+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: 9. Lem'a Hakkında Yardımcı Olabilir misiniz?

  1. #1
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart 9. Lem'a Hakkında Yardımcı Olabilir misiniz?

    Kardeşler Dokuzuncu lem ' a hakkında yardımcı olabilir misiniz ?

    Hulusi abinin Üstada yönelttiği ikinci sualini ve akabinde gelen ince ve derin hakikat iki misal ile yaklaştırılmış. Fakat misalleri dahi tam olarak anlayamdım ki hakikate o misallerden bakabileyim.

    birinci misalle birlikte '' ayine-i fikrinde dahi malumatın iki vechi var : bir vecihle ilimdir bir vecihle malumdur. ilaahir' şeklinde başlayan ikinci misalide biraz açabilir misiniz ?

    Aslında dokuncu lem'anın ikinci sualini komple ele alabilecek bir kardeşimiz olursa çok çok memnun olurum

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  2. #2
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Maşallah, yorulmaz ve tok olmaz yolcu Gülşah kerdeşime..

  3. #3
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Âyetü'l Kübra risalesinde dünya seyyahı, Halıkını aramak, bulmak, tanımak için bütün kâinattan ve enva-ı mevcudatından sorduğu ve otuz üç yol ile ve kati bürhanlarla Halıkını ilmelyakin ve aynelyakin bildiği gibi; o aynı seyyah, asırlarda ve arz ve semavat tabakalarında aklıyla, kalbiyle, hayaliyle gezen yorulmaz, tokolmaz, bütün dünyayı bir şehir gibi görüp teftiş ederek, kah Kur'an hikmetine, kah felsefe hikmetine aklını bindirip geniş hayal dürbünüyle en uzak tabakalara bakarak, hakikatleri vakide olduğu gibi görmüş, bizlere Âyetü'l-Kübrada kısmen haber vermiş.
    Şualar | On Beşinci Şuâ | 549

  4. #4
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    asıl sizlere maşallah bana düşen estağfirullah

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  5. #5
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Muhyiddin-i Arabi hazretleri hakiki vücud olarak zat, sıfat ve esmayı tanıyor. Bunun dışındaki zayıf olan vücudi varlıklara hakiki vücud ünvanıyla bakmıyor ve inkar ediyor. Görünen eşyayı da, yok olarak kabul edemiyor. Bu sebeple, mevcudatın sabit olan mahiyetlerini ve hakikatlarını zatı ilahiye olarak benimsiyor.

    Her şey O’ndandır diyeceğine, yukarıdaki mantıkla her şey O’dur, diyor. Dolayısıyla İslam muhakkikleriyle bu noktada ters düşüyor, hakikatler bir derece inciniyor.

    Üstadımız bu ince hatayı izale etmek için iki misal veriyor. İkinci misalde, zihni örnek olarak nazara alıyor. Şöyle ki: Zihindeki malumatların iki ciheti vardır. Bir ciheti malumdur. Diğer ciheti ise ilimdir. Eğer manen zihin, bilinen şeyleri ihata ediyor ve bilgi bazında ihdas ediyor ise; bu noktada zihin zarf olup, içindekiler mazruf veya malum oluyor.

    Veya bu bilgilere ve malumata zihin bağlı ve onunla münasebetten sonra o şey zihinde husule geliyor ise; bu defa malum, zihne sıfat olur. bu malum, zihni bir ilim olur.

    Yani birincisinde, teşekkülün ve malumun sabit olan varlığının, haricindeki şeyleri zihin oluşturuyor. Bu şekilde zihin, zarf oluyor ve bilinenler ise mazruf veya malum oluyor. Diğerinde ise, malumun cevheri ve mahiyeti zihni harekete geçirip, zihinde olduğu gibi teşekkül ediyor. Burada zihin fazla tasarruf yapamıyor, sadece malumu biliyor. Bu cihetle de malum, zihnin ilmi sıfatı oluyor.

    Misalin her ikisinde de, zihinde teşekkül eden veya zihinde tasarrufla farklılaştıran malumun hakiki vücudu ayrıdır, zihindeki teşekkülleri ayrıdır.

    Bizler bu malumun hakiki mahiyetine ve vücuduna, cevher ve sabit hakikat diyoruz. Ve bunların zihindeki tasarruflu veya tasarrufsuz teşekkülüne ise; arazi, hadis ve zayıf vücutlar diyoruz.

    İnsanın zihin ve fikir ayinesinde, gerek kendi tasarrufuyla teşekkül ettirdiği şeyler ve vücutlar; ve gerekse de, direk tasarrufsuz zihinde teşekkül eden şeyler ve vücutlar; hariçteki şeylerden ve vücutlardan çok farklı ve değişiktir.

    Hariçteki vücutlar sabittir ve cevherdir. Bunların zihin ve fikirdeki vücutları ise değişken ve zayıftır.

    Ancak fikir ve zihindeki vücutlar değişken ve zayıf dahi olsa; onların bütün özellikleri, hariçteki sabit ve cevher olan vücutlarla ilgilidir.

    Mesela bir insan hayalinde bir ev tahayyül etse; bir de tahayyül ve tasavvur ettiği evi görür ise, ilki zihnin malumatı olur, gidip gördüğü ise zihnin ilmi olur.

    Her ikisi de zihinde zayıf vücutlar olarak teşekkül eder. Fakat bu zihni vücutların hakiki evle, hiçbir alakası yoktur. Yani zihindeki evlerde kalınmaz ve yaşanmaz.

    Ancak hariçteki evlerin vücudu olmazsa; zihindekiler de teşekkül etmez.

    İşte zihinde teşekkül eden evler, hariçteki hakiki vücudu olan evlerdendir, fakat o evler değildir. Yani onların bir çeşit tezahür ve tecellileridir.

    İşte Muhyiddin-i Arabi hazretleri hakiki ev ve hakiki vücud olarak, hariçtekileri kabul ediyor, onların zihin ve fikirdeki teşekküllerine hayal diyor. Yok kabul ediyor.

    Aynen öyle de; Allah’ın (cc) vacip olan vücuduna nisbeten, mahlukatın varlığı ve vücudu çok zayıftır ve hayeldeki evler gibidir.

    Ehl-i sünnet ise; mahlukatın vücudunu hayeldeki vücutlar gibi, Allah’ın vacip olan vücuduna nisbeten çok zayıf da görseler, neticede vücud ve varlık olarak kabul ediyorlar. Vahdet-ül vücutçular gibi bu varlıkları hayali kabul etmiyorlar ve yoktur demiyorlar. Zayıf da olsa mevcud kabul edip, “vardır” diyorlar.

    Çünkü; Allah’ın isimlerinin vücudu hakiki olup, tezahür ve tecellilerinin hayali olması yanlıştır. Halık isminin tecelliyatı mahlukat olduğu gibi; sani isminin tezahüratı da sanatlardır. Bunları hayali veya yok farzedemeyiz.

    İşte; 9. lem’ada üstadımız, güneş ve zihin misaliyle; Allah’ın vücudu ile mahlukatın vücudunu mukayese ederek; ehl-i sünnet ile vahdet-ül vücutçuların arasındaki farkı ortaya koyarak, Muhyiddin-i Arabi hazretlerinin bu meseledeki görüşlerini tadil ediyor.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla Risale-i Nur Editör

  6. #6
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    nahnu kardeş Allah razı olsun kendim anlamaya gayret ederken zihnen baya yorulmuşum sanırım çünkü şuan kafam durmuş durumda
    İnş. yarın taze akılla eklediğiniz yazıyı yavaş yavaş okumaya çalışacağım inş. Rabbim yardımcımız olsun çok teşekkür ederim

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  7. #7
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Cümlemizden.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bir yürekte can olabilir misiniz
    By BiRDüNYaUMuT in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 11.05.13, 19:29
  2. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25.03.08, 23:51
  3. Kardeşler İsim Hakkında Yardımcı Olun İnşallah
    By hayırlısı in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 25.10.07, 00:27
  4. Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 19.08.07, 19:52

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0