+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Yirmi Ikinci Soz Birinci Makam Ikinci Burhan

  1. #1
    Ehil Üye yakaza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    2.467

    Standart Yirmi Ikinci Soz Birinci Makam Ikinci Burhan

    Gel, bütün bu ovaları, bu meydanları, bu menzilleri süslendiren şeyler üstünde dikkat et. Herbirisinde o gizli zattan haber veren işler var. Adeta herbiri birer turra, birer sikke gibi, o gaybî zattan haber veriyorlar. İşte, gözünün önünde, bak, bir dirhem pamuktanHAŞİYE neler yapıyor:
    Bak, kaç top çuha ve patiska ve çiçekli kumaş çıktı. Bak, ondan ne kadar şekerlemeler, yuvarlak tatlı köfteler yapılıyor ki, bizim gibi binler adam giyse ve yese kâfi gelir.
    Hem de bak, bu demiri, toprağı, suyu, kömürü, bakırı, gümüşü, altını gaybî avucuna aldı, bir et parçasıHAŞİYE yaptı. Bak, gör!
    İşte, ey akılsız adam, bu işler öyle bir zâta mahsustur ki, bütün bu memleket, bütün eczasıyla onun mucize-i kuvveti altında duruyor, her arzusuna râm oluyor.

    HAŞİYE Tohuma işarettir. Meselâ, zerre gibi bir afyon büzürü, bir dirhem gibi bir zerdali nüvatı, bir kavun çekirdeği, nasıl çuhadan daha güzel dokunmuş yapraklar, patiskadan daha beyaz ve sarı çiçekler, şekerlemeden daha tatlı ve köftelerden ve konserve kutularından daha lâtif, daha leziz, daha şirin meyveleri hazine-i rahmetten getiriyorlar, bize takdim ediyorlar.

    HAŞİYE Unsurlardan cism-i hayvanîyi halk ve nutfeden zîhayatı icad etmeye işarettir.

    menzil: konaklanan yer turra: mühür, damga sikke: mühür, damga gaybî: görünmez ecza: parçalar râm olmak: boyun eğmek büzür: tohumlar nüvat: çekirdekler hazine-i rahmet: Allah’ın rahmet hazinesi unsur: element cism-i hayvanî: hayvan bedeni halk etmek: yaratmak nutfe: döl suyu; döllenmiş yumurta hücresi zîhayat: canlı icad etmek: vücut vermek, var etmek




    BİRİNCİ BURHAN görünmeyen bir failin varlığı üzerinde dururken, İkinci Burhan o gizli zâtın birliğine ve bütün âlem üzerindeki egemenliğine dikkat çekiyor. Bizi bu sonuca götüren şey ise, “bir şeyden her şeyi, her şeyden bir şeyi yapmak” şeklindeki bir fiildir. Kulağımıza bir masal gibi çalınsa da, böyle birşey, gerçekte, bizim dünyamızın akıllara durgunluk veren işlerinden biridir.
    Hergün gözümüzün önünde nice tohumlar yeşerir, nice çiçekler açar, nice meyveler olgunlaşır. Bir tohumdan desen desen yapraklar, rengârenk çiçekler dokunur, tonlarca meyve renklenir, tatlanır, kokulara bürünüp dallara dizilir. Ona benzer bir başka tohumdan, çok daha farklı desenler ve ürünler çıkar. Bir bahçe içinde, bir mevsimde, böyle mucizelerin binlercesi yaşanır. İnsan, hayatında geçirdiği sıradan herhangi bir gün içinde bu mucizelerden kaç tanesiyle karşılaşır, kaç tanesiyle karnını doldurur da farkına bile varmaz. Milyarlarca insan ve milyonlarca tür canlının sayısız bireyleri, birşeyden yapılan sayısız şeylerle beslenir. Bu defa canlı bedenlerinde o sayısız şeyler bir şeye dönüşür, o bedenden bir parça olur.
    Diğer yandan, bu âlemin taşında, toprağında, havasında, suyunda ne varsa, gelir, bir canlının bedeninde, sessiz sadasız bir şekilde ete, kana, hücreye, dokuya, organlara dönüşür. Sanki görünmez bir el bu maddeleri alıp yoğurmakta ve göz açıp kapayıncaya kadar onlardan kuşlar, kuzular, balıklar, aslanlar, ceylanlar, karıncalar, filler, yunuslar, kelebekler ve daha adını bilemediğimiz nice canlılar yapmaktadır. Daha da ötesi, bizim kendi bedenimiz de aynı şekilde yoğurulmuş bir heykelden, aynı görünmez avuç içinde vücut bulmuş ve canlanmış olağanüstü bir sanat eserinden başka birşey değildir.
    Fakat bütün bunlar o kadar doğal bir şekilde ve hayatı öylesine istilâ etmiş bir halde cereyan etmektedir ki, durup düşünmek ve gözlerimizin önünde cereyan eden mucizelerden hiç değilse birkaç tanesine merakla eğilmek ihtiyacını pek seyrek duyarız. Oysa bütün bunlar, insan olarak bizim önümüze serilen, tefekkür ve anlayışımıza havale edilen işlerdir. Ancak günlük koşuşturmalardan başımızı kaldırıp da dikkatli bir gözlemcinin bakışıyla etrafımızı incelediğimiz zaman böyle mucizelere tanık olmak gibi bir heyecanı yakalayabilir, yahut seçkin bir davetli olarak çağırıldığımız bu İlâhî sergi salonundaki sanat eserlerini takdir edebilecek, o eserlerin sanatkârına muhatap olabilecek duruma geliriz. Bunun en kestirme ve etkili yolu ise, temsilî hikâyede olduğu gibi, bu âleme henüz ayak basmış gibi davranabilmektir. O taze bakış açısı, ancak o zaman hayatın gerçeklerini bizim algılama sınırlarımız içine getirir. İşte o zaman bu âlemde kimin konuğu olduğumuz anlarız; ve işte o zaman yaşadığımızı da anlamaya başlarız. Birinci ve İkinci Burhanlar, böylece, henüz gözlemlerimizin ilk aşamasında, daha doğrusu, gözümüzü açar açmaz, bu âlemi mucizeleriyle çekip çeviren bir zâtın varlığı, birliği ve ortaksız egemenliğiyle bizi karşı karşıya getirmiş bulunuyor. Bundan sonraki Burhanların herbiri, bu gözlemlerimizi bir adım daha ileri götürecek ve böylece, “Bizi buraya getiren kim?” sorusunun cevabı, gittikçe daha belirginleşen hatlar ve zenginleşen ayrıntılarla, adeta manevî bir portreye dönüşecektir.




    ''Madem ben de bu vatanın evlâdıyım,bu vatanın saadetine hizmet etmek benim için farzdır.''

    Emirdağ Lahikası

    ...EN GÜZELİ SİNELERDE BİR YAD-I CEMİL OLARAK KALIP GİTMEK...


  2. #2
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Yakaza kardeşim, konuyu "ikinci söz" diye açmışsınız ama sanırım "Yirmi İkinci Söz" olsa gerek. Siz düzeltemiyorsanız ikaz edilsin de yetkililer düzeltsin!
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  3. #3
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Allah razı olsun!
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  4. #4
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Alıntı osmanoğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yakaza kardeşim, konuyu "ikinci söz" diye açmışsınız ama sanırım "Yirmi İkinci Söz" olsa gerek. Siz düzeltemiyorsanız ikaz edilsin de yetkililer düzeltsin!
    cümlemizden, görünce ben de dedim, ikinci sözün makamı yoktu ama Kardeş konuyu gönderirken başı eksik çıkmış sanırım.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  5. #5
    Ehil Üye yakaza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    2.467

    Standart

    Sagolun .allah Razi Olsun.bazen Boyle Yanlisliklar Olabiliyor.hata Yapmak Kullara Mahsus.selametle.




    ''Madem ben de bu vatanın evlâdıyım,bu vatanın saadetine hizmet etmek benim için farzdır.''

    Emirdağ Lahikası

    ...EN GÜZELİ SİNELERDE BİR YAD-I CEMİL OLARAK KALIP GİTMEK...


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Risale-i Nur, bu ikinci kısım tefsirlerin en kuvvetlisi ve en...
    By fanidünya... in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.02.14, 18:43
  2. Yirmi İkinci Söz, Birinci Makam, Üçüncü Bürhan
    By seyru suluk in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 08.12.08, 21:45
  3. Yirmi Ikinci Soz/Birinci Makam/Birinci Burhan
    By yakaza in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.09.08, 13:34
  4. Yirmikiknci Soz, Birinci Makam, Ücuncu Burhan
    By yakaza in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.08.08, 07:22
  5. Ikinci Lem'a - Ikinci Nükte - Ikinci Vecih
    By Muhtac-i İlm-i Hakikat in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 01.05.08, 08:35

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0