+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 10 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 96
Like Tree3Beğeni

Konu: Kuvve-i Vehime

  1. #1
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart Kuvve-i Vehime

    Bismillah...



    Kuvve-i vehime


    makine-i insaniyede yüzer âlet var. Herbirinin elemi ayrı, lezzeti ayrı, vazifesi ayrı, mükâfâtı ayrıdır.’’



    Kuvve-i vehime dahi çokça istimal ettiğimiz o makinedeki cihazatlardan birisidir. İnş. hep beraber Risale-i nur ‘ kanalıyla bu kuvveyi tanımaya çalisalim. Zira nefsimize takılan bu cihazatları tanımadan , mahiyetlerini ögrenmeden istikamete sokabileceğimizi sanmıyorum

    Kuvve-i vehimeyide dört aşamada incelemeye çalisacagiz.

    1.Kuvve-i vehime nedir ? Mahiyeti nasıldır?
    2.Kuvve-i vehimenin vasat olan yoldan saptığında işleyişi nasıl ve ne şekillerde oluyor.?
    3.Kuvve-i vehimenin insana verilmesinde hikmetler nelerdir
    4. Sonuç olarak….


    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  2. #2
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Kuvve-i vehime nedir


    Kuvve-i vahime : Şüphe etme duygusu
    Vehm : Olmadığı halde var zannetme
    Vehham : Çok şüphe eden , vesvese eden . Korkak ve şüpheci

    Bu kuvvenin dahi ifratı , tefriti ve istikamet olan vasat mertebeleri vardır.

    --------------

    Ve bu lümme-i şeytaniye ve şu kuvve-i vâhime bir kulak ve bir dil olduklarından, ona üfleyen ve bunu konuşturan haricî bir şahs-ı şerîrenin vücudunu ihsas ederler. (13. Lema)



    nsan küçük bir âlem olduğu gibi, âlem dahi büyük bir insandır. Bu küçük insan o büyük insanın bir fihristesi ve hülâsasıdır. İnsanda bulunan numunelerin büyük asılları, insan-ı ekberde bizzarure bulunacaktır.

    Meselâ, nasıl ki insanda kuvve-i hafızanın vücudu, âlemde Levh-i Mahfuzun vücuduna kat'î delildir; öyle de, insanda kalbin bir köşesinde lümme-i şeytaniye denilen bir âlet-i vesvese ve kuvve-i vâhimenin telkinatıyla konuşan bir şeytanî lisan ve ifsad edilen kuvve-i vâhime küçük bir şeytan hükmüne geçtiğini ve sahiplerinin ihtiyarına zıt ve arzusuna muhalif hareket ettiklerini, hissen ve hadsen herkes nefsinde görmesi, âlemde büyük şeytanların vücuduna kat'î bir delildir.

    Ve bu lümme-i şeytaniye ve şu kuvve-i vâhime bir kulak ve bir dil olduklarından, ona üfleyen ve bunu konuşturan haricî bir şahs-ı şerîrenin vücudunu ihsas ederler. (13. Lema)

    Yukarıda gayet açık bir şekilde izah edildiği üzere, kainatta ki, şeytana karşilık, insanda da vehim dediğimiz bir duygu vardır. Bu duygu, sahiplerinin ihtiyar ve isteklerine zıt bir şekilde bazen hareket etmektedirler. İyilik yapmak istediğimizde karşimıza dikilip binbir bahane ve gerekçe ile bizi engellemeye çalisan bir şeyin içimizde olduğunu herkes vicdanen bilir.

    Bize o kadar yakın ki, bazen "kendi kendimize konuşuyoruz" deriz. Evet, kendi kendimize konuşuyoruz. Konuşanlar, vehim duygusu ile vicdandır. Zıt iki kutbun tartışmasıdır. Kainatta ki, Melekler ile şeytanların münazarası gibi. İnsana iyilik yapmayı ilham eden meleklere mukabil, şeytanın kötülükleri telkin etmsi gibi.

    İşte, vehim duygusu, şeytanın telkinlerine uyum ve ilgi gösteren bir cihaz gibidir. Şeytanın dediğini dinler ve sonra seslendirir. Adeta, bir kulak ve dil vazifesi yapar.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla Risale-i Nur Editör)

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  3. #3
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Kuvve-i vahime: Vehim kuvveti demektir. Kalbin bir köşesinde bulunan, sürekli şeytan veya şeytan gibi şerlileri dinleyen bir alet-i vesvesedir. Şeytanın işlettirdiği bir cihazdır. Şeytan bir dil ise, vehim kuvveti ise bir kulak gibidir. Sürekli onu dinler ve ona yardımcı olur. Şeytan, bu vehim cihazını, insanları yoldan ve haktan saptırmak için sürekli işlettirir

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  4. #4
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Kuvve-i vehimenin istikamet / vasati olan yoldan saptığında işleyişi nasıl ve ne şekillerde oluyor.?



    '' geçmiş herbir gün, musibet ise zahmeti gitmiş, rahatı kalmış; elemi gitmiş, zevâlindeki lezzet kalmış; sıkıntısı geçmiş, sevabı kalmış. Bundan şekvâ değil, belki mütelezzizâne şükretmek lâzım gelir. Onlara küsmek değil, bilâkis muhabbet etmek gerektir. Onun o geçmiş fâni ömrü, musibet vasıtasıyla bâki ve mesut bir nevi ömür hükmüne geçer. Onlardaki âlâmi vehimle düşünüp bir kısım sabrını onlara karşi dağıtmak divaneliktir.''



    ( Kuvve-i vehime olmayan birşeyi oluyormuş , varmış gibi gösterir. Mesela Geçmişte yaşadığımız ve sona ermiş bir musibeti halen şuan varmış gibi bize yaşatır . Biz sağlık ve sıhhatte iken dahi şuan yok olan geçmiş elemleri mevcutmuş gibi hissetmemize neden olur. Çünkü kuvve-i vehime ile eski alamı (elemleri ) düşündüğümüz o anda , beyin bunu gerçek algılar ve vücud reaksiyon gösterir , hormonlarda değişiklikler olur yani hadise sadece kuvve-i vehimede sınırlı kalmaz fiziksel olarak da tekrar yaşanır duruma gelir.Çevremizde eskiden başina gelenleri anlatırken tansiyonu çikan kişileri muhakkak görmüş yada işitmişizdir.)


    ''Amma gelecek günler ise, madem daha gelmemişler, içlerinde çekecegi hastalık veya musibeti şimdiden düşünüp sabırsızlık göstermek, şekvâ etmek, ahmaklıktır''



    ( gelecekdeki hadiselerde henüz var olmamıştır ama kuvve-i vehime ile sanki varmış gibi görür ve aslında adem olan hadiseleri yaşar ve ona göre fiziksel ve ruhsal tepkiler gösteririz.)

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  5. #5
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Kalbe tesir edebilir mi bu kuvve-i vehime?

  6. #6
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart



    '' İnsanın fıtratında bekaya karşi gayet şedit bir aşk var. Hattâ her sevdiği şeyde, kuvve-i vâhime cihetiyle bir nevi beka tevehhüm eder, sonra sever. Ne vakit zevâlini düşünse veya görse, derinden derine feryat eder ''



    ( Yukarida üstad '' tevehhüm '' ve ''düşünmek veya görmek'' tabirlerini bilerek muvafık yerlerde kullanmıştır. İnsan madem fanidir yani bu dünyada baki değildir öyle ise sevdiklerimiz için bu dünyada bekayı düşünmeyiz ancak tevehhüm ederiz. Çünkü olmayan birşeyi var kabul etmek düşünmenin sonucu değil kuvve-i vehimenin işlemesi iledir. Bununla beraber var olan bir hakikat olan zeval için ;
    ’’ ne vakit zevalini’’ tevehhüm etse tabirini değil ‘düşünse’veya ’ görse ’ ifadesini kullanması bu pencereden baktığımızda nekadar muvafık düşmüş değil mi ?
    fena fi'-nur bunu beğendi.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  7. #7
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı nazende Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kalbe tesir edebilir mi bu kuvve-i vehime?
    Kardeş sualinizi unutmayın ilerde Üstad o kısmada temas ediyor inş.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  8. #8
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    İkinci Vehimli Sual: Ehl-i dünya diyorlar ki: "Sana nasıl emniyet edeceğiz ki, sen dünyamıza karışmayacaksın? Seni serbest bıraksak belki dünyamıza karışırsın. Hem nasıl bileceğiz ki, sen kurnazlık yapmıyorsun? Kendini târik-i dünya gösterip, halkın malını zâhiren almaz, gizli alır bir kurnazlık olmadığını nasıl bileceğiz?"


    ( yine olmamış ve olmayan bir şey hakkında olmuş ve oluyor şeklinde yanılsama ve akabindeki sual…)

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  9. #9
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Olmayan şeyleri nasılda varlarmış gibi algıladığımıza ilişkin örnekleri Risale-i Nur ' lardan vermeye devam edelim inş.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  10. #10
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Ey dünyaperest insan! Çok geniş tasavvur ettiğin senin dünyan, dar bir kabir hükmündedir. Fakat o dar kabir gibi menzilin duvarları şişeden olduğu için, birbiri içinde in'ikâs edip, göz görünceye kadar genişliyor. Kabir gibi darken, bir şehir kadar geniş görünür. …
    Nasıl bir hat, sürat-i hareketle bir satıh gibi geniş görünürken, hakikat-i vücudu ince bir hat olduğu gibi, senin de dünyan hakikatçe dar, fakat senin gaflet ve vehim ve hayalinle duvarları çok genişlemiş



    (
    aslında bir saniye öncesi yada bir saniye sonrası cismani hayat itibariyle yok ama vehim sanki varlarmış gibi algılamamıza neden oluyor tabi bu da gaflete düşmemize ...)


    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Fıskın menşei, kuvve-i akliye, kuvve-i gazabiye, kuvve-i şeheviye
    By Ashab-i kehf in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 14.04.14, 19:29
  2. Bir Adamin Kuvve-i Gadabiyesi Olan...
    By lasiyyema in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 27.08.07, 15:02

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0