+ Konu Cevaplama Paneli
2. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var BirinciBirinci 1 2 3 4 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 ve 39
Like Tree2Beğeni

Konu: Nazar-ı Dikkati Kendine Celb Etmek

  1. #11
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    "Hubb-u cah ve nazarı kendine celb etmek, ruhi bir marazdır. Buna gizli bir şirk denir."

    Emirdağ Lâhikası

  2. #12
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Bu fevkalâde enâniyetli ehl-i dünyanın enâniyet işinde o kadar hassasiyet var ki, eğer şuuren olsaydı, keramet derecesinde veyahut büyük bir dehâ derecesinde bir muamele olurdu.

    O muamele de şudur:

    Kendi nefsim ve aklım bende hissetmedikleri bir parça riyâkârâne enâniyet vaziyetini, onlar enâniyetlerinin hassasiyet mizanıyla hissediyorlar gibi, şiddetli bir surette, ben hissetmediğim enâniyetimin karşısına çıkıyorlar.

    Bu sekiz dokuz senede, sekiz dokuz defa tecrübem var ki, onların zalimâne bana karşı muamelelerinin vukuundan sonra, kader-i İlâhîyi düşünüp, "Niçin bunları bana musallat etti?" diye nefsimin desiselerini arıyordum. Her defada, ya nefsim şuursuz olarak enâniyete fıtrî meyletmiş veyahut bilerek beni aldatmış, anlıyorum. O vakit, kader-i İlâhî, o zalimlerin zulmü içerisinde, hakkımda adalet etmiş derdim.

    22.lema-178
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  3. #13
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    Alıntı yunusyavuz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu fevkalâde enâniyetli ehl-i dünyanın enâniyet işinde o kadar hassasiyet var ki, eğer şuuren olsaydı, keramet derecesinde veyahut büyük bir dehâ derecesinde bir muamele olurdu.

    O muamele de şudur:

    Kendi nefsim ve aklım bende hissetmedikleri bir parça riyâkârâne enâniyet vaziyetini, onlar enâniyetlerinin hassasiyet mizanıyla hissediyorlar gibi, şiddetli bir surette, ben hissetmediğim enâniyetimin karşısına çıkıyorlar.

    Bu sekiz dokuz senede, sekiz dokuz defa tecrübem var ki, onların zalimâne bana karşı muamelelerinin vukuundan sonra, kader-i İlâhîyi düşünüp, "Niçin bunları bana musallat etti?" diye nefsimin desiselerini arıyordum. Her defada, ya nefsim şuursuz olarak enâniyete fıtrî meyletmiş veyahut bilerek beni aldatmış, anlıyorum. O vakit, kader-i İlâhî, o zalimlerin zulmü içerisinde, hakkımda adalet etmiş derdim.

    22.lema-178
    o zaman şöyle diyebilirmiyiz?

    forumumuzda dahi tartışma vs çıkıyor ise enaniyet ithamıyla her iki tarafta da enaniyet çıkmıştır ve vardır demek mi oluyor

  4. #14
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    öyledir kardeşim..öyledir..

    herşey bizim aynamızdır..aynaya nasıl yansıyor dikkat edelim..dersimizi alalım.

    kimseyi ittihama hakkımız yoktur.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #15
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Alıntı yunusyavuz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu fevkalâde enâniyetli ehl-i dünyanın enâniyet işinde o kadar hassasiyet var ki, eğer şuuren olsaydı, keramet derecesinde veyahut büyük bir dehâ derecesinde bir muamele olurdu.

    O muamele de şudur:

    Kendi nefsim ve aklım bende hissetmedikleri bir parça riyâkârâne enâniyet vaziyetini, onlar enâniyetlerinin hassasiyet mizanıyla hissediyorlar gibi, şiddetli bir surette, ben hissetmediğim enâniyetimin karşısına çıkıyorlar.

    Bu sekiz dokuz senede, sekiz dokuz defa tecrübem var ki, onların zalimâne bana karşı muamelelerinin vukuundan sonra, kader-i İlâhîyi düşünüp, "Niçin bunları bana musallat etti?" diye nefsimin desiselerini arıyordum. Her defada, ya nefsim şuursuz olarak enâniyete fıtrî meyletmiş veyahut bilerek beni aldatmış, anlıyorum. O vakit, kader-i İlâhî, o zalimlerin zulmü içerisinde, hakkımda adalet etmiş derdim.

    22.lema-178
    "Ben, sizi ve muterizleri Risale-i Nur'un şeref ve haysiyetiyle temin ediyorum ki, bu işaretler ve evliyanın imalı haberleri, remizleri beni daima şükre ve hamde ve kusurlarımdan istiğfara sevk etmiş. Hiçbir vakitte, hiçbir dakika, nefs-i emmareme medar-ı fahir ve gurur olacak bir enaniyet ve benlik vermediğini, size bu yirmi sene hayatımın göz önünde tereşşuhatıyla ispat ediyorum." kast.Lahk
    Not:
    22. lema Isparta'da te'lif edilmiştir 1935 tarihinde. Kastamonu hayatı ise 1936-44 yılları arasıdır. O halde en kötü ihtimalle 1944 de benim alıntıladığım yerin mektup olarak kaleme alındığını kabul edersek 20 yıl çıktığında 1924 yapar ki bahsedilen üstadın enaniyetli hali bizim anladığımız hal değildir.



  6. #16
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    üstadın verdiği o dersden biz kendimize aldığımız dersi yapıyoruz..

    yoksa maksad üstadı enaniyetle suçlamak değil..

    üstad bize ders veriyor..kendi nefsinden..bizde aldığımızı anladığımız kadarıyla anlatıyoruz..

    hakikat değişmez...
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  7. #17
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Aziz, sıddık kardeşlerim,
    Birbirinizi enaniyetle veya sadakatsizlikle ittiham
    etmemek için, bir hakikati beyan etmek ihtar edildi.



    Ben bir zaman enaniyetini bırakmış ve nefs-i emmâresi kalmamış büyük evliyadan şiddetli bir surette nefs-i emmâreden şikâyet ettiğini gördüm, hayrette kaldım. Sonra katî bildim ki, âhir ömre kadar mücahede-i nefsiyenin sevabdar devamı için, nefs-i emmârenin ölmesi üzerine onun cihazatı damarlara ve hissiyata devredilir, mücahede devam eder. İşte o büyük evliyalar, bu ikinci düşmandan ve nefsin vârisinden şikâyet ederler.
    Hem mânevî kıymet ve makam ve meziyet, bu dünyaya bakmıyor ki, kendini ihsas etsin. Hattâ en büyük makamda bulunanlardan bazı zatlara verilen büyük bir ihsan-ı İlâhîyi hissetmediklerinden, kendilerini herkesten ziyade biçare ve müflis telâkki etmeleri gösteriyor ki, avâmın nazarında medar-ı kemâlât zannedilen keşif ve keramet ve ezvak ve envâr, o mânevî kıymet ve makamlara medar ve mehenk olamaz. Sahabelerin bir saati, başka velîlerin bir gün, belki bir çilesi kadar kıymeti olduğu halde, keşif ve mânevî hârikulâde hâlâta evliya gibi mazhariyetleri her Sahabede olmaması, bu hakikati ispat ediyor.

    İşte, kardeşlerim, dikkat ediniz,

    sizin nefs-i emmâreniz,

    kıyas-ı binnefs cihetinde,

    su-i zan noktasında sizleri aldatmasın,

    Risale-i Nur terbiye etmiyor diye şüphelendirmesin." şualar

    Demek başkasına enaniyetli diyenin enaniyetli olması %100 dür karşı tarafın ise %50 dir.

  8. #18
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    güzel..başka açılımları bekliyoruz..
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  9. #19
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    birde şu açılım bize hakikatı tasdik ettiriyor..bakınız..

    Kardeşlerim,
    Bu hakikate binaen, bu adam gibi düşünen veya hüsn-ü zannın verdiği parlak makamları nazara alan zatlar, sizlere bakıp içinizde mahviyet ve tevazu ve hizmetkârlık kisvesiyle görünen şakirtleri âdi, âmi adamlar görür ve der: "Bunlar mı hakikat kahramanları ve dünyaya karşı meydan okuyan? Heyhât! Bunlar nerede, evliyaları bu zamanda âciz bırakan bu kudsî hizmet mücahidleri nerede?" diyerek, dost ise inkisâr-ı hayâle uğrar, muarız ise kendi muhalefetini haklı bulur.


    bu sefer abilerin mahviyet içinde,tevazu ve hizmetkarlıkta bulunmalarının ....karşı taraftaki yansıyan görüntü...

    karşı taraf nasıl onları küçümsemiş değil mi?

    şualar-281
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  10. #20
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Aziz, sıddık kardeşlerim,
    Kastamonu'da ehl-i takvâ bir zât, şekvâ tarzında dedi: "Ben sukut etmişim. Eski halimi ve zevkleri ve nurları kaybetmişim."
    Ben de dedim: "Belki terakki etmişsin ki, nefsi okşayan ve uhrevî meyvesini dünyada tattıran ve hodbinlik hissini veren zevkleri, keşifleri geri bırakıp, daha yüksek makama, mahviyet ve terk-i enâniyet ve fâni zevkleri aramamakla uçmuşsun."
    Evet, bir ehemmiyetli ihsan-ı İlâhi, ihsanını, enâniyetini bırakmayana ihsas etmemektir-tâ ucub ve gurura girmesin.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Başımızn belası Harama nazar ve “ilmin izzetini muhafaza etmek”
    By seyyah_salih in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 18.03.13, 09:06
  2. Deha mı Dikkati, Dikkat mi Dehayi Tetikler?
    By avrasyam_seker in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 23.01.09, 20:28
  3. Muhali talep etmek ,kendine fenalik etmektir
    By layezal06 in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.12.08, 18:41
  4. Def’i Mefasid, Celb-i Menafi'den Evladır Ne Demektir..!?
    By celine in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 42
    Son Mesaj: 09.08.08, 07:14
  5. Muhali Talep Etmek, Kendine Fenalık Etmektir
    By abdussamedfani in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.06.08, 14:16

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0