+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 17

Konu: Asr-ı Saadetten Günümüze Dârü`l-Erkâm

  1. #1
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart Asr-ı Saadetten Günümüze Dârü`l-Erkâm

    Dârü`l-Erkâm,
    Miladi 615 yılında müşriklerin müslümanlar üzerindeki baskıları gün geçtikçe artıyordu.Hz.Muhammed emin bir yer aradı ve tespit etti. Saf`a Tepesinin doğusunda dar bir sokak içinde bulunan ilk Müslüman Erkâm bin Ebi`l-Erkâm bin Esed`in evi. Bu ev giriş çıkışlar için elverişli, etraftan gelen gidenlerin kolayca kontrol edilebileceği emîn bir yerdi.Artık, Hz. Muhammed burada öğretmen, ilk müslümanlar da öğrenci idiler.Mekke döneminin ilk yıllarında Dârü`l-Erkâm bir eğitim-öğretim merkezi olarak kullanılmıştır.Burada Kuran ayetleri okunuyor,yazılıyor,dini bilgiler öğretilip bunların pratikleri yapılıyordu. Böylelikle Dârü`l-Erkâmı, Hz. Muhammed’in hocalığını yaptığı ilk medrese, ilk İslâm üniversitesi saymak mümkündür.
    Hazret-i Ömer`in, İslâmla şereflenmesine kadar, Resûl-i Ekrem, İslâmı öğretme ve anlatma vazifesini burada yürüttü. Başta Hazret-i Ömer olmak üzere bir çok kimse bu evde Müslüman olma şerefine erdiler.
    Dârü`l-Erkâmı Erkâm bin Ebî`l-Erkâm Hazretleri, hiç satılmamak ve tevarüs olunmamak şartıyla vekil olarak oğluna bırakmıştır.
    İslâm tarihinde büyük ehemmiyeti hâiz bulunan bu ev, bugün Kâbe karşısında, "Dârü`l-Hayzûran" adıyla anılmakta ve dinî bir okula tahsis edilmiş bulunmaktadır .


    Asr-ı Saadetten günümüze Dârü`l-Erkâmı nasıl anlamalıyız?

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  2. #2
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Yukarıdaki bilgiler ışığında Asr-ı Saadette Müslümanların sığınağı,talim yeri,Kur'anı okuma,tefekkür etme evi ve ilim meclisi olarak kullanılar Erkam'ın evinden bu gün alacağımız dersler olmalıdır.Çünkü Efendimiz(sav) "Bu ümmetin sonu,başının kurtulduğu gibi kurtulur." buyurmuştur.Bu cihetten de baktığımızda Dârü`l-Erkâm daha bir önem arzetmektedir.

    Günümüzün Dârü`l-Erkâmı nereleri olur diye düşünürken elbetteki Üstadımızın mesleğimiz "sahabe mesleği ve onun bu asırdaki bir cilvesidir" izahları çerçevesinde Risale-i Nur medreseleri aklıma geliyor.Çünkü Risale-i Nur dersanelerinde bu asrın Kur'an dersleri olan iman hakikatleri talim ediliyor ve tefekkür eiliyor.Aynen Dârü`l-Erkâm'ın evinde yapıldığı gibi.

    Hem Üstadımız Emirdağ Lahikası'nda Mesleğinin sahabe mesleği olduğunu şöyle ifade ediyor.

    Hem, "Risale-i Nur mesleği, tarikat değil, hakikattir, Sahabe mesleğinin bir cilvesidir. Bu zaman tarikat zamanı değil, imanı kurtarmak zamanıdır." Risale-i Nur, bu hizmeti lillâhilhamd en müşkül ve ağır zamanlarda yapmış ve yapıyor. Risale-i Nur dairesi, Hazret-i Ali ve Hasan ve Hüseyin'in (r.a.) ve Gavs-ı Âzamın (k.s.) ihbarat-ı gaybiyeleriyle, şakirtlerinin bu zamanda bir dairesidir. Çünkü Hazret-i Ali, üç keramet-i gaybiyesiyle Risale-i Nur'dan haber verdiği gibi, Gavs-ı Âzam (k.s.) da kuvvetli bir surette Risale-i Nur'dan haber verip tercümanını teşcî etmiş. Bu mahrem dört Risale-i Keramet-i Aleviye ve Gavsiyeye ait dört risale inşaallah bir vakit size gönderilebilir. Mahkeme ehl-i vukufu, onlara itiraz edememiş. Yalnız "Bu yazılmamalıydı" diye küçük bir tenkit etmişler. Ben de cevap verdim, onlar sustular. Zaten Üveysî bir surette doğrudan doğruya hakikat dersimi Gavs-ı Âzamdan (k.s.) ve Zeynelâbidîn (r.a.) ve Hasan, Hüseyin (r.a.) vasıtasıyla İmam-ı Ali'den (r.a.) almışım. Onun için, hizmet ettiğimiz daire onların dairesidir.(Emirdağ Lâhikası (1) - Mektup No: 37)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  3. #3
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Diyarbakırlı Ahmet Bozkurt ağabeyden dinlediğim bir hatırayla bu makaleme başlamak istiyorum. O da, Vahşi Şaban Ağabeyden bu hatırayı bizzat dinlemiş.

    1926-1934 yılları arasında sekiz buçuk sene Barla Nahiyesinde mecburî ikamete tâbi tutulan Bediüzzaman Hazretleri, Eskişehir ve Denizli Mahkemelerinden sonra Afyon’un Emirdağ ilçesine gönderilir. Nur Risâlelerinin büyük bir kısmını kaldığı mekânlarda telif eden Üstad, üçüncü defa Afyon Mahkemesine sevk edilir. El-Hüccetü’z-Zehrâ Risâlesi orada telif olur. 1950 seçimlerinden sonra çıkan afla tahliye olan Bediüzzaman, tebdil-i hava için Isparta’da bir ev kiralar. Ara sıra buraya gelir, bir müddet kaldıktan sonra tekrar Emirdağ’a dönerdi.

    Barla’da kaldığı yıllar boyunca, çevre köy ve ilçelerde bir çok talebeleri meydana geldiği gibi, Isparta içinde de çok talebeleri vardı. Hüsrev Ağabey onların başını çekiyordu. Onun etrafında toplanan heyete Üstad “Gül Fabrikası” nâmını vermişti. Isparta’da kiralanan geniş ev, Nur Dershanesi olmuştu. Ziyarete gelenlerin haddi hesabı yoktu. Tam bir Nur merkezi haline gelmişti. Hiç boş kalmıyordu. Yanında Üstadın varisi olan hizmetkârları muhtelif odalarda kalıyordu. Namazların sonunda Nur Risâleleri kitap takip edilerek okunuyor ve gelenlerin de yetişmeleri sağlanıyordu.
    Ahmet Bozkurt Ağabeyin anlattığına göre; değişik vazifelerle hizmetkârlarının farklı yerlerde olduğu bir zamanda, Üstad, Ceylan Çalışkan Ağabeyin şoförlüğünü yaptığı arabasıyla Emirdağ’a gitmek ister. O gün hazır olan Vahşi Şaban Ağabeye de “Biz dönünceye kadar sakın burayı terk etme. Gelenlere kapıyı aç ve ilgilen” diyerek sıkı uyarıda bulunur ve yola çıkarlar. Onlar gidince, köyü şehre çok yakın olan Vahşi Şaban Ağabey, epey zamandır görmediği annesini ziyaret edip, hayır duâsını alarak dönmek niyetiyle dershaneyi kapatıp köyüne gider.

    Emirdağ yolundan tekrar geri dönen Bediüzzaman, kapıyı kapalı görünce çok müteessir olur. Hemen dönmek niyetiyle köye giden Şaban Ağabey de iki gün sonra ancak dönebilir. Fakat, Üstad odasından çıkmayarak iki gün boyunca onunla konuşmaz. Nihayet iki gün sonra odasından dışarı çıkan Bediüzzaman, şu târihî sözleri söyler:
    “Kardaşım! Çok sıkı tembih ettiğim halde neden dershanenin kapısını kapattın? Bütün âlem-i İslâm’ın gözü bu dershanenin üzerindedir. Hepsi buraya bakıyorlar. Alâ külli hâl bu medrese açık tutulmalıdır.”

    Son derece pişmanlık duyan ve utanan Şaban Ağabeyin hayatında bu hatıra derin izler bırakır.

    Evet, Nur Dershanelerinin sürekli açık tutulması sıradan bir olay değildir. Mânevî âlemlerde, kim bilir bizim bilmediğimiz nelere vesile olmakta, kapalı kalması ise, kim bilir hangi büyük kayıplara sebep olmaktadır. Madde âleminde bunun sayısız örnekleri vardır. Meselâ; rafları satılık mallarla dolu bir gıda dükkânının satıcısı olmaz ve gelenler kapıyı kapalı bulursa, o dükkân iş yapabilir mi? Yahut, en bilinen markalı giyeceklerin rafları süslediği bir mağaza ekseriya kapalı olur, gelenlere muhatap olacak kimse bulunmazsa, o mağaza bir anlam ifâde eder mi?

    Nur Dershanelerine bu mantıkla yaklaşmak gerektir. İçinde talebe olan yerler bu cihetten avantajlıdır. Bundan mahrum olan mahallerdeki kardeşler, her fırsatta oraları şenlendirmelidir. Müfritâne irtibat böylece gerçekleştirilmeli ve kardeşlik duyguları da pekiştirilmelidir. Evet, Nur menzillerine canlılık kazandıranların mükâfatları hem bu dünyada, hem de öbür dünyada çok büyük olacağı görülecektir. Bu mükâfatlar göz ardı edilmemeli ve her şeyden önce Allah’ın rızası hedeflenmelidir.
    Sami CEBECİ-09.07.2008

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  4. #4
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    "Herbir adam eğer hanesinde dört beş çoluk çocuğu bulunsa kendi hanesini bir küçük medrese-i Nuriyeye çevirsin. Eğer yoksa, yalnız ise, çok alâkadar komşularından üç-dört zat birleşsin ve bu heyet bulundukları haneyi küçük bir medrese-i Nuriye ittihaz etsin. Hiç olmazsa işleri ve vazifeleri olmadığı vakitlerde, beş on dakika dahi olsa Risale-i Nur'u okumak veya dinlemek veya yazmak cihetiyle bir miktar meşgul olsalar, hakikî talebe-i ulûmun sevaplarına ve şereflerine mazhar oldukları gibi, İhlâs Risalesinde yazılan beş nevi ibadete de mazhar olurlar. Hakikî ilim talebeleri gibi, onların maişetlerini temin hususundaki âdi muameleleri de bir nevi ibadet hükmüne geçebilir" diye kalbe ihtar edildi. Ben de kardeşlerime beyan ediyorum.(Emirdağ Lâhikası (2) - Mektup No: 76)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  5. #5
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Evet Aziz, sıddık ve muhlis Baki Abimiz..

    Mevzu tam da en mühim noktada kalıvermiş..

    Ve ses çıkmamış..

    Niye diyemiyoruz ki, biz bugün evimizde, çocuklarımızla şu şu hizmeti yaptık..

    Bunlar hüsn-ü misaldir, riyadan mı korkuyoruz?

    Neyin riyası?

    Asıl yangın evlerimizde..



  6. #6
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Alıntı nazende Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet Aziz, sıddık ve muhlis Baki Abimiz..

    Mevzu tam da en mühim noktada kalıvermiş..

    Ve ses çıkmamış..

    Niye diyemiyoruz ki, biz bugün evimizde, çocuklarımızla şu şu hizmeti yaptık..

    Bunlar hüsn-ü misaldir, riyadan mı korkuyoruz?

    Neyin riyası?

    Asıl yangın evlerimizde..

    Riya olmaz değil mi?Ya da olur mu birşey anlatacağımda...

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  7. #7
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Buyur bacım, inşaallah hüsn-ü misaldir..

  8. #8
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Yaz tatili münasebetiyle Muğla'dan ablamlar geldi.İki tane kızı var.Biri 10 diğeri 7 yaşında.Ben bu zamanlarda onlar görsün meraklansınlar falan diye okumalarımı hiç aksatmamaya çalışıyordum.Bir gün ben mutfakta risale okuyorum.Geldi yanıma oturdu ne yapıyorsun falan diye sordu.Dedim risale okuyorum.

    1.Risale ne dedi?Gelde cevap ver şimdi.

    2.Bir diğer soru sen okudun mu?

    3.Kaç tanesini okudun?

    4.Hepsini okumuşsun ya ne gerek var tekrar okumana?

    Benim yerimde daha ehil birisi olsaydı daha güzel cevaplar verirdi..

    Ondan sonra sende okur musun vereyim mi dedim.Ver okuyum dedi.Sözleri aldım geldim.Ona sen dedim bana sesli okurmusun?Utandı.soanra dedim Birinci sözü sen oku çalış akşam ki dersi sen yapacaksın tamam dedi.

    Hamdolsun birkere okudu akşam olunca ev ahalisini çağıdım Özlem bize ders yapacak diye.Aman yarabbim nasıl haz aldım nasıl güzel okudu.Maşaallah dedim.Rabbim devamını getirir inşaallah.

    Çok ilginç birşey 4 tane yeğenim var.Hepsini gördükçe aklıma bunlar nasıl nur talebesi olacak sorusu geliyor?

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  9. #9
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Alıntı bikes_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hamdolsun birkere okudu akşam olunca ev ahalisini çağıdım Özlem bize ders yapacak diye.Aman yarabbim nasıl haz aldım nasıl güzel okudu.Maşaallah dedim.Rabbim devamını getirir inşaallah.

    Çok ilginç birşey 4 tane yeğenim var.Hepsini gördükçe aklıma bunlar nasıl nur talebesi olacak sorusu geliyor?
    Maşaallah bikes kardeşime..

    İşte bu haz tuba-yı cennet olmuyor mu?

    Var ya,
    daha bu dünyada iken bu lezzeti verir iman..

  10. #10
    Vefakar Üye AsYaX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Manisa-Yozgat
    Yaş
    26
    Mesajlar
    477

    Standart

    Alıntı bikes_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok ilginç birşey 4 tane yeğenim var.Hepsini gördükçe aklıma bunlar nasıl nur talebesi olacak sorusu geliyor?
    Olur.. İnşaAllah.. : ) Ama şimdi de tohumalrı atmak elzemdir.. Ben doğduğumdan beri abilerimin yanındayım onun çok faydasını gördüm. Elhamdülillah.. Küçük yaşta öğrenmek çok farklı oluyor.. VesSelam..
    Benim kalbim ısrarla cennet kuşatmasında hala, ruhum bedeni terke maruz sevap artı günahlarla!..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hz.Adem as 'dan Günümüze.
    By bir_damla_nur in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 23
    Son Mesaj: 06.12.08, 23:29
  2. Tarihten Günümüze Yansımalar
    By Muntesip in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 19.10.08, 12:19
  3. Türkiye Darü'l-Harp mı?
    By ahmetmustafa in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 23.10.07, 16:35
  4. Erkam Bin Ebi'l Erkam (r.a)
    By vedAA in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.04.07, 00:35
  5. Geçmişten Günümüze Tıp Tarihi
    By sulecim in forum Mizah
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 24.10.06, 16:33

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0