâba nisbeten hafif bir nevi cezadır ki, kıllete işâret eder. lâfzı; Kahhar, Cebbâr, Müntakim'e bedel yine şefkati ihsas etmekle kılleti işaret ediyor. İşte bu kadar kılletteki bir parça azab böyle tesirli ise, ikab-ı İlâhî ne kadar dehşetli olur kıyas edebilirsiniz diye ifade eder. İşte şu cümlede küçük heyetler nasıl birbirine bakıp yardım eder. Maksâd-ı küllîyi, herbiri kendi lisanıyla takviye eder. Şu misâl bir derece lafz ve maksada bakar.
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  5. #5
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı Ebu Hasan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu bölüme benziyor biraz galiba..

    eselâ: Bu cümlede, azabı dehşetli göstermek için en azının şiddetle tesirini göstermekle göstermek ister. Demek taklîli ifade edecek cümlenin bütün heyetleri de bu taklile bakıp ona kuvvet verecek. İşte lâfzı, teşkiktir. Şek, kıllete bakar. lâfzı, azıcık dokunmaktır. Yine kılleti ifade eder. lâfzı maddesi, bir kokucuk olup kılleti ifade ettiği gibi, sîgası bire delâlet eder. Masdar-ı merre, tâbir-i sarfiyyesinde biricik demektir. Kılleti ifâde eder. 'daki tenvin-i tenkirî, taklîli içindir ki, o kadar küçük ki, bilinemiyor demektir. lafzı, teb'îz içindir. Bir parça demektir. Kılleti ifâde eder. lâfzı; nekâl, ikâba nisbeten hafif bir nevi cezadır ki, kıllete işâret eder. lâfzı; Kahhar, Cebbâr, Müntakim'e bedel yine şefkati ihsas etmekle kılleti işaret ediyor. İşte bu kadar kılletteki bir parça azab böyle tesirli ise, ikab-ı İlâhî ne kadar dehşetli olur kıyas edebilirsiniz diye ifade eder. İşte şu cümlede küçük heyetler nasıl birbirine bakıp yardım eder. Maksâd-ı küllîyi, herbiri kendi lisanıyla takviye eder. Şu misâl bir derece lafz ve maksada bakar.
    Evet benziyor doğru..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  6. #6
    Yasaklı Üye semerat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    120

    Standart

    âyeti okunurken, işittiği vakit secdeye kapanmış.
    Ona dediler: "Sen Müslüman mı oldun?"

    O dedi: "Yok, ben bu âyetin belâgatına secde ettim." 25.söz
    Ben burasının anlayamadım nasıl iş bu

    Bedevi bakıyor Ayette Belagat var bu belagatı gören Kur'anı kerimin tümüne iman etmesi gerekmezmi.bununla Birlikte Müslüman olması beklenmezmi

  7. #7
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Alıntı yalnız_seyyah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    evet bu ayette ne gibi bir belagat var ki..bedevi edip iman etmemiş ama secde etmiş..

    yardımlarınız bekliyorumm
    Abi geçen gün Kur'an-ı Kerim okurken benimden aklımdan bu geçti ve sen ne temiz kalplisin ki böyle bir konu açtın...
    Bende düşündüm Kur'an da cahiliye devrindeki en kuvvetli şairleri hayrete düşürecek bir belagat var...Ama ben bu belagatı fehm edecek bir yeteneğe sahip değilim diye düşündüm...Sonra risaleyi aldım elime okudum...

    Sûre-i -1- i okurken




    Şu âyetleri okurken şeytan dedi ki: "Kur'anın en mühim fesahatını, siz onun selasetinde ve vuzuhunda buluyorsunuz. Halbuki; şu âyette nereden nereye atlıyor? Sekerattan tâ kıyamete atlıyor. Nefh-i Sur'dan muhasebenin hitamına intikal ediyor ve ondan Cehennem'e idhali zikrediyor. Bu acib atlamaklar içinde hangi selaset kalır? Kur'anın ekser yerlerinde, böyle birbirinden uzak mes'eleleri birleştiriyor. Böyle münasebetsiz vaziyetiyle selaset, fesahat nerede kalır?"


    Elcevap: Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın esâs-ı i'câzı, en mühimlerinden belâgatından sonra îcâzdır. İcâz, i'câz-ı Kur'ân'ın en metîn ve en mühim bir esâsıdır. Kur'ân-ı Hakîm'de şu mu'cizâne îcâz, o kadar çoktur ve o kadar güzeldir ki, ehl-i tetkik, karşısında hayrettedirler. Meselâ,


    -3-

    kısa birkaç cümle ile, tûfan hâdise-i azîmesini netâiciyle öyle îcâzkârâne ve mu'cizâne beyân ediyor ki, çok ehl-i belâgatı, belâgatına secde ettirmiş.




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  8. #8
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Sana yardım etmek elbetteki benim haddime değil abim sen burada tevazunla birlikte, yapmak istediğin bizi şevke getirip tefekkür ettirmen...
    O ayeti okuduktan sonra daha dikkatli okumaya başladım...
    Mesela dikkat ettinizmi bilmem Kur'an-ı Kerimde hatim duasından sonra bir dua var,ve normalde Ku'an-ı büyük bir kolaylıkla okuduğum halde o hatim dualarında çok zorlanıyorum...Ve ben bunu Kuranın belagatına bağlıyorum...Ve cahiliye devrindeki şairlerin niye böyle hayrete düştüklerini daha iyi anladım...




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  9. #9
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Hem, bedevî bir edip,

    (Artık emrolunduğun şeyi kafalarını çatlatırcasına ısrarla anlat. (Hicr Sûresi: 94.) )

    âyeti okunurken, işittiği vakit secdeye kapanmış.
    Ona dediler: "Sen Müslüman mı oldun?"
    O dedi: "Yok, ben bu âyetin belâgatına secde ettim." 25.söz


    Sual:Bedevi bir edip bu kısa ayette ne gibi bir belagat görmüş..bu ayetin hangi belagatına secde etmiş..bu manada tefekkürünüzle , tefekkürmün imdadına yetişirseniz.minnetar olacağımm..şimdiden tşkler..
    Öncelikle bu ayetten önceki hali düşünmekte fayda var.Çünkü tebliğ bu ayete kadar sırran perde altından vuzuha çıkıyor.Hemde öyle bir emir ile çıkıyor ki "Artık emrolunduğun şeyi kafalarını çatlatırcasına ısrarla anlat." Bizler ehl-i iman olduğumuz halde bu ayetteki belâgate hayran oluyoruz.Çünkü belâgat; hitap ettiği kimselere göre uygun, tam yerinde, düzgün ve hakîkatlı söz , hâlin gerektirdiğine uygun söz söylemek durumudur.

    Bir bedevi dahi ayetteki şecaate ve belâgate hayran oluyor.Çünkü zahiren bu ayeti tasdik edecek şartlar görünmediği halde ayet alınları çatlatırcasına tebliğden bahsdiyor.


    Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın dahi zamanında Ceziretü'l-Arabda en ziyade revaçta dört şey idi:

    Birincisi: Belâgat ve fesahat.
    İkincisi: Şiir ve hitabet.
    Üçüncüsü: Kâhinlik ve gaibden haber vermek.
    Dördüncüsü: Hâdisât-ı maziyeyi ve vâkıât-ı kevniyeyi bilmekti.

    İşte, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan geldiği zaman, bu dört nevi malûmat sahiplerine karşı meydan okudu.

    Başta, ehl-i belâgate birden diz çöktürdü; hayretle Kur'ân'ı dinlediler.

    İkincisi, ehl-i şiir ve hitabet, yani muntazam nutuk okuyan ve güzel şiir söyleyenlere karşı öyle bir hayret verdi ki, parmaklarını ısırttı. Altınla yazılan en güzel şiirlerini ve Kâbe duvarlarına medar-ı iftihar için asılan meşhur Muallâkat-ı Seb'alarını indirtti, kıymetten düşürdü.

    Hem gaipten haber veren kâhinleri ve sâhirleri susturdu. Onların gaybî haberlerini onlara unutturdu. Cinnîlerini tard ettirdi. Kâhinliğe hâtime çektirdi.

    Hem ümem-i sâlifenin vekayiine ve hâdisât-ı âlemin ahvâline vakıf olanları hurafattan ve yalandan kurtarıp, hakikî hâdisât-ı maziyeyi ve nurlu olan vekayi-i âlemi onlara ders verdi.

    İşte bu dört tabaka, Kur'ân'a karşı kemâl-i hayret ve hürmetle onun önüne diz çökerek şakirt oldular. Hiçbirisi hiçbir vakit birtek sûreyle muarazaya kalkışamadılar.(On Dokuzuncu Mektup )

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  10. #10
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı semerat Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Ben burasının anlayamadım nasıl iş bu

    Bedevi bakıyor Ayette Belagat var bu belagatı gören Kur'anı kerimin tümüne iman etmesi gerekmezmi.bununla Birlikte Müslüman olması beklenmezmi
    İşte Kuranın mucizeliği bir kısa ayet dahi...
    O zamanın şair ve belagatı bilen inları tarafından farkediliyor..
    Kuranın belagatını gören edip bedevi bunu görebiliyor, kuranın o mucizeliğine secde ediyor..ama iman etmiyor..
    O zaman insanlarında bunun benzeri çok görülür..
    mesela Resulullah kabede kuran okurken , kabe örtüsünün altına girip kuranın dinleyen müşriklerden bahsedilir..Kuranın teraveti, fesaheti, belagatı kendini dinletiyor ama iman ise nasip işi..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bast-ı Zaman Hakikatine Nasıl Ulaşılır? Nasıl Elde Edilebilir?
    By MuM in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 79
    Son Mesaj: 13.10.15, 19:35
  2. Namaz Vakitleri Nasıl Hesaplanır ve İstikbal-i Kıble Nasıl Bulunur
    By virs in forum Kitap, Dergi, Albüm Tanıtımları ve E-Kitap Paylaşımları
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 23.11.09, 03:40
  3. Lâfızperestlik ve Belagat
    By karatoprak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 06.10.09, 16:04
  4. Şifremi Nasıl Değiştirebilirim, Mesajlarıma Yazılan Cevapları Nasıl Görebilirim?
    By Gül-ihamra in forum İstek, Öneri ve Forum Yardımı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05.11.07, 23:17
  5. Belagat - Fesahat - Üslub
    By gulsah in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.01.07, 20:09

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0