+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 8 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 74

Konu: Ayet-ul Kübradan...

  1. #1
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart Ayet-ul Kübradan...

    O da bakar, görür ki:
    Bir kısmı arzımızdan bin defa büyük ve o büyüklerden bir kısmı top güllesinden yetmiş derece sür'atli yüz binler ecram-ı semâviyeyi direksiz, düşürmeden durduran ve birbirine çarpmadan fevkalhad çabuk ve beraber gezdiren; yağsız, söndürmeden mütemadiyen o hadsiz lâmbaları yandıran ve hiçbir gürültü ve ihtilâl çıkartmadan o nihayetsiz büyük kütleleri idare eden ve güneş ve kamerin vazifeleri gibi, hiç isyan ettirmeden o pek büyük mahlûkları vazifelerle çalıştıran ve iki kutbun dairesindeki hesap rakamlarına sıkışmayan bir nihayetsiz uzaklık içinde, aynı zamanda, aynı kuvvet ve aynı tarz ve aynı sikke-i fıtrat ve aynı surette, beraber, noksansız tasarruf eden ve o pek büyük mütecaviz kuvvetleri taşıyanları, tecavüz ettirmeden kanununa itaat ettiren ve o nihayetsiz kalabalığın enkazları gibi, göğün yüzünü kirletecek süprüntülere meydan vermeden, pek parlak ve pek güzel temizlettiren ve bir muntazam ordu manevrası gibi manevrayla gezdiren ve arzı döndürmesiyle, o haşmetli manevranın başka bir surette hakikî ve hayalî tarzlarını her gece ve her sene sinema levhaları gibi seyirci mahlûkatına gösteren bir tezahür-ü rububiyet ve o rububiyet faaliyeti içinde görünen teshir, tedbir, tedvir, tanzim, tanzif, tavziften mürekkep bir hakikat, bu azameti ve ihatatı ile o semavat Hâlıkının vücub-u vücuduna ve vahdetine ve mevcudiyeti, semavatın mevcudiyetinden daha zâhir bulunduğuna bilmüşahede şehadet eder.......Ayet-ul kübra'dan

    7.şuadan alınan bu mananın , bilhassa kalınca ve yeşil renkle gösterilen manaların tefekkürüne yardımcı olabilirmisniz..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  2. #2
    Ehil Üye Piri Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1.663

    Standart

    Alıntı yalnız_seyyah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    O da bakar, görür ki:
    Bir kısmı arzımızdan bin defa büyük ve o büyüklerden bir kısmı top güllesinden yetmiş derece sür'atli yüz binler ecram-ı semâviyeyi direksiz, düşürmeden durduran ve birbirine çarpmadan fevkalhad çabuk ve beraber gezdiren; yağsız, söndürmeden mütemadiyen o hadsiz lâmbaları yandıran ve hiçbir gürültü ve ihtilâl çıkartmadan o nihayetsiz büyük kütleleri idare eden ve güneş ve kamerin vazifeleri gibi, hiç isyan ettirmeden o pek büyük mahlûkları vazifelerle çalıştıran ve iki kutbun dairesindeki hesap rakamlarına sıkışmayan bir nihayetsiz uzaklık içinde, aynı zamanda, aynı kuvvet ve aynı tarz ve aynı sikke-i fıtrat ve aynı surette, beraber, noksansız tasarruf eden ve o pek büyük mütecaviz kuvvetleri taşıyanları, tecavüz ettirmeden kanununa itaat ettiren ve o nihayetsiz kalabalığın enkazları gibi, göğün yüzünü kirletecek süprüntülere meydan vermeden, pek parlak ve pek güzel temizlettiren...
    Sayın seyyah abim... haddimizin fevkındedir bu anlatımı yapmak
    nede olsa maddi manevi hocamız sayılırsın...

    IŞIK YILI:Gök cisimleri arasındaki uzaklık “ışık yılı” birimiyle ifade edilir.Bir ışık yılı, ışığın boşlukta bir yılda aldığı mesafedir.Bir ışık yılı yaklaşık 300000 x 60 x 60 x 24 x 365 km’dir. Yani bir ışık yılı yaklaşık 10 trilyon km'ye karşılık geliyor... Işık yılı, zaman birimi değildir. Sadece uzaklık ölçüsü birimidir.



    kuzey kutup dairesi şekildeki kırmızı hat ile gösterilen dairedir.. güney kutbu ise güney yarım kürede olacak şekilde simetriğidir... bu iki kutbun dairesindeki hesap rakamlarında ışık yılı gibi bir birime gerek yoktur ve kullanılmazda... oysa gök cisimleri için 400 milyon ışık yılı gibi rakamlar zikrediliyor bu rakamlar iki kutbun dairesindeki hesap rakamlarına sıkışmayan ifadelerdir ki ışık yılı diye bir ifade geliştirilmiş ...

    bu bizim anladığımız yönü... kim bilir üstadımız o umman gibi olan bilimsel bilgi ve zekasıyla daha neler anlatmak istemiştir...
    Konu Piri Reis tarafından (04.11.08 Saat 08:55 ) değiştirilmiştir.
    ''Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâmın zâhirî yara hastalıklarının mukabili, bizim bâtınî ve ruhî ve kalbî hastalıklarımız vardır.” (Lem’alar, İkinci Lem’a)

  3. #3
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı Asa-yı Musa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sayın seyyah abim... haddimizin fevkındedir bu anlatımı yapmak
    nede olsa maddi manevi hocamız sayılırsın...

    IŞIK YILI:Gök cisimleri arasındaki uzaklık “ışık yılı” birimiyle ifade edilir.Bir ışık yılı, ışığın boşlukta bir yılda aldığı mesafedir.Bir ışık yılı yaklaşık 300000 x 60 x 60 x 24 x 365 km’dir. Yani bir ışık yılı yaklaşık 10 trilyon km'ye karşılık geliyor... Işık yılı, zaman birimi değildir. Sadece uzaklık ölçüsü birimidir.



    kuzey kutup dairesi şekildeki kırmızı hat ile gösterilen dairedir.. güney kutbu ise güney yarım kürede olacak şekilde simetriğidir... bu iki kutbun dairesindeki hesap rakamlarında ışık yılı gibi bir birime gerek yoktur ve kullanılmazda... oysa gök cisimleri için 400 milyon ışık yılı gibi rakamlar zikrediliyor bu rakamlar iki kutbun dairesindeki hesap rakamlarına sıkışmayan ifadelerdir ki ışık yılı diye bir ifade geliştirilmiş ...

    bu bizim anladığımız yönü... kim bilir üstadımız o umman gibi olan bilimsel bilgi ve zekasıyla daha neler anlatmak istemiştir...
    Nurların fiziksel geodeziye sağladığı tefekkür diyebilirmiyiz...üstadımızın fiziksel geodezi hakkında bir dersi mi??haa ne dersin..bu mananın enfusi boyutta başka bir tefekkür boyutu varmıdır...sorunun ikinci şıkkı hakkında ne dersin...aziz meslektaşımm...
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  4. #4
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı Asa-yı Musa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sayın seyyah abim... haddimizin fevkındedir bu anlatımı yapmak
    ...
    Büyüklüğün şeni mahviyettir der..üstadımız...üstadımdan ve nurlardan aldığın tefekkürü sunarken mahviyet ve tevezu dersinide verdiğin için tşkler..aziz meslektaşım..sağol..evet kardeşim..sorunun diğer şıkkının marifetimize katacak tefekkürünüzü sabırsızlıkla bekliyorum...
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  5. #5
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı yalnız_seyyah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Büyüklüğün şeni mahviyettir der..üstadımız...üstadımdan ve nurlardan aldığın tefekkürü sunarken mahviyet ve tevezu dersinide verdiğin için tşkler..aziz meslektaşım..sağol..evet kardeşim..sorunun diğer şıkkının marifetimize katacak tefekkürünüzü sabırsızlıkla bekliyorum...
    ve bir muntazam ordu manevrası gibi manevrayla gezdiren ve arzı döndürmesiyle, o haşmetli manevranın başka bir surette hakikî ve hayalî tarzlarını her gece ve her sene sinema levhaları gibi seyirci mahlûkatına gösteren bir tezahür-ü rububiyet ve o rububiyet faaliyeti içinde görünen teshir, tedbir, tedvir, tanzim, tanzif, tavziften mürekkep bir hakikat, bu azameti ve ihatatı ile o semavat Hâlıkının vücub-u vücuduna ve vahdetine ve mevcudiyeti, semavatın mevcudiyetinden daha zâhir bulunduğuna bilmüşahede şehadet eder.......Ayet-ul kübra'dan

    evet kardeşlerim tefekkürünüzle , tefekkürümüze tefekkür katarmısınız...hadi abicimm..
    Konu seyyah_salih tarafından (04.11.08 Saat 09:50 ) değiştirilmiştir.
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  6. #6
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı yalnız_seyyah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    O da bakar, görür ki:
    Bir kısmı arzımızdan bin defa büyük ve o büyüklerden bir kısmı top güllesinden yetmiş derece sür'atli yüz binler ecram-ı semâviyeyi direksiz, düşürmeden durduran ve birbirine çarpmadan fevkalhad çabuk ve beraber gezdiren; yağsız, söndürmeden mütemadiyen o hadsiz lâmbaları yandıran ve hiçbir gürültü ve ihtilâl çıkartmadan o nihayetsiz büyük kütleleri idare eden ve güneş ve kamerin vazifeleri gibi, hiç isyan ettirmeden o pek büyük mahlûkları vazifelerle çalıştıran ve iki kutbun dairesindeki hesap rakamlarına sıkışmayan bir nihayetsiz uzaklık içinde, aynı zamanda, aynı kuvvet ve aynı tarz ve aynı sikke-i fıtrat ve aynı surette, beraber, noksansız tasarruf eden ve o pek büyük mütecaviz kuvvetleri taşıyanları, tecavüz ettirmeden kanununa itaat ettiren ve o nihayetsiz kalabalığın enkazları gibi, göğün yüzünü kirletecek süprüntülere meydan vermeden, pek parlak ve pek güzel temizlettiren ..
    Alıntı Asa-yı Musa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sayın seyyah abim... haddimizin fevkındedir bu anlatımı yapmak
    nede olsa maddi manevi hocamız sayılırsın...

    IŞIK YILI:Gök cisimleri arasındaki uzaklık “ışık yılı” birimiyle ifade edilir.Bir ışık yılı, ışığın boşlukta bir yılda aldığı mesafedir.Bir ışık yılı yaklaşık 300000 x 60 x 60 x 24 x 365 km’dir. Yani bir ışık yılı yaklaşık 10 trilyon km'ye karşılık geliyor... Işık yılı, zaman birimi değildir. Sadece uzaklık ölçüsü birimidir.



    kuzey kutup dairesi şekildeki kırmızı hat ile gösterilen dairedir.. güney kutbu ise güney yarım kürede olacak şekilde simetriğidir... bu iki kutbun dairesindeki hesap rakamlarında ışık yılı gibi bir birime gerek yoktur ve kullanılmazda... oysa gök cisimleri için 400 milyon ışık yılı gibi rakamlar zikrediliyor bu rakamlar iki kutbun dairesindeki hesap rakamlarına sıkışmayan ifadelerdir ki ışık yılı diye bir ifade geliştirilmiş ...

    bu bizim anladığımız yönü... kim bilir üstadımız o umman gibi olan bilimsel bilgi ve zekasıyla daha neler anlatmak istemiştir...
    Alıntı yalnız_seyyah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Nurların fiziksel geodeziye sağladığı tefekkür diyebilirmiyiz...üstadımızın fiziksel geodezi hakkında bir dersi mi??haa ne dersin..bu mananın enfusi boyutta başka bir tefekkür boyutu varmıdır...
    Bu yaklaşım biraz ukalaca bulunabilir..üstadımızın fiziksel geodeziyi avama bir dersi olarak gördüğüm için bu tabirleri kullandım..Yani fiziksel geodezi malumatını basit bir anlatımla herkese ders verirken Rabbimizin saltanat-ı uluhiyettindeki, rububiyetine anlatırken tefekkür boyutlarımıza bu derecede vusat veriyor.....nurların Kur'andan aldığı derse hayran kalmamak mümkün olmuyor..zira risale-i nur Kur'andan Aldığı dersle onun belagatını kullanıyor..


    Maahaza ekseriyete yapılan müraattan, ekalliyette kalanın mahrumiyeti neş'et etmez. Çünki onlar da istifade ediyorlar. Amma mes'ele makuse olursa, ekseriyet mahrum kalır, istifade edemez. Çünki fehimleri kasırdır.
    (Mesnevi-i Nuriye - 232)

    Belâgat-ı irşadiyenin şe'nindendir ki, avamın nazarına, âmmenin hissine, cumhurun fehmine göre hareket yapılsın ki; nazarları tevahhuş, fikirleri kabulden imtina' etmesin.
    (Mesnevi-i Nuriye - 233)
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  7. #7
    Ehil Üye Barla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    1.108

    Standart

    Üçüncü temsil: Meselâ küre-i arz, Zât-ı Ferd-i Vâhidin bir memuru, bir neferi olduğundan, yalnız o birtek nefer, o tek Zâtın tek emrini dinlediği için, mevsimlerin husulü ve gece ve gündüz vakitlerinin vücudu ve semâvattaki ulvî ve haşmetli harekâtın zuhuru ve sinemavâri semâvî levhaların tebdili gibi neticeleri istihsal için, arz gibi birtek nefer, birtek Zâtın birtek emrini almakla, o vazifenin neşesinden gelen bir cezbe ile, meczup Mevlevî gibi iki hareketiyle semâa kalkar, bütün o muhteşem neticelerin husulüne ve zuhuruna vesile olur. Güya o tek nefer, kâinat yüzündeki muhteşem manevraya bir kumandanlık eder.
    Eğer hâkimiyet-i ulûhiyeti ve saltanat-ı rububiyeti umum kâinatı ihata eden ve hüküm ve emri umum mevcudata geçen bir Zât-ı Ferde verilmezse, o halde o neticeleri, o semâvî manevrayı ve arzî mevsimleri tahsil etmek için, küre-i arzdan bin defa büyük milyonlarla yıldızlar ve küreler, milyonlar sene uzun bir mesafeyi her yirmi dört saatte, herbir senede gezmekle o neticeler gösterilebilir.
    İşte, küre-i arz gibi birtek memur, meczup bir Mevlevî gibi mihveri ve medârı üstünde iki hareketle hâsıl olan o haşmetli neticelerin husulü ise, vahdette ne derece hadsiz suhulet olduğuna bir misal olması gibi, aynı neticeleri kazanmak için milyonlar defa o hareketten daha müşkül ve hadsiz uzun yollarla o neticeleri kazanmak ne derece müşkülâtlı, belki muhal olduğuna, şirk ve küfrün yolunda ne derece muhaller, bâtıl şeyler bulunduğuna misaldir.
    Nurlarla alâkadar olduğum zamanlarda, dünyevî bütün lezzetlerin fevkinde büyük bir zevk ve havâssımda azîm bir şevk hissediyorum...

  8. #8
    Ehil Üye Piri Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1.663

    Standart

    Alıntı yalnız_seyyah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ve bir muntazam ordu manevrası gibi manevrayla gezdiren ve arzı döndürmesiyle, o haşmetli manevranın başka bir surette hakikî ve hayalî tarzlarını her gece ve her sene sinema levhaları gibi seyirci mahlûkatına gösteren bir tezahür-ü rububiyet ve o rububiyet faaliyeti içinde görünen teshir, tedbir, tedvir, tanzim, tanzif, tavziften mürekkep bir hakikat, bu azameti ve ihatatı ile o semavat Hâlıkının vücub-u vücuduna ve vahdetine ve mevcudiyeti, semavatın mevcudiyetinden daha zâhir bulunduğuna bilmüşahede şehadet eder.......Ayet-ul kübra'dan

    evet kardeşlerim tefekkürünüzle , tefekkürümüze tefekkür katarmısınız...hadi abicimm..
    Alıntı yalnız_seyyah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Büyüklüğün şeni mahviyettir der..üstadımız...üstadımdan ve nurlardan aldığın tefekkürü sunarken mahviyet ve tevezu dersinide verdiğin için tşkler..aziz meslektaşım..sağol..evet kardeşim..sorunun diğer şıkkının marifetimize katacak tefekkürünüzü sabırsızlıkla bekliyorum...
    Seyyah abi bu biraz Jeodezik Astronomi oluyor galiba anladığım arzın döndürülmesinden bahsediyor bu manevranın başka bir çeşiti de güneş etrafındaki senevi dönüşüdür ki bunu geceleri biz insanlar hayali birşekilde anlarız... sene boyunca gökyüzündeki ruhaniyat hakiki olarak görür...

    Kanımca gece gördüğümüz güneşin batışı aslında küre-i arzın kendi etrafındaki dönüşünden kaynaklanıyor fakat biz hayalen güneş etrafımızda dönüyor gibi görürüz... hakikisi ise dünyanın güneş etrafındaki senevi dönüşüdür... ki aynı hayali dediğimiz güneşin batışının hakikisi dünyanın güneş etrafındaki tam dönüşüdür...
    ''Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâmın zâhirî yara hastalıklarının mukabili, bizim bâtınî ve ruhî ve kalbî hastalıklarımız vardır.” (Lem’alar, İkinci Lem’a)

  9. #9
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı Asa-yı Musa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Seyyah abi bu biraz Jeodezik astronomi olyor galiba anladığım arzın döndürülmesinden bahsediyor bu manevranın başka bir çeşiti de güneş etrafındaki senevi dönüşüdür ki bunu geceleri biz insanlar hayali birşekilde anlarız... sene boyunca gökyüzündeki ruhaniyat hakiki olarak görür...

    Kanımca gece gördüğümüz güneşin batışı aslında küre-i arzın kendi etrafındaki dönüşünden kaynaklanıyor fakat biz hayalen güneş etrafımızda dönüyor gibi görürüz... hakikisi ise dünyanın güneş etrafındaki senevi dönüşüdür... ki aynı hayali dediğimiz güneşin batışının hakikisi dünyanın güneş etrafındaki tam dönüşüdür...
    Malum fiziksel jeodezi , jeodezik astronominin daha ileri seviyede sunulması ve kürreler arasındaki bağıntıları tetkik eden bir bilim dalı olarak biliniyor..iki kutbun arasındaki rakamlardan bahsedince fiziksel jeodezide yıldızlar arasındaki bağıntılar aklıma geldi..

    Tefekkürün ikinci şıkkına verdiğin destek jeodezik astronomi ve harika bir yaklaşım...
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  10. #10
    Ehil Üye _MerHeM_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Alem-i şehadet
    Mesajlar
    2.225

    Standart

    maşaallah..

    Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.

    Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

    Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ayet'ini Hatırlayalım
    By delailinnur in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 626
    Son Mesaj: 19.07.14, 09:38
  2. bu ayet ne anlatıyor
    By 29umeray in forum Beyin Fırtınaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 21.02.13, 01:40
  3. 5 Ayet...
    By havf_reca in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.03.08, 20:49
  4. Ayet'e Dair..
    By delailinnur in forum İstek, Öneri ve Forum Yardımı
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 20.10.07, 12:23
  5. Bir Ayet ve Bir Hadis
    By yusufnurs in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.07.06, 14:51

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0