+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Sizler Ne Anladınız ya da Nasıl İzah Edersiniz?

  1. #1
    Vefakar Üye nurefsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    Samsun
    Mesajlar
    339

    Standart Sizler Ne Anladınız ya da Nasıl İzah Edersiniz?

    İ'lem eyyühe'l-aziz! "Geceye benzeyen gençliğim zamanında gözlerim uyumuştu. Ancak ihtiyarlık sabahıyla uyandım" mealinde olan şiirin şümulüne dahilim. Çünkü gençliğimde en yüksek bir intibah şahikasına çıktığımı sanıyordum. Şimdi anlıyorum ki, o intibah, intibah değilmiş. Ancak, uykunun en derin kuyusunda bulunmaktan ibaretmiş. Binaenaleyh, medenîlerin iftiharla dem vurdukları tenevvür-ü intibahları, benim gençlik zamanımdaki intibah kabilinden olsa gerektir.
    Onların misali, rüyasında güya uyanıp, rüyasını halka hikâye eden nâim meselidir. Halbuki, rüyasında onun o intibahı uykunun hafif perdesinden derin ve kalın bir perdeye intikal ettiğine işarettir. Böyle bir nâim ölü gibidir; yarı buçuk uykuda bulunan insanları nasıl ikaz edebilir?
    Ey uykuda iken kendilerini ayık zannedenler! Umûr-u diniyede müsamaha veya teşebbühle medenîlere yanaşmayın. Çünkü, aramızdaki dere pek derindir; doldurup hatt-ı muvasalayı temin edemezsiniz. Ya siz de onlara iltihak edersiniz, veya dalâlete düşer, boğulursunuz.
    hizmet-i kur\'aniye omzumuza ihsan-ı ilahi tarafından konulmuş elbette herkesten ziyade bütün kuvvetimizle ihlası kazanmaya mecbur ve mükellefiz....

  2. #2
    Müdakkik Üye .münzevi. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    957

    Standart

    benim acizane anladıklarım...

    yazdıklarımda muhattap kesinlikle kendi nefsimdir. zira biz Risale-i Nur'u en başta nefsimize okumakla mükellefiz. yazdıklarımın yerine Üstadım Hazretlerini asla koymadım, yanlış anlaşılmalara mahal vermeyelim inş.

    Alıntı nurefsun Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İ'lem eyyühe'l-aziz!
    "Geceye benzeyen gençliğim zamanında gözlerim uyumuştu. Ancak ihtiyarlık sabahıyla uyandım" mealinde olan şiirin şümulüne dahilim. gençliği geceye benzetiyor. gece karanlıktır. Karanlıkda doğru yanlış, iyi kötü ayırt edilemez. karanlıkda yolunu tam olarak seçemezsin. İşte gençlikde aynen bunun gibi... hem gece koyu katı, kasavetlidir. gençlerde böyle... sert, katı, asi, dik başlı, yalnış da olsa doğru sandığından vazgeçmeyen... bu yüzden gençlik deriin bir gaflet uykusu aslında...

    Çünkü gençliğimde en yüksek bir intibah şahikasına çıktığımı sanıyordum. Şimdi anlıyorum ki, o intibah, intibah değilmiş. ihtiyarlık bir anda uyandırıveriyor insanı. Kabir kapısında buluyor insan kendini. birden genç iken, yapamayacakmış gibi gelen işlerde aslında nasıl bir yapma yetisine sahip olduğunu anlıyor insan. lakin bunlar için çok geç. geriye kalan derin bir pişmanlık...

    Ancak, uykunun en derin kuyusunda bulunmaktan ibaretmiş. gençlikde ilmin son noktasına geliniyorsa, intibah şahikasına çıktım sanılıyor. fakat eksik olan birşeyler var. ilim ile amel... amel edilmiyorsa nasıl intibah şahikasında olacaksın? Gençsin! gençliğin fıtraten tüm özelliklerini taşıyorsun. Hevesat-ı Nefsaniye ağır basıyor. hayat-ı dünyeviyenin zevkine müptelasın, endişe-i İstikbal ediyorsun. dünya ise aldatıcı ve cazibedar levhiyat ile sana hücüm ediyor. işte tüm bunlarla ilminde olsa aslında kuyunun en derinindesin.

    Binaenaleyh, medenîlerin iftiharla dem vurdukları tenevvür-ü intibahları, benim gençlik zamanımdaki intibah kabilinden olsa gerektir. işte medenilerin de uyanış sandıkları ilimleri, ancak bir gencin sahip olduğu intibah kadardır. çünkü amel yok! medeniyyet dedikleri bir aldatmacanın peşinden sürükleniyorlar.
    isterseler ilimde gelinebilecek noktanın en tepesinde olsunlar, amel etmedikleri sürece nasıl intibah şahikasında olacaklar? halbuki onlar uykunun en derin yerindeler.

    Onların misali, rüyasında güya uyanıp, rüyasını halka hikâye eden nâim meselidir. Halbuki, rüyasında onun o intibahı uykunun hafif perdesinden derin ve kalın bir perdeye intikal ettiğine işarettir. Böyle bir nâim ölü gibidir; yarı buçuk uykuda bulunan insanları nasıl ikaz edebilir? onların hali, rüyasında uyuduğunu gören birinin, rüyada rüyasını anlatması gibidir. onlar uyandıklarını sansalarda, rüyada uykuya dalmak aslında daha derin bir uykuya geçiştir. onlar bu haldeyken ölü gibidir! Nasıl yarı buçuk uykuda bulunan, yani gaflette olan insanları ikaz edebilir?


    Ey uykuda iken kendilerini ayık zannedenler! yani biz gençler!

    Umûr-u diniyede müsamaha veya teşebbühle medenîlere yanaşmayın. Çünkü, aramızdaki dere pek derindir; doldurup hatt-ı muvasalayı temin edemezsiniz. Ya siz de onlara iltihak edersiniz, veya dalâlete düşer, boğulursunuz. Sanki şu anki durumumuza işaret ediliyor. Bu gerek başörtüsü sorunu olsun, gerekse başörtüsünü çıkarmayıp,son dönemdeki medeni giyim tarzı olsun, hiç farketmez. aramızdaki dere derindir. Allah muhafaza, ya onlara ilhak edicez ya da dalalette boğulacağız...

    BENİMLE GELEN PİŞMAN OLMAZ,

    BENİMLE GELEN PİŞMAN OLURSA,

    RUZ-İ MAHŞERDE SIRTIMIN YÜKÜ OLSUN,

    AN ŞART Kİ BU DAVAYA KARŞI

    SEBAT VE SADAKATİNİ BOZMASIN!

    SAİD NURSİ (r.a)

    NEDEN EY GAFİL!

    Realiteleri Ütopyaların haline getiriyorsun!


  3. #3
    Vefakar Üye nurefsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    Samsun
    Mesajlar
    339

    Standart

    tefekkür ve yorumların için Allah razı olsun kardeşim,başka fikirlerini beyan etmek isteyen yokmu...
    hizmet-i kur\'aniye omzumuza ihsan-ı ilahi tarafından konulmuş elbette herkesten ziyade bütün kuvvetimizle ihlası kazanmaya mecbur ve mükellefiz....

  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    medeni'den kasıd nedir?ki onlara yanaşmıyalım..

    dini işlerde hoşgörü ile ve onlara benzemekle yanaşmayınız..diyor..

    arasını bulamazsınız..

    yoksa şu medeni den kasıd sosyeteler olmasın mı?

    onların dini ne şekle soktuklarından uzak durmamız mı isteniyor..

    mesela onlar burda açık geziyor haca gidiyorlar kapanıyorlar sonra tekrar açılıyorlar..

    mesela namaz kılıyorlar başlarını örtüyorlar ,namazdan sonra tekrar eskisi gibi açılıyorlar..

    bunlara YANAŞMAYIN DİYORLAR..

    ANLADIĞIM DOĞRU MU?
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Ehil Üye hadema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    1.622

    Standart

    Alıntı nurefsun Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İ'lem eyyühe'l-aziz! "Geceye benzeyen gençliğim zamanında gözlerim uyumuştu. Ancak ihtiyarlık sabahıyla uyandım" mealinde olan
    Gençlik zahiren müthiş bir pembe rüyyadır bir insan için, dünyevi bütün lezzetleri veya makamları veya terakkaiyat zannedilen diğer bütün işlerde kuvvetli bir iman ve takva olmazsa içinden çıkılmaz bir haldir. Ancak Rabbimizin inayetiyle çıkılılabilir. Başka türlü tahkiki bir iman olmazsa o rüyaya kesin dalacaksın gibidir. Veya herhangi bir hastalık ve musibet devamlı ikaz, Ancak ihtiyarlık sabahı öyle değil. Burada ihtiyarlık sabahından kasıt gençlik kuvvetinin bütünüyle elden çıkmasıyla ve o gençliğin bir daha geri gelmeyeceğinin kesin idrakiyle. Önünde hazır bulunan kabir bürhanıyla anlaması uyanmasıdır. Ancak tabiki burada Üstad ile bizler bir değiliz. Oki öyle görüyor kendini biz ne yapacağız Allah yardımcımız olsun.


    şiirin şümulüne dahilim. Çünkü gençliğimde en yüksek bir intibah şahikasına çıktığımı sanıyordum. Şimdi anlıyorum ki, o intibah, intibah değilmiş. Ancak, uykunun en derin kuyusunda bulunmaktan ibaretmiş.
    Üstad burada benim anladığımı söylüyorum. Kendi halinde bahsediyor. Kendinde çok yüksek zeka ve ilim olduğu halde (Gençliğinde) genede beğenmiyor. Üstad bu gençlik hali dediği zaman İstanbulda Osmanlının enbüyük din görevine getirilmesi halidir. Üstadki o zamanında kendisine soru sormamak şartıyla herkesin her sualine Biiznillah cevap vereceğini ilan ederek bildirmesi halini ve zamanlarını söyler. Allahım bı yüksek bir haldirki ozamanını bile beğenmiyor ve şimdi kendini belli makamlarda olan insanları örnek veriyor.Tabiki biz normal insanlara düşen hissede vardır burada. Öyleki yüksek makamlarda bulunan insanlar belki hissederler
    Binaenaleyh, medenîlerin iftiharla dem vurdukları tenevvür-ü intibahları, benim gençlik zamanımdaki intibah kabilinden olsa gerektir.
    Üstad medeniyetle gelen bidaaların uyanış diye halka dayatmaya ve beğendirmeye çalıştıkları isyan ve dini musibet hallerini, din ilminde terakkiyata çıkmış yüksek makam sahiplerinin velevki gaflet ve sarhoş halindeyseler aynı halde olduklarını işaret eder gibi.
    Onların misali, rüyasında güya uyanıp, rüyasını halka hikâye eden nâim meselidir.
    Uyuyan bir insan kalkıp kendinin ve bütün insanların aslında uyuduklarını insanlara anlatabilirmi?
    Halbuki, rüyasında onun o intibahı uykunun hafif perdesinden derin ve kalın bir perdeye intikal ettiğine işarettir.
    Halbuki diyor Üstadımız, o kişinin intibah(uyanış) zanettiği onun Allah Korusun Cümlemizi uykudan daha kalın bir perde olan bir perdeye tebdil edeceğini. Yani perdenin aslında dahada kalınlaştığını, uykunun daha ağırlaşacağını
    Böyle bir nâim ölü gibidir; yarı buçuk uykuda bulunan insanları nasıl ikaz edebilir?
    Böyle bir insan ölü gibidir. Yarı buçuk uykuda bulunan insanları kalkıp deprem oluyor canınızı kurtarın diyebilirmi?

    Ey uykuda iken kendilerini ayık zannedenler!
    Burada Üstad hepimizde bütün genç,yaşlı,bütün gaflette olanlara sesleniyor. Hepimize. Dikkat etmek gerektir. Ben bunu okurken titriyorum. Hatta uyurken birisinin seni kaldırmaya çalışan birisinin sesi gibi gelir bana
    Umûr-u diniyede müsamaha veya teşebbühle medenîlere yanaşmayın. Çünkü, aramızdaki dere pek derindir; doldurup hatt-ı muvasalayı temin edemezsiniz. Ya siz de onlara iltihak edersiniz, veya dalâlete düşer, boğulursunuz.
    Din işlerinde, iman kaidelerinde iman hakikatlerinde kesinlikle taviz olmayacağını eğer o hakikatlere uyulmayarak vazgeçilmesi halinde sizde aynı o medeniler gibi olursunuz. Burada medenilerden kasıt dünya işlerinde kendilerini İslamiyetten sıyırarak terakki ettiklerini zanneden zavallı ehli dalaletten bahseder. Çünkü medenileşme çabasının arkasında İslamiyet kuralları soyutlanmaya çalışıldığı ve kendilerine engel olacağını tasavvur eden zamanın medenilerinden bahsederek adeta o zamanın hakiki iman sahiplerine uzlaşmaya çalışan birkısım ehli imana bir uyarıdır. Yani onlarla bir orta yol bulamazsınız aksine sen dininden, iman hakikatlerinden taviz verdikçe onlara dahil olacağını söyler ve uyarır. Allah korusun İman hakikatlerinden vazgeçende dalalete düşer.




    Bunlar benim fehmettiğim manalardır. Acizane kendi nefsime hitaben benim fehmettiğim mana budur.
    Şüphesiz doğrusunu Allah bilir.
    Konu hadema tarafından (08.09.08 Saat 08:41 ) değiştirilmiştir.
    bu hayatın gayesi ve neticesi hayat-ı ebediye olduğu gibi, bir meyvesi de, hayatı veren Zât-ı Hayy ve Muhyîye karşı şükür ve ibadet ve hamd ve muhabbettir ki, bu şükür ve muhabbet ve hamd ve ibadet ise, hayatın meyvesi olduğu gibi, kâinatın gayesidir.


  6. #6
    Ehil Üye hadema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    1.622

    Standart

    Alıntı yunusyavuz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    medeni'den kasıd nedir?ki onlara yanaşmıyalım..

    dini işlerde hoşgörü ile ve onlara benzemekle yanaşmayınız..diyor..

    arasını bulamazsınız..

    yoksa şu medeni den kasıd sosyeteler olmasın mı?

    onların dini ne şekle soktuklarından uzak durmamız mı isteniyor..

    mesela onlar burda açık geziyor haca gidiyorlar kapanıyorlar sonra tekrar açılıyorlar..

    mesela namaz kılıyorlar başlarını örtüyorlar ,namazdan sonra tekrar eskisi gibi açılıyorlar..

    bunlara YANAŞMAYIN DİYORLAR..

    ANLADIĞIM DOĞRU MU?

    Bence daha geniş bir mana var gibi ama onuda ben söyleyecek kabiliyette değilim.
    Yalnız şu kadar söyleyebilirmki medenilikten kasıt dinin bütün kural ve kaidelerinin güya kendilerinin medenileşmede terakkileşmede haşa bu kural ve kaidelerin geri götürdüklerini zanneden bütün o görüşteki insanları içine alıyor.
    Mesela, "Canım bu zamanda böyle olurmu,şöyle olurmu,onlar ancak şu zamana hitap ederdi" gibi gafil ve ahmakane sözleri söyleyenlere hitap ediyor. Yani daha geniş bir mana içine alıyor.
    bu hayatın gayesi ve neticesi hayat-ı ebediye olduğu gibi, bir meyvesi de, hayatı veren Zât-ı Hayy ve Muhyîye karşı şükür ve ibadet ve hamd ve muhabbettir ki, bu şükür ve muhabbet ve hamd ve ibadet ise, hayatın meyvesi olduğu gibi, kâinatın gayesidir.


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Sevdiğinize, eşinize nasıl hitap edersiniz?
    By *SAHRA* in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 11.01.16, 12:00
  2. Bu konuşmalardan ne anladınız
    By *SAHRA* in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 42
    Son Mesaj: 23.06.14, 11:04
  3. Eşinize Nasıl Hitab Edersiniz?
    By musab_68 in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 235
    Son Mesaj: 08.09.09, 23:24
  4. Ya Sizler Sokak Çocuklarına Nasıl Davranıyor sunuz?
    By BiKeS_ in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 16.02.09, 23:21
  5. Hayatın Kadere ve Kazaya İman Rüknünü Nasıl İzah Edbiliriz?
    By türkiye in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 04.01.09, 13:30

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0