+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 21

Konu: Kur'ana Suikast Nedir...

  1. #1
    Yasaklı Üye semerat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    120

    Standart Kur'ana Suikast Nedir...

    konu mahrem cevap verirken şifreli cevap verebilirsiniz bir mesele hakkında konuşacaktım şahsın birisi Risalerde geçiyor bildiğiniz gibi,Kur'anı kerime sui kastta bulunmak istiyor adamın gayesi nedir?neden böyle bir şeye tesebbüs etmek istiyor? hemen ardından aklıma birşey daha geldi yine vaktin evvelinde malum bir şahıs yine muhterem bir şahısa tefsir yaptırıyor.burda bir beis görmüyorum keza o muhterem zat müsbet birisi vede ortaya güzel bir eser çıkmış o malum şahsın bu tefsiri yazdırma kastı nedir sonuçtata ortaya kötü bir şey çıkmamış hala evlerde bu kitap okunmakta ozaman diyebilirmiyiz o malum şahıs iyi iş yapmış böyle bir tefsir yazdırmış?

  2. #2
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Evet kardeşim, ancak ordaki niyet ve amaç önemlidir.

    O malum şahıs şöyle demiştir;"Kur'anı tercüme edelim ta ne mal olduğu anlaşılsın"

    Sonuçta tercüme yapan şahıs niyeti bilmediği için mesul olmaz. Ancak, o niyete mukabele etmek için ve tepki için tercümeye bir süre buğz edilmiştir. Yoksa tercümeden korkulmamıştır. Hiç kimsenin Kur'andan da mealinden de şüphesi yoktur.

    Muhabbetle
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  3. #3
    Yasaklı Üye semerat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    120

    Standart

    Tercümeye neden buğzediliyorki hadi bunu başka bir adam tercüme etseydi yada üzerinde malum şahıs etki etse şunu şöyle yaz diye buğz edilebilirdi ama ortada güzel bir eser var malum şahıs neden böyle bir tefsiri müsbet birisine yazdırsınki?

  4. #4
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Asıl itibari ile tercümeye buğz edilmiyor.

    O zaman Kur'an tercümesi yepyeni bir olgu idi. Halk ne olduğunu bilmiyordu. Elbette taasubta vardı.

    Bir de niyet "tercüme edilsin ta ne mal olduğu anlaşılsın" olunca beklenilen bir tepki oluşmuştur.

    Tepkinin makul olduğu tercüme ettirene buğz edilip tercüme edene "aferin" denmesidir.

    Başka söze hacet yok.

    Muhabbetle
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  5. #5
    Yasaklı Üye semerat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    120

    Standart

    Başka söze hacet var neden derseniz

    tercüme ayrı tefsir ayrı değilmi ? Merhum E. Kuranı tercüme etmemişmi ? etmişte iyi olmamışmı madem tercüme edilsin ne mal olduğu anlaşılsın diyor bu söz sanırım tefsiri bağlamaz zira tefsir ayrı birşey zira açıklayanda Muhterem birisi benimde anlamadığım nokta bu .ozmaan ulemai suular var neden Merhum E. ve neden tefsir?
    sadece tercüme olsa maluma dam emeline ulaşacakya Ama ortada bir tefsir var?

  6. #6
    Vefakar Üye yenipınar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    419

    Standart

    Bozulan dehşetli plan

    Atatürk’ün dine bakışıyla ilgili birkaç noktaya temas ettiğimiz son yazılarımız üzerine, “Kur’ân ve hadis kitabı tercüme ettiren bir insanın dine karşı olumsuz bir tavır içinde olduğu söylenebilir mi?” diyenler oldu.

    Hakikaten Elmalılı Hamdi Yazır’ın Elmalılı tefsiri olarak bilinen meşhur eseriyle Babanzade Ahmet Naim Beye hazırlatılan Sahih-i Buharî Muhtasarı-Tecrid-i Sarih Tercümesinin, Atatürk’ün talimatıyla yazdırıldığı, herkesçe bilinen bir gerçek.

    Kur’ân tercümesinin İstiklâl şairimiz Mehmet Âkif’e teklif edildiği ve onun başlangıçta kabul edip bir miktar yaptığı, ama bilâhare asıl niyeti sezdikten sonra vazgeçip, o vakte kadar yazdığı kısmı yakarak imha ettiği de bir başka hakikat.

    İşin perde gerisindeki bu niyet, millî mücadele kahramanlarından olduğu halde, zafer sonrasında dışlananlardan Kâzım Karabekir’in M. Kemal’den aktardığı sözlerde açığa vuruluyor:
    “Evet, Karabekir; Araboğlunun yavelerini Türk oğullarına öğretmek için Kur’ân’ı Türkçeye tercüme ettireceğim ve böylece de okutturacağım. Tâ ki, budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler...” (Paşaların Kavgası, Yayına hazırlayan: İsmet Bozdağ, s. 159; aynı bilgi, Karabekir’in, Uğur Mumcu tarafından düzenlenip 10-29.1.1990 tarihleri arasında Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilen hatıralarında da var.)

    M. Kemal’in “Araboğlu” dediği, Peygamberimiz (a.s.m.); “yave,” yani “safsata ve saçmalık” olarak nitelediği de Kur’ân’ın âyetleri. Hâşâ!...
    {Bediüzzaman Hazretleri “Kur’ân’a karşı suikast” olarak vasıflandırdığı ve “Kur’ân tercüme edilsin, tâ ne mal olduğu bilinsin” sözüyle açığa vurulduğunu belirttiği “dehşetli plan”dan söz ederken, bu olayı anlatıyordu. (Sözler, s. 425)}

    Karabekir’in naklettiği hatırayı tamamlayan bir bilgi de, 1932-33 yıllarında ABD Ankara Büyükelçisi olan Charles H. Sherrill’in, Atatürk’le din konusunda yaptığı özel sohbetle ilgili izlenimlerini yazıp Washington’a gönderdiği raporda yer alıyor. Musevî yazar Rıfat Bali’nin tercüme edip Toplumsal Tarih dergisinde yayınladığı raporun tam metni 6.9.06 tarihli Radikal’den iktibasen, ertesi günkü Yeni Asya’da çıkmıştı.

    Raporda anlatılan görüşmede Türkçe Kur’ân ısrarını “Türk halkı uzun zamandan beri ezberden okuduğu Arapça duaların gerçek mânâsını anladığı zaman tiksinecek” iddiasına dayandıran M. Kemal’in tavrını Büyükelçi, “Kur’ân’ı Türkler arasında gözden düşürme” niyetiyle açıklıyor.
    M. Kemal’in “Türkler Arapların dinini kabul etmezden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra bu din Türk milletinin millî rabıtalarını gevşetti; millî hislerini, millî heyecanını uyuttu. Muhammed’in dinini kabul edenler kendilerini unutmaya, hayatlarını Allah kelimesinin her yerde yükseltilmesine hasretmeye mecburdular” sözleri de aynı niyetin bir başka boyutunu ve tezahürünü ortaya koyuyor.

    Türklerin “bilmedikleri ve anlamadıkları bir dille” yazılan Kur’ân’ı okumalarını “Beyni sulanmış hafızlara döndüler” diyerek aşağılaması da.
    Bu bilgiler de, Atatürk’e en yakın isimlerden Afetinan’ın hazırladığı “Medenî Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün El Yazıları” kitabında mevcut.
    Bütün bunlar bir araya geldiği zaman tablo netleşiyor. Ve buna karşı, özellikle Kur’ân’ın mucizeliğini iki kere iki dört eder kat’iyetinde ispatlayan Risale-i Nur’un ilâhî bir tavzif ve istihdamla telif ve neşri bu dehşetli planı bozuyor.
    Elmalılı tefsiri de, yazdırılışındaki maksat ve niyet başka olduğu halde, o neticeyi vermiyor. Kur’ân, tefsirini o işte kullanılmaktan koruyor.

    Asıl niyet, Türkçe Kur’ân’la başlatılan projeyi Türkçe ezanla devam ettirip Türkçe ibadetle bir ileri aşamaya taşımak suretiyle işi çığırından çıkarmak; sonra Kur’ân mealiyle hadis tercümelerindeki—hâşâ—“yave”leri serrişte edip mukaddes kitabımızı ve Peygamberimizi gözden düşürmeye yönelik bir kampanya başlatmaktı.
    Ama Allah fırsat vermedi, yapamadılar...

    Kazım GÜLEÇYÜZ-19.11.2008

    E-Posta: irtibat@yeniasya.com.tr

    Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi, ittibâ-ı Kur'ân'dır.

    Bediüzzaman


  7. #7
    Yasaklı Üye semerat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    120

    Standart

    bende bu soruyu bu yazıyı okuduktan sonra sormuştum ama aklıma hala takılan husus
    tefsirin neden dindar bir insana yaptırılması hem tefsir sayesinde Kur'an daha iyi anlaşılmış oluyor eğer bir art niyet varsa ki var neden meal değilde tefsir yazılmış işte kafama takılan husus bu

  8. #8
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Alıntı semerat Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bende bu soruyu bu yazıyı okuduktan sonra sormuştum ama aklıma hala takılan husus
    tefsirin neden dindar bir insana yaptırılması hem tefsir sayesinde Kur'an daha iyi anlaşılmış oluyor eğer bir art niyet varsa ki var neden meal değilde tefsir yazılmış işte kafama takılan husus bu
    Elmalılı tefsiri de, yazdırılışındaki maksat ve niyet başka olduğu halde, o neticeyi vermiyor. Kur’ân, tefsirini o işte kullanılmaktan koruyor.
    Dindar olmayan birine yaptırılan meal veya tefsir tutar mı dersiniz?

    Esasında ısmarlama yazılacak olan tefsir ihlasla olmadığı için hakiki tesirini de göstermeyebilir.Bunu da sezmiş olmalıdır o güruh.Birde Kur'ana ilahî ve semavî bir itikat ile bakan ve inanan müslümanların inancını meal ve açıklamalarla hiçde sizin düşündüğünüz gibi değil bu kitap,bakınız manalarında sizin çok yüksek ve yüce gördüğünüz değer yok şeklinde düşünülmüş olmalıdır.

    Kendi aleminde Kun'anı basit ve beşeri gören birisinin bu manada bir meal ve tefsir yaptırmasını o kişinin aleminden değerlendirmek de gerekir herhalde.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  9. #9
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    Alıntı semerat Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Başka söze hacet var neden derseniz

    tercüme ayrı tefsir ayrı değilmi ? Merhum E. Kuranı tercüme etmemişmi ? etmişte iyi olmamışmı madem tercüme edilsin ne mal olduğu anlaşılsın diyor bu söz sanırım tefsiri bağlamaz zira tefsir ayrı birşey zira açıklayanda Muhterem birisi benimde anlamadığım nokta bu .ozmaan ulemai suular var neden Merhum E. ve neden tefsir?
    sadece tercüme olsa maluma dam emeline ulaşacakya Ama ortada bir tefsir var?
    Elmalılı(r.a.) degil tercüme,meal ve tefsir yazdı.

  10. #10
    Yasaklı Üye semerat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    120

    Standart

    Alıntı Abdulbaki Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dindar olmayan birine yaptırılan meal veya tefsir tutar mı dersiniz?

    Esasında ısmarlama yazılacak olan tefsir ihlasla olmadığı için hakiki tesirini de göstermeyebilir.Bunu da sezmiş olmalıdır o güruh.Birde Kur'ana ilahî ve semavî bir itikat ile bakan ve inanan müslümanların inancını meal ve açıklamalarla hiçde sizin düşündüğünüz gibi değil bu kitap,bakınız manalarında sizin çok yüksek ve yüce gördüğünüz değer yok şeklinde düşünülmüş olmalıdır.

    Kendi aleminde Kun'anı basit ve beşeri gören birisinin bu manada bir meal ve tefsir yaptırmasını o kişinin aleminden değerlendirmek de gerekir herhalde.

    Mantık içi

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kur'an-ı Kerim'e Tercüme ile Yapılan Suikast Hakkında
    By karatoprak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 24.04.08, 09:10
  2. Bediüzzaman'a Suikast..
    By alanyali in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 30.01.08, 21:29
  3. Cuma Namazında Suikast
    By kayhan1 in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 23.03.07, 16:46

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0