+ Konu Cevaplama Paneli
2. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var BirinciBirinci 1 2 3 4 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 ve 35

Konu: Nefsim Derken Ne Kastolunur? Ben ile Nefsim Ayrı Ayrı Varlıklar mıdır?

  1. #11
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Yağ sâfî ve halisse, güzel yanar ve etrafa nur saçar. Yağın kalitesi bozulursa (sulanırsa, yanmayan madde karışırsa), kandil eskisi gibi yanamaz. Nefis de emmâre yani terbiye edilmemiş ise, üzerinde tecellî eden Allah’ın isimlerine tam bir âyine olamaz.

  2. #12
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    HATVELER TEZKİYESİ
    1. Hatve: “Nefislerinizi temize çıkarmayınız”
    * Nefis kendine güvenir kendini beğenir.
    * Nefsin güvenilir olmadığın bilmek, kendini beğenmemek.

    * Kusurları kendine lâyık görmez, şiddetle müdafaa eder.
    * Kusurlarını unutmamak

    2. Hatve: “Allah’ı unutanlar gibi olmayın ki, Allah da onlara kendi akibetlerini unutturmuştur.”
    * Külfet ve hizmet makamında nefsini unutur
    * Hizmette ileri sevk etmek

    * Ücret vaktinde öne çıkar
    * Ücret ve lezzetlerde unutmak

    * Mevti düşünse başkasına verir
    * Her an ölebileceğini düşünmek

    3. Hatve: “Sana her ne iyilik erişirse, Allah’tandır. Sana her ne kötülük gelirse, o da kendi kusurun sebebiyledir.”
    * İyiliği kendinden bilip fahr ve ucba girer
    * İyiliği Allah’tan bilmek

    * Kusurunu, acizliğini görmez
    * Kudretini aczde bilmek

    * Fakirliğini görmek istemez
    * Gınasını fakrda bilmek

    4. Hatve: “Her şey helâk olup gidicidir. O’na bakan yüzü müstesna”
    * Kendisini serbest, bizzat mevcut bilir.
    * Vücudunda ademi olduğunu (kendisinin bir yıldız böceği gibi olacağını güvenirse rububiyet dava eder.) bilmek, ademinde vücudu olduğunu (nefsinin hiç olduğunu, ancak Esma-i İlâhiyeye âyine olduğunu anlayarak vücud kazanabileceğini) bilmek.
    Dr. Dudu Sümeyra Ayçiçek

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  3. #13
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    nefsin mertebeleri vardır.

    günaha sebebp olan nefsin emmare boyutudur.nefsi emmare insan günah işletiyor.

    ben=ene=nefs dir.

    NEFS : (Nefis) Can, kişi, kendi, öz varlık. Bir şeyin zatı olan, kendisi. * Göz. * Şehvet ve gadabın mebdei olan kuvve-i nefsaniye. Fıtri meyil, bedenin hissi istekleri. * Ruh, hayat, asıl. * Maya. * Hamiyet.(Evet, nefsini beğenen ve nefsine itimad eden bedbahttır. Nefsinin ayıbını gören, bahtiyardır. M.)

    NEFS-İ EMMÂRE : Kötülüğü teşvik eden, emreden nefis.

    NEFS-İ LEVVAME : Kötülüğü işledikten sonra fenâlığını hatırlayarak insanı rahatsız eden pişmanlık hâli ve vicdan rahatsızlığı. * İnsanın, kendine ait kötülük ve günahını görüp fenalığını bilen ve hayra meyleden iradesi.
    NEFS-İ MARDİYE (MARZİYYE) : Kusurlarını bilen, kendisinden râzı olunan nefis. Rabbinin indinde makbul olan nefis.
    NEFS-İ MUTMAİNNE : İyiliği kötülükten ayırt ettirerek insanlık vazifesini tanıttıran ve vicdanına rahatlık veren hâl. İnsanı Allah'a yaklaştıran hâl. Günaha meyleden kötü sıfatlardan temizlenmiş ve güzel ahlâk ile muttasıf olarak kurb-u İlâhiye itmi'nan ve istikrar kazanmış olan insan iradesi. Nefsin, Allah'ın emirleri altına sakin ve şehevâta muâraza ederek ıztırabdan kurtulmuş olma hâli.
    NEFS-İ MÜLHEME : Tas: Lüzumu hâlinde Cenab-ı Hak tarafından kendisine hakikatlar ilham edilen, tasaffi ve tekâmül etmiş nefis.

    NEFS-İ RÂDİYE : f. Rabbinden râzı ve hoşnud olanın nefsi.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  4. #14
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    ene eşittir nefis nerden çıkardım?4.şuadan..üstad orda diyor nefsime yani eneye baktım diyor.

    kötülüğü işleyen nefsin emmare boyutudur.nefis değildir.

    enenin vazifesi vahidi kıyası yaparak Allahın esma ve sıfatını anlamaktır.

    mesela;bir şirket sahibi der nasıl ben bu insanların rızıkları veriyorum.Allahda bütün canlıların rızıklarını karşılıksız veriyor.

    nasıl ben bu evi yaptım.temizliyorum.Allahda bütün alemleri yaratmış ve kuddus ismiyle temziliyor.

    nasıl ben evladıma şefkat ediyorum.istediğini veriyorum.Allahda rahim ismiyle bütün yavrulara şefkat ediyor.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #15
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Arka sayfaya eklediğimiz yazıda güzel bir misal vardı.Nefis ve eneyi anlamak için daha somut gelmişti bizlere.Orayı tekrar nazarlara sunalım.Hem Üstadımız Dördüncü Şua'da şöyle diyor."" حَسْبُنَا (Bize yeter.) ."daki نَا(Biz)."da bulunan ene'ye, yani nefsime baktım” (4.Şua) ve “Enâniyet ve nefs-i emmâre sizi aldatmasın.”(21.Lem’a) diyerek “ene” ile “nefsi” çok yakın alamlarda kullandığı görülmektedir.

    Aşağıya aldığımız yazıdan yola çıkarsam insan bedenini yanan bir kandile benzetirsek,bu lambaya baktığımızda hem lambanın yağını yani nefsi,hem lambanın camını yani eneyi hemde yanan alevli kısmı yani ruhu görebiliriz.Elbetteki insanın duyguları manevi olduğundan bu lamba misali konuya anlamak için verilmiştir.Hem Üstadımız 30.Sözde eneyi nefse takılan bir anahtar olarak tarfi etmektedir.Benim kanaatim odur ki ene eşittir nefis değildir.Nefis insan vücudunda bir zemindir,ene ve diğer latifelr o zemine takılan duygulardır diye düşünüyorum

    "Nefsi anlamakta zorlanmamızın bir sebebi de soyut bir varlık olmasıdır. Vücudumuzun neresinde? Nasıl bir şekli var? Mahiyeti ve işleyişi nasıldır? Tam olarak bilemiyoruz. Hatta hayal bile edemiyoruz.
    Akla yakınlaştırmak için; insan bedenini yanan bir kandile benzetirsek:
    Kandilin yağı: Nefis
    Camı: Ene
    Yanan alevli kısım: Ruh
    Fitil ve diğer kısımları: Diğer lâtifeler
    Anne rahmindeki bir ceninde, ruhun üflendiği 4. aya kadar, kalbi, beyni ve diğer organlarının hepsi muntazaman çalışmaktadır. Fakat bunun bir bitkiden çok farkı yoktur. Yani bu cenin, yanmayan bir kandil gibidir. Ruh üflenince, aynı beden birden insan oluverir. Misaldeki kandilin yanmaya başlaması gibi.

    Lambanın yanmasını yağ sağladığı gibi, ruhun o bedende devamlılığını da nefis sağlar. Yağ olmasa kandil kısa süre sonra ışık vermez olur. Yani nefis olmasa ruh da o bedende tutunamaz.

    Dışarıdan gelen hava, yağın yanmasını sağlar. Havanın yağı yakması gibi, dış malûmatlar nefsi harekete geçirir. Çünkü dışarıdan gelen malûmatın insanın manevî âleminde bıraktığı mühim bir tesir vardır.

    Yağ sâfî ve halisse, güzel yanar ve etrafa nur saçar. Yağın kalitesi bozulursa (sulanırsa, yanmayan madde karışırsa), kandil eskisi gibi yanamaz. Nefis de emmâre yani terbiye edilmemiş ise, üzerinde tecellî eden Allah’ın isimlerine tam bir âyine olamaz.

    Hava yağ ile buluşuyor, cam sayesinde parlıyor. Kandilin camı ne kadar temiz, ince ve şeffafsa, etrafa saçtığı ışık da o kadar parlaktır. Bunun gibi ene de şeffafsa, tecemmüd etmemişse (katılaşmamışsa), kendisindeki iman nurunu ziyadeleştirerek etrafa saçar. Ene kalınlaşırsa içindeki nuru boğar, hem kendisi, hem de etrafı zulmet içinde kalır. Rabbini tanıyamaz, O’na hakikî kul olamaz.

    Nefis ve ene ekseriyetle birbirine karıştırılmaktadır. Kısaca temas etmek gerekirse ene, bir vâhid-i kıyasî (ölçü birimi) olarak Cenâb-ı Hakk’ın isim ve sıfatlarını anlayabilmemizi ve tanıyabilmemizi sağlayan, nefse takılmış bir anahtardır. Asıl itibariyle nefsi ve nefse takılı diğer lâtifeleri bir bütünlük içinde tutan bir kanundur. Enenin (benliğin) bozulması durumunda kişinin ruh ve beden bütünlüğü dağılır, zaman ve zeminden, olaylardan habersiz, aklî melekelerini kaybetmiş bir mecnun olur. Bu durumun tıptaki karşılığı şizofreni hastalığıdır.
    Dr. Dudu Sümeyra Ayçiçek

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  6. #16
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Akla yakınlaştırmak için; insan bedenini yanan bir kandile benzetirsek:
    Kandilin yağı: Nefis
    Camı: Ene
    Yanan alevli kısım: Ruh
    Fitil ve diğer kısımları: Diğer lâtifeler
    Anne rahmindeki bir ceninde, ruhun üflendiği 4. aya kadar, kalbi, beyni ve diğer organlarının hepsi muntazaman çalışmaktadır. Fakat bunun bir bitkiden çok farkı yoktur. Yani bu cenin, yanmayan bir kandil gibidir. Ruh üflenince, aynı beden birden insan oluverir. Misaldeki kandilin yanmaya başlaması gibi.

    ***

    Hakkan, bu misal çok hoştu..

    Eneyle nefsin karışması arasına sed oldu..


  7. #17
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Sonra -1- daki -2- da bulunan eneye, yani nefsime baktım, gördüm ki:

    Buradaki ifade bariz tevil götürmezki?Burayı nasıl tevil edebiliriz.
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  8. #18
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Alıntı nurhanali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sonra -1- daki -2- da bulunan eneye, yani nefsime baktım, gördüm ki:
    Âlemin miftahı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır(30.söz)”

    Muhterem Nurhanali kardeşim,sanırım Risale-i Nurları ortak akılla anlamanın güzelliği buradadır diye düşünüyorum.Yukarıdaki ifadeler hep dikkatimi çekmiştir ve anlamakiçin çabalamışımdır.

    Üstadımız Risale-i Nurların değişik yerlerinde nefisten bahsediyor ayrıca eneden 30.sözde daha şümullü bahsediyor.Bu iki kelimenin aynı manayı ifade etiiği noktasında tereddütlerim var.Demiyorum ki benim anladıklarım doğrudur.Tefekkürlerim beni bu iki kelimenin yani nefis ile enenin faklı manalar ve vazifeler ifa ettiğine götürüyor.Çünkü Üstadımız 30.Sözde eneyi nefse takılmış bir anahtar olarak ve bir kıyas-ı vahid olarak ifade ediyor.

    Ben 4.Şuadan şöyle anlıyorum.Üstadımız;" حَسْبُنَا (Bize yeter.) ."daki نَا(Biz)."da bulunan ene'ye, yani nefsime baktım” diyerek oradaki نَا(Biz)." zamiri içine hem nefis hem de ene giriyor diye anlamaya çalışıyorum.Yani " حَسْبُنَا zamirine bakınca buradaki نَا(Biz) hem eneye,hem de nefse işaret ediyor olmalıdır.Doğrusunu Rabbimiz bilir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  9. #19
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    eneyi nefse takılmış bir anahtar olarak

    Anahtardan yol açıkarak, hatıra geldi, korunması gereken nedir burada ki anahtar misali var?

    Malum anahtarın olduğu yerde kilitte olur ve muhafazaya yarar..


  10. #20
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Allah razı olsun.
    Nefis konusunda Rislae-i nur ' un değişik yerlerinden yapılan istinadlar ile ' nefis ' kavramını incelediğimizde bazı ihtilafların yaşanması aslında çok doğaldır. Çünkü Risale-i Nur , Kuran-ı Mucizül beyan ' dan terahhuş ettiği için o Üstadında bulunan hasiyetleri kendisinde gösterir. Konuya açıklık getirebilceğini düşündüğüm bir örnek vermek istiyorum :

    Arkadaş! Kelamların hüsnünü artıran ve güzelliğini fazlaca parlatan belagatın esaslarından biri de şudur ki: Bir havuzu doldurmak için etrafından süzülen sular gibi, beliğ kelamlarda da zikredilen kelimelerin, kayıtların, heyetlerin tamamen o kelamın takip ettiği esas maksada nazır olmakla onun takviyesine hizmet etmeleri, belagat mezhebinde lazımdır.
    Birinci misal: -1- olan ayet-i kerime nazar-ı dikkate alınırsa görülür ki, bu kelamdaki maksat ve esas, pek az bir azapla fazla korkutmaktır. Ve bu kelamda olan mezkur kelimeler ve kayıtlar, tamamen o maksadı takviye için çalışıyorlar.'' işaretül icaz


    İşaretül icazda yukarıdaki ayet kelime kelime incelendiğinde aslında cümlenin heyetinde gözetilen manayı takviye etmek hususunda her bir kelimenin özenle seçildiğini anlıyoruz
    İşte Risale-i nurda dahi bir kelime dahil olduğu cümlenin bütününde takip edilen maksat ne ise ona hizmet etmek için münasib manalara bürünür.
    Örneğin Her nefis ölümü tadıcıdır ayetinden yola çıkarak Dünyanın dahi bir nefis olup onunda ölümü kıyameti olacağını ifade ettiği cümlede geçen ' nefis 'kavramı cümlenin heyetinde gözetilen esasa mutabık bir manayı ifade eder ki '' öz , can '' gibi manalara gelen nefis murad edilmiş olsa gerek yoksa nefs-i emmare manasında ki ' nefis ' şeklinde yorumlamak cümlede takip edilen manaya paralel düşmüyor.Bu şekilde baktığımızda Üstadımız Dördüncü Şua'da şöyle diyor."" حَسْبُنَا (Bize yeter.) ."daki نَا(Biz)."da bulunan ene'ye, yani nefsime baktım” (4.Şua) ve “Enâniyet ve nefs-i emmâre sizi aldatmasın.”(21.Lem’a) ...

    4. şuada bahsedilen ' ene ve nefis ' ile 21. lem'ada geçen ' ene ve nefis ' den murad aynı manalar olmasa gerek diye düşünüyorum.
    .Mesela 4. şuada bahsi geçen ene ' yi vahid-i kıyasi olan cihazattan ziyade bir bütün olarak tüm cihazatlarımın toplamı olan ' ben ' şeklinde anlıyorum ve bu manadan yola çıkarsak yanına veya ile zikri geçen ' nefis ' kavramı ile de ona uygun olarak : ' öz , can ' şeklinde yorumlanabilir.

    Fakat 21. lemada bahsi geçen ene ise bir bütün halidne maddi manevi tüm cihazatlarımın toplamı olan ' ben ' olarak değilde ; insanda bir cihazat olan ve vücud-u haricisi olmayan ' ene ' ( yani vahid-i kıyasi ile muvazzaf olan ) şeklinde anlıyorum bu şekilde bakınca yanına gelen nefis ' öz ,can ' manalarına gelen değil yine ene gibi insandaki bir cihazat olan nefs-i emmare olarak bir libas giymesi daha uygun oluyorki zaten öylede olmuş.
    Konu gulsah tarafından (30.07.08 Saat 16:14 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. dinle ey nefsim derken !!!!
    By havfreca in forum Beyin Fırtınaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 15.10.14, 04:49
  2. Ayrı saflardayız
    By *SAHRA* in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.10.13, 19:26
  3. Ayrı Düştüm
    By *SAHRA* in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 10.09.13, 10:06
  4. Erdoğan: İsrail ayrı, hükümeti ayrı
    By Bîçare S.V. in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 31.01.09, 20:10
  5. Hüsün Cemal ve Güzelliğin Ayrı Ayrı Kullanılmasının Hikmeti?
    By enkas in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 19.08.08, 11:32

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0