+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: İman Artıp Eksilir mi?

  1. #1
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart İman Artıp Eksilir mi?

    İman Artıp Eksilir mi?

  2. #2
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Sual: -1- hal iktizasına göre icaz ise de, aynı manayı ifade eden -2- kelimesine nazaran itnabdır (uzundur).
    Evet, harfi, -3- ile
    -4- kelimesi -5- fiiliyle tebdil edilmiştir. Bu itnabın, icaza tercih sebebi nedir?
    Cevap: esma-i müphemeden olduğundan, onu tayin ve temyiz eden yalnız sılasıdır. Demek bütün kıymet, sılasına aittir; başka sıfatlarında hiç kıymet yoktur. Bu ise, burada sılası olan imana büyük bir azamet vermekle insanları İmân etmeye teşvik eder. Amma kelimesine bedel fiil sigasıyla 'nin tercihi,

    İmân fiilini hayal nazarına gösterip keyfiyetin tasvir edilmesine, dahili ve harici delillerin tecellisiyle imanın istimrar ve devam ile teceddüt etmesine işarettir. Evet, delailin zuhuru nisbetinde İmân ziyadeleşir, teceddüt eder.
    yani, nifaksız, ihlas-ı kalble İmân ediyorlar. Veya İmân edilen şeyler gayb olmakla beraber İmân ediyorlar. Veyahut gaibe veya alem-i gayba İmân ediyorlar.
    İman, Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselamın tebliğ ettiği zaruriyat-ı diniyeyi tafsilen ve zaruriyatın gayrısını icmalen tasdik etmekten hasıl olan bir nurdur.





    1- Onlar ki, gayba inanırlar. (Bakara Sûresi: 3.)
    2- İman edenler.
    3- Onlar ki...
    4- Müminler
    5- İman edenler.
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  3. #3
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    İman, Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselamın tebliğ ettiği

    zaruriyat-ı diniye
    yi tafsilen ve

    zaruriyatın gayrısını
    icmalen

    tasdik etmekten

    hasıl olan bir nurdur.

    ?

  4. #4
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    İmanın artıp eksilmesi meselesi, ilm-i kelâmda münakaşaya sebep olmuştur. Tartışmalı bir konudur. İman, artmaz eksilmez demişler. İmanın yaptığı iş artar eksilir...

    Nasıl ki Allah'ın rahmeti her yere yağan yağmur gibidir; fakat o yağmurdan kimisi kaya gibi az faydalanır, kimisi toprak gibi çok faydalanır, iman da böyledir.

    Ameller, imanın rüknü değildir. Yani imanın gücü amellerle ölçülmez. İman, manevî bir değerdir. Tartılmaz. Kimin imanı az, kimin imanı çok bilinmez. Arapçada zahirî, Latincede objektif derler; yani dış görünüş. Arapçada batınî, Latincede sübjektif derler; yani içe ait... İman, sübjektif bir olaydır. İçe aittir.

    İman insan içindir. Her insanın fıtratında bir şeye iman etme ihtiyacı vardır. Budistler heykele, Hintliler ineğe, natüralistler tabiata, Müslümanlar Allah'a iman eder.

    İmam-ı Rabbânî Hazretleri buyuruyor ki:


    İman kalbin tasdiki ve yakîni

    olduğundan, azalması, çoğalması

    olmaz. Azalıp çoğalan bir inanış, iman

    olmaz. Buna zan denir.
    İbadetleri, Allahü Teâlâ'nın sevdiği şeyleri yapmakla iman cilalanır, nurlanır, parlar. Haram işleyince bulanır, lekelenir. O halde, çoğalmak

    ve azalmak; amellerden, işlerden

    dolayı imanın cilasının, parlaklığının

    değişmesidir. Kendisinde azalıp

    çoğalma olmaz.


    Kur'an-ı Kerim'de mealen buyuruluyor ki:

    * Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine: "Düşmanlarınız olan insanlar size karşı bir ordu hazırladı, aman onlardan kendinizi koruyun!" dediklerinde, bu tehdit onların imanlarını artırmış ve "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir." demişlerdir. (Al-i İmran; 173)

    * "Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki, yanlarında Allah zikredilince kalbleri ürperir, kendilerine O'nun âyetleri okununca bu, onların imanlarını artırır ve yalnız Rab'lerine güvenip dayanırlar." (Enfal; 2)

    * "Yeni bir sûre indirildiğinde onlardan (münafıklardan) bir kısmı, (alay ederek); "Bu sure hanginizin imanını artırdı acaba?" diyerek vahyi küçümserler. Ama bu, iman edenlerin imanını, yakînini artırır ve onlar sevinip birbirlerini müjdelerler." (Tevbe; 124)

    İlim, er geç insanı imana götürür. İman, insanı ilimle meşgul olmaya zorlar. Diyorlar ki; "Biz menfaatimiz için ilim tahsil ettik. O ilim bizi Allah'a götürdü." Volter diyor ki; "Allah inancı olmasa pek çok şeyi anlayamayız, anlatamayız. Mesela etten yapılan beyin, nasıl problem çözüyor?" Anlıyoruz ki iman, ilimle bütünleşirse daha iyi anlaşılır. Bir tıp öğrencisi insan vücudunu öğrenirken iki türlü düşünür.

    1) Benim vazifem, insan vücudunu öğrenmektir.

    2) Bu insanın vücuduna telefon telleri gibi sinirleri, su şebekesi gibi kan damarlarını döşeyen Allah'tır.

    İşte böyle düşünceler imanı yüksek mertebelere ulaştırır. İman aynen duruyor amma, boyut değiştiriyor.

    Su, her yerde su... İnsan vücudunda akan kanın çoğu su, ağacın gövdesinde dolaşan, su. İçtiğimiz su, su... Denizler, su. Fakat tesirleri başka başka.

    Tefekkür, fikir demektir. Yani düşünmek... Bizim her hücremizle tek tek uğraşan Allah'tır.

    Tefekkürün imana çok katkısı vardır. İnsana Yaratan'ı buldurur.

    Haramlar 'is'e benzer. Nasıl ki is, ampule yapışa yapışa ışığın dışarıya çıkmasına engel olur, haramlar da kalbe yapışa yapışa imanın nuruna engel olur. İbadet, imanı korur. İbadeti, lambanın camına benzetebiliriz. O cam kırılırsa lamba söner...

    HEKİMOĞLU İSMAİL

  5. #5
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Evet, delailin zuhuru nisbetinde İmân ziyadeleşir, teceddüt eder.
    Bu cümle açıklıyor gerisi .........
    Şuur ve ilim farkı?
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  6. #6
    Müdakkik Üye m_safiturk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    773

    Standart

    "Beyin Fırtınaları"(İman nedir?) başlıklı mütalaamızda bu konu evsaflıca değerlendirilmiş idi..Diğer imamlarımızında görüşleri toplanmış hülasa bir şekilde ifade edilmiş..hem sair kardeşlerimizin iştirakleriyle mesele ziyadesiyle meyvedar olmuş...belki iktibasa hizmet eder manasıyla link'ini ekliyoruz...

    İman Nedir ?



    Yâni: Sakalımın beyazlanmakla parlaması seni korkutmasın. Zîra nûr-u mütecessim gibi dimağdan erimiş sakaldan mecra bulup kendini gösteren fikir ve edebin tebessümüdür.



    Bediüzzaman



    Muhakemat


  7. #7
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Dördüncü Mesele

    -1- 'ın hikmetini soruyorsunuz. Onun hikmeti çok Sözlerde zikredilmiştir. Bir sırr-ı hikmeti şudur ki:

    İnsanın hem şahsı, hem âlemi her zaman teceddüt ettikleri için, her zaman tecdid-i imana muhtaçtır.

    Zira insanın herbir ferdinin mânen çok efradı var. Ömrünün seneleri adedince, belki günleri adedince, belki saatleri adedince birer ferd-i âhar sayılır.

    Çünkü, zaman altına girdiği için, o ferd-i vahid bir model hükmüne geçer, hergün bir ferd-i âhar şeklini giyer.

    Hem insanda bu taaddüt ve teceddüt olduğu gibi, tavattun ettiği âlem dahi seyyardır. O gider, başkası yerine gelir. Daima tenevvü ediyor, hergün başka bir âlem kapısını açıyor.

    İman ise, hem o şahıstaki her ferdin nur-u hayatıdır, hem girdiği âlemin ziyasıdır. -2- ise, o nuru açar bir anahtardır.

    Hem insanda madem nefis, hevâ ve vehim ve şeytan hükmediyorlar; çok vakit imanını rencide etmek için, gafletinden istifade ederek, çok hileleri ederler, şüphe ve vesveselerle İmân nurunu kaparlar.

    Hem zâhir-i şeriate muhalif düşen ve hattâ bazı imamlar nazarında küfür derecesinde tesir eden kelimat ve harekât eksik olmuyor. Onun için, her vakit, her saat, hergün tecdid-i imana bir ihtiyaç vardır.

    1- "İmanınızı Lâ ilâhe illâllah ile yenileyiniz." Müsned, 2:359; el-Münzirî, et-Terğîb ve't-Terhîb, 2:415; Hâkim, el-Müstedrek, 4:256; el-Heysemî, Mecmeu'z-Zevâid, 1:52.
    2- Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur.



    Mektubat | Yirmi Altıncı Mektup | 319

  8. #8
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Saniyen: Mübareklerin pehlivanı hem Abdurrahman, hem Lütfi, hem Büyük Hafız Ali manalarını taşıyan büyük ruhlu Küçük Ali kardeşimiz bir sual soruyor. Halbuki o sualin cevabı Risale-i Nur da yüz yerde var. "Risale-i Nur'un erkan-ı imaniye hakkında bu derece kesretli tahşidatı ne içindir? Bir ami mü minin imanı büyük bir velinin imanı gibidir, diye eski hocalar bize ders vermişler?" diyor.


    Elcevap: Başta Ayetü'l-Kübrâ meratib-i imaniye bahislerinde; ve ahire yakın müceddid-i elf-i sani İmam-ı Rabbani beyanı ve hükmü ki, "Bütün tarikatlerin müntehası ve en büyük maksatları, hakaik-i imaniyenin inkişafıdır. Ve bir mesele-i imaniyenin kat iyetle vuzuhu, bin kerametlerden ve keşfiyatlardan daha iyidir"; ve Ayetü'l-Kübrâ nın en ahirdeki ve Lahikadan alınan o mektubun parçası ve tamamının beyanatı cevap olduğu gibi, Meyve Risalesi nin tekrarat-ı Kur'âniye hakkında Onuncu Meselesi, tevhid ve İmân rükünleri hakkında tekrarlı ve kesretli tahşidat-ı Kur'âniyenin hikmeti, aynen bitamamiha onun hakiki tefsiri olan Risale-i Nur da cereyan etmesi de cevaptır.
    Hem, iman-ı tahkiki ve taklidi ve icmali ve tafsili ve imanın bütün tehacümata ve vesveseler ve şüphelere karşı dayanıp sarsılmamasını beyan eden Risale-i Nur parçalarının izahatı, büyük ruhlu Küçük Ali nin mektubuna öyle bir cevaptır ki, bize hiçbir ihtiyaç bırakmıyor.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  9. #9
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    devam ediyor...

    İkinci Cihet: İman, yalnız icmali ve taklidi bir tasdike münhasır değil; bir çekirdekten, ta büyük hurma ağacına kadar ve eldeki aynada görünen misali güneşten ta deniz yüzündeki aksine, ta güneşe kadar mertebeleri ve inkişafları olduğu gibi;

    imanın o derece kesretli hakikatleri var ki, bin bir esma-i İlahiye ve sair erkan-ı imaniyenin kainat hakikatleriyle alakadar çok hakikatleri var ki, "Bütün ilimlerin ve marifetlerin ve kemalat-ı insaniyenin en büyüğü imandır ve iman-ı tahkikiden gelen tafsilli ve bürhanlı marifet-i kudsiyedir" diye ehl-i hakikat ittifak etmişler.


    Evet, iman-ı taklidi, çabuk şüphelere mağlup olur. Ondan çok kuvvetli ve çok geniş olan iman-ı tahkikide pek çok meratip var.

    O meratiplerden ilmelyakin mertebesi, çok bürhanlarının kuvvetleriyle binler şüphelere karşı dayanır. Halbuki taklidi İmân bir şüpheye karşı bazan mağlup olur.
    Hem iman-ı tahkikinin bir mertebesi de aynelyakin derecesidir ki, pek çok mertebeleri var. Belki esma-i İlahiye adedince tezahür dereceleri var. Bütün kainatı bir Kur'ân gibi okuyabilecek derecesine gelir.

    Hem bir mertebesi de hakkalyakindir. Onun da çok mertebeleri var. Böyle imanlı zatlara şübehat orduları hücum da etse bir halt edemez. Ve ulema-i ilm-i kelamın binler cild kitapları, akla ve mantığa istinaden telif edilip, yalnız o marifet-i imaniyenin bürhanlı ve akli bir yolunu göstermişler. Ve ehl-i hakikatin yüzer kitapları keşfe, zevke istinaden o marifet-i imaniyeyi daha başka bir cihette izhar etmişler. Fakat, Kur'ân ın mucizekar cadde-i kübrası, gösterdiği hakaik-i imaniye ve marifet-i kudsiye, o ulema ve evliyanın pek çok fevkinde bir kuvvet ve yüksekliktedir.
    İşte, Risale-i Nur bu cami ve külli ve yüksek marifet caddesini tefsir edip, bin seneden beri Kur'ân aleyhine ve İslamiyet ve insaniyet zararına ve adem alemleri hesabına tahribatçı külli cereyanlara karşı Kur'ân ve İmân namına mukabele ediyor, müdafaa ediyor. Elbette hadsiz tahşidata ihtiyacı vardır ki, o hadsiz düşmanlara karşı dayanıp ehl-i imanın imanını muhafazasına Kur'ân nuruyla vesile olsun. Hadis-i şerifte vardır ki: "Bir adam seninle imana gelmesi, sana sahra dolusu kırmızı koyunlardan daha hayırlıdır." "Bazan bir saat tefekkür, bir sene ibadetten daha hayırlı olur." Hatta Nakşilerin hafi zikre verdiği büyük ehemmiyet, bu nevi tefekküre yetişmek içindir.
    Umum kardeşlerime birer birer selam ve dua ediyoruz.

    Kardeşiniz
    Said Nursi


    emirdağ lahikası91-92
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ahiret Günü, Ahiret gününe İman, Diriliş Günü, Tekrar Dirilişe İman
    By muhsin iyi in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22.04.13, 16:19
  2. Tahkiki İman-Taklidi İman Ayırımı
    By Ahsen Nur in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 41
    Son Mesaj: 03.12.09, 15:13
  3. 'Ey İman Edenler İman Edin..(Nisa, 136)
    By SoNDeM in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.11.08, 11:01
  4. İman
    By HAMIYETKAR in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.06.08, 12:10
  5. Ey İman Edenler, İman Edin?
    By beyzade in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 14.05.08, 09:34

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0